ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
Davacı vekili, davacı müvekkilinin davalı şirketin kuruluşundan beri 3 ortaktan biri olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin diğer iki ortağı ... ve ...'ın müvekkilinin herhangi bir şekilde haberi olmadan ve olağanüstü genel kurul şartları oluşmadan genel kurul yaptıklarını, 03/05/2024 tarihli bu genel kurulda davacı müvekkilin şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin karar alındığını, usule aykırı bu genel kurulun müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması talebiyle açılan Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/... Esas nolu dosya ile öğrenildiğini, ilgili dosyanın bekletici mesele olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, yapılan genel kurulun TTK ilgili hükümlerine göre usulsüz olduğunu, müvekkili davacı ...'ın 6102 Sayılı TTK m.622 yollamasıyla m.446/1-b hükmü gereğince genel kurulun iptali davasını açabilecek kişilerden olduğunu, genel kurul başlıklı TTK m.616/1-h hükmünde de yer aldığı üzere limited şirketlerde bir ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin mahkemeden istemde bulunulması hususunda genel kurul onayı arandığını ancak davaları nedeni de olduğu üzere davacı müvekkile genel kurulun toplanması başlıklı TTK m.617/1-2 hükmünde de yazılı olduğu şekliyle herhangi bir çağrıda bulunulmadığını, 6102 sayılı TTK'nun 617. maddesinde genel kurulun müdürler tarafından toplantıya çağrılarak yapılacağı, toplantı gününden en az 5 gün önce çağrının yapılması gerektiği, çağrısız genel kurul toplantısının yapılabilmesi için bütün ortakların toplantıda hazır bulunmuş olması gerektiğini ancak somut olayda 03.05.2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ilişkin müdür tarafından çağrı yapılmadığı gibi bu sebeple genel kurul toplantısında ortak olan davalı müvekkilinin de hazır bulunamadığını, bu durumda davalı şirket genel kurulunun çağrısız olarak toplandığı anlaşılmakta olup; çağrısız toplantıya ilişkin yasada aranan şartlar gerçekleştiğini, çağrı usulüne uyulmaması halinde genel kurulun iptaline karar verilmesi hakkında emsal olmak üzere Yargıtay kararı sunduklarını, yapılan genel kurulun TTK ilgili hükümlerine göre usulsüz olduğunu, TTK m.616/1-h hükmünde de yer aldığı üzere bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması genel kurulda görüşülmesi gereken konulardan olduğunu, ancak davalı müvekkiline genel kurulun toplanması başlıklı TTK m.617/1-2
hükmünde de yazılı olduğu şekliyle herhangi bir çağrıda bulunulmadığını ya da hukuka uygun olmayan kanunun emredici hükümlerini ihlal eden bir sebebe dayanılarak çağrı yapılmadığını, alınan genel kurul kararının geçerli olabilmesi için usulüne uygun bir şekilde davalı müvekkile çağrı yapılması gerektiğini, uzaklaştırma kararının bahane edilerek müvekkilinin genel kurula çağrılmaması hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğinden hukuk düzenince korunmadığını, genel kurulu gerçekleştiren... ve ... isimli şahısların, mal kaçırmak amacıyla davalı müvekkilini devre dışı bırakmaya çalıştıklarını, tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile 03.05.2024 tarihli genel kurulun iptaline ; ...Tarım HAYV. İNŞ. .... PET. TİC. ve SAN. LTD. ŞTİ.'ye ait yukarıda listelenen taşınır ve taşınmaz malların devrine engel olacak şekilde bu mallara, şirket adına açık bulunan banka hesaplarına;
yaklaşık olarak ispatlanan mal kaçırma girişimlerinin önüne geçilme, olası hak kayıplarının önlenmesi amacıyla devre engel olacak şekilde bahsedilen mal varlığı kalemleri üzerine HMK m.390 vd hükümleri gereğince ihtiyati tedbir konulmasına; mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacı şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı tarafın kendisine toplantıya davet mektubu gönderilmediğini, şirket genel kurulunun toplanarak karar aldığını, bu nedenle iş bu genel kurulu kararının iptali için dava açtığını beyan ederek dava açmış ise de; bu davanın hukuki mesnetten yoksun olduğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı yanın davalı şirkette %20 oranında pay sahibi olduğunu, iptali talep edilen genel kurul kararı ile %1 oranında pay sahibi olan ve şirket müdürü olan ... ile % 79 oranında pay sahibi olan ... birlikte almış oldukları bir karar olduğunu, davacı yanın toplantıya çağrılmış olsaydı bile alınacak karara herhangi bir etkisinin olmayacağı hususunun izahtan vareste bir husus olduğunu, dolayısıyla davacının bu davayı ikame etmesinde aktif husumet yetkisinin olmadığını, davacı yanın genel kurula katılmış olsa bile kararın alınmasına herhangi bir etkisi olmayacağından bu davayı ikame etmesinde hukuki yararının da olmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde genel kurul kararı ile kendisinden mal kaçırmak istendiği hususunu ısrarla vurgulamaya çalışmış ise de alınan kararın davacı yanın payının kendisine ödenerek şirket ortaklığından çıkarılmasına yönelik bir karar olup, bu iddianın mesnetsiz olduğunu, davacı yanın müvekkili şirket ortaklarından olan ve aynı zamanda şirket müdürü ...'