İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette ----- ile %50 ortak olduğunu, şirketin müdürlüğünü --- yaptığını, davalı şirketin iştigal konusunun piyasa araştırması yapmak olduğunu, en büyük müşterisinin -- şirketi olduğunu, bu şirketin aynı zamanda davalı şirketin en önemli ve cirosunun en yüksek olan müşterisi olduğunu, davalı şirketin müdürünün ----- olması sebebiyle tek yetkili olmasından dolayı şirketin kazanç ve giderlerini müvekkilden gizlemeye başladığını, yapılan işlemlerden diğer ortak olan davacıya bilgi vermemeye başladığını, davacının şirketin gelirine nazaran artan kamu borçları nedeniyle defalarca müdürü bu konuda uyardığını, borçların ödenmemesi ve kendisine bu konuda sağlıklı bilgi verilmeyince şirketten ayrılmaya karar verdiğini, müvekkilinin şirketten ayrılmaya karar verince müvekkilinin kullandığı iki adet binek aracın müvekkile verilmesi ve şirket adına alınan krediden müvekkilinin sorumlu olduğu 40.000 TL'nin de şirketçe ödenmesi ve şirket müdürünün ortak olduğu ---- şirketindeki %25 payın da müvekkile devredilmesi konusunda şifahi olarak anlaşıldığını, ancak bu anlaşmanın müdür yani diğer hissedar olan ------ tarafından yerine getirilmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ihtarnameler gönderildiğini, keşide edilen ihtarlara rağmen şirket müdürünün şirket alacak ve borçlarını müvekkile bildirmediğini, davalı taraf şirket müdürünün ve şirket muhasebecisinin çektiği paraları belirtmekten kaçındığını, şirket muhasebecisinin müvekkilden daha fazla para çektiğini belirterek ---- ortaklığından çıkmaya karar verilmesini ve haklarının ödenmesini, şirkete ihtiyati tedbir niteliğinde kayyum atanmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, şirket ortağı tarafından istenilen bilgilere ulaşılmasına ilişkin talebin şirket müdürleri tarafından engellenmesi veya reddedilmesi durumunda ortak istediği bilgilerin kendisine verilmesi ve belirli konularda inceleme yapmasına izin verilmesi için genel kurula başvurabileceğini, şirket muhasebecisinin şirket ortaklarından daha fazla para çektiği yönündeki iddiaların ise tamamı ile mesnetsiz olduğunu ve ispata muhtaç olduğunu, zira müvekkili şirkete ait ticari defterler ve dosyaya sunulan deliller incelendiğinde böyle bir iddianın gerçeği yansıtmadığının ortaya çıkacağını, dava dilekçesi genel itibarı ile incelendiğinde iddiaların "sulh olundu, uyarıldı, şifahen anlaşıldı" vb. cümleler etrafında döndüğünü, iddiaların somut dayanağının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı / Karşı Davacı karşı dava dilekçesinde özetle; davacı karşı davalının müvekkil şirketin ortağı olmasına rağmen, dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere ---- firmasına ----. Noterliği vasıtası ile 25/06/2018 tarihli ----- yevmiye no'lu ihtarnamesini keşide ettiğini ve bunun yanı sıra ---- Şirketi'nin yöneticileri ile iletişim kurulduğunu ve müvekkili şirket ile ------ isimli şirketin ticari faaliyetini sona erdirmeye yönelik girişimlerde bulunduğunu, müvekkili şirketin ticari faaliyet gerçekleştirdiği diğer firmalar ile de görüşmeler yaptığını, müvekkili şirketin itibarını zedeleyici söylemler geliştirdiğini, şirket araçlarını kendi uhdesinde tutarak menkullerin nakde çevrilmesi sureti ile şirket borçlarının ödenmesine engel olması nedeniyle şirketin daha fazla borçlanmasına sebebiyet verdiğini, davacı karşı davalı yanın, şirket çalışanlarına karşı işten ayrılmaları ve maaşlarının ödenmeyeceği yönünde telkinlerde bulunarak şirket faaliyetlerine sekte vuracak davranışlarda bulunduğunu, davacı karşı davalı ortağı ve müdürü olduığu ------ isimli firmadan müvekkili şirketin yaptığı işler karşılığı ödenmesi gereken bedelleri ödemeyerek müvekkili şirketin maddi kayba uğramasına sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile müvekkili şirketin davacı/karşı davalı yan tarafından uğratıldığı maddi ve manevi kayıplarının rakamsal değerlerinin belirlenerek, davacı karşı davalı yan tarafından tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı / Karşı Davalı karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin karşı tarafa ve şirket müdürüne gönderilen ihtarnameler ile şirket müdürü ve muhasebeciye ödenen paraların neden ödendiğine ilişkin bilgi talep edilmesine rağmen bu konuda bilgi verilmediğini, dava dışı ----- şirketine gönderilen ihtarın kötüniyetli olmadığını, davalı şirket tarafından bilgi verilmemesi nedeniyle dava dışı --- şirketi ile davalı şirket arasındaki ödemelerin belirlenmesi için bu ihtarın düzenlendiğini, davalı şirket tarafından muhasebeciye yapılan ödeme konusunda bilgi verilememesi nedeniyle sermaye borcunun da haklı nedenle ödenmediğini, şirkete