İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlunun müvekkile borcu olduğu sabit olduğunu, müvekkil şirket ... ile davalı fullada konutları temsilen-------- şti. arasında bir eser sözleşmesi akdedilmiş olup işbu sözleşme uyarınca müvekkil şirket, C blok açık otopark yoluna bitişik duvarın C Blok ana giriş kapısına kadar olan kısmı ile çocuk parkının sağ kısmında bulunan duvarın alt kısımlarına ilişkin izolasyon işlemi için anlaşıldığını, Bahse konu sözleşmeye göre müvekkil şirkete davalı tarafından 96.250,00 + KDV tutarında bir ödeme yapılacak olup ödemenin %40'ı iş başlangıcında verileceğini, ancak davalı, müvekkil şirkete hiçbir şekilde ödeme yapmamış olup sözleşmeyi fesih dahi etmeden başka bir yüklenici firma ile anlaşmış dolayısıyla da müvekkilin başlamış olduğu işi başka bir firma tamamladığını, Bunun yanı sıra müvekkil tarafından site içerisine iski şebeke hattından yeni hat çekilmesi ve su deposu şamandırasının değişimi işlemi yapıldığını, bu işleme ilişkin de davalı tarafından müvekkil adına 18/07/2024 tarihinde gider pusulası düzenlenmiş olup 80.000 TL tutarında bir ödeme yapılmış ve bu ödeme cariden düşüldüğünü Ne var ki müvekkilin işin tamamı için yaptığı 90.000 TL'nin kalanı ödenmediğini, davalı haksız yere icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkil site yönetiminin de tüketici olması dikkate alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevli olduğunu, davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, davacı yan, --------- icra dairesi'nin --------- esas sayılı icra takip dosyası içerisinde "avukatlık hizmeti ve sair masraflardan kaynaklı masraf alacağıdır." açıklaması ile 40.000 tl talepte bulunduğunu, takip talebinde talep edilen faiz türüne ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, müvekkil site yönetimi --------- icra dairesi'nin --------- esas sayılı icra takip dosyası ile davacı firmadan alacaklı olduğunu davacı firmanın tahsil kabiliyeti bulunmamakta olup dosya borcu büyük oranda tahsil edilemediğini, müvekkilin davacı yana davaya konu su baskını işlemi kapsamında hiçbir borcu bulunmadığını, meydana gelen su kaçağı nedeni ile davacı firmadan bu işin çözümü için 80.000 tl teklif alındığını, Yönetimden işbu teklifin kabulü ve sorunun ivedilikle giderilmesi hususunda hızlı bir şekilde onay alındığını 16.07.2024 tarihinde saat 09: 52'de onaylanan teklif üzerine 17.07.2024 tarihinde davacı firma 21: 30'a kadar tekrar site müdürü ile keşif yapmış ve bu süre zarfında davacı tarafça müdahale gerçekleştirilmediğinden su baskını artarak devam etmiş ve 18.07.2024 tarihinde 00: 48'te site otoparkında su baskını gerçekleştiğini. 18.07.2024 tarihinde 08: 42'de -------- firması çalışanı olan site müdürü -------- "sorunun birden fazla yerde tespit edildiğini, bu sebepten dolayı maliyetin değişebileceğini, ancak projeyi taşere ettikleri profesyonel yönetim firması kurucusu --------- aynı maliyet ile 80.000 TL'ye bu projenin yapılması için çözüm ortakları olan davacı firmaya talimat verildiğini" iletildiğini Davacı firma da buna istinaden aynı maliyetle işi yaptığını, müvekkilin davacı yana davaya konu 13.11.2024 tarihli sözleşme kapsamında hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkil site yönetimi, davacı firmaya iyi niyet göstererek 13.11.2024 tarihli iki farklı sözleşme ile biri 95.000 tl, diğeri de davaya konu 96.250 tl olan iki farklı iş için sözleşme imzalandığını, davacının gerek su baskını işinde gerekse de 95.000 tl'lik sözleşmeye ait işi sözleşmede yazılı olarak verdiği taahhüt kapsamında tamamlamaması sebebiyle 10.10.2024 tarihinde site müdürü gürkan karaca tarafından iptal edildiği davacı firma yetkilisi ---------- sözlü olarak bildirildiğini, davacı yan 13.11.2024 tarihli davaya konu sözleşme kapsamında hiçbir iş yapmadığını bir işin yapıldığını iddia ediyor ise iddiasını ispatla mükellef olduğunu, . davacı yan, müvekkil aleyhine hiçbir fatura da keşide etmediğini, davacı yan zarar iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davaya bakmakla görevli mahkemelerin ---------- tüketici mahkemeleri olması sebebiyle davanın usulden reddine, davanın esastan reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde, Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3/1-(l) maddesinde de, tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında, Kanunun 83. maddesinde de, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda davacı şirket, taraflar arasındaki izolasyon işlemi nedeniyle alacak talebinde bulunmuş olup davalı site yönetiminin tüketici konumunda bulunduğu, yazılı veya sözlü anlaşmanın davanın esasına ilişkin olarak tüketici mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle açılar davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,

2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,

4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile--------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2026