Tazminat

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 30/12/2016 tarihli dilekçe ile, 09/10/2013 tarihinde davalılardan ...'ın yönetimindeki, yine davalılardan ...'a ait ... plakalı kamyonetin, ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete arkadan çarpması sonucu ...'in ve yolcu konumunda olan ...'in ölümüne sebebiyet verdiğini, kaza sonrası tutulan tespit tutanağında da kamyonet sürücüsünün yaptığı hız nedeniyle önünde giden araç ile olan takip mesafesini koruyamadığının belirtildiğini, davalı sürücünün 2918 sayılı Kanunun Md. 84'de yer alan sürücülere ait asli kusurla arkadan çarpma kuralını ihlal ettiğini, yolcu olarak bulunan ...'in ölümü sonrasında çocuklarının ev hizmetlerinden yoksun kaldıklarını, Yargıtay'ın ev kadınlarının ev hizmetlerini yaşam boyu yaparak evlerine maddi destek sağlayacaklarına ilişkin kararlarının bulunduğunu, 6100 sayılı yasanın Md. 107 hükmü uyarınca yargılama sırasında toplanacak delillere ve uzman bilirkişilerden alıncak kusur ve hesap raporlarına göre, peşin harcı tamamlanmak koşuluyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat istemlerinin bulunduğunu, çocukların çok küçük yaşta annelerini kaybetmiş olmaları nedeniyle yaşadıkları üzüntünün çok büyük olduğunu, araç sürücüsü ve sahibi yönünden her bir çocuk için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminat istemlerinin bulunduğunu, kazaya neden olan ... plakalı aracın ... no'lu poliçe ile davalı ... şirketinde sigortalı olduğunu, sigorta şirketine 31/10/2016 tarihinde başvuru yapıldığını ve reddedildiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sürücü yönünden olay tarihinden, davalı ... şirketi açısından sigortaya başvuru tarihi olan 01/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek faizili ile, manevi tazminat yönünden her iki çocuk için toplam 150.000,00 TL manevi tazminat tutarının araç sahibi ve sürücüden olay tarihinden itibaren işletilecek faiz ile tahsiline hükmedilmesi talep ve dava edilmiştir.

Dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş, davalı ... şirketi vekili tarafından verilen dilekçe ile, davaya bakmakta davalı ... şirketinin yargı çerçevesinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı şirkete davadan önce yapılan başvuru üzerine ... no'lu hasar dosyasının açıldığını ve tazminat hesabı için aktüer raporunun hazırlandığını, hazırlanan raporda davacı ... için 4.320,00 TL, davacı ... için 6.360,00 TL ve dava dışı baba ... için 1.320,00 TL olmak üzere toplam 12.000,00 TL olarak hesaplandığını, hesaplanan bu bedelin 10.680,00 TL'lik kısmı 08/08/2014 tarihinde davacılara, 19/08/2014 tarihinde de dava dışı baba ...'a ödendiğini, davalı şirket aleyhine açılan haksız davanın reddinin gerektiğini, davalı şirket tarafından yapılan 08/08/2014 ve 19/08/2014 tarihli ödemelerin akabinde davacılardan alınan ibranamenin iptalinin 2 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, dava tarihi itibariyle de bu sürenin geçtiğini, zarar gören kimselerin tazminat miktarı açıkça yetersiz veya fahiş olan anlaşma ve uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıllık süre zarfında iptali yoluna gidilebileceğini, bu nedenle davacı ile davalı şirket arasındaki ibranamenin yasal süresi içinde iptal edilmediğinden, davacı tarafın herhangi bir tazminat isteminde bulunma hakkının kalmadığını, bu nedenle de davanın reddinin gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, davalı şirketin ödeme yapıp sorumluluğu yerine getirdiğinden temerrüde düşmediğini, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe nedeniyle olmadığını, haksız fiil nedeniyle olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olmadığını, yine davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin sorumluğunun bakiye poliçe teminatı olan 238.000,00 TL limit ile sınırlı olduğunu, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, yine davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müteveffanın motosiklet üzerinde seyahat halinde iken kask takmaması ve uygun kıyafetler giymemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunu ve hesap yapılırken Yargıtay içtihatları gereğince asgari %25 oranında indirim yapılmasının gerektiğini, açıklanan nedenlerle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetki yönünden reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın tümünden reddine, davacının davayı ispatı halinde davalı şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise asıl alacak yargılama gideri ve vekalet ücretinden ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden itibaren başlatılmasını istediği görülmüştür.
Davalı gerçek kişiler vekili tarafından verilen 08/02/2017 tarihli dilekçe ile, davaya konu kazanın ... İli ... İlçesinde gerçekleşmesi nedeniyle davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemelerin Selendi ve Kula Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu ve yetki itirazında bulunduklarını, davacıların maddi tazminat taleplerini davalı ... şirketinden karşılamalarının mümkün olduğunu, istenilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, söz konusu kazada davacıların babası olan müteveffanın olay yeri ile ilgili Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda ve bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunduğunu, dosyanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle yetki itirazının kabulüne, esasa girilmesi halinde davanın reddine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
Kazaya karışan araçların kaza tarihi itibariyle trafik kayıtları ve ... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde düzenlenen ... poliçe nolu ZMSS poliçesi ve düzenlenen ... no'lu hasar dosyası dosyamız içine alınmış, davacı küçükler ile davalı gerçek kişilerin SED araştırması için ilgili kolluk birimlerinin yanıtları ile söz konusu kazaya ilişkin Salihli Ağır Ceza Mahmesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası dosyamız içine konmuştur.
Tüm belge ve deliller toplandıktan sonra dosya, kazanın meydana gelmesi ile ilgili olarak kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespiti için kusur bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 13/09/2017 havale tarihli rapor dosyaya sunulmuş, rapor taraflara tebliğ edilmiş, kusur bilirkişisinden dönüşünden sonra verilen ara kararı gereğince gün beklenmeksizin dosya bu kez aktüerya bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişiden davacı küçüklerin her biri yönünden ayrı ayrı destekten yoksun kalma zararının tespit edilmesi istenmiş, aktüer bilirkişi tarafından 02/10/2017 hava tarihli rapor dosyaya sunulmuş, rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacılar vekili tarafından istem sonucunu artırma dilekçesi verildiği görülmüştür.