ait araçların şahsi işleri için kullanıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, araçlar üzerinde hacizler olduğunu ve bu hususun davalı şirkete sorulmasına rağmen bilgi verilmediğini, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, hukuki niteliği itibariyle; davacının davalı şirketten haklı nedenle çıkmasına ilişkin ayrılma payı talepli dava olduğu, karşı davanın ise davacı - karşı davalının haklı nedenle ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin maddi ve manevi tazminat talepli dava olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; davacı ile dava dışı --- ortak oldukları davalı şirkette, aynı zamanda şirket müdürü olan ---- şirket ile ilgili konularda kendisine bilgi vermediği ve şirketi zarara uğrattığı iddiası ile davacının davalı şirket ortaklığından çıkması ve ortaklık çıkma payı talep etmesi şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda olduğu, karşı davadaki uyuşmazlığın, davacı/karşı davalının şirketin ticari ilişki içinde bulunduğu şirketlerle irtibata geçerek rekabet yasağına aykırı hareket etmek sureti ile davalı karşı davacı şirketin çıkarlarına aykırı davranarak zarar görmesine neden olduğu ve şirketten çektiği paraları iade etmediği iddiası ile davalı/karşı davacı şirketin davacı karşı davalıdan maddi ve manevi tazminat talep etme şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı tespit edildi.Eldeki davada mahkememizin ----- Karar sayılı kararın da; "..Asıl davadaki davacı - karşı davalı ortaklıktan çıkma talebi açısından; ortağın bilgi edinme ve inceleme haklarının kullandırılmamasının TTK m. TTK m. 638/2 anlamında “haklı sebep” olabileceği, dava konusu ihtilafta ise davacının TTK m. 614'te sayılan bilgi edinme ve inceleme hakkını tüm kapsamıyla kullanmadığı, bu durumda davacının bilgi edinme hakkının TTK m 638/2 bağlamında haklı sebep teşkil edecek şekilde kısıtlanmadığı, şirketin müdüre ve şirket muhasebecilerine borçlandırıldığı iddiasının ise davacının kendisinin de şirkete yüklü miktarda borcu olması sebebiyle tek başına TTK m. 638/2 anlamında “haklı sebep” teşkil etmeyeceği, bunun dürüstlük kuralına ve çelişkili davranış yasağına aykırı olacağı anlaşıldığından, davacının çıkma talebinin reddine karar verilmiştir. Karşı davadaki davalı - karşı davacı ortaklıktan çıkarma talebi yönünden: davalı - karşı davacı şirket işçilerine gönderilen mesajlar, davalı - karşı davacı şirketin iş ilişkisinde olduğu şirketlere mail gönderilmesi vs. şeklindeki hareketler rekabet yasağını ihlal eder nitelikte olup, ayrıca şirkete bağlılık kuralını da ihlal etmektedir.
Davacı-karşı davalının TTK m. 613/2'deki yükümlülüğüne aykırı davrandığı, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunduğu, şirketin amacına zarar veren işlemler yaptığı, bunun da davalı-karşı davacı şirket yönünden TTK m. 640/3 bağlamında bir haklı sebep teşkil ettiği anlaşıldığından karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı - karşı davalı ayrılma akçesi talep etmiş ise de; şirketin borca batık olması nedeniyle davacı - karşı davalıya ayrılma akçesine hükmedilmemiştir. Davalı - karşı davacı tarafın manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı - karşı davalının mailleri mesajları ve hareketleri nedeniyle davalı - karşı davacı şirketin iş yapmış olduğu şirketler ve işçileri nezdinde küçük düşürülmüş olamsı, iş alamaz hale getirilmesi dikkate alındığında kişilik hakkının zedelendiği kanaatine varılmış ve manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı - karşı davacı tarafın maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davalı- karşı davacının maddi zarar talebine ilişkin iddialarının değerlendirilebilmesi için dava dışı --- ve ----- şirketlerinin defterlerinin incelenmesi gerektiğinin bilirkişi kök raporunda belirtildiği, bu kapsamda 16.09.2021 tarihli 6. celse de dava dışı ---- ve ------ şirketlerinin defterlerinin incelenmesi karar verildiği, davalı – karşı davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için inceleme gününden 3 gün öncesine kadar kesin süre verildiği, verilen kesin süreye rağmen davalı – karşı davacı tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılamadığı, kaldı ki dava dışı ------ şirketine usulüne uygun ihtar tebliğ edilmesine rağmen defterlerini inceleme günü mahkeme kaleminde hazır etmediği, bilirkişi ücreti yatırılmış olsa dahi inceleme yapılamayacağı, davalı – karşı davacının maddi zararlarına ilişkin iddialarının ancak dava dışı ------ ve ---- şirketlerinin defterlerinin incelenmesi ile belirlenebileceğinden ve bu incelemenin mümkün olmamasından dolayı davacının maddi zararlarına ilişkin talebi mevcut dosya durumuna göre