Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı dava dilekçesinde özetle; ... plakalı ... tipli ... motor no ve ... şase seri no'lu 2004 model aracın müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili şirketin önceki yönetim kurulu başkanı ...'in şirketteki tüm hisselerini 21/11/2009 tarihinde devrederek şirketle ilişkisini kestiğini, bu tarihten sonra 24/11/2009 tarihinde Beşiktaş ....Noteri olan davalı ... tarafından düzenlenen 24/11/2009 tarih ve ... yevmiye numaralı evrak ile davalı ...'ya müvekkili şirkete ait olan söz konusu aracı dilediği kimselere istediği bedel ve şartlarda satması için vekaletname verdiğini, yeni ortakların ticaret siciline kaydı gerçekleşmeden alelacele olarak işlemlerin mal kaçırmak gayesiyle yapıldığını, şirketi zararlandırarak dolandırmak amacında olduğunu, davalı ...'in bu aracın satışı için vekaletname düzenlerken kendisinden beklenen gerekli mesleki özeni göstermeyerek, şirket evraklarının halen geçerli olup olmadığını araştırmadan, ticaret sicilden bu konuda araştırma inceleme yapmaksızın vekaletnameyi düzenlediğini, davalı ...'nın vekaletnameyi aldıktan 4 gün sonra 25/11/2009 tarihinde Beyoğlu .... Noteri olan davalı ... tarafından düzenlenen 25/11/2009 tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesine istinaden davalı ...'na sattığını, davalı ...'nın, davalı ...'nun kuzeni olduğunu, davalı ...'nun aynı zamanda davalı ...'in damadı olduğunu, aracın satışı sırasında davalı ...'nun işlemde hazır olmadığını ve davalı ...'y işlemi gerçekleştirmesi için vekaletname verdiğini ve ...'nun da vekaletnameye istinaden işlemi gerçekleştiren kişilerden birisi olduğunu, konu ile ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının açıldığını ve soruşturmanın halen devam ettiğini, dava konusu aracın davalı ...'na satılmasına rağmen halen davalı ...'in zilyedlik ve tasarrufu altında olduğunu, aracın satış bedelinin şirket hesaplarına intikal ettirilmediğini, yine davalı ...'in aynı yöntemle müvekkili şirket adına tescilli bulunan ... plakalı bir başka aracı da kızı ...na devrettiğini ve şirkete zararlandırdığını belirterek dava konusu ... plakalı aracın davalı ...'na satışının iptaline karar verilerek müvekkili şirkete aynen teslimine, aracın aynen tesliminin mümkün olmaması durumunda dava tarihindeki kasko değeri olan 80.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflardan birinin tacir olması sebebiyle davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi'nin olduğunu, eğer davanın TTK. kapsamında yönetim kurulu üyesinin sorumluluğundan kaynaklanan bir dava ise davayı yöneticiye karşı açmak için genel kurul tarafından alınmış bir karar gerekeceğini, dava şartı ve alınması gerekli olan genel kurul kararının bulunmadığını, böyle bir karar olsa dahi şirket adına dava açmanın murakıplara ait olduğundan davacı tarafın aktif husumete ehil olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın vekaletname verildiği işlem tarihi 24/11/2009 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar zaman aşımı süresinin dolduğunu, esasa ilişkin olarak ta müvekkilinin araç satış için vekaletname verdiği 24/11/2009 tarihinde şirketin yasal yetkilisi olup şirketin olağan üstü toplantı tarihinin 02/12/2009 karar tarihinin 03/12/2009 olup bunların ticaret siciline ilan tarihinin 10/12/2009 olduğunun ve 25/09/2009 tarihinde müvekkilinin yasal olarak şirket müdürü olup yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu, yetkisiz satış yapıldığı iddialarının reddi gerektiğini bildirmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin tüzel kişi tacir olması nedeniyle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, halen Beyoğlu .... Noteri olarak görev yaptığını, davalılardan sadece ...'in adresinin İzmir olduğunu, diğer davalıların ise adresinin İstanbul olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini ve esasa ilişkin olarak vekaletnamenin hazırlanması sırasında davacı şirket yetkilisi ... tarafından ibraz edilen İzmir .... Noterliğince onaylı 25/08/2009 tarih ve ... yevmiye sayılı imza sirkülerinin incelenerek temsil yetkisinin