Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında davalı tarafın hile ve aldatması nedeniyle devre mülk satış sözleşmesi imzalandığını, Davalı şirket müvekkile aldatıcı vaatlerde bulunarak sözleşmeyi imzalatmış olmasına rağmen daha sonra müvekkil sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmiş olup davalı şirket yükümlülüklerini yerine getirmemiş, müvekkili oyalamış ve yeni sözleşmeler imzalatarak borçlandırmaya devam ettiğini, Bu nedenle tarafımızca --------- E. Sayılı dosyasında sözleşmelerin iptali ve müvekkilin daha fazla mağduriyet yaşamasının engellenmesi amacıyla dava açılmış olup yargılama neticesinde dava konusu sözleşmeler iptal edilmiş müvekkilin sözleşmeler nedeniyle ödemiş olduğu bedellerin dava tarihinden itibaren avans faiziyle iadesine hükmedildiğini, Mahkemece sözleşmeler iptal edilmiş ve borç doğuracak yeni ihtimallerin oluşması engellenmiş olsa da müvekkilin mağduriyeti karşılanmadığını, Bu sebeplerle davacı müvekkilin mağduriyetinin tam karşılanması amacıyla işbu davanın açılma zarureti hasıl olduğunu belirterek davanın kabulü ile fazlaya dair tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla HAKLI davamızın kabulü ile müvekkilin tesisi kullanmadığı ve dava dışı kişilere kiralandığının tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (hesap bilirkişisince tanzim edilecek rapordan sonra denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenecek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme tarihinden ------- E. sayılı dosyamızın dava açılış tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, Müvekkilin yaşamış olduğu manevi sıkıntılar nedeniyle 3.000,00 TL manevi tazminatın, sözleşme tarihinden ---------- E. sayılı dosyamızın dava açılış tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı İflas Nedeniyle) --------- Şirketi Vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkil şirket yönünden tefrik edilmesini talep ettiklerini, davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince dava konusu sözleşmelerden müvekkilin sorumlu - tutulmasının hukuk güvenliğini zedelediğini, son zamanlarda algı hukukunun etkisi altında müvekkil şirkete husumet yöneltildiğini, bu sebeplerle müvekkil şirket yönünden dosyanın tefrik edilmesini ve ---------- Asliye Hukuk Mahkemesine dosyanın gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

SAVUNMADavalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.

Dava, Devre mülk sözleşmesinden kaynaklanan, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dava dosyasının incelenmesinden, iş bu davada karar verilmesinden sonra -------- İcra Müdürülüğünün --------- İFLAS sayılı dosyasından; ---------sayılı kararıyla davalı --------- Şirketi'nin iflasına karar verildiği bildirilmiş, takiben iflas kararı 22/04/2025 tarihinde kesinleşmiştir.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır ve görev hususunda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Somut uyuşmazlıkta öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığı tespit edilmelidir.28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (TKHK) Amaç Başlıklı 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanımlar başlıklı 3. maddesi (1) Sağlayıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına yada hesabına hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi, (k) Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi (1) Tüketici İşlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" düzenlemeleri bulunmaktadır. 6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Taraflar arasında akdedilen Düzenleme Devremülk Sözleşmesine konu taşınmazın yer aldığı projeye ilişkin yönetim planının 19. Maddesinde "Devremülklerin kiraya verilmesi" düzenlenmiş olup; ''Bir ya da birden fazla devremülk almış olan kat malikleri bu haklarını başkalarının kullanımına açabilmekte veya kiraya verebilmektedirler. Kiraya verme hizmetini işletici şirket gerçekleştirecektir. Yatırımcı firmanın sahip bulunduğu ve dönem değişimleri için elinde tuttuğu devrernülklerden önce, kat maliklerinin kiralama taleplerini değerlendirecektir.'' hükmüne göre, alıcı sıfatına sahip davacının, sözleşmeye konu bağımsız bölümün kiraya verilmesi hususunda, satıcı konumunda bulunan davalı/işletmeci şirketleri yetkilendirdiği, söz konusu sözleşme ile, davacı tarafın iradesinin, davalı şirketlerden satın alacağı bağımsız bölümün, satış muamelelerinden sonra üçüncü kişilere satışı veya kiraya verilmesine yönelik olduğu, bir başka deyişle davacının kazanç elde etmek gayesi ile sözleşme akdettiği, 6502 Sayılı Kanunda tüketicinin tanımı, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade etmekle, yatırım yapmak ve kazanç elde etmek amacıyla hareket eden davacının, tüketici sıfatına haiz olmadığı ve bu durumda uyuşmazlıkla ilgili genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatiyle davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.

1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,

2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli--------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,

4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/04/2026