İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili tarafından cari ekstre alacağının tahsili için ... 34. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı şirket ise haksız ve hukuka aykırı olarak söz konusu icra takibine, borca, fer'ilerine itirazda bulunduğunu, itiraz doğrultusunda takip durduğunu, haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalı şirkete mal satışı gerçekleştirildiğini ve faturalar kesildiğini, söz konusu faturalar her iki tarafça ticari defterlere işlendiğini, fakat cari ekstre tutarının davalı tarafından ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından ... 34. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından 19.03.2025 tarihinde icra takibine, borca, fer'ilerine itiraz edilmiş ve icra takibi durdurulduğunu, davalı şirkete icra takibi başlatıldıktan sonra müvekkiline 114.050,02 TL tutarında ödeme yapıldığını, bu tutarın, taraflar arasındaki cari ekstre tutarı olan asıl alacağa denk geldiğini, icra takibi başlatıldıktan sonra yapılan ödemenin TBK md.100 uyarınca öncelikle alacağın fer'ilerine sayıldığı, borcun bitmemiş olduğu davalıya iletilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçlunun icra takibi başlatıldıktan sonra müvekkiline ana para tutarı kadar ödeme yaparak aslında borcun varlığı ikrar/kabul ettiğini, borçlu faiz, avukatlık ücreti, harçlar vb. Feriler ödememek için itiraz ettiği anlaşıldığını, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğuna şüphe olmadığın, bu nedenle davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, borçlunun itirazının iptalini ve takibin dava dilekçesinde belirtilen kalan tutar (23.000,00 TL) üzerinden devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, cari hesaba karşılık gelen miktarın, 18.03.2025 tarihinde saat 15: 38 tarihli işlem ile davacı şirkete gönderildiğini, ilgili banka bilgileri, deliller kısmında belirtildiği, müzekkere ile dekontun ve kayıtların celbi talep olduğunu, davaya konu edilen icra takibi, 17/03/2025 tarihinde saat 15: 58 itibariyle başlatıldığını, mesai saatlerinin sonunda başlatılan takibin ertesi günü ise müvekkili şirket tarafından ödeme gerçekleştirildiğini, aradan geçen 24 saatlik sürede, davacı şirket tarafından icra takibi açılacağına dair herhangi bir bildirim yapılmadığını, müvekkili şirketin de, tebligat yapılmaksızın hakkında açılan takibi görebileceği bir sistemi bulunmadığını, bahsedilen nedenle, davacı şirket tarafından başlatılan icra takibinin TMK'da düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, hakkın kötüye kullanılması sonuçlarını doğurduğunu, haksız davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirkete, ödemenin yapıldığı gün itibariyle elektronik tebligat hazırlandığını, dosya incelendiğinde, reddiyat makbuzunun dahi 20/03/2025 tarihinde kesildiği görülecektiğini, elektronik tebligatın 5 günlük okunma süresi dahi dolmadan, müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, icra dosyası yönünden ise müvekkili şirketin basiretli tacir gibi davrandığı görülecek olduğunu, herhangi bir usul eksikliği veya kusuru bulunmadığını, şirkete tebligat ulaşmadan dosya ödemesi gerçekleştirildiğini, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ihtarat yapılmamış olduğunu, takip açıldığı tarih itibariyle temerrüde düşme durumu söz konusu olmadığını, icra dosyasının tek başına varlığı da herhangi bir temerrüt koşulu doğurmayacağını, şirket tarafından yapılan ödeme, bu yönüyle de icra takibinin varlığının kötü niyetli olduğu ortaya koymakta olduğunu, feriler yönünden taleplerini reddini, dava konusu icra takibinin kötü niyetli olarak açıldığından bahisle haksız davanın reddini, kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davacının davası itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyhine ... 34. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce davalı tarafından asıl takip alacağının davacıya ödenmesi sonrasında davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davaya davaya takip dosyası celp edilmiş, tarafların delilleri celp edilerek uyuşmazlığa ilişkin bir hesap bilirkişisinden uyuşmazlığa ilişkin rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 19.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; borçlunun temerrüdünün takibin yapıldığı 17.03.2025 tarihinde gerçekleştiğine kanaat getirildiği takdirde, TBK'nun 100.maddesinin de uygulanmak suretiyle davalı borçlunun takibin yapıldığı ... 34.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına işbu davanın açıldığı 24/04/2025 tarihi itibariyle asıl alacaktan 19.016,63 TL, fer'i alacaklardan 853,01 TL olmak üzere toplam 19.869,64 TL bakiye borcunun kalmış olduğunun anlaşıldığı, ancak mahkememizin takip tarihinde dahi borçlunun temerrüdünün gerçekleşmemiş olduğuna kanaat getirildiği takdirde, davalının takipten dolayı icra masrafları, icra vekalet ücreti ve sair fer'ilerden sorumlu olup olamayacağının hukuki değerlendirmesi ve mahkememizin yetkili olduğuna ilişkin olduğu yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür.Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken itiraza konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak,dava açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşeceğine göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar olmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenen miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yarar yoktur. (Yargıtay HGK'nın ....Esas, ...Karar sayılı ve 03/05/2017 tarihli; ... Esas, ... Karar sayılı ve 19/10/2011 tarihli;... Esas, ...Karar sayılı ve 09/02/2011 tarihli kararları)
İcra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nın 100. maddesine göre, yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, harç ve takip masraflarına mahsup edilerek, kalan borç miktarı hesaplanmalıdır.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi ... Esas... Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nın 100. maddesine göre, yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, harç ve takip masraflarına mahsup edilerek, kalan borç miktarı hesaplanması gerektiği, eş deyişle davalı borçlu her ne kadar takip tarihinden sonra asıl alacağı davacı alacaklıya ödemiş ise de, icra masrafları ve icra vekalet ücreti bakımından davacının işbu itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda davalı borçlunun ana para dışında davalıdan talep edebileceği alacak miktarının 19.869,64 TL olduğu, ayrıca davalı tarafından yapılan harici ödemenin, ödeme emri tebliğinden evvel yapıldığından davalının tahsil harcından sorumlu olmayacağı anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının ... 34. İcra Dairesine ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının (19.869,64 TL üzerinden takdir olunacak) icra masrafları ile icra vekalet ücreti bakımından İPTALİNE,
Takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Tarafların icra inkar- kötü niyet tazminatları taleplerinin REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.357,30 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 741,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 19.869,64 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.130,36 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 4.373,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 3.777,39 TL yargılama gideri ile 615,40 TL peşin harç ve 615,40 TL başvuru harcı toplamı 5.008,19 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.340 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.885,10 TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 454,90 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı MİKTAR İTİBARİ İLE KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.10/04/2026