5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)

DAVA VE İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile ... Şti. adi ortaklığı arasında 20.01.2017 Maaş protokolü akdedildiğini, maaş protokolü uyarınca 763 personelin maaşının müvekkili banka aracılığı ile ödenmesini müteakip bir promosyon ödemesi taahhüt edildiğini, ilgili promosyon ödemesinin müvekkili banka tarafından gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, davalı maaş ödemesini taahhüt ettiği personel sayısı kadar maaş ödemesi gerçekleştirmediğini, davalı tarafın kıstelyevm hesabı uyarınca kendisine fazladan ödenmiş olan maaş promosyonunu taraflar arasında akdedilen protokole uygun olarak iade etmesi gerektiğini, davalı tarafa, ... 1. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarname ile ilgili bedelin iadesi talep edilmiş ise de söz konusu bedelin müvekkiline bankaya iade edilmediğini, davalı tarafa ayrıca ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça bu takibe de haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile; davanın kabulüne, 166.448,35 TL'nin 19.06.2018 tarihinden itibaren işlemiş olan değişken oranlardaki avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkili şirket aleyhine ... 25. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkili şirket tarafından icra takibine 31.05.2019 tarihinde itiraz edildiğini, icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davacının 1 yıllık hak düşürücü süreyi geçirmiş olup 27.10.2023 tarihinde huzurdaki itirazın iptali davasını ikame ettiğini, davanın zamanaşımı açısından reddini talep ettiklerini, taraflar arasında akdedilen protokolün ihtilafların çözümü 9. Maddesinde protokolden kaynaklı doğan her türlü anlaşmazlığın çözümünde İstanbul (Merkez) Mahkeme ve İcra dairelerinin yetkili olduğu açıkça hüküm altına alındığını, protokol ile tarafların açıkça yetkili mahkemeyi belirlediklerini, bu nedenle davanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli ve yetkili olması nedeniyle reddini talep ettiklerini, OHAL kapsamında yürürlüğe giren KHK ile kamu taşeron işçileri ilgili kamu kurumlarında sürekli işçi kadrosuna alındığını, bu nedenle müvekkili şirket ile belediye arasında yer alan sözleşmenin kendiliğinden feshedildiğini, müvekkili açısından maaş protokolünün ifa edilmesi imkansız hale geldiğini, müvekkil şirketin 05.01.2017- 11.05.2018 tarihleri arasında Seyhan projesi kapsamında çalışan işçilerin maaş ödemeleri ... A.Ş. Aracılığı ile gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket tarafından protokol gereğince maaş ödemeleri gerçekleştirilirken resmi gazetede yayınlanan KHK ile “kamu taşeron işçilerinin ilgili kamu kurumlarında sürekli işçi kadrosuna alınması” düzenlendiğini, bu nedenle Seyhan projesi kapsamında adi ortaklık nezdinde çalışan işçiler kadrolu personel olarak Belediye bünyesine geçirdiğini, KHK ile Belediye ile şirketler arasında ihale kapsamında yapılan sözleşmelerin ise kendiliğinden feshedileceği düzenlendiğini, müvekkili şirket nezdinde çalışan işçilerin kamuda sürekli işçi pozisyonuna geçirilmeleri nedeniyle protokolün ifa edilebilmesi imkansız hale geldiğini, müvekkili şirket ve adi ortaklığın hiçbir kusuru bulunmadığını, mücbir sebep nedeniyle borcun ifa edilemediği açık olup cezai şartın işleme konulmaması gerektiğini, taraflar arasında ihtilafın söz konusu olması halinde aralarında kanuni faizin uygulanacağı düzenlendiğini, davacının avans faizi talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunun protokol ile açık olduğunu, bu nedenle davacının faiz türü ve başlangıç tarihine tümden itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle; haksız ve mesnetsiz itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ... Şirketine usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.

Davada, önce ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 30/04/2024 tarihli ...Esas ... Karar sayılı kararı ile dosyanın banka ihtisas mahkemelerine gönderilmesine karar verdiği anlaşılmıştır.
... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 06/11/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davalının yetki ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddi kararı üzerine dosya Mahkememize tevzi edilmiştir.
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, maaş ödemeleri protokolü, ödeme dekontu, ihtarname, sicil kayıtları, ...25.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosya Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı...
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu maaş ödeme protokolü ve ödeme belgeleri celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'den alınan 09.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı bankanın protokol akit tarihi sonrasında ilgili tutarı .... Şti. —... Şti.'nin davalı banka nezdindeki... IBAN numaralı hesaba yatırdığı ve taahhüdünü yerine getirdiği görülmüştür. Davalı yanın dilekçesi incelendiğinde protokol kapsamında taahhüdünü yerine getirmediğini kabul ve beyan ettiği anlaşılmasından ve bu konuda taraflar arasında bir tartışma olmamasından dolayı bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır. Kaldı ki dava dosyasında 763 kişinin altında maaş ödemesi yapıldığına dair hesap hareketleri de sunulmamıştır. Yukarıda davalı yanın taahhüdünün yerine getirmemesi durumunda hangi sonuçlar ile karşılaşacağı Promosyon Ödemesi ile İlgili Hükümler Madde 3.2.'de düzenlendiği belirtilmişti. Buna göre; davacı bankanın Mayıs 2018 tarihinden itibaren davalı yanın taahhüdünü yerine getirmediği sabitinden hareket ile protokol süresinin bitişine 15 ay kalmıştır. Davacı banka tarafından ise 6 kişilik maaş ödemesinin yapıldığı ve 757 kişinin eksik yapıldığı beyan edilmiştir. Son olarak; davacı banka tarafından dava konusu protokolün Promosyon Ödemesi ile İlgili Hükümler Madde 3.2.'de düzenlendiği şekli ile yazılı olarak ... 1.Noterliğinden ... tarihinde ... yemiye numaralı ihtarnamesi ile yapmıştır. İhtarnemde borcun nödenmesine ilişkin bir süre verilmediğindne tebliğ tarihinden itibaren derhal ödenmesi gerektiği hususunda görüş ve kanaatimiz oluşmuştur. İhtarnamenin tebliğ şerhine bakıldığında; ihtarnamenin şirketin dairmi çalışanı 19.06.2018 tarihinde Ebru Nalbantoğlu'na tebliğ edildiği görülmüştür. Yapılan tebligatın 11.02.1959 tarihli 7201 Sayılı Tebligat Kanunun madde 13 çerçevesinde usulüne uygun yapıldığı görülmüştür. Mayıs 2018 tarihinden Temmuz 2019 tarşhşne kadar 15 ay olması, son ay ödeme yapılan maaş ödeme kişi sayısının 6 olduğunun beyanından hareket ile 757 kişli eksik ödeme yapıldğı sabitinden davalı yanın davacı yana 19.06.2018 tarihi itibariyle ödemesi gereken tutarın aşağıdaki gibi hesaplandığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Protokol Tutarı: 250.000,00 TL,Protokol Süresi: 24 Ay, Protokolün Bitimine Kalan Süre: 15 Ay, Kişi Başı Protokol Ödemesi: 250.000,00 TL / 763 Kişi, Kişi Başı Protokol Ödemesi (Aylık): 327,65 TL / 24 Ay, Eksik Ödenen Kişi Sayısı: 757,327,65 TL 3,65 TL, Eksik Ödenen Kişi Sayısı X Kişi Başı Protokol Ödemesi (Aylık) X Protokolün Bitimine Kalan Süre — İade Edilmesi Gereken Tutar 757 Kişi X 13,65 TL X 15 Ay 154.995,75 TL Buna göre; takdir Sayın Mahkemenizde olmak üzere; bilirkişiliğimizce sözleşmede mücbir sebep şartının bulunmamasından hareket ile taahhüdünü yerine getiremeyen davalının protokol kapsamında tahsil ettiği 250.000,00 TL tutardan 154.995,75 TL'lik kısmının 19.06.2018 tarihi itibariyle iade etmesi gerektiği, bu tarihten itibaren taraflar arasında akdedilen protokol kapsamında bu tutara kanuni faiz işletilmesi gerektiği,... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinden açılan ...esas nolu davanın açılış tarihi olan 27.10.2023 tarihi itibariyle; 154.995,75 TL anapara ve 73.274,24 TL faiz olmak üzere toplam 228.269,99 TL davalı tarafça davacı bankaya iadesinin gerektiği" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır.