devam ettiği görülerek yapılan işleme dayanak alındığını, vekaletnamenin onaylandığı 24/11/2009 tarihinde ... isimli kişinin şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisizlik kararı verilerek İstanbul Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, ayrıca işlem tarihi itibariyle davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak ta dava konusu aracın tarafların ibraz ettiği vekaletnamelerdeki yetkilere ve şirket adına düzenlenen trafik tescil belgesine göre Karayolları Kanunu'nun 20.maddesinde noterlere verilen yetkiye dayanılarak kanuna uygun şekilde satıldığını, şirket ortakları ve vekilleri ile bu işteki herhangi bir kusurlarından dolayı bu kişilerle hiçbir illiyet bağı bulunmadını, addedilecek hiçbir kusur ve hukuki sorumluluğun bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kendisinin davalılardan ...'ndan aldığı vekaletname ile satışı gerçekleştirdiğini, vekaletname ve belgelerde herhangi bir sahtecilik ya da usulsüzlük söz konusu olmadığını, bu satıştan dolayı herhangi bir para almadığını ve vermediğini belirterek davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir kimseyi veya şirketi dolandırma saikinin olduğunun düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin maddi durumunun ortalamanın üzerinde olduğunu ve muvazaalı işlem ile araç satın almaya ihtiyacının olmadığını, dava konusu aracın satışının muvazaalı olduğuna dair somut herhangi bir delil olmadığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu ve resmi kurumlar nezdinde ve noter kanalıyla yapılan ve yine noter tarafından düzenlenmiş vekaletname ile aracı satın aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiş, 05/12/2013 tarihli duruşmada ... vekili davacı tarafın muvazaa iddiasını kabul etmediklerini, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yönetim kurulu üyesinin sorumluluğundan kaynaklanan bir dava ise o halde davayı yöneticiye açmak gerektiğini, bu konuda genel kurul tarafından alınmış bir karar bulunmadığını, davacı tarafın aktif husumete ehli olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davanın TTK 309.maddesine göre zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Aşamada ... Sigorta Şirketi vekili davalılardan ...'nun mesleki sorumluluk sigorta poliçesinin müvekkili şirket nezdinde yaptırıldığını bildirerek davaya fer'i müdahil olarak katılma talebinde bulunmuştur.

Dava İzmir ... Asliye Hukuk mahkemesinin ...E ve ...K sayılı 25/03/2014 tarihli görevsizlik kararı neticesinde Mahkememize tevdi edilmiş, bir kısım davalıların yetki itirazının davalılardan ...'in yerleşim yerine ve HMK 7.madde kapsamına göre reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin ... Esasına kayıt edilen davada davacı vekili 04/02/2015 tarihli beyan dilekçesiyle davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davası olduğu ve muvazaalı araç satışının tespitiyle bedelinin tahsilini talep ettiklerini, davanın TTK kapsamında yönetim kurulu üyesinin sorumluluğundan kaynaklanan bir dava olmadığını, davalılardan ...'in 21/11/2009 tarihinde tüm şirket hisselerini devrederek şirketle ilişiğini kestiğini, dava konusu eylemin gerçekleştirildiği sırada bu davalının şirket yöneticisi, hissedar ya da şirketle herhangi bir ilişiği olan kimse sıfatına haiz olmadığını, davaya konu işlemi yaparken yönetim kurulu üyesi olmadığını, davanın niteliğinin sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davası olduğunu bildirmiştir. Mahkememiz Heyetince 10/03/2015 tarihli ... sayılı karar ile davanın niteliğinin sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davası olduğu Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan dolayı verilen görevsizlik kararı verilmiş, Yargıtay ....Hukuk Dairesinin ... Esas, ... sayılı 15/12/2015 tarihli kararı ile mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmiştir.
İzmir ... ATM'nin 17/03/2016 tarihli Heyet kararı ile dosyanın tek hakim tarafından görülmesi gerektiğinden dosyanın tek hakime verilmesine karar verilmiş, ön inceleme aşaması tamamlanarak tahkikata geçilmiş, taraflar delillerini dosyaya ibraz etmişlerdir.