ın eşi olduğunu ve taraflar arasında boşanma, maddi ve manevi tazminat, velayet, nafaka ve ziynet eşyalarının iadesi ile edinilmiş malların tasfiyesine yönelik davaların mevcut olduğunu, yine taraflar arasında yardım nafakası davası ve davacı tarafın talebi üzerine şirket müdürü ve hissedarı ... aleyhine 2 ay, müvekkil şirketin %79 oranında hissedarı bulunan ... aleyhine 1 ay uzaklaştırma kararları verildiğini, davacı yanın fiilleri ve açmış olduğu davaların, şirket ortakları arasında huzursuzluğa sebep olduğunu ve şirket işlerinin yürütülmesini sıkıntıya sokması nedeniyle kendisinin toplantıya çağrılmasını imkansız hale getirdiğini, şirket ortaklarından ...'a ve şirket müdürü ve hissedarlarından ...'a karşı alınan haksız ve sebepsiz uzaklaştırma kararları neticesinde şirket ortaklarının bir araya gelmesinin de hukuken ve fiilen imkansız hale geldiğini, Kurban Bayramının 1.günü davacı tarafın müşterek çocukları da yanına alarak ... İlçe Merkezi'nde bulunan slaj fabrikasına baskın yaptığınu ve şirket müdürü ... ve şirketin %79 oranında ortağı olan ...'a ve diğer aile üyelerine galiz küfürler ettiğini ve aile arasında olup-biten hususlarda 3. kişilere bilgiler verip şirket müdürü ...'ı grup üyleri arasında küçük düşürmeye çalıştığını, davacı tarafın yazmış olduğu mesajlar ve trafik cezası nedeni ile etmiş olduğu hakeretler ve küfürler nedeniyle şirket Müdürü ... tarafından Erzuurm Cumhuriyet Başsavclığına suç duyurusunda bulunulduğunu, 03....2024 tarihinde şirketin toplam %80 oranında payına sahip olan ... ile ..., 2024/... nolu karar ile davacı ...'ın şirket ortaklığından ihracı için karar aldıklarını, bu genel kurul kararında hukuka aykırılık olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, " ... Hâl böyle olunca, dava konusu edilen genel kurul kararının emredici yasa hükümlerine aykırı olması nedeniyle hükümsüzlüğün tespiti ile iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davadaki asıl talep (dava) olan genel kurul kararının iptali isteği kabul edilmiş olduğundan kademeli olarak ileri sürülen denetim kayyımı ataması talebi incelenmemiştir. Zira "terditli dava", bir dava türü olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 111. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenlemenin 2. fıkrası içeriğinde yasa koyucu tarafından emredici bir şekilde, "Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer'i talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz." hükmüne yer verilmiş olduğundan ve somut uyuşmazlıkta mahkememizce davadaki asıl talep kabul edilmiş olduğundan, kademeli olarak ileri sürülen denetim kayyımı ataması talebinin incelenmesi ve hükme bağlanması hukuken mümkün görülmemiş ve yalnızca asıl talep yönüyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " Davanın KABULÜ ile; 1-Erzurum Ticaret Sicil Müdürlüğünün .../ ... sicil numaralarında kayıtlı ...Tarım Hayvancılık İnşaat ... Petrol Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi ortaklar kurulunca alınan 03.05.2024 tarih ve 2024/... Karar sayılı kararın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNÜN TESPİTİ ile alınan kararın İPTALİNE, " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının şirket müdürü ve hissedarı olan ...'a Erzurum ... Aile Mahkemesi'nin 2023/...Esas sayılı dosyası ile boşanma, maddi ve manevi tazminat, velayet, nafaka ve ziynet eşyalarının iadesi davası açtığını, davacının şirket müdürü ...'a karşı Erzurum ... Aile Mahkemesi'nin 2023....Esas sayılı dosyası ile edinilmiş malların tasfiyesine yönelik dava açıldığını, davacının müvekkilin her ay düzenli şekilde oğlu Muhammet ...'a para ödemesine rağmen kendi yanında aynı konutta kalan müşterek çocuk ...'