Dava, taraflar arasında akdedilen "Maaş Ödemeleri Protokolü" uyarınca ödenen banka promosyon bedelinin, davalı tarafın personel sayısını taahhüt edilen seviyede tutmaması sebebiyle "kıstelyevm" hesabı üzerinden iadesi talebine ilişkin alacak davasıdır.
Davacının iddiasının davalının maaş ödemesini taahhüt ettiği personel sayısı kadar maaş ödemesi gerçekleştirmediği, davalı tarafın kıstelyevm hesabı uyarınca kendisine fazladan ödenmiş olan maaş promosyonunu taraflar arasında akdedilen protokole uygun olarak iade etmesi gerektiği ve davalının aralarındaki sözleşmeye aykırı davranması nedeni ile sebepsiz olarak zenginleştiği şeklinde olduğu,
Davalının savunmasının ise, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı, mücbir sebepler nedeni ile sözleşme hükümlerinin yerine getirilemediği, bu nedenle cezai şart istemlerinin oluşmadığı, davacının faiz talebinin yerinde olmadığı şeklinde olmakla;
Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Davalının sözleşme hükümlerine uygun davranıp davranmadığı, sözleşmenin ihlalinin mücbir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmayacağı, davacının alacak talebinde haklı olup olmadığı ve davacının alacaklı olması halinde ne kadar alacağının bulunduğu hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümünde başta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) "Sözleşmeye Aykırılık" ve "Sözleşmenin İçeriği"ne dair hükümleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri esas alınmıştır. Taraflar tacir olup, aralarındaki ilişki ticari bir iş niteliğindedir. Bu nedenle temerrüt faizi ve ticari dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirme yapılmıştır.
Dosya kapsamında incelenen 20.01.2017 tarihli Maaş Protokolü’nün 3.1. ve 3.2. maddeleri, incelendiğinde; Protokol Madde 3.1: Bankanın 24 aylık süre için toplam 250.000,00 TL tutarında bir promosyon bedelini davalıya ödeyeceğini hüküm altına almıştır. Protokol Madde 3.2: Davalının protokol süresi boyunca minimum 763 personele banka aracılığıyla maaş ödemesi yapacağını, bu sayının altına düşülmesi durumunda eksilen personel sayısına ve protokolün kalan süresine isabet eden tutarın bankaya iade edileceğini açıkça düzenlemiştir.
Hukukumuzda "..." (Ahda Vefa) ilkesi gereği, taraflar özgür iradeleriyle belirledikleri sözleşme hükümlerine uymakla yükümlüdür. Davalı taraf, belirli bir personel sayısını (763 kişi) garanti ederek bu promosyon bedelini tahsil etmiştir. Ancak somut olayda, Mayıs 2018 tarihinden itibaren maaş ödenen kişi sayısının taahhüt edilenin çok altında (6 kişiye kadar düştüğü) kaldığı tespit edilmiştir. Bu durum, sözleşmenin açıkça ihlali mahiyetindedir.