Beyoğlu ....Noterliğinin 25/11/2009 tarih ... yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesinde tarafların satıcı olarak ... AŞ'ye vekaleten ..., Alıcı olarak ...'na vekaleten ... oldukları ve ... plakalı aracın satış beyan bedeli 63.980,00 TL bedel ile satışına ilişkin olarak düzenlendiği belirlenmiştir.
Beşiktaş ....Noterliğinin 24/11/2009 tarih ... yevmiye nolu vekaletnamesinde ... AŞ adına temsilen ... tarafından araç satış yetkisi ile şirketin sahibi olduğu veya bundan sonra sahibi olacağı bilimum motorlu veya motorsuz her türlü araç ve vasıtaların kendisini temsilen dilediği bedel ve şartlarla satışına ilişkin ...'nın vekil tayin edildiği belirlenmiştir.
Dosyaya ibraz edilen 21/11/2009 tarihli devir ve temlik senet örneğinden ...'in ... AŞ'deki 27.000 adet hissesini ...'e devir ve temlik ettiğini ve pay defterine kaydının yapılmasını talep ettiği, ...'in de hisseleri devir ve tesellüm ettiğini bildirdiği görülmüştür.
... plakalı ... model ... Marka aracın 16/10/2003 tarihinde ... AŞ adına tescilinin yapıldığı, 25/11/2009 tarihinde satış yapılarak 02/12/2009 tarihinde ... plakaya ... adına nakil gittiğinin İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğünün 21/01/2013 tarihli yazısı ile bildirilmiştir.
İstanbul ... ASCM'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında müştekinin ... AŞ, katılanın ..., Sanığın ... olduğu, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle yapılan yargılama sonunda sanığın beraatine ilişkin 15/07/2014 tarihinde karar verildiği, kararın kesinleşmemiş olduğu belirlenmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında Müştekinin ..., Şüphelilerin ..., ..., ... ve ... oldukları, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle 28/01/2014 tarihli karar ile ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir. Davacı vekili 16/02/2018 tarihli duruşmadaki beyanında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin İstanbul CBS tarafından verilen kararın kesinleştiğini bildirmiştir.
Mahkememizce davacı kayıtları ve dosya kapsamı incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyaya verilen raporda; 21/11/2009 tarihli devir ve temlik senedi ile davacı şirketin önceden pay sahibi ve yönetim kurulu üyelerinden olan davalı ...'in davacı şirkette sahip olduğu her biri 10,00 TL değerli 27.000 adet olmak üzere toplam 270.000,00 TL itibari değerli payların tamamını ...'e devir ettiği, böylelikle davalı ...'in 21/11/2009 tarihi itibariyle davacı şirkette payının kalmadığı, davacı şirketin 03/12/2009 tarih ... nolu olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar ile yönetim kurulu üyeliğine üç yıl süre ile ..., ... ve ...'in seçildiği, bu kararın 10/02/2009 tarihinde ticaret sicilde ilan edildiği, davacı şirketin davalı ...'in üyesi olmadığı, yeni yönetim kurulunun 03/12/2009 tarihinde seçilmiş olduğu görülmekle birlikte davalı ...'in 21/11/2009 tarihi itibariyle şirketteki paylarını devir ettiğinden pay sahipliği sıfatı sona erdiği için yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanan yetkilerini de bu tarihten itibaren kullanamayacağı, dolayısıyla adı geçen davalının bu tarihten sonra davacı şirketi temsilen yaptığı işlemlerin iç ilişkide davacı şirkete karşı hukuki sorumluluk meydana getireceğini, davalı ...'in davacı şirket adına davalılardan ...'ya davaya konu aracın satışı için Beşiktaş ....Noterliğinin 24/11/2009 tarih ... yevmiye sayılı vekaletnamesini