İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmüş olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; Müvekkiline ait ... plaka sayılı, ... Marka ve modelli araç ile davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... taşımacılık san. tic. a.ş. Tarafından işletien ... plaka sayılı ticari çekici araç (TIR) maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, 09/11/2024 tarihinde saat 15.40 sularında sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı ticari çekicisi ile Kütahya ili istikametinden ... ili istikametine doğru sağ şerit üzerinde seyri esnasında yine aynı istikamet ve aynı şeritte önünde seyreden müvekkilimin eşi ... idaresindeki ... plakalı hususi otomobile arkadan çarpması sonucu otomobilin savrularak orta su tahliye kanalına, yola ters bir şekilde oturmasıyla maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda 2918 sayılı karayolları trafik kanununun şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama başlıklı 56/1-c maddesinin belirtilen "sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar." hükmüne aykırı davranan davalı sürücü asli kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında davacı müvekkilime ait olan aracın idaresinde bulunan eşi ...'ün hiçbir kusurunun bulunmadığı kaza yerinde yapılan incelemelerle anlaşıldığını, Oluşan kazanın ardından müvekkilime ait araçta oldukça büyük hasar meydana geldiğini, araçta birçok parça değiştirildiğin ve boyandığını, aracın onarım bedeli için onarımı üstlenen firma... otomotiv san. ve tic. ltd. şti tarafından öncelikle 230.000,00 TL onarım bedeli öngörüldüğünü, eksper raporunun düzenlenmesi ve davalı tarafın sigorta şirketiyle yapılan görüşmelerin ardından aracın onarımı için 170.000,00 TL onarım bedeli belirlenmesi yönünde onarımı üstlenen firma ile sigorta şirketi anlaştıklarını ve aracın tamirat masrafları 170.000,00 TL olarak sigorta şirketi tarafından karşılandığını, sigorta teminat limiti 200.000,00 TL olarak göründüğünden henüz sigorta şirketinin sorumluluğu da tüketilmediğini, oluşan kaza ve yapılan 170.000,00 TL değerindeki tamiratlar sonucu, değişen ve boyanan parçalar sebebiyle müvekkilime ait araç 2. El piyasasında değer kaybettiğini, tamirat sürecinde orijinal parçalar yerine eşdeğer ya da yan sanayi parçalar kullanılmış, parça fiyatları düşük hesaplanmış, parça fiyatları üzerinden haksız ve hukuka aykırı iskonto yapılarak müvekkilim mağdur edildiğini, üstelik aracın onarımı tamamlanıp teslim alınmasının ardından araçta devam eden arızalar sebebiyle tekrardan tamiri gerektiğini, ... şirketine güvenilmeyerek başka bir firmaya verilip 23.750,00 TL tutarında ödemeyi müvekkilim kendi cebinden yaparak aracı tekrar tamir ettirdiğini, araç değer kaybı tazminatına ilişkin arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, ancak görüşme sonunda anlaşılamadığını, Araçta oluşan Değer Kaybının Tazminata esas oluşturacak şekilde bilirkişi marifetiyle hesaplanarak belirlenmesi gerekliliği bulunmaktadır. Eksper raporunda araçta oluşan hasarın onarımı için her ne kadar 15 gün gibi bir süre belirlenmiş olsa da müvekkilimin araçtan mahrum kaldığı çok daha uzundur. Şöyle ki; kaza tarihi 09/11/2024 olup bu tarihte kazanın gerçekleştiği yer olan Kütahya'da bulunan araç öncelikle oradaki bir tamirhaneye bırakılmış tamirhane ilk başta aracın tamiratını üstlenmeyi kabul etse de daha sonra aracı tamir etmeyi sebep sunmadan reddetmiş ve aracın tamirhanesinde bulunamayacağını bildirmiştir. Bunun üzerine müvekkilim aracı Kütahya'dan kendi ikametinin bulunduğu İstanbul'a nakliyeci marifetiyle 10/12/2024 tarihinde yine müvekkilimin kendi cebinden 7.200,00 TL ödenerek taşıtılmıştır (nakliye işleminin yapıldığına ilişkin ödemenin dekontu ve aracın İstanbul'a getirildiği tarihe ait fotoğraflar da ekte sunulmuştur). Taşıtma işleminin ardından tamirat süreci ancak başlayabilmiş eksper raporu dahi 07/01/2025 tarihinde düzenlenebilmiştir. Aracın tamiratının sona erme ve aracın müvekkilime teslim edilme tarihiyse ekteki teslim tutanağından da görüleceği üzere 22/03/2025 tarihidir. Anlaşılacağı üzere müvekkilim uzunca bir süre boyunca aracından mahrum kalmıştır ve bu süre içinde de ikame araç tahsis edilmemiş müvekkilim de ikame araç edinmemiştir. Bu hususta da müvekkilimin araçtan mahrum kaldığı süre ve sunulan deliller göz önünde bulundurularak Araç Mahrumiyet Bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak belirlenmesi gerekliliği bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerden ötürü her türlü fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; Müvekkilime ait ... plaka sayılı araçta oluşan değer kaybı tazminatının şimdilik 100,00 TL’sinin: Davalılar ... ve ... inşaat taşımacılık san. ve tic.t a.