İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ...-... dönemleri arasında davalı şirketten elektrik satın aldığını, bu dönemler arasında müvekkilinin kullandığı elektrik faturalarında görüleceği üzere müvekkilinden kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, PSH, İletim bedeli, dağıtım bedeli, ... payı adları altında haksız ve yasaya aykırı bir şekilde tahsilat yapıldığını, söz konusu dönem faturalarında bir hizmet bedeli karşılığı olmadığı belli olan bedellerin ödemelerinde dürüst bir abone olan müvekkiline yansıtılamayacağını, ...'nun tüketicilere yapılacak elektrik satışlarında uygulanacak fiyatlandırmaya esas unsurları tespit etme görevinin olduğunu, ... 'nun bedellerin abone faturalarına yansıtılması hususunda aldığı kararların mevcut yasal hükümlere aykırılık teşkil ettiğini, usul ve yasaya aykırı olarak haksız düzenlenerek kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, PSH, Sayaç okuma bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, ... payı gibi alacak kalemlerini içerir faturalar ile müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen dava konusu alacağın ödeme gününden itibaren avans faizi ile tahsili için bu davanın açıldığını bildirerek şimdilik 10.000,00 TL'nin her bir haksız kesintinin yapıldığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, ... 'nun kararları uyarınca dava konusu bedellerin tahsilatının zorunlu olarak yapıldığını ve davacının bağlı olduğu dağıtım şirketi olan ... AŞ'ye ödendiğini, bu nedenle iade söz konusu olacaksa ... AŞ'den iadesinin talep edilmesi gerektiğini, husumetin ... AŞ'ye yöneltilmesi gerektiğini veya ... kararlarının haksız olduğu gerekçesi ile iptali için Danıştay'da dava açılması gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın ... AŞ ve ...'ye ihbarının gerektiğini, esas yönünden ise; dava konusu bedellerin ... kararlarına istinaden mevzuat gereğince ve yasal olarak alınması zorunlu bir bedel olduğunu, müvekkili şirketin ... tarifelerine, kararlarına ve mevzuata uymaması halinde sonucu lisans iptaline kadar varan idari yaptırımlarla karşılaşma riski olduğunu, ... kararlarının adil olmadığının iddia edilmesi halinde bunlara karşı Danıştay yolu açık olduğundan Danıştay'da dava açılması gerektiğini, Danıştay tarafından iptal edilmediği sürece herkes için bu düzenlemelerin bağlayıcı olduğunu, kayıp kaçak kararlarının iptali için kaldı ki Danıştay'da dava açıldığını, bu davada Danıştay'ın yürütmeyi durdurma talebini reddettiğini, dağıtım ve iletim bedellerinin iptali için Danıştay'da açılan davanın reddedildiğini, her ikisi de tacir olan tarafların imzaladıkları sözleşmenin davaya konu bedellerin tahsilini mümkün kıldığını, sözleşmede davacı şirketin bu bedelleri ödeyeceğini kabul ettiğini, davacının ihtirazi kayıtsız ödediği faturaların kesinleştiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... AŞ (... Dağıtım AŞ) vekili dosyaya verdiği beyan dilekçesinde; Davanın haksız olup reddi gerektiğini, 17/06/2016 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 6719 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun yürürlüğe girmiş olduğunu, düzenlemenin 15.maddesi ile 6646 sayılı kanun olan Elektrik Piyasası Kanunun 3.maddesinin 1.fıkrasına, teknik ve teknik olmayan kayıp ve dağıtım şebekesi maddelerinin eklendiğini, düzenlemenin 21.maddesi EPK'nun 17.maddesine dağıtım tarifeleri ve perakende satış tarifeleri düzenlemesi ile değişiklikler ve eklemeler yapıldığını, aynı madde ile EPK'nun 17.maddesine kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenerek düzenlemelere ilişkin yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisini bu bedellerin kurulun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu düzenlemesi gerektiğini ve geçici 19 ve 20.madde düzenlemesi ile açılmış her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır hükümlerinin de eklendiğini, bu düzenlemeler dikkate alındığında mahkemelerin kanunla değişiklikle uygunluk denetimi yapması, talep edilen alacakların yapılan değişiklik gereği sadece bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğu ile sınırlı olması ve yeni düzenlemeler neticesinde talep edilebilir bir alacak olmayacağından davanın konusuz kalacağını, davacının aynı istemle açmış olduğu İzmir ... ATM'nin ... E sayılı dosyasının mevcut olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte dava konusu bedellerin dönemleri ve konusuna bakıldığında düzenleyici işlemi yapan kurum olan ... ve uygulama talimatı veren kurum olan ... Müdürlüğü ile faturalar ve perakende satış sözleşmelerinin muhatabı ve tarafı olan ... A.Ş'ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, yargı yolu bakımından davanın ... aleyhine ve Danıştay'da açılması gerektiğini, zamanaşımı yönünden davanın yasada öngörülen süreler içinde açılmadığından zamanaşımı ve hak düşürüsü süre yönünden reddi gerektiğini, esas yönünden davayı kabul etmemekle birlikte tüm şirketlerin ... tarafından çıkarılan ve uymak zorunda olduğu tarifenin sadece uygulayıcısı olduğunu, davacı tarafça herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin ödeme yapıldığını, bu sebeple ödemenin istirdatının mümkün olamayacağını, talep edilmiş olan alacakların belirsiz alacak davasına konu olacak alacaklardan olmadığını, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, tarifeye ilişkin kurum kararı iptal edilmediği sürece geçerli olması ve müvekkili şirketin kurul kararı ile belirlenen tarifeleri uygulamak zorunda olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... AŞ Genel Müdürlüğü vekili beyan dilekçesinde özetle; 17/06/2016 tarih 29745 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 21.maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17.maddesinin 1,3 ve 4.fıkraları ile 6.fıkrasının a, ç, d ve f bendleri değiştirilerek aynı maddeye 10.fıkra eklendiğini, ayrıca 6719 sayılı kanunun 26.maddesi ile 6446 Sayılı kanuna eklenen geçici 20.maddesinde kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verildiğini, bu hükümler çerçevesinde davanın reddi gerektiğini, genel müdürlüğün dağıtım lisansının bulunmadığını, dağıtım faaliyetinin ayrı bir tüzel kişiliği olan dağıtım şirketlerince, perakende hizmetlerin ise perakende şirketlerince yerine getirildiğini, davanın yasal süre içinde açılmadığını, faturanın 8 gün içinde itiraza uğramadığından faturayı alanın kabul etmiş sayılacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ihbar olunan ... ve ... Genel Müdürlüğü dosyaya beyanda bulunmamışlardır.
