İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 01/07/2016 tarihli dilekçe ile, davacının ... adresinde bulunan iş yerine ilişkin davalılardan ... A.Ş. İle Elektrik Satış sözleşmesi imzaladığını, davacının ... müşteri numarası ile elektrik abonesi olduğunu, davacıya her ay elektrik tüketim miktarına göre fatura tahahkuk ettirildiğini, bu faturalarda hizmet bedeli karşılı olmayan kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim bedeli adı altında haksız paraları da faturalandırıp tahsil ettiğinin anlaşıldığını, davalı şirketlerin kayıp-kaçak bedelini bir süre öncesine kadar ayrı bir kalem olarak faturalarda gösterdiğini, bir süre sonra halihazırda aktif tüketim bedelinin içine gizleyerek almaya devam ettiklerini, davalı şirket tarafından davacıya keşide edilen faturaların bir hizmetin karşığılı olmadığının açık olduğunu, davacının elektrik hizmetinden mahrum kalmamak için bu bedelli şimdiye kadar ödemek zorunda kaldığını, aboneler tarafından haksız tahsil edilen paraların iadesi için yapılan başvuruların sonucunda davalı şirketin, kaçağın parasını diğer kalemlere ekleyerek abonelerin kullanmadığı kaçak elektriğin bedelini faturada görme imkanını da ortadan kaldırdığını, haksız alınan bu paralar için KDV de alındığını, yasal olarak faturalara yansıtılabilecek başkaca kalemlerin de fahiş olarak yansıtıldığını, Yargıtay Genel Kurulu'nun 21/05/2014 tarihli ... Esas - ... Karar sayılı kararında "Faturalara yansıtılan kayıp bedeli, trafo kaybı, dağıtım bedeli, sistem kullanım bedeli ve iletim bedelinin hangi miktarda olduğunun apaçık denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödediğini bilmesi, şeffaflık ve hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarıdır" denildiğini, davacıdan haksız olarak alınan paraların tespiti ile iade edilmesi gereken alacak kalemlerinin ve miktarlarının ancak uzman bilirkişi incelemesi ile hesaplanarak ortaya çıkarılabileceğinden belirsiz alacak davası açma zorunluluğunun doğduğunu, açıklanan nedenlerle kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmeti bedeli, iletim bedeli ve başkaca her ne nam altında olursa olsun haksız olarak tahsil edilmiş olan başkaca kalemler de dahil olmak üzere bütün haksız tahsil edilen bütün bedellerin geriye dönük abonelik ilişkisinin başlamasından itibaren bedelinin bilirkişi marifetiyle tespiti ile tespit edilebilecek bedellere ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte her bir davalının kendi sözleşme dönemi ile sorumlu olması kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş, Davalı ... A.Ş. vekili tarafından verilen 19/08/2016 tarihli dilekçe ile, davacının haksız olarak alındığını iddia ettiği bedellerin iadesine yönelik davalı şirkete yöneltmiş olduğu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesinde diğer davalı ... A.Ş. İle elektrik satış sözleşmesi düzenlendiğinin beyan edildiğini, davalı ... A.Ş. ile imzalanan bir sözleşmeden bahsedilmediğini, ... tesisat no'lu elektrik aboneliğnin davalı müvekkili şirkette başka bir abone adına kayıtlı olduğunu, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Md. 24.- c bendinde "Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerin ilk derece Mahkemesi olarak Danıştay'da karar bağlanacağı" hususunun ifade edildiğini, bu davalarda görevli Mahkemenin Danıştay olduğunu, davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davalı şirketin mevzuat gereği kısmi bölünme yöntemi ile 13/12/2012 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kuruluş işlemlerinin tamamlandığını ve 01/01/2013 tarihinden itibaren ... ve ... illerinde perakende satış faaliyetini sürdürmeye başladığını, bu çerçevede davaya konu fatura bileşenlerinden kayıp-kaçak bedeline ilişkin taleplerin muhatabının, başta alınan kurul kararları ve düzenleyici işlemlerle bu bedellerin alınmasını öngören EPDK ile faaliyet konusu anılan bedellere ilişkin uygulayıcı konumdaki ... A.