Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ----davalı----- tarihinde ----- akdedildiğini, ilgili sözleşmenin --maddesi uyarınca mülkiyeti davalıya ait-----kamyonu kiralama (satış) şartları belirlenmiş olup, müvekkil firma araçların satın alınması amacıyla, davalıya ----- bedelli 12 adet bonoyu teslim ettiğini, --- tutarındaki 6 bononun bedellerinin tamamı ---- tutarındaki 6 bononun bedellerinin tamamı ---tarihinde, müvekkil firma tarafından---- numaralı hesabından havale işlemiyle davalı firmaya ait IBAN-----------olarak ödendiğini, her ne kadar adı geçen sözleşmede başlık olarak araç kiralama sözleşmesi yazılmış ise de buradaki tarafların gerçek maksadı araçların kiralanması değil satışı yönünde olduğunu çünkü sözleşmeye göre belirlenen (ki gerçek kiralama bedellerinin çok üzerinde bir fiyat belirlemesi yapılmıştır.) bedelin iki katı miktarlı bono alınmış ve tüm bonolar da davacı tarafa ödendiğini, araç satışı için verilen bonoların bedellerinin tamamı banka üzerinden açıklamalı şekilde ödenmiş olduğundan bonolar konusuz kaldığını, davalı taraf hem bonoları iade etmekten hem de dava konusu araçları "araç bedeli" olarak fatura edip satış işlemlerini tamamlayarak müvekkile teslimden imtina ettiğini davanın kabulüne, akdedilen sözleşme gereği bedelleri ödenen araçların mülkiyetinin tüm takyidatlardan arındırılarak müvekkil adına tespit ve tesciline, bu mümkün değilse fiili ödeme tarihinden geriye dönük kiralama bedellerinin mahsubu ile kalan bakiyenin ihtarname tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkile iadesine, müvekkilin ödemiş olduğu ancak davalı tarafından teslimden imtina edilen konusuz kalmış bonoların istirdat ve iadesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı-----vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı arasında ticari alış-veriş kapsamında ---- tarihli mal alım sözleşmesi ve --- tarihli zeyilname imzalandığını, taraflar arasında ticari ilişkiler devam ederken, --- tarihinde, mülkiyeti müvekkile ait -------- akdedildiğini, . sözleşmenin devam hükümlerinde kiralama süresi ve bedeller zikredilmiş olup geldiğimiz noktada davacı tarafından işbu araçların mülkiyeti, mümkün değilse ödenen kira bedelleri, dava konusu edildiğini, mahkememizin görevsiz olduğunu görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğunu, araç kiralama sözleşmesinde açık şekilde araçların kiralandığı yazılmış, taraflar bu konuda mutabık kalarak sözleşmeyi imzalandığını, davacı tarafın tacir olup basiretli tacir sorumluluğu bulunduğunu, imzalanan sözleşmenin araçların kiralanmasına ilişkin olduğu sabit olup kiralama bedeli davacı tarafça kabul edildiğini, araç başına aylık kira bedeli ---- olduğunu, 6 ay sonunda araç başına ödenmiş olan toplam bedel---- olup bu toplam bedele karşılık gelen ----her ayın 12 sine düzenlenmiş---- tutarında senet düzenlendiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle usulden, daha sonra ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

Dava hukuki niteliği itibariyle,Dava hukuki niteliği itibariyle, kira sözleşmesinden kaynaklı olarak terditli olarak açılmış tescil ve alacak davasından ibarettir.----karar sayılı ilamı ----- sayılı kararı ile, yargı yeri olarak mahkememize tevzi edilerek yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşıldı.
Mahkememizin --- sayılı dosyası yine mahkememiz dosyası içine alınarak incelenmiştir. HMK 166. Maddesi davaların birleştirilmesi hususunu düzenlemektedir. HMK 166/4 maddesinde ; davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda davalar arasında fili ve hukuki bağlantı bulunduğunu, 166/1 maddesi gereğince de yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya mahkemece ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği, yukarıda açıkladığımız nedenle davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse delillerin birlikte değerlendirilmesi ve bir biri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılması yanında yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla bu dava dosyasının yine mahkememizin ---- Esas sayılı dosyası ile HMK'nun 166. maddesi uyarınca birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir.

1-Dava dosyamızın yine mahkememizin ---------Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,

2-Dosyamız esasının birleştirme yönünden şerh verilerek kapatılmasına,

3-Müteakip işlemlerin mahkememizin ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden yapılmasına,

4-Harç ve masrafların birleşen dosyada değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekiline (e duruşma sistemi üzerinden) davalı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda esas hükümle birlikte İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/04/2026