ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ... tarafından davacı müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin takip alacaklısı olan davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkili ve davalı arasında ...plaka sayılı araç ve ... plaka sayılı aracın takası için anlaşma sağlandığını, ... tarihinde Antalya .... Noterliği'nde ... ve ... yevmiye numaraları ile alım satım işlemleri gerçekleştiğini, davacı müvekkilinin takas anlaşması içerisinde ...-TL davalıya ödeme yapacağına ilişkin taraflarca anlaşıldığını, söz konusu ödeme için ...-TL bedelli senet akdedildiğini, müvekkili tarafından senet bedelinin ödemesi olarak vade tarihinden önce ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL olmak üzere üç parça halinde toplam ... -TL davalıya ait ... Bankası ... ... ... ... ... ... ... İBAN numaralı hesaba yatırılarak borcun sona erdiğini, senette çift vade olması nedeniyle kambiyo vasfının olmadığını, Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı dosyasında takip başlatıldığını, dava konusu senedin değiştirildiğini ve tahrip edildiğini, icra takibine konu edilen senedin takipten önce ödendiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini, davacı müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığının tespit edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebliğ işlemine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde araç satış sözleşmeleri, ödeme dekontları, bono sureti, arabuluculuk son tutanağını sunulmuş, mahkememizce noterlikten satış sözleşmeleri celp edilmiş, ödeme dekontları dosyamız arasına alınmıştır.
Dava, taraflar arasında araç alım satımı (takas) neticesinde davalıya verildiği iddia edilen senedin ödeme sebebiyle bedelsiz olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafça davacı aleyhine ...-TL asıl alacak ve ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL'nin tahsili amacıyla örnek no: 10 olan ödeme emri ile takibe girişildiği anlaşılmıştır.
Antalya .... Noterliğinin ... tarihli ... ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmeleri incelendiğinde, bedellerin nakden alındığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf senedin rakamla vade kısmında ...., metin kısmında ise ''...'' yazdığını, bu durumun senedin kambiyo vasfını yitirmesine neden olduğunu ileri sürmüştür. Bilindiği üzere bonoda vadenin tek ve belirli olması asıldır. Ancak somut olayda, senedin tanzim tarihi ve taraflar arasındaki ticari ilişki dikkate alındığında, metin kısmındaki ibarenin maddi bir hatadan kaynaklandığı, tarafların gerçek iradesinin senedin üst kısmında yer alan vade tarihi üzerinde birleştiği kanaatine varılmıştır. Öte yandan, senedin metin kısmında yer alan ibarenin '...' şeklinde kaleme alındığı, Türk Dil Kurumu ve takvim düzenlemeleri uyarınca '...' şeklinde tanımlanmış bir ay bulunmadığı, bu ibarenin hukuken geçerli ve belirlenebilir bir vade tarihi oluşturmaktan uzak olduğu, dolayısıyla senedin üst kısmında rakamla belirtilen ... tarihinin senet üzerindeki tek ve mutlak vade olarak kabulü gerektiği, senedin bu haliyle belirlilik unsurunu dolayısıyla kambiyo vasfını koruduğu kabul edilerek davacı tarafın bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Ödeme iddiası yönünden yapılan değerlendirmede; davacı senet bedelinin banka havaleleri ile ödendiğini iddia ederek dekontlar sunmuş, mahkememizce ilgili dekontlar bankadan celp edilmiştir. Dekontlar incelendiğinde, yapılan ödemelerin açıklama kısmında takibe konu senede açıkça atıf yapılmadığı görülmüştür. Banka dekontunun senet borcunun ödemesi sayılabilmesi için dekontta paranın senet borcuna yönelik gönderildiğinin açıkça atıf yapılarak, duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca senedin hala alacaklı elinde bulunması ve iade edilmemiş olması borcun devam ettiğine karinedir. Davacı taraf yaptığı ödemelerin bu senet borcuna yönelik olduğunu, taraflar arasındaki diğer hukuki ilişkilerden ari bir şekilde ispatlayamamıştır.
HMK'nın 226/1-c. Maddesine göre, "yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar" yemine konu olamaz. İddia bedelsiz senedi kullanma olduğundan ve TCK gereği bu husus suç teşkil ettiğinden, somut olayda "yemin" deliline dayanılması da mümkün değildir.
Bu nedenlerle, davacının iddiaları yerinde görülmemiş, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2026