Ş. olduğunu, taleplerle ilgili müvekkil şirketin faaliyet sahası içinde olmadığını, dağıtım şirketinin sorumluluğunda olduğunu, kayıp-kaçak bedelinin; dağıtım bölgesinin hedef kayıp-kaçak oranına göre belirlenen ve EPDK tarafından onaylanan bedel olduğunu, abone grupları bazında Türkiye genelinde tek bir fiyat olarak belirlenerek 01/01/2011 tarihinden itibaren uygulanmaya başladığını, dağıtım sistemi kullanım bedelinin; ... tarafından dağıtım lisansı tüzel kişiye fatura edilen iletim tarife tutarının karşılanması için dağıtım lisansı tüzel kişileri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanan birim fiyatı ifade ettiğini, Sayaç okuma bedelinin; sayaç okuma maliyetini yansıtan ve Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ve Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği kapsamında belirlenen bir bedel olduğunu, davayı husumet bakımından kabul anlamına gelmemekle, fatura bileşenlerinin abonelerden tahsilin davalı şirketin insiyatifinde olmadığını, mevzuat gereği davalı şirketin uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu, açıklanan nedenlerle görevli yargı yeri mahkemesinde açılmamış olması, dava şartlarının bulunmaması, davalı ... A.Ş'nin taraf sıfatı taşımaması, elektrik faturasında yer alan kalemlerin ve bu kalemlerinin birim fiyatlarının 4628 ve 6446 sayılı yasaların verdiği yetkiye dayalı olarak EPDK tarafından belirlenmiş olması nedenleriyle davanın reddine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
Davalı ... A.Ş. Vekili tarafından verilen 17/08/2016 tarihli dilekçe ile, açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu için reddinin gerektiği, davayı kabul etmemekle birlikte, dava konusu bedelin dönemlerine ve konusuna bakıldığında davanın, düzenleyici işlemi yapan kurum olan EPDK ve uygulama talimatı veren ... Müdürlüğü ile faturalara ve perakende satış sözleşmelerinin muhatabı olan ... A.Ş.'ne yöneltilmesi gerektiğini, davalı şirketin taraf sıfatının bulunmadığını, ... tesisat no'lu elektrik aboneliğnin davalı müvekkili şirkette başka bir abone adına kayıtlı olduğunu, davaya esas düzenlemenin yasal mevzuatlar çerçevesinde EPDK tarafından belirlenen, uygulama talimata verilen ülke geneline şamil düzenleyici işlem sonucu ülke genelinde uygulanan kayıp kaçak bedelinin de bu kapsamda olduğunu, bu davalarda görevli mahkemenin Danıştay olduğunu, kayıp kaçağa ilişkin uygulamanın mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştiğini, 21 Elektrik dağıtım şirketinin bölgesinde uygulayacağı hedef kayıp kaçak oranlarının bu bölgelerde gerçekleşen kayıp kaçak oranları esas alınarak 28/12/2010 tarih ve ...-... sayılı EPDK Kurul Kararı ile onaylandığını ve bu tariflerin ülke genelinde 01/01/2011 tarihinden itibaren tek fiyat olarak uygulanmaya başlandığını, bu tarifenin uygulanmasının lisans sahibi şirketler tarafından yasal zorunluluk olduğunu, perakende satış hizmeti fiyatının "perakende satış hizmet geliri ile perakende enerji satış fiyatlarının düzenlenmesi hakkında tebliğ" hükümleri esas alınarak hesaplanır' hükmü ile PSH Bedelinin perakende satış hizmeti maliyetini yansıtan bir fiyat olduğunun tanımlandığını, iletim tarifesinin; Elektrik Piyasası Kanunun Md. 17 gereğince ... tarafından hazırlandığını, tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit ve fark gözetmeksizin uygulanacak fiyatları hüküm ve şartları içerdiğini, TRT Payı'nın; 784 sayılı kanun ile 3093 sayılı TRT Gelirleri Kanunun Md. 4 c bendinde yapılan değişiklik ile EPDK onaylı PST üzerinden %2 oranında TRT Payının 01/09/20106 tarihinden itibaren tüketiciden alınarak TRT'ye aktarıldığını, Sayaç okuma bedelinin; sayaç okuma maliyetini yansıtan ve Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ve Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği kapsamında belirlenen bir bedel olduğunu, karşı taraf ile davacı şirket arasında imzalanan elektrik satış sözleşmesinde taraflar bu sözleşme ile ilgili mevzuat ve mevzuatta yapılan tüm değişikliklere uymayı kabul eder" şeklinde hüküm bulunduğunu, davacı ile davalı arasında imzalanan elektrik satış sözleşmesinde "Taraflar bu sözleşme ile ilgili mevzuat ve mevzuatta yapılan tüm değişikliklere uymayı kabul eder" şeklinde hüküm bulunduğunu, dolayısıyla davacının bu sözleşme gereği söz konusu bedeller ile ilgili değişiklikleri kabul ettiğini, davacı tarafın davaya konu ettiği ödemeleri ihtirazi kayıt koymadan yaptığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istediği görülmüştür.
