ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
Davacı vekili; davalı ... ... Ltd. Şti.’nin diğer davalı ...’in cirosu ile çeke dayalı müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine giriştiğini, davalı ... ve çetesinin müvekkiline zorla yaklaşık 2.500,000 TL'lik çek imzalatıldığını, takibe ve davaya konu çekin zorla alındığını ve bedelsiz olduğunu belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitiyle %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
I-)Davalı ... Kuyumculuk ... Ltd. Şti vekili; müvekkilinin araç satış sözleşmesi kapsamında çeke ciro yoluyla hamil olduğunu, davacı yan ile ticari ya da harici hiçbir ilişkisinin olmadığını bildirerek davanın husumetten reddine karar verilmesini, aksi halde davanın esastan reddi ile, davacı yanın takip miktarının %40'ından aşağı olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı ... vekili yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamış olmakla birlikte yargılama sırasındaki 20/06/2016 tarihli beyanı ile ; müvekkili ...'in, o dönemde kendisi ve ağabeyi ile birlikte işlettiği ... Emlak İnşaat Otomativ Kuyumculuk Tic. Ltd. Şti.'de de araç alım satımı yaptığını, davacı ...'in, 2010 yılında müvekkili davalının işyerine gelerek araç almak istemesiyle tarafların ticari ilişkilerinin başladığını, her ne kadar ilk başlarda davacı müvekkiline olan borçlarını zamanında ödemişse de, daha sonra ödeme güçlüğü içerisine girerek müvekkili davalıdan almış olduğu arabalara karşılık vermiş olduğu çekleri ödeyemediğini, davacının, müvekkiline, zor durumda olduğunu kendisi adına araç almasını, alacakları geldiğinde araçların parasını ödeyeceğini söylemesi üzerine, davaya konu çekin, müvekkil davalı tarafından davacının kendi adına araç almak için diğer davalı ... şirketine verildiğini, davacının borcunu ödeyememesi üzerine icra takibine konu edildiğini, aleyhine çılan ceza davalarında beraat ettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda; davacı, takibe konu senedin cebir ve tehdit ile kendisinden alındığını iddia etmiş ise de; yukarıda açıklanan ceza davaları ile yapılan yargılamalar neticesinde davalının da aralarında bulunduğu sanıkların beraatlerine karar verildiği, irade fesadı hallerinin varlığını ispatla yükümlü olan davacının iddialarını ispata yarar dosyaya yansıyan başkaca bir bilgi, belge ve delil bulunmadığı, diğer taraftan, davacı taraf, davalılarla herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, taraf ticari defterleri incelendiğinde bu durumun tespit edileceğini ileri sürmüş ise de; menfi tespit davasında İİK m.72 uyarınca ispat yükü kural olarak davacıda olup paranın sebep davalıya verilmesi lazım gelmediğini ispatlamasının gerektiği, kıymetli evrak ilişkisinin varlığı halinde ispat yükü açısından değerlendirme yapıldığında, kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğu, bu suretle, davacı ispat yükü altında olup, senedin illetten mücerret olduğu, davalı hamil ... Kuyumculuk Eml. Tem. Gıda İnş. Turz.İth. İhr. Tic. ve İml. San. Ltd.Şti.'nin doğrudan davacı ile ticari ilişki içerisinde olduğuna dair bir savunmasının olmadığı, senedin hamiline düzenlendiği, akabinde ... tarafından davalı ... Kuyumculuk...Ltd.Şti.'ne ciro edildiği, hamil olan davalı şirket ile davacı arasında ticari ilişki olmadığı, diğer davalı ...'in tacir sıfatı bulunmadığından ticari defter/kayıt tutmadığı, kaldı ki ticari defterlere yansıyan bir ticari alışverişin olduğuna dair bir savunma ileri sürülmediği dikkate alınarak, taraf ticari defterlerinin incelenmesi istemi yerinde görülmediği ve sonuç olarak bedelsizlik iddiası yönünden de herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davalıların kötüniyet tazminatı istemi yönünden ise; dosya kapsamında takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmediği, bu suretle alacağın geç tahsil edilmesinden kaynaklı maddi zararın oluşmadığı ve İİK'unun 72/4 maddesinde düzenlenen yasal koşulların somut davada oluşmadığı gerekçesiyle davalıların kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili; mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini tarafların ticari defter kayıtlarının getirtilmediğini bilirkişi incelemesi yapılamadığını, davalıların ticari ilişki yönünden savunma yapmadığından bahisle hatalı değerlendirme ve gerekçe ile ispat yükünü yanlış belirlediğini, ticari ilişkiyi ispat yükünün davalılar üzerinde olduğunu, ceza davasında verilen beraat kararı ve temyiz aşamasında zamanaşımına uğrayarak davanın düşmesi kararlarının aleyhlerine delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece ticari ilişkinin varlığına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ara karar kurulmasına rağmen, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmediğini, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
davaya ve takibe konu çekin tehdit altında verilip verilmediği, çekin geçersiz ve bedelsiz olup olmadığı, dolayısıyla davacının bu çek nedeniyle davalı lehtar ve ciro yoluyla hamile borçlu olup olmadığı ve davacı hakkında yapılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
çeke dayalı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, yasal dayanağını İİK'nun 72. maddesi oluşturmaktadır.
Uyuşmazlık çekin iradeyi sakatlayan sebeplerle düzenlendiği ve bedelsizlik iddiasına dayanmaktadır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle takibe konu edilen çekin bedelsizliği ve iradeyi sakatlayan sebeplerle verildiği iddiasının davacı yanca usulüne uygun delillerle ispat edemediğinin anlaşılmasına göre davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 10/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...