Davalı tarafın yetki itirazının süresinde olmadığından reddine karar verilmiş, ön inceleme aşaması tamamlanarak tahkikata geçilmiş, taraf delilleri dosyaya bildirilmiş, dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda verilen 08/11/2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait elektrik aboneliğinden davalı şirket tarafından ...-... tarihleri arasında kayıp kaçak bedeli ve bu bedel üzerinden ayrıca tahsil edilen % 2 ... payı olarak yapılan toplam tahsilatların KDV Dahil 174.644,68 TL olduğunu, davacının talepleri arasında iletim sistemi kullanım bedeli ve dağıtım sistemi kullanım bedellerinin iadesinin bulunduğunu, ancak davacıya elektrik enerjisinin ulaştırılması sırasında hem ...'a ait iletim sisteminin, hem de ... Elektiğin dağıtım sisteminin kullanılması nedeniyle iletim sistemi kullanım bedeli ile dağıtım sistemini kullanım bedeli iadesini talep edemeyeceği görüşüne varıldığını, davalı şirket tarafından tahsil edilen kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, sayaç okuma bedeli, nihai durumda mevzuat gereği ... AŞ'ye, ... payının ise ... Genel Müdürlüğüne aktarıldığını, kayıp kaçak bedeli ile birlikte dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedelinin iadesine karar verilmesi halinde toplam bedelin KDV dahil 313.807,23 TL olarak hesaplandığını, değerlendirmenin davanın açıldığı tarihte geçerli olan mevzuata göre yapıldığını, 17/06/2016 tarihli 29745 Sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 Sayılı EPK ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 21.maddesi ile 6446 sayılı kanunun 17.maddesine eklenen 10.fıkra hükmü ile kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." düzenlemesinin getirildiğini, buna göre ... tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece ...'nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığını, dava konusu edilen dönemde Davalı ... AŞ tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...'nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığını, diğer taraftan 6719 sayılı Kanunun Geçici 20.maddesi hükmünde " Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır. " düzenlemesinin yer aldığını, buna göre 6446 sayılı Kanunun 6719 sayılı Kanun ile Değişik 17.maddesinin 6719 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı Kanunun 17.maddesine eklenen ve 10.Fıkrası hükmünde yer alan düzenlemenin iş bu dava açısından da uygulanmasının gerektiği, bu çerçevede 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme dikkate alındığı takdirde kayıp kaçak bedeli ile ... tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından davacının dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı sonucuna ulaşmak gerekeceği, kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin iadesi konusunda davacının talebinin şimdilik 10.000,00 TL olduğunu bildirmiştir.
Dosyaya toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; Davacı tarafça elektrik aboneliğinden dolayı davalı şirket tarafından 2014/10-2015/01 dönemleri arasında kayıp kaçak dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, PSH, sayaç okuma bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli ve ... payı olarak tahsil edilen bedelerden şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı taraftan avans faizi ile tahsiline yönelik belirsiz alacak davası olarak 11/04/2016 tarihinde açıldığı, davadan sonra 17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21.maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17.maddesine eklenen 10.Fıkra hükmü ile "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." düzenlemesinin getirildiği, düzenleme doğrultusunda ... tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece ...'nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu edilen dönemde davacı tarafın faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...'nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, 6719 sayılı Kanunun geçici 20.maddesinde "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır." düzenlemesinin bulunduğu, bu düzenleme doğrultusunda 6446 sayılı Kanunun 6719 sayılı Kanun ile Değişik 17.maddesinin 6719 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve 6446 sayılı Kanunun 17.maddesine eklenen ve 10.fıkrasında yer alan düzenlemenin işbu davada da uygulanmasının gerektiği, 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme nazara alındığında kayıp kaçak bedeli ile ... tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağı, 6719 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin dava açılış tarihinden sonra olduğu, getirilen düzenleme ile davanın konusuz kaldığı, ancak dava tarihi nazara alındığında davacı şirketin davasında haklı olduğu, ancak 6719 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, bu nedenle davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri tayini gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-6719 Sayılı yasa gereğince dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gerekli 35,90 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubuyla bakiye 134,88 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine,
3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince hesap ve takdir edilen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan ilk masraf 33,50 TL, peşin harç bedeli 29,20 TL, 12 tebligat gideri toplamı 129,00 TL, 1 bilirkişi ücreti 350,00 TL olmak üzere toplam 541,70 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
6-Artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
İlişkin tarafların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.20/02/2018