Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın, ...'de mukim ve uluslararası alanda ticaret yapan bir şirket olduğunu, bu faaliyetler kapsamında davalılar ile ...'de yapılacak olan su kaydırağı, kule, platform, merdiven basamakları, ... ürünlerinin imalat, nakliye ve montajına yönelik ... tarihli Su Kaydırağı Yapımı Sözleşmesi akdedildiğini, karşılıklı yüklenilecek edimlerin belirlendiğini, müvekkili firmanın yüklenici sıfatıyla imalat, nakliye ve montaj işini; davalı firmalar ise sözleşmede kararlaştırılan bedeli ödemeyi üstlendiğini, söz konusu anlaşma uyarınca, davalı firmanın sözleşme bedelini ... EURO olarak ödemeyi kabul ettiğini, müvekkili firmanın yüklenici sıfatıyla sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi ifa ettiğini, ancak davalıların sözleşme bedelinin yalnızca bir kısmını ödediklerini ve bakiye borcu ödemekten imtina ettiklerini, davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakkı saklı olmak kaydıyla, müvekkilinin, davalılar uhdesinde kalan alacağının tespiti ve şimdilik ...-EUR alacağının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

İşbu alacağın aynen veya fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ve en yüksek mevduat faiz oranı ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı/karşı davalının huzurdaki davayı HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ... tarihli, bedeli ... EUR olarak sözleşmede belirlendiğini, alacak miktarının taraflar arasında likit ve belirlenebilir olduğundan, belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığını, davanın HMK m. 114/1-h ve 115/2 uyarınca usulden reddi gerektiğini, davacı/ karşı davalı yanın, aynı sözleşme ve aynı hukuki sebebe dayalı olarak ... ... ve ... ... otelleri için iki ayrı dava açtığını, huzurda ikame edilen Antalya ... ATM .../... E sayılı dosyanın da aynı konulu olduğunu, ortada tarafları aynı olan tek bir sözleşme ve tek bir borç ilişkisi olduğunu, ayrı davalar açılmasının mükerrer yargılama giderine ve çelişkili karar riskine yol açacağını, tek bir sözleşmeden doğan bu alacak iddiasının bölünerek iki ayrı davaya konu edilmesi usul ekonomisine aykırı olup, davacı yanın kötüniyet saikinin bir kanıtı olduğunu, ayrıca tek bir arabuluculuk toplantısı yapıldığını, bu hususun dahi tek dava olması gerektiğini kanıtladığını, dava için arabuluculuk görüşmesi yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşme bedelinin tam olarak ifa edilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin toplam bedelinin ... EUR olduğunu, sözleşmede Euro ödemenin TCMB döviz alış kuru üzerinden ifa edileceği tanzim edilmişse de davacı/karşı davalı satış kuru üzerinden talepte bulunduğunu, talebin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı/ karşı davalı tarafça teslim edilen ürünlerin, fen ve sanat kurallarına uygun olmayıp ayıplı olarak teslim edildiğini, davacı yüklenicinin, kesin vadede işi teslim etmediğini ve sair nedenlerle davanın usulden reddine,
davanın esastan reddine, huzurdaki davanın, .../... E sayılı dosyanın birleştirilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik ... Euro'nun aynen veya fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden bankalara uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber cezai şart alacağı, zararın tazmini tahsili talepli karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
HMK'nun 166/1 maddesi "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir." hükmünü, aynı kanunun 166/4 maddesi ise "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır" hükmünü içermektedir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) talebiyle açılan dava dosyası ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası arasında, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşıldığından, Mahkememiz dosyasının Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Mahkememizin bu dosyasıyla Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla, her iki dosyanın HMK.'nun 166. maddesi gereğince hukuki irtibat nedeniyle BİRLEŞTİRİLMELERİNE,

2-Yargılamanın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosya üzerinden DEVAMINA,

3-Mahkememiz dosyanın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyası içerisine GÖNDERİLMESİNE,

4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin birleştirilen dosyada nihai kararla değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 13/04/2026