Davalı ... A.Ş vekili tarafından verilen 19/08/2016 tarihli dilekçe ile, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu bedellerin tüketicilerden tahsil edilmesi gerektiğini öngören 6719 sayılı kanunun yürürlüğe girdiğini, sözleşmeden doğacak anlaşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğunu, davalı müvekkilinin özel bir elektrik satış şirketi olduğunu, HMK Md. 58 hükmüne göre ihtiyari dava arkadaşlarından birinin yetki itirazında bulunması durumunda davanın tefrik edilebileceğini, dava konusu bedellerin belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu bedellerin belirsiz alacak davasına konu edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde dava değerenini toplam 1.000,00 TL olarak gösterdiğini, ancak üç davalı aleyhine dokuz ayrı alacak iddiasında bulunduğunu, hangi alacak iddiasından ve hangi davalıdan ne miktarlarda talepte bulunduğunu belirtmediğini, kalemlere ayırmadan toplu şekilde açmasının hem HMK Md. 19'a hem de Harçlar Kanunu'nun Md. 16/3 hükmüne aykırı olduğunu, elektrik faturlarında yer alacak tüm gelir kalemleri ile ilgili düzenleme yetkisinin EPDK'da olduğunu, kurulun kararlarının hem elektrik tedarikçilerini hem de aboneleri bağladığını, bu bedellerin davalı şirket uhdesinde kalmadığını, kayıp-kaçak bedeli dışındaki diğer bedellerin de yasal mevzuat gereğince zorunlu olarak tahsil edildiğini, davalı şirketin aracı konumunda olduğunu, dava konusu bedellerden bir kazancının bulunmadığını, kayıp-kaçağa ilişkin uygulamanın mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştiğini, 21 Elektrik dağıtım şirketinin bölgesinde uygulayacağı hedef kayıp kaçak oranlarının bu bölgelerde gerçekleşen kayıp kaçak oranları esas alınarak 28/12/2010 tarih ve ...-... sayılı EPDK Kurul Kararı ile onaylandığını ve bu tariflerin ülke genelinde 01/01/2011 tarihinden itibaren tek fiyat olarak uygulanmaya başlandığını, bu tarifenin uygulanmasının lisans sahibi şirketler tarafından yasal zorunluluk olduğunu, perakende satış hizmeti fiyatının "perakende satış hizmet geliri ile perakende enerji satış fiyatlarının düzenlenmesi hakkında tebliğ" hükümleri esas alınarak hesaplanır' hükmü ile PSH Bedelinin perakende satış hizmeti maliyetini yansıtan bir fiyat olduğunun tanımlandığını, iletim tarifesinin; Elektrik Piyasası Kanunun Md. 17 gereğince ... tarafından hazırlandığını, tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit ve fark gözetmeksizin uygulanacak fiyatları hüküm ve şartları içerdiğini, TRT Payı'nın; 784 sayılı kanun ile 3093 sayılı TRT Gelirleri Kanunun Md. 4 c bendinde yapılan değişiklik ile EPDK onaylı PST üzerinden %2 oranında TRT Payının 01/09/20106 tarihinden itibaren tüketiciden alınarak TRT'ye aktarıldığını, Sayaç okuma bedelinin; sayaç okuma maliyetini yansıtan ve Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ve Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği kapsamında belirlenen bir bedel olduğunu, davacının tedarikçisini seçme ve dolayısıyla tedarikçisi ile yapacağı sözleşmedeki hükümleri müzakere etme özgürlüğüne sahip olduğunu, bu sebeple davalının davacı ile yapmmış olduğu sözleşmede bu kalemlerin faturada aksettirileceğinden haberdar olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın yetki yönünden reddi ile İstanbul Anadolu Mahkemeleri'ne gönderilmesine, dava konusu bedellerin belirlenebilir olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
Dosyada davacı tarafça verilen dilekçe ile, davanın Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na, ... A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne ihbarı istenmiş, istem üzerine ihbar işlemi yapılmış, ... A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili tarafından verilen 07/09/2016 tarihli dilekçe ile, ihbarın kurum tarafından kabulünün mümkün olmadığını, kayıp-kaçak bedeli ve diğer tarife bileşenlerinin elektrikte birer mahiyet unsuru olmasına karşılık bazı yargı mercileri tarafından vergi benzeri birer yükümlülük olarak telakki edildiğini ve kanunla düzenlenmediğinden bahisle tüketicilerden alınamaycağı yönünde yorumlar yapıldığı, elektrik piyasasının sürdürülebilir olmayan bir ortama sürüklendiğini, yasama organının bu sorunu bir yasa çıkarmak suretiyle çözmek ve elektrik piyasasında meydana gelen bu hasarı düzeltmek zorunda kaldığını, bu amaçla 6719 sayılı 'Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun 17/06/2016 tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürülüğe girdiğini, sonuç olarak bu yasa ile kayıp-kaçak bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedelinin bu kanun ile artık yasal tanıma kavuştuğunu, ... Müdürlüğü'nün dağıtım lisansı bulunmadığını, elektrik dağıtım faaliyetinin dağıtım lisanslarına istinaden ... Müdürlüğünden ayrı bir tüzel kişiliği bulunan dağıtım şirketlerince, perakende hizmetlerin ise tedarik lisanslarına istinaden perakende şirketlerince yerine getirildiğini, açıklanan nedenlerle davanın ihbarını kabul etmediklerini, davanın öncelikle usulden, sonra da esastan reddine karar verilmesini istediği görülmüştür.
