İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından keşide edilen 31.07.2024 keşide tarihli, ... No'lu, 100.000 TL bedelli çekin müvekkiline ciro edildiğini, müvekkilinin elinde olmayan sebeplerle söz konusu çeki ibraz süresi içinde ilgili bankaya ibraz edemediğinden mütevellit, kambiyo hukukuna dayalı başvuru haklarını kaybettiğini ve zarara uğradığını, müvekkilinin alacağını bu yolla alamadığı için sebepsiz zenginleşen keşideci aleyhine ... İcra Dairesi'nin 2024/... esas numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını ve bu nedenle borçluya ödeme emri gönderildiğini, borçlunun söz konusu takibe süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, söz konusu itirazın hukuka aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini, taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da bir anlaşmaya varılamadığını, Türk Ticaret Kanunu 732/1 hükmünde "Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar." düzenlemesinin mevcut olduğunu, davalı keşidecinin bu nedenle çek bedeli olan 100.000 TL tutarında sebepsiz zenginleştiğini, TTK. 732/4 hükmünde ise; hamilin sebepsiz zenginleşme davasında temel ilişkiyi ispatla yükümlü tutulamayacağını, aksine temel ilişki kapsamında bir zenginleşmenin gerçekleşmediğinin düzenleyen tarafından ispat edilmesi gerektiğinin vurgulandığını, dolayısıyla ispat yükünün sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden kişiye yani keşideciye yüklendiğini, borçlunun düzenlediği çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini ispatlaması gerektiğini, ... yerleşik içtihatlarına çokça konu olan sebepsiz zenginleşme nedeniyle açılan itirazın iptali davalarında ... Mahkemenin süresinde ibraz edilmeyen çek dolayısıyla yetkili hamilin sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı olarak alacağını talep edebileceğini ve bu durumda ispat külfetinin zenginleşmediğini iddia eden keşideciye ait olduğunu belirttiğini, belirtilen nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin dava değeri 100.000 TL kısmıyla devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemesine, dava değeri alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı olarak başvurulan arabuluculuk sürecinin kanuna ve usule uygun yürütülmediğini, zira arabuluculuğun tüm dosya evraklarının celbi ile müvekkiline gereken bilgilendirme ve tebliğ yapılmadığından müvekkilinin gıyabında tutanak tutulduğunu ve hukuk ve yasaya aykırı davranıldığını, müvekkilinin hakkının zayi edilmemesi amacıyla bu hususun nazara alınmasını önemle talep ettiklerini, davacı yanca başlatılan icra takibine karşın müvekkilinin ... İcra Müdürlüğü'nde söz konusu borca itirazda bulunduğunu, ancak itirazın iptali davası bakımından yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi iken iş bu davanın yetkisiz olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, bu nedenle Yetkisiz mahkemede dava açılması sebebiyle bu davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline karşı açılmış bulunan söz konusu itirazın iptali davasının tamamen haksız, temeli olmayan ve hukuki dayanaktan yoksun açıklamalardan oluştuğunu, davacı tarafından müvekkilinin farazi bir şekilde belirlenen borç miktarı sebebiyle icra takibine davalı müvekkili tarafından süresi içinde itirazda bulunulduğunu, davacı kurum tarafından başlatılan icra takibinde alacağın sebebi olarak çekten ötürü icraya verildiğini belirttiğini, müvekkilinden sadir sayılmayan çekten ötürü müvekkilinin borçlu görünmesinin kabul edilemeyeceğini, bu bağlamda öncelikle imza ve dolayısıyla borca itirazla müvekkilinin çekle ilgili herhangi bir sorumluluğu olmadığını, alınacak rapor ve toplanacak delillerle bu hususun gün yüzüne çıkacağını, alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması durumunda talep üzerine red veya hükmolunan meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemek zorunda olduğunu, mahkeme nezdinde yürütülecek olan yargılama süresince gerek uzman bilirkişiler nezdinde yapılacak değerlendirme ve gerekse de ilgili kurum ve kuruluşlardan alınacak müzekkere cevaplarının davalı müvekkili aleyhine oluşması muhtemel hak kayıpları ve telafisi güç zararların önüne geçilmesi için son derece önem oluşturduğunu, saydıkları nedenlerle açılmış olan söz konusu dava neticesinde öncelikle arabuluculuk aşamasının etkin,yasaya uygun ve hukuki zemine münasip başvuru şartının yerine getirilmemesi, arabulucunun görevini sağlıklı ifa etmeden gıyapta işlemlerin yapılması ve yetkisiz mahkemede dava açılması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini aksi halde mahkeme tarafından hukuk kuralları çerçevesinde ve hakkaniyete uygun bir biçimde verilecek olan kararın sözü edilen gerekçeler sebebiyle davacı tarafın beyanlarına karşı cevap verme zorunluluğu hasıl olduğunu, itirazın iptali davasında ispat yükünün kural olarak itiraz eden ve borçlu olmadığını ya da borca konu senette bulunan imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren borçlunun borcu bulunduğunu iddia eden alacaklı tarafa ait olduğunu, maddeler halinde açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, öncelikle usule ilişkin itirazları göz önünde bulundurularak esasa girmeden davanın reddini talep ettiklerini, esasa girilecek ise; davanın esas yönünden reddini, davacının kötü niyetli olarak itirazın iptali davasını açtığından dolayı mahkemenin reddettiği alacak miktarının %20’sinden az olmayan kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesini talep ettiklerini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça, süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmeyen çekten kaynaklı TTK 732. Madde hükmüne göre sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağa yönelik takibe itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı tarafça süresi içerisinde usulüne uygun yapılan yetki itirazı ile Mahkememiz yetkisine itiraz ederek yetkili Mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu belirtmiştir.HMK'un 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.Somut olay değerlendirildiğinde, takibe konu çeke dayalı itirazın iptali davasında, davalı keşideci borçlunun yerleşim yeri ve takibe konu çekin keşide yeri ... olarak kayıtlı olduğu, diğer yandan kambiyo senetlerinden doğan alacaklar aranacak alacaklar niteliğinde olduğundan bu alacaklar için 6098 sayılı TBK'nın 89/1 hükmünün uygulanmayacağı, böyle bir durumda TBK'nın 89/1 maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri mahkemesi yetkili hale gelmeyeceği, ayrıca icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesinin o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmeyeceği anlaşılmakla, açıklanan nedenlerle usulüne uygun yetki itirazı gereğince, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olan ... Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) yetkili olduğu gözetilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;

1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, Davanın YETKİSİZLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Davaya bakmaya yetkili mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)' NE GÖNDERİLMESİNE,

2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının yetkili mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple yetkili mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/04/2026