ı yönlendirerek müvekkili şirketin müdürü ve hissedarı ...'a karşı Erzurum... Aile Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyası ile yardım nafakasına ilişkin dava açtırdığını, davacının hiçbir neden yokken şirket müdürü ve hissedarı ... aleyhine mesnetsiz iddialar ile Erzurum... Aile Mahkemesi'nin 2024/... D. İş sayılı dosyası ile 2 ay süre ile uzaklaştırma kararı aldırdığını, davacının müvekkili şirketin %79 oranında hissedarı bulunan ... aleyhine hiçbir neden yokken Erzurum .... Aile Mahkemesinin 2024/... D. İş sayılı dosyası ile 1 ay süre ile uzaklaştırma kararı aldırdığını, yapılan fiiller ve açılan davaların şirket ortakları arasında huzursuzluğa sebep olduğunu, şirket işlerinin yürütülmesini sıkıntıya sokması nedeniyle kendisinin toplantıya çağrılmasını imkansız hale getirdiğini, şirket ortaklarından ...'a ve şirket müdürü ve hissedarlarından ...'a karşı alınan haksız ve sebepsiz uzaklaştırma kararları neticesinde şirket ortaklarının bir araya gelmesi de hukuken ve fiilen imkansız hale geldiğini, davacı tarafın açmış olduğu davalar ve verilen uzaklaştırma kararları şirket ortakları ve yöneticileri arasında mevcut bulunan güven ortamını kaldırdığı ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi çekilmez bir hale getirdiğini, davacının fabrikaya baskın yaptığı ve şirket müdürü ... ve şirketin % 79 oranında ortağı olan ...'a ve diğer aile üyelerine galiz küfürler ettiğini, kendi kullanımında olan ... Plaka nolu araca yazılan trafik cezasının ödenmesi hususunda şirket müdürü ...'ın kendisine göndermiş olduğu mesaja ağır küfür ve hakaretle cevap verdiğini, davacının şirket müdürü ve eşi olan ... ile birlikte hacca gittikleri arkadaşları ile ... guruplarında şirket müdürüne ve ailesine ağır itham ve hakaretlerde bulunduğunu, davacının ... grubuna yazmış olduğu mesajlar ve trafik cezası nedeni ile etmiş olduğu hakaretler ve küfürler nedeniyle şirket Müdürü ... tarafından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, bu dosyanın dosya arasına celbini talep ettiklerini, 03....2024 tarihinde şirketin toplam % 80 oranında payına sahip olan ... ile ..., 2024/... nolu karar ile davacının şirket ortaklığından ihracı için karar aldıklarını, bu nedenlerle müvekkili şirkette %20 oranında hissedar olan davacının müvekkili şirket ortaklığından çıkarılması hususunda alınan genel kurul kararında hukuka aykırılık olmadığını, müvekkili şirketin %80 oranında pay sahibi olan ... ve ..., şirket işlerini uyum içerisinde devam ettirdiklerini, davacı tarafın müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini sekteye uğratacak, şirketi iflas ettirecek mahiyette tedbir talep ederek kötü niyetini izhar ettiğini, bu şartlar altında ortaklığının sürdürülmesinin imkansızlığı nedeniyle alınan bu genel kurul kararının davacı tarafın da lehine bir karar olduğundan davacının bu davayı ikamede hukuki yararının olmadığını, genel kurul kararında hukuka aykırı bir durum olmadığını savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali isteğine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda, davacı vekili, davacı müvekkilinin davalı şirketin kuruluşundan beri 3 ortaktan biri olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin diğer iki ortağının müvekkilinin herhangi bir şekilde haberi olmadan ve olağanüstü genel kurul şartları oluşmadan genel kurul yaptıklarını ileri sürerek; 03.05.2024 tarihli şirket genel kurulunun iptaline, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacı şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili, davacı yanın müvekkili şirket ortaklarından olan ve aynı zamanda şirket müdürü ...'ın eşi olduğunu ve taraflar arasında boşanma, maddi ve manevi tazminat, velayet, nafaka ve ziynet eşyalarının iadesi ile edinilmiş malların tasfiyesine yönelik davaların mevcut olduğunu, yine taraflar arasında yardım nafakası davası ve davacı tarafın talebi üzerine şirket müdürü ve hissedarı ... aleyhine 2 ay, müvekkil şirketin %79 oranında hissedarı bulunan ... aleyhine 1 ay uzaklaştırma kararları verildiğini, bu nedenle genel kurula katılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur,
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı ile diğer şirket ortakları hakkında uzaklaştırma kararı olmasının genel kurula usulüne uygun olarak çağrılmamasına sebep olamayacağı, davacının genel kurul toplantısında vekil ile de temsil edilebileceği değerlendirildiğinde, şirket tarafından davacıya usulüne uygun çağrı yapılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye ...,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 10.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.