İhbar olunan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından herhangi bir yanıt verilmediği görülmüştür.
Davanın açılmasından önce 17/06/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanun ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun 3. Maddesinde ve 17. Maddesinde değişiklik yapıldığı, bu değişikliğe göre, kurum tarafından gelir ve düzenlemeler kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisinin, bu bedellerin, kurumunun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı tutulduğu görülmüştür.
Yine aynı düzenlemenin geçici 20.maddesine göre kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümlerinin uygulanacağının hükme bağlandığı görülmüştür.
Dava açıldıktan sonra 6446 sayılı yasada yapılan değişikliğe ilişkin 6719 sayılı yasanın ilgili maddelerinin iptali istemi ile Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvurunun sonucunun beklenmesi yönünde mahkememizce karar alınmış ise de; Anayasa Mahkemesince başvuru tarihinden itibaren 6 aylık süre içinde karar verilmemiş olması nedeniyle mahkememizce mevcut yasal düzenleme dikkate alınmak suretiyle yargılama yapılması ve hüküm kurulması gerektiği anlaşılmış, yargılamaya bu şekilde devam edilmiştir.
Davaya konu davacının aboneliğine ilişkin sözleşmeler ve davacı tarafından yapılan tüm ödeme belgelerin davalı şirketlerden celp edilerek dosyamız içine alındığı görülmüştür.
Tüm belge ve deliller toplandıktan sonra dosya, dava tarihi itibariyle uygulama ve yargılama safahati yönünden davacı tarafça talep edilen bedelleri ve alacak kalemlerinin istenebilme hakkının olup olmadığı, doğmuş ise miktarlarının tespiti ile dava tarihinden önce yapılan düzenleme dikkate alınarak, dava konusu alacak kalemlerinin 6446 sayılı yasanın 17. Madde hükmüne uygun olup olmadığının tespiti yönünden uzman bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen raporun dosyaya sunulduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi verildiği görülmüştür.
Aleyhine dava açılan ... A.Ş. tarafından süresinde verilen yanıt dilekçesi ile yetki itirazında bulunulduğu, taraflar arasında imzalanan 28/03/2014 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'ne göre ... abone no'suna ilişkin sözleşmede yetki şartının bulunduğu ve yetki itirazının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği görüldüğünden davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın iş bu dava dosyamızdan ayrılmasına karar verilmiş, bu karar uyarınca yapılan işlem sonucunda davalı yönünden açılan davanın ... Esas numarasını aldığı görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında elektrik aboneliğine ilişkin sözleşme olduğu, bu sözleşme uyarınca davacı tarafından davalının elektrik tüketimine ilişkin bedeller haricinde hukuka aykırı olarak tahsil edildiği iddia edilen alacak kalemlerinin iadesi istemi ile iş bu davanın açıldığı, yargılama devam ederken 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda yapılan değişiklik ile 17.madde ve geçici 19 ve 20.maddeler uyarınca açılan davalar yönünden mahkememizce sadece tahakkuk eden bedellerin tarife hükümlerine uygun şekilde belirlenip belirlenmediği yönünde inceleme yapabileceği, söz konusu değişikliğin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvurunun sonuçlanmadığı, bu haliyle mahkememizce yürürlükteki hükümler uyarınca yargılama yapılarak inceleme yapılabileceği, davacı tarafından davalı şirketin haksız şekilde alındığını iddia ettiği alacak kalemlerinin istenebilip istenemeyeceği yönünden mahkememizce herhangi bir değerlendirme ve yargılama yapılmasının söz konusu olmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi ile düzenlenen raporda 6719 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden sonra açılan bu dava yönünden yapılabilecek incelemenin yapılan kesintilerin Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu'nun belirlediği tarifelere uygun olarak yapıldığının tespit edildiği, kayıp kaçak bedelinin tahsili istemine ilişkin genel hükümler çerçevesinde başkaca bir değerlendirme yapılmasının bu aşamada mümkün olmadığı, bu haliyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
Peşin alınan harcın red harcına mahsubu ile bakiye 139,38 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden vekillerin harcadıkları emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre talep edilen bedelden daha fazlaya vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden her bir davalı için 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ye ödenmesine,
Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından yapılan 104,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/02/2018