İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tıbbi cihazlara bakım onarım hizmeti verme alanında faaliyet gösterildiğini, davacının da işletmecisi olduğu ... Cihazlarına bakım onarım hizmet verildiği ve söz konusu hizmetlere ilişkin olarak 15.10.2024 tarih ... seri numaralı, 40.008,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, Ancak davalı yan tarafından söz konusu fatura ticari defterlerine de işlenmesine ve süresinde itiraz edilmemesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmaması neticesinde tarafınca.... Genel İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından ise söz konusu takibe itiraz edilerek takip durdurulduğunu, söz konusu itiraz mesnedsiz olduğu; müvekkili tarafından anlaşılan hizmet verildiği, davalı tarafından ise ödeme yapılmadığını, bu nedenle itirazın iptali ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davanın; 40.008,00 TL alacağa ilişkin.... icra dairesinin 2025/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; sözleşme, fatura, servis formları, ihtarnameler, bilirkişi, keşif,tanık ve sair her türlü yasal delile dayanmıştır.
.... icra dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Şirketi borçlunun ... Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi olduğu, 40.008,00 TL asıl alacak, 13.048,09 TL vade farkı olmak üzere toplam 53.056,09 TL alacak için 28/02/2025 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, 01/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
tarafların iddia ve savunması, icra dosyası, taraflardan davacının 2024 yılına ilişkin ticari defter kayıt ve dayanak belgeleri, fatura, muavin kayıtları, BA/BS formları ve taraflarca dosyaya
sunulan delillerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan....Genel İcra Md. 28.02.2025 tarih
2025/... E sayılı ilamsız icra takibinde, takip tarihi itibariyle, davacı şirket ticari defter kayıt ve dayanak belgelerine göre, davacının davalıdan 40.008.00 TL alacaklı olduğunu,
tarafların 2024 yılına ilişkin BA/BS formlarında söz konusu faturanın davacı BS formu ile bağlı olunan vergi dairesine beyan edildiğini, buna karşın davacıdan alınan hizmete ilişkin
faturanın bağlı olduğu vergi dairesine BA formu ile beyan edilmediğinin ilgili BA/BS formlarından tespit edildiğini, takip (28.02.2025) tarihinden itibaren 40.008.00 TL asıl alacak için 3095 sayılı yasanın 2/2
maddesi uyarınca % 49,25 ve değişen oranlarda işleyecek faiz ile birlikte talep edilebileceğini, davacının aylık % 8 (yıllık 96 temerrüt faiz talebinin dayanağına ilişkin her hangi bir somut
belge sunulmadığından) işbı temerrüt faiz talebinin yerinde olmayacağı hususunda nihai takdirin mahkemede olacağını, takip öncesi, davacı tarafından talep edilen 13.048.09 TL vade farkı talebine ilişkin talebe
ilişkin olarak taraflar arasında her hangi bir yazılı sözleşme, anlaşma bulunduğuna ilişkin somut her hangi bir belge dosya kapsamında bulunmadığını, ayrıca taraflar arasında bu yönde
bir teamül olduğuna ilişkin de bir tespit yapılamadığı, “Y.19 HD. 2011/5849 E., 2012/1993 K. sayılı 13.02.2012 tarihli kararında: “..Vade farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında
sözleşme bulunması veya vade farkı uygulanması konusunda taraflar arasında benimsenmiş bir uygulama bulunması gerekir…” hükmündeki kararıda gözetilerek davacının vade farkı
talebinin yerinde olmayacağı hususu da mahkemenin takdirinde mütalaa edildiğini, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalara, davalı tarafından TTK 21 maddesine göre yasal süresi içinde her hangi bir itiraz edilmediğini, iade faturası da düzenlenmediğini, davalı yanca, takip ve dava konusu 40.008.00 TL bedelli fatura tutarının, ödendiğine ilişkin de her hangi bir somut belgenin dosyaya sunulmadığını, tarafların diğer taleplerinin de mahkeme takdirlerinde olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı yanın, 28/02/2025 tarihinde davalı borçlu aleyhine .... icra dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası 40.008,00 TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu,Davacı şirket ticari defter kayıt ve dayanak belgelerine göre, davacının davalıdan 40.008.00 TL alacaklı olduğunu, Tarafların 2024 yılına ilişkin BA/BS formlarında söz konusu faturanın davacı BS formu ile
bağlı olunan vergi dairesine beyan edildiğini, buna karşın davacıdan alınan hizmete ilişkin faturanın bağlı olduğu vergi dairesine BA formu ile beyan edilmediği,Davalının ticari defter ve belgelerinin ibraz etmediği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalara, davalı tarafından TTK 21 maddesine göre yasal süresi içinde her hangi bir itiraz edilmediği,
Takip (28.02.2025) tarihinden itibaren 40.008.00 TL asıl alacak için 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca % 49,25 ve değişen oranlarda işleyecek faiz ile birlikte talep edilebileceği hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
A-Davalının.... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 40.008,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin 40.008,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki talep gibi DEVAMINA,
B-%20 icra inkar tazminatı olan 8.001,60 TL 'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 2.732,94 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.117,54 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.981,00 TL davetiye ve teskere gideri olmak üzere toplam 13.981,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.008,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının / davalının gider / delil avanslarından artan bakiyelerinin davacı / davalı / vekillerine iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2026