Davalı taraf, personel sayısındaki azalışın 696 sayılı KHK uyarınca taşeron işçilerin kamu kurumlarında kadroya geçirilmesinden kaynaklandığını, bu durumun bir mücbir sebep teşkil ettiğini savunmuştur. Bu kapsamda yapılan incelemede ise tacir olan davalının, mevzuat değişikliklerini ve iş kolundaki gelişmeleri takip etmesi, risk analizini yapması beklenir. TBK Madde 112 kapsamında borcun ifa edilmemesinden doğan sorumlulukta, borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispatlamadıkça tazminatla yükümlüdür. Ayrıca taraflar arasındaki Protokolün 3.2. maddesinde personel sayısının azalması halinde "nedenine bakılmaksızın" iade yükümlülüğü getirilmiştir. Sözleşmede mücbir sebep halleri arasında KHK ile personel geçişine dair özel bir istisna tanınmamıştır. Personelin kadroya geçmesi, davalının bankaya olan "borcun iadesi" yükümlülüğünü imkansız kılan bir durum olarak kabul edilmemiştir. Ortada bir aşırı ifa güçlüğü (TBK 138) veya objektif imkansızlık da (TBK 136) bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle davalının mücbir sebep kapsamındaki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davalının zamanaşımı itirazı bakımından yapılan incelemede ise; Davacının davalının sözleşmeye aykırı eylemi nedeni ile davalıya ... 1. Noterliği'nin ... tarihli ihtarnamesi ile ihtarname gönderdiği, yine sözleşmeye aykırılık nedeni ile aynı sözleşmenin farklı bir alacak kalemi bakımından 17/12/2018 tarihinde icra takibinde bulunduğu, söz konusu alacak hakkında 27/10/2023 tarihinde dava açıldığı anlaşılmakla, davanın 2 ve 5 yıllık zamaaşımı süreleri içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalının bu kapsamdaki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Promosyon Sözleşmesi hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde raporun dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmış ve söz konusu raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata kısmen uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacının aralarındaki sözleşmeye istinaden davalıya toplam 250.000,00 TL promosyon bedeli ödediği, davalı tarafından sözleşmede 763 kişinin maaşının yaklaşık iki buçuk yıl süre ile davacı banka aracılığı ile yatırılacağının taahhüt edildiği, sözleşme sürelerinin 05/02/2017-05/07/2019 tarihleri arasını kapsadığı, davalının Mayıs 2018 tarihinden itibaren edimini yerine getiremediği ve sözleşmeye aykırı davrandığı ve davalının da bu husus ikrarında olduğu anlaşılmakla davacı bankanın sözleşme nedeni ile yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde 154.995,75 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı banka tarafından söz konusu alacak ile ilgili olarak ... 1. Noterliği'nin... tarihli ihtarnamesini gönderdiği ve söz konusu ihtarname ile davalının temerrüde düştüğü, ihtarnamenin tebliğ tarihi itibariyle davalının borcu ödeme yükümlülüğünün muaccel hale geldiği ve davalının tacir olması nedeni ile davacının ticari avans faizi talebinde bulunabileceği anlaşılarak söz konusu alacağın ihtarname ile verilen sürenin bitimi olan 19.06.2018 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle; taraflar arasındaki sözleşmenin bağlayıcılığı, davalının personel taahhüdünü yerine getirmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiği, mücbir sebep savunmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve bilirkişi tarafından hesaplanan tutarın sözleşme hükümleri ile uyuştuğu anlaşıldığından; davanın kısmen kabulü ile 154.995,75 TL'nin temerrüt tarihi olan 19.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davanın KISMEN KABULÜNE,
154.995,75 TL promosyon iade alacağının 19/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.587,75 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.842,53 TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 7.745,22 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.842,53 TL harç parasının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, 269,85 TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 8.525,00 TL olmak üzere toplam 8.794,85 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.188,83 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı ....Ldt.Şti tarafından yapılan 108,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7,56 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlasının davalı üzerinde bırakılmasına,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 11.452,60 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ....Ldt.Şti'ye ödenmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.979,52 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 220,48 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine,
HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda reddedilen miktar bakımından HMK'nun 341. Maddesi uyarınca miktar bakımından istinaf sınırının altında bulunması nedeni ile kesin, kabul edilen miktar bakımından ise gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10.04.2026