ş.'den kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen, diğer davalı sigorta şirketi açısından ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, Araç mahrumiyet bedelinin şimdilik 100,00 TL'sinin davalılar ... ve ... inşaat taşımacılık san. ve tic.t a.ş.'den kaza taihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; huzurda görülmekte olan davada davacının aracının onarımını üstlenenen onarım tesisine 170.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile müvekkil şirketin herhangi bir sorumluğu kalmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti 30.000,00 TL kadar olabileceğini, davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 1077001224 numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımı defini öne sürdüğünü belirterek davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; davacı tarafın işbu davayı, gerçek zararın tazmini amacından uzaklaşarak haksız kazanç elde etmeye yönelik şekilde kurguladığını, dava konusu trafik kazasına karıştığı iddia edilen aracın, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile teminat altında olduğunu, 2918 sayılı KTK uyarınca;
Motorlu aracın işletilmesinden doğan zararlardan öncelikle sigortacının sorumlu olduğunu,
davacının, zararını doğrudan sigorta şirketinden talep edebilecek durumda olduğunu ancak müvekkil şirket aleyhine işbu davayı açtığını, Sigorta şirketinin sorumluluğu gözetilmeden müvekkiline yöneltilen davanın reddi gerektiğini, sigortacının sorumluluğunun bertaraf edilerek müvekkili aleyhine doğrudan dava açılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, kusur ve değer kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, araç mahrumiyeti talebinin reddine, müvekkilin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına, faizin temerrüt tarihinden başlatılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Feragat, 6100 sayılı HMK m. 307 belirtildiği üzere davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davasından feragat eden davacı vekili bununla, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu, haktan kısmen veya tamamen vazgeçmektedir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yaptığı tek taraflı bir irade beyanı ile olur ve tamamlanır. Feragatin geçerliliği için, bunun davalı tarafından kabul edilmesine veya feragate muvafakat etmesine gerek yoktur. Feragat sözlü yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir. Ancak feragat beyanının açık olması ve davacının beyanından onun gerçek amacının davadan feragat etmek olduğunun açıkça anlaşılması gerekir.
Feragat beyanı ile dava konusu uyuşmazlık kesin hükmün sonuçlarını (HMKm.311) doğuracak şekilde son bulur ve yargılamanın her aşamasında feragat beyanında bulunulabilir. (HMKm.310)
Madde 312- (1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
Harçlar Kanunun 22. maddesine göre; davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler'in 6. maddesinin ise; "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler bulunmaktadır.
Dosyaya davacı tarafça sunulan feragat beyanı, davacı ile davalı ... İNŞAAT TAŞIMACILIK SAN. VE TİC. A.Ş arasında yapılmış sulh protokolü göz önüne alındığında, davacı vekilinin davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu ve feragat beyanının herhangi bir şarta bağlı olmayıp açık olduğu görülmekle HMK'nın 307. maddesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş olup, feragat beyanının ön inceleme duruşmasının icrasından sonra yapılmış olması da göz önüne alınarak tüm dosya kapsamı ve sair hususlara yönelik aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Şekilde İzah Edildiği Üzere;
1- Davanın, HMK'nın 307. maddesi uyarınca feragat nedeniyle REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 488,00 TL harcın; peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsup edilerek 127,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden uyuşmazlık konusu miktar göz önüne alınarak A.A.Ü.T uyarınca 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne verilmesine,
5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00 TL'nin kararın niteliği gereği davacı taraftan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılmış ve kullanılmamış olan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair tarafların yokluğunda; HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/04/2026