değerlendirilmesi gerekmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı – karşı davacının 60.000,00 TL ödenmemiş sermaye borcunun bulunduğu, davacının dava dilekçesinde bu hususta da talepte bulunduğu ancak maddi alacak miktarını 50.000,00 TL olarak belirlediği, herhangi bir ıslah dilekçesi de sunmadığı anlaşıldığından 50.000,00 TL üzerinden maddi tazminat talebinin kabulüne..." şeklinde gerekçe ile karar verilmiştir. Karara karşı tarafların istinaf başvurusu üzerine --- BAM ----- H.D. ----- Esas, ---- Karar sayılı kararında "...Somut olayda karşı davacı şirket kendi ortağına karşı haklı nedenle ortaklıktan çıkarma davası açmış olup, 6102 Sayılı TTK'nun 621/1-h bendi uyarınca; bir ortağın haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılması amacıyla mahkemeye başvurulabilmesi için, genel kurulda temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun olumlu oyu genel kurul kararı alınması zorunludur. Bu husus özel dava şartı olup, dava tarihinden önce bu yönde bir genel kurul kararı alınmadığı sabittir. 6100 Sayılı HMK'nun 115/2-2cümle hükmü uyarınca, mahkemenin eksikliğini tespit ettiği dava şartının tamamlanabilir mahiyette olması halinde, mahkemece eksikliğin giderilmesi için davacıya sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi, verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekir.Bu durumda; karşı davada davacı şirketin çıkarma talebi bakımından dava tarihinden önce alınmış bir genel kurul kararı mevcut olmamakla birlikte, bu eksiklik tamamlanabilir nitelikte olup, mahkemece karşı davacı şirket vekiline, karşı davalının ortaklıktan çıkarılması için TTK'nun 621/1-h bendinde öngörüldüğü şekilde genel kurul kararı alınması için sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde karşı davada ileri sürülen haklı nedenle ortaklıktan çıkarma istemi bakımından davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken,.... " şeklinde gerekçe ile kararın kaldırıldığı, dosyanın mahkememize gönderildiği yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
İstinaf kaldırma kararı sonrası Mahkememizce karşı davacı vekiline TTK 621/1-h maddesi "Bir ortağın haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılması amacıyla mahkemeye başvurulabilmesi için, genel kurulda temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun olumlu oyu genel kurul kararı alınması zorunludur." ve HMK 115/2-2 maddesi"Mahkemenin eksikliğini tespit ettiği dava şartının tamamlanabilir mahiyette olması halinde mahkemece eksikliğin giderilmesi için davacıya sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi, verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekir." gereği karşı davada davacı şirketin davalının ortaklıktan çıkarılması talebi bakımından TTK'nun 621/1-h bendinde öngörüldüğü şekilde genel kurul kararı sunması için karşı davacı şirket vekiline 2 ay kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde karşı davada ileri sürülen haklı nedenle ortaklıktan çıkarma istemi bakımından davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği ihtar edildiği, ancak karşı davacı vekili verilen süre içerisinde işbu kararı yerine getirmediği anlaşıldığından karşı davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın REDDİNE,
2-Karşı davanın özel dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Asıl Dava Yönünden;
3-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı karşı davalı tarafından yatırılan toplam 226,90 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 505,10 TL 'nin davacı / karşı davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına,
5-Davalı / karşı davacı tarafından yapılan 1.491,00 TL yargılama giderinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde gider avansının ait olduğu tarafa iadesine,
7-Davalı / karşı davacı kendini vekil ile temsil ettiğinden davalı karşı davacı vekili için AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı / karşı davalıdan alınarak davalı / karşı davacıya verilmesine,
Karşı Dava Yönünden;
8-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davalı karşı / davacı tarafından yatırılan toplam 1.743,65 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 1.011,65 TL 'nin davalı / karşı davacıya iadesine,
9-Davalı / karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına,
10-Davacı / karşı davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde gider avansının ait olduğu tarafa iadesine,
12-Davacı / karşı davalı kendini vekil ile temsil ettiğinden davacı / karşı davalı vekili için AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı / karşı davacıdan alınarak davacı / karşı davalıya verilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.