Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği borç paranın ödenmemesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2023/24388 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözlü sözleşmeye dayalı ticari bir ilişki bulunduğunu, davacının bu sözleşmeden dolayı müvekkilinin hakkedişlerine karşılık olmak üzere müteaddit defalar müvekkiline banka üzerinden ödemelerde bulunduğunu, ancak davacının kötüniyetli olarak gönderdiği bu ödemelerin bir kısmına borç ibaresi düşerek gönderdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nun 114/1,6102 sayılı TTK'nun 5A/1 maddeleri nazara alınarak arabuluculuk son tutanağının 08/11/2024 tarihinde tanzim edildiği yanılgısı ile arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmişse de gerekçeli kararın yazımı aşamasında arabuluculuk son tutanağının 08/11/2023 tarihinde tanzim edilmekle dava şartının tam olduğu görülmüşse de bu hususa atıf yapılmakla yetinilmiş, kısa kararda yazılı olduğu üzere davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İstinaf eden- davacı vekili tarafından;

Mahkemece son tutanak tarihinin yanılgılı tespiti nedeniyle usulden red kararı verildiğini bildirerek başvurulmuştur.

Uyuşmazlık arabuluculuk dava şartı noktasında toplanmaktadır.

Dava, borç para verme iddiasından kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
TTK'nun 5/A maddesinde "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.", 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2. maddesinde ise "(2)Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davanın borç para verme iddiasına dayalı itirazın iptali davası olması nedeniyle ticari dava olduğu, 23/10/2024 tarihinde açılan davanın TTK'nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacı yanca dava dilekçesi ekinde sunulan son tutanağın incelenmesinde son tutanağın düzenlenme tarihinin 08/11/2023 olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/711 Esas, 2025/84 Karar ve 11/02/2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 10/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.