ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/3253 - 2026/829
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2025 tarih ve 2025/638 Esas 2025/824 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin uluslararası alanda ticaret yapan bir şirket olduğunu, Ülke ekonomisindeki kur dalgalanmaları sebebiyle borçlarını ödeme güçlüğü içerisine girdiğini, bu krizi atlatabilmek için ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1109 Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduklarını, mahkemece 3 ay geçici mühlet kararı verildiğini, konkordato kararından sonra tüm işlemlerin konkordato komiseri tarafından yürütüleceğini, yine müvekkili şirket adına konkordato hesabı açılarak müvekkilinin alacaklarının bu hesaba yatırılması ve ayrıca başkaca hesaplarında bulunan paraların konkordato hesabına aktarılması gerektiğini, konkordato mühletinden sonra müvekkili şirket hesabına gelen paraların konkordato hesabına aktarılması hususunda davalı bankaya ihtarname çektiklerini, ancak sözlü ve yazılı tüm ihtarlara rağmen davalı banka tarafından müvekkilinin hesabına gelen 669.234,94.TL'nin konkordato hesabına aktarılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 669.234,94.TL alacağın talep tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının kanıt olarak ileri sürdüğü 2018/1109 Esas sayılı dosyasında bulunan taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri incelendiğinde davacının hesabında bulunan mevduatın bankaya rehinli olduğunun görüleceğini, diğer bütün rehin türlerinden farklı olarak bankacılık hukuku düzenlemesiyle tanımlanmış mevduat rehninde, sınırlı bir ayni haktan söz edilemeyeceğini, tam tersi gerçek anlamda bir mülkiyet devrinden söz edilebileceğini, davaya konu olayda, bankada mevduatta bulunan para da rehnin, üçüncü kişi lehine tesis edilmediğini, mevduatın bizzat bankaya rehnedildiğini, iş bu dava ile davacının, borcuna karşılık mülkiyetini devretmiş olduğu bir miktar parayı müvekkilinden talep ettiğini, davacının 15/11/2018 tarihinde geçici mühlet kararı aldığını ve kararın 23/11/2018 tarihinde ilan edildiğini, müvekkili bankanın geçici mühletin verilmesinden sonra, fakat ilandan önce 21/11/2018 tarihinde davacının borçlu olduğu ... A.Ş. lehine düzenlenmiş olan 410.000,00.TL değerinde teminat mektubunun paraya çevrildiğini, yani davacının bankaya olan nakit borcunun geçici mühlet kararından sonra 410.000,00.TL arttığını, geçici mühlet kararından sonra doğan borç üzerine de rehin ve hapis hakkının kullanılmasının konkordato hukukunun doğasına uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2025 tarih ve 2025/638 Esas 2025/824 Karar sayılı kararı ile;İİK.'nun "Kesin Mühletin Alacaklılar Bakımından Sonuçları" başlıklı 294. Maddesinin 4. Fıkrası "Takas, bu kanunun 200. ve 201. maddelerine tabiidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilan tarihi esas alınır." hükmünü içermektedir. Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde geçici mühlet kararının ilan tarihi olan 23/11/2018 tarihten sonra davacının, davalı bankadaki hesaplarına toplam 564.609,48 TL girdiği ve davalı banka tarafından ihtara rağmen bu paranın geçici komser hesabına aktarılmadığı anlaşılmaktadır. İİK.'nun 294/4 maddesinin yollama yaptığı İİK.'nun, 200. maddesi müflisin alacaklısının iflas açıldıktan sonra müflisin veya masanın borçlusu olursa takas yapılamayacağını belirtmiştir. İİK.'nun 294/4 ve 200/1-2 maddesi dikkate alındığında geçici mühlet kararının ilanından sonra davacının, davalı bankada bulunan hesaplarına girecek olan para üzerinde davalı alacaklı banka tarafından takas işlemi uygulanamayacığından geçici mühletin ilan tarihi olan 23/11/2018 tarihinden dava tarihine kadar davacının, davalı bankada bulunan hesaplarına giren toplam 564.609,48.TL ile dava tarihine kadar işlemiş 2.279,23.TL yasal faiz olmak üzere toplam 566.888,71.TL'nin davacıya ödenmesine, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf talebi ile; mahkemenin taraflar arasında sözleşmeyle düzenlenmiş mevduat rehininin konkordato hukukunda neden "takas" anlamına geldiğini açıklamadığını, mevduat rehininin konkordato söz konusu olduğu zaman her ne olup da birden maddi hukuka göre bir güvence olmaktan çıkıp Borçlar Kanunu çerçevesinde bir işlem haline evrildiğinin açıklanması gerektiğini, bütün rehin türlerinden farklı olarak bankacılık hukuku düzenlemesiyle tanımlanmış mevduat rehininde, sınırlı bir ayni haktan söz edilmeyeceğini, tam tersi, gerçek anlamda bir mülkiyet devrinden söz edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mahkemenin kısmen kabule ilişkin değerlendirmelerinin mahkemece de haklı bulunması durumunda bile; hükmedilmesi gereken rakam 202.392,89.TL olduğunu, mahkemenin nihai kararını dosyada yer alan 13.11.2019 tarihli bilirkişi ek raporunu hükme esas alarak verildiğini, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde hesaplamaların yanlış yapıldığının belirtildiğini, raporun kabul edilmediğini, mahkeme tarafından itirazların kabul edilmediğini, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/638 Esas, 2025/824 Karar sayılı