vermesinin davalının iç ilişkide davacı şirkete karşı hukuki sorumluluğunu gerektiren bir işlem olduğu, davacı şirket kayıtlarında satış işlemine dair yasal kayıtlarda herhangi bir muhasebe kaydının mevcut olmadığı, yine satış işleminden elde edilen 63.980,00 TL'nin davalı ... tarafından davacı şirkete intikaline ilişkin herhangi bir para girişinin de mevcut olmadığı anlaşılmakla aracın satış tarihindeki rayiç satış bedeli tutarında davacı şirketin zarara uğradığı, bu nedenle davalı ...'in sorumlu tutulabileceği, diğer taraftan ...'in araç satışı için vekaletname vermiş olduğu ...'nın davacının uğradığı zarardan haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulabileceği ve bunun için de vekil sıfatı ile araç satışı yaparken kötü niyetli olması ve 24/11/2009 tarihinde kendisine şirket adına vekaletname veren davalı ...'in o tarih itibariyle şirketteki paylarını devir etmiş olduğunu bilmesi ve bunun bilinci ile söz konusu vekaletnameyi kullanarak davaya konu araç satışını yaparak diğer davalı ...'in edimine iştirak etmiş olmasının gerektiğini, buna karşılık 24/11/2009 tarihinde ...'in yönetim yetkilerinin sona erdiği hususunun henüz tescil ve ilan edilmediği ve bu tarih itibariyle henüz yürürlükte olan imza sirkülerine göre ... tarafından davalı ...'ya vekaletname verdiği, dolayısıyla davalı ...'nın imza sirkülerine istinaden vekil atanmış olmasından dolayı kural olarak iyi niyetli olduğu, davalılardan ...'nun ...'in damadı ve ...'nın da ...'nun kuzeni olduğu belirtilmiş ise de davalı ...'nın kötü niyetini ispatlayan somut bir delilinin mevcut olmadığı, davalı ...'nun davacı şirketin zararından sorumlu tutulabilmesi için araç satış sözleşmesinin yapıldığı tarihte şirket adına vekaletname veren davalı ...'in davacı şirketteki paylarını devir etmiş olduğunu bilmesi ya da bilmesinin kendisinden beklenmesi gerektiğini, davalı ...'nun davalı ...'in damadı olduğu anlaşılmakta ise de davalı ...'nun belirtilen anlamda kötü niyetini ispatlayan somut bir delilin mevcut olmadığı, davalı ...'nun davalı ...'nun vekili sıfatıyla hareket ettiğini, davacı şirket ile herhangi bir akdi ilişkisi olmayan bu davalının kötü niyetine ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı, davalılardan Beşiktaş ....Noteri ... ile Beyoğlu ....Noteri ...'nun davaya konu aracın satışına ilişkin vekaletnameyi düzenleyen ve araç satışını yapan noterler olduğu, davalı ...'in araç satışı için davalı ...'ya vekalet verdiği 29/11/2009 tarihinde davalı ...'in yönetim yetkilerinin sona erdiği hususunun henüz tescil ve ilan edilmediği, yürürlükte olan imza sirkülerine göre ...'ya noterde vekaletname verdiği, yine davalılardan ...'in bahsi geçen imza sirkülerine istinaden vekaletname düzenlediği, bu duruma davalılardan ...'in ağır kusur ve eyleminin sebebiyet vermiş olması nedeniyle davalı ... açısından illiyet bağının kesildiği, araç satışını gerçekleştiren davalı ...'nun noter vekaletnamesine istinaden işlem yapması bakımından illiyet bağının kesildiği ve varlığından söz edilemeyeceğinden davalı ...'in illiyet bağını kesen ağır kusurlu eylemlerinin varlığı nedeniyle bu davalıların davacı şirketin zararından sorumlu tutulamayacağı bildirilmiş, bilirkişi heyetine makina mühendisinin katılımı ile alınan 15/11/2017 havale tarihli ek raporunda; dava konusu ... plakalı aracın dava tarihi itibariyle 80.000,00 TL piyasa değerinin uygun olduğunu bildirerek rapordaki beyanlar tekrarlanmıştır.
