İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirketin üçüncü kişi şirket personeline servis taşımacılığı hizmeti vermek üzere anlaştıklarını, müvekkilinin sağladığı hizmet karşılığında hak edişine ilişkin ------ numaralı 30.04.2025 tarihli, 19.404,00 tutarındaki faturayı tanzim ederek davalı şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ ettiğini ancak ödeme alamadığını, müvekkili tarafından gönderilen faturaların davalıya usulünce tebliğ edildiğini ve davalının, takip dayanağı faturalara yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, buna rağmen ödeme emrindeki borca itiraz ettiğini açıklanan nedenlerle davalı tarafın ----. İcra Dairesi ------esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli itirazı ile takibi durduran davalı tarafın, itiraz tarihinde geçerli olan mevzuat gereği alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır. Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nisbi ticari davalar ise, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Öte yandan 6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Eldeki davanın, fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı istemi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle dava, mutlak ticari dava değildir. Bu durumda işbu dava bakımından nisbi ticari dava koşullarının araştırılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Mutlak ticari davalar; kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup, nispi ticari davalar da her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerine ilişkin olması şartına bağlı tutulmuştur. İşyeri olan her şahsın aynı zamanda tacir olduğu söylenemez. Tarafların, esnaf olup olmadığının araştırılarak görev hususununu değerlendirmek gereklidir.
İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davalının hangi usulle defter tuttuğu (bilanço-işletme) yıllık mal alış satış miktarı, esnaf sınırını aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenmiştir. ----- Vergi Dairesi cevabında işletme usulüne göre defter tuttuğu bildirilmiştir.6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1). İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).
5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ------ Vergi Dairesinin 29/12/2025 tarihli yazı cevabına göre, davacı ...'nın işletme usulüne göre defter tuttuğu, dönem içinde elde edilen hasılatın 530.640,00 TL, giderlerin 352.042,47 TL olduğu, dava tarihi itibariyle esnaf sınırını aşan bildirim yapılmadığı, dava konusu uyuşmazlığın mahkememizin görev alanına girmemesi nedeniyle, davaya bakmakla görevli mahkeme, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan ve HMK. m. 114/1-c gereği, mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup, dava şartlarının davanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden, davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davada mahkememizin görevsizliği nedeniyle, HMK. m. 114/1-c ve 115/2 uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle ...nin 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-...nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi ile iki haftalık hak düşürücü süre içinde talep edilmesi halinde, dosyanın görevli ------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 Sayılı HMK. 331/2. maddesi gereği yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Tarafların iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi halinde, 7251 sayılı yasayla değişik ...nun 20/1 maddesi uyarınca resen davanın açılmamış sayılacağına ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınacağının ihtarına;Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.