kararının kaldırılarak, icranın ertelenmesine, davanın tümden reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/638 Esas 2025/824 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davalının konkordato geçici mühletindeki tedbir kararına uyulmadığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizin 2024/1695 Esas 2025/1465 Karar 14.07.2025 tarihli ilamı ile "Somut olayda davacı şirket tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1109 esas sayılı dosyasından konkordatonun tasdiki davası açıldığı, davacının da davalı bankanın konkordato davasında verilen tedbir kararına uymadığı iddiasıyla işbu alacak davasını açtığı anlaşılmaktadır. Ancak yargılamanın devamı sırasında aynı mahkemenin 2022/842 E. 2023/86 K. Sayılı kararı ile davacı şirketin konkordato talebinin reddi ile 01/02/2023 günü saat 11: 50 itibari ile iflasına karar verilmiş ve iflas kararı 05/05/2023 tarihinde kesinleşmiştir.Her ne kadar ilk derece mahkemesince takas yasağı sadece konkordato süreci için geçerli olduğu, davacı şirket yönünden konkordatonun reddi ve davacı şirketin iflasına karar verildiğinden eldeki davanın konusuz kaldığı yönünde karar verilmiş ise de iflas kararı kesinleşen müflis şirketin davalı bankadan olan alacağı iflas masası alacağı kapsamında kalmakla işbu davanın konusuz kalmayacağı ve dava konusu masa alacağı hakkında mahkemece bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır." şeklinde karar verilerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırıldığı görülmüştür.
Mahkemece Dairemizin kaldırma ilamı gereği yargılamaya devam olunarak yukarıda anlatılan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği görülmüştür.
Davacı şirket tarafından konkordato talebinde bulunulduğu ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1109 Esas sayılı dosyası ile 15/11/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, geçici mühlet kararının 23/11/2018 tarihinde ilan edildiği hususunda bir çekişme yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı şirket hakkında verilen geçici mühlet kararından sonra, davacı şirketin davalı bankada bulunan hesaplarına giren paranın, davalı banka tarafından davacıdan olan alacaklarına mahsup edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
İİK.'nun "Kesin Mühletin Alacaklılar Bakımından Sonuçları" başlıklı 294. Maddesinin 4. Fıkrası "Takas, bu kanunun 200. ve 201. maddelerine tabiidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilan tarihi esas alınır." hükmünü içermektedir.
İİK.'nun 294/4 maddesinin yollama yaptığı İİK.'nun, 200. Maddesi müflisin alacaklısının iflas açıldıktan sonra müflisin veya masanın borçlusu olursa takas yapılamayacağını belirtmiştir. İİK.'nun 294/4 ve 200/1-2 maddesi dikkate alındığında geçici mühlet kararının ilanından sonra davacının, davalı bankada bulunan hesaplarına girecek olan para üzerinde davalı alacaklı banka tarafından takas işlemi uygulanamayacığından geçici mühletin ilan tarihi olan 23/11/2018 tarihinden dava tarihine kadar davacının, davalı bankada bulunan hesaplarına giren miktarlar yönünden davacı dava açmakta haklıdır.İlk derece mahkemesinin bu yönüyle esasa ilişkin değerlendirmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.Bu sebeple davalı tarafın aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda geçici mühlet kararının ilan tarihi olan 23/11/2018 tarihten sonra davacının, davalı bankadaki hesaplarına toplam 564.609,48 TL girdiği yönünde rapor tanzim edildiği, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak 564.609,48.TL ile dava tarihine kadar işlemiş 2.279,23.TL yasal faiz olmak üzere toplam 566.888,71.TL'nin davacıya ödenmesine şeklinde karar verildiği görülmüş ise de; hükme esas alınan rapor incelendiğinde geçici mühletin ilan tarihi olan 23.11.2018 tarihinden önce davacının davalı banka nezdinde bulunan hesaplarında belirli meblağın bulunduğu, yukarıda anlatıldığı üzere bu tarihten sonra takas yasağının başladığı, ancak anılan raporda bu tarihten önce de davacının hesaplarında bulunan paraların bu tarihten sonra gelen mevduatın üzerine eklenerek hesapta bulunan 564.609,48 TL'nin takas yasağına tabi olduğuna dair rapor düzenlendiği görülmüştür.Açıklanan sebeple bilirkişi raporu usul ve yasaya uygun bulunmayarak davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Hal böyle olunca mahkemece aynı bilirkişi heyetinden davacının davalı bankadaki hesaplarına geçici mühletin ilan tarihi olan 23.11.2018 tarihinden sonra giren paranın tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenip, işleyecek faiz miktarı da hesaplatılmak suretiyle ek rapor almak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere:
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2025 tarih ve 2025/638 Esas 2025/824 Karar sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2025 tarih ve 2025/638 Esas 2025/824 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 36.976,35.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde istinaf eden davalıya İADESİNE,
5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olmak üzere 10/04/2026 tarihinde karar verildi.