Dosyaya toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacı şirkete ait aracın davalı ...'in şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra diğer davalılarla birlikte muvazaalı olarak satılıp alındığı iddiasına yönelik aracın satışına ilişkin işlemin iptali ile aracın iadesine, olmadığı takdirde bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesi istemi ile açıldığı, davacı vekilinin aşamada aracın aynen teslimine ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerini, aracın kasko değerinin tahsiline yönelik karar verilmesini talep ettiği, davanın şirket yönetim organı aleyhine açılmış bir dava olmadığı, muvazaa iddiasına dayalı haksız fiil nedeniyle açıldığı nazara alındığında davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davacı şirketin pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olan davalı ...'in 21/11/2009 tarihli devir ve temlik senedi ile davacı şirketteki hissesinin tamamını ...'e devir ettiği ve devir tarihi itibariyle şirkette pay sahibi sıfatının kalmadığı, davacı şirketin yeni yönetim kurulunun 02/12/2009 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı ile üç yıl süre ile ..., ... ve ...'den oluştuğu ve 10/12/2009 tarihinde ticaret sicilde ilan edildiği, davalının paylarını devir ettiği 21/11/2009 tarihinden sonra yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanan yetkilerini kullanamayacağı, ancak davalı ...'in davacı şirket adına davaya konu aracın satışı için Beşiktaş ....Noterliğinin 24/11/2009 tarihli ... yevmiye no ile davalı ...'ya vekaletname verdiği ve dava konusu ... plakalı aracın 63.980,00 TL satış işlemindeki bedel ile davalı ... adına vekili ... tarafından satın alındığı, aracın ... plaka ile davalı ... adına nakil gittiği, ...'nun davalı ...'in damadı, ...'nın da ...'nun kuzeni olduğu, ancak tüm dosya kapsamı ile satış tarihinde davalı ...'in davacı şirkette paylarını devir etmiş olduğu ve davacı şirket yönünden yetkisinin bulunmadığı hususunu bildikleri ve kötü niyetli olduklarına dair somut bir delilin bulunmadığı, diğer davalılar ... ve ...'nun davaya konu aracın satışına ilişkin vekaletnameyi düzenleyen ve araç satışını yapan noterler olduğu ancak davalı ...'in araç satışına ilişkin davalı ...'ya vekaletname verdiği 24/11/2009 tarihinde yönetim yetkilerinin sona erdiği hususunun tescil ve ilan edilmediği ve işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan imza sirkülerine göre davalı ...'in diğer davalı ...'ya vekaletname verdiği ve söz konusu vekaletnameye dayalı olarak satış işlemi yapıldığı,bu duruma davalı ...in'in ağır kusurlu eyleminin sebebiyet verdiği nazara alındığında davalılar ... ve ... açısından illiyet bağının kesildiği, bu nedenle sorumluluklarının doğmadığı, davalı ...'in ise pay sahipliği sıfatının 21/11/2009 tarihinde sona erdiği ve yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanan yetkilerini kullanamayacağı, dolayısıyla bu tarihten sonra 25/11/2009 tarihinde yapılan davacı şirkete ait ... plakalı aracın satışı nedeniyle davacı şirkete karşı sorumlu olduğu, teknik bilirkişi tarafından aracın piyasa rayiç değerinin 80.000,00 TL olarak belirlendiği, bu bedel üzerinden davalı ... hakkındaki davanın kabulü, diğer davalılar yönünden açılan davanın reddi, HMK 397/2 maddesi kapsamı nazara alınarak dava konusu araç üzerindeki ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamı gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-... hakkındaki davanın kabulü ile 80.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

2-Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın reddine,

3-Davalı tarafın ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik talebinin bu aşamada reddine,

4-Alınması gerekli 5.464,80 TL harçtan peşin alınan 1.366,20 TL'nin mahsubuyla bakiye 4.098,60 TL'nin davalı ... 'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafça peşin yatırılan 1.366,20 TL'nin davalı ...'den tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,

6-Kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 9.150,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,

7-Reddedilen miktar üzerinden kendisini vekil ile temsil ettiren ..., ... ve ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 9.150,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiliyle ilgili davalılara verilmesine,

8-Davacı tarafça yapılan ilk masraf 64,30 TL ile davalı ... yönünden yapılan tebligat ve müzekkere gideri 108,00 TL, Yargıtay'a dosya gidiş dönüş masrafı 15,50 TL, 3 bilirkişi ücreti toplamı 1.200,00 TL ki toplam 1.387,80 TL yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

9-Davacı tarafça yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
İlişkin davacı vekili Av. ... ve Davalılar ..., ..., ... Vekili Av. ...'nın yüzüne karşı verilen karar diğer davalıların yokluğunda tebliğden itibaren Yargıtay yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.16/02/2018