İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket... Ltd. Şti. (Eski Ticaret Unvanı: ... Şti.) yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet verdiğini, ait olduğu sektörün lider kuruluşlarından olduğunu, davalı ... A.Ş. talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkili şirketin, davalı borçludan 121.367,98 TL tutarında alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin, davalıya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcu doğduğunu, ancak davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmiş ise de herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı ... 37. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılması zorunluluğu hasıl olduğunu, ancak davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazları neticesinde durdurulan icra takibinin devamın amacıyla müvekkili şirket tarafından ilk olarak, 6102 Sayılı TTK 5/A. Maddesi (Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.) gereğince arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabulucu tarafından gönderilen davet mektubuna her iki taraf icabet etmiş ancak anlaşma sağlanamadığını, tutanak ile de kayıt altına alınan anlaşamama hali neticesinde müvekkil şirket tarafından başlatılan ... 37. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı icra takibinin devamı amacıyla işbu itirazın iptali davasını ikame etme zarureti hasıl olduğunu, davalının kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediğini, tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalının haksız ve kötüniyetli borca, masrafa, faize, yetkiye ve tüm ferilerine itirazlarının iptaline, davalının aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yasal adresi dava dilekçesinde de görüldüğü üzere "..." olduğunu, bu nedenle yetkili mahkeme Isparta Mahkemeleri olduğunu, öncelikle yetki ilk itirazlarını değerlendirilerek yetkisizlik kararı verilmesini, yapılan icra takibine konu faturalar ve cari hesabın hatalı olduğunu, müvekkiline yollanan örnek no: 7 ilamsız takipte ödeme emrinde borcun sebebi olarak cari açık hesap gösterildiğini, ancak alacaklı ile müvekkili arasında böyle bir cari hesap oluşturacak ticari bir faaliyetim söz konusu olmadığını, alacaklı ile müvekkili arasında fatura mutabakatı da yapılmamış olduğunu, dilekçe ekinde belirtilen faturalar nedeniyle müvekkilinin alacaklıya hiç borcu bulunmadığını, çünkü faturalar ile müvekkilin ilgisi olmadığını, alacaklı ilgili faturalardan dolayı herhangi bir mal teslimi yapmadığını ve bunun karşılığında müvekkilden imzalı bir belge almadığını, faturalarda ya da faturalar ile ilgili herhangi bir belgede müvekkilinin imzası bulunmadığını, fatura düzenleyen tacirin alacaklı olması için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlemesi gerektiğini, fatura sözleşmesinin kurulması safhasıyla ilgili olmadığını, ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, faturanın satıcı tarafından düzenlenmesi için, müşteriye bir mal satmış olması veya bir hizmet sunmuş olması, müşterinin de bu malı almış veya hizmetten yararlanmış olması gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki yazılı bir sözleşmeye dayanıyor ise faturanın bu sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olması gerektiğini, faturaların düzenlendiği dönemde böyle bir ticari ilişki müvekkili ile alacaklı arasında mevcut olduğunu, faturanın bir ispat vesikası olabilmesi için satıcı tarafından müşteriye gönderilmiş olması ve bu gönderilme eyleminin de ispat edilmesi gerektiğini, alacaklının ve müvekkili şirketin ilgili dönemdeki defter ve kayıtların incelendiğinde müvekkili ile böyle bir ticari ilişkisi içinde olmadığı anlaşılacağını, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemesine gönderilmesini, mahkememiz aksi kanaatte ise haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine, alacaklı aleyhine alacağın %20'den az olmamak üzere tazminata ve mahkeme masrafları ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

Davacının davası itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyhine ... 37. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, takibe dayanak açık hesap nedeniyle davacının davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır.
Tarafların BA BS formları bağlı oldukları vergi müdürlüklerinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Davacının davası itirazın iptali davasıdır.Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen faturalara dayanmıştır.
Taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmişse de davalı tarafından ticari defterler sunulmadığı gibi, ticari defterlerin bulunduğu açık adresi dahi bildirmemiştir.
Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır.,
Uyuşmazlığa ilişkin bir taşıma uzmanı ile bir mali müşavir bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 07.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirket (eski unvanı: ... Ltd. Şti.) ile davalı şirket arasında 01.03.2021 tarihinde imzalanan sözleşmenin konusu: Müşteri, .. nin yurtiçi ve yurtdışında taşıma hizmeti verdiği bölgelere ... nin "Kargo Taşımacılığı" hizmetlerinden yararlanarak gönderi yapabileceğini, davacı şirket tarafından "uluslararası nakliye hizmetlerine" istinaden tanzim edilen e-faturalar muhatabının davalı şirket olduğu, faturaların davalı şirkete elektronik ortamda iletilmiş olduğu, söz konusu faturalara karşı davalı şirket tarafından yasal itiraz süresi içerisinde yapılan herhangi bir itiraza veya davalı tarafından tanzim edilen herhangi bir iade faturasına dosya kapsamında rastlanılmadığı, taraf şirketlerin 2023 yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formunda taraf şirketlere ait herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında, davalı şirket adına tanzim edilen faturaların ve davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin kayıtlı olduğu, dava konusu icra takip tarihi olan 29.11.2024 itibarıyla davalı şirketin 121.367,98 TL borçlu durumda olduğu, ... 37. İcra Mü ü ...E. sayılı dosyasında; takip tarihi itibarıyla 121.367,98 TL alacak tutarının davalıdan talep edilebileceği yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.(Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ... Esas ...karar
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesi uyarınca davacının teslim aldığı kargoları dava dışı 3. Kişilere teslim ettiği, dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden faturaların davacımın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması sebebiyle sahibi lehine delil teşkil ettiği, faturaların davalıya usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından faturaların davacıya iade edildiğine veya faturalara itiraz edildiğine dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, davacının sahibi lehinde delil teşkil eden ticari kayıtlarına göre davacının davalıdan 121.367,98 TL alacaklı göründüğü anlaşıldığından, davacının davasının kabulüne, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'sine karşılık gelen icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
Davalının ... 37. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE,
Takibin kaldığı yerden devamına,
Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 24.274,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 8.290,65 TL nispi karar harcının, 1.465,83 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 6.824,82 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 14.515,00 TL yargılama gideri ile 1.465,83 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı toplamı 16.596,23 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/04/2026