09/10/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında motosiklette yolcu olarak bulunan davacı küçüklerin annesi ... ile babaları ...'in vefat ettiği, kazaya karışan ve karşı taraf araç olan ... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğu, davacı küçüklerin anne ve babalarının ölümü üzerine destekten yoksun kaldığı ve davalı ... şirketi ile davalı karşı taraf araç sürücüsü ve araç maliki olan gerçek kişilerden destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemi ile iş bu davanın açıldığı, davalı ... şirketi vekilinin ve davalı gerçek kişiler vekilinin yetki itirazında bulundukları ve davanın reddini istedikleri, ayrıca davalı ... şirketi tarafından davacı küçüklere iki kez ödeme yapıldığının bildirildiği, sonuçta davanın reddinin istendiği görülmüştür.
Dava, meydana gelen kaza sonucu anne ve babasını kaybeden küçüklerin yoksun kaldıklarını iddia ettikleri, desteklerinden dolayı uğradıkları bakiye zararın tazmini ve manevi zararın tazmini istemine dönüktür.
Davacı küçükler için dava açmak üzere vasi ...'e, husumete izin yetkisinin Selendi Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası üzerinden verildiği tespit edilmiştir.
Davacı küçüklerin davalı ... şirketi tarafından meydana gelen kazadan sonra yapılan bir ödeme olduğu beyan edilmiş ise de, davacıların yürütülen Ağır Ceza Mahkemesi dosyası süreci ve bakiye zararın oluştuğu iddiası yönünden dosyamızda inceleme yapılması gerektiği görülmüştür.
Davalılar tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de, davalılardan sigorta şirketinin bölge müdürlüğünün Mahkememizin yetki sınırları içinde mevcut olduğu ve yerleşik Yargıtay kararlarına göre davalı ... şirketinin bölge müdürlüğünün bulunduğu yerin de haksız fiil tazminatına ilişkin davalar yönünden yetkili olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm delillere göre, 09/10/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı küçükler ... ve ...'nin annesi ... ve babası ...'in hayatını kaybettiği, meydana gelen kazada davalı ...'a ait olan ve diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan davalı ... şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %30 oranında tali kusurlu olduğu, davacıların babası ...'in ... plakalı motosikletin sürücüsü olduğu ve kazanın oluşumunda %60 oranında kusurlu olduğu, yine davacıların annesi ...'in ... tarafından kullanılan motosiklette gerekli tedbirleri almadan bulunması nedeniyle %10 oranında müterafık kusurlu olduğu, bu hususta kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen raporun dava dosyasındaki verilere uygun ve denetlenebilir nitelikte olduğu, dosyanın tevdi edildiği aktüer bilirkişi tarafından davacıların gördükleri zarar dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve bu hesaplamaya göre de yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra bakiye ...'in 12.085,79 TL, ...'in ise 21.725,70 TL zararının belirlendiği, davalı tarafça her ne kadar ibraname düzenlendiği beyan edilmiş ise de, söz konusu ibranamenin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle de davacıların dava açma hakkından vazgeçmiş sayılmalarının mümkün olmadığı, davacı tarafça istem sonucunu artırma dilekçesinin usulune uygun şekilde dosyaya sunulduğu ve harcın tamamlandığı, davacılar ile davalıların yapılan Sosyal Ekonomik Araştırmalarının sonucu dikkate alınarak, davacıların hem annelerini hem de babalarını küçük yaşta kaybetmiş olmaları nedeniyle telafisi imkansız şekilde zarar gördükleri, bu manevi zararlarının Mahkememizce tespit edilebilecek bir bedel ile giderilmesi mümkün değil ise de, iler ki hayatlarında kısmi olarak zararlarının tazminine yönelik belli bir miktar tazminatın küçüklere ödenmesinin, kısmi bir tatmin sağlayabileceği, küçüklerin anne ve babasının olayın meydana gelmesinde mevcut kusurları da dikkate alınarak davalı tarafın da tamamen fakirleşmesini engelleyecek şekilde hakkaniyete uygun bir tazminat miktarının Mahkememizce belirlenmesi gerektiği, bu hususlar dikkate alınarak her bir çocuk için ayrı ayrı 35.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden tahsili yönünde hüküm kurulması gerektiği, açıklanan hususlar dikkate alınarak destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-Davanın maddi tazminat istemi yönünden KABULÜNE,
Davacı ... için 12.185,79 TL,
Davacı ... için 21.725,70 TL olmak üzere toplam 33.911,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketi yönünden (sigorta limiti kapsamında kalmak koşulu ile) 14/11/2016 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacılara ayrı ayrı ödenmesine,

Kabul edilen maddi tazminat bedeli üzerinden hesaplanan 2.316,49 TL harçtan, peşin alınan 29,20 TL peşin harç ile 112,41 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 141,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.174,88 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 4.069,37 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 63,03 TL başvuru harcı, 112,41 TL tamamlama harcı, 900,00 TL Bilirkişi ücreti, 194,70 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 1.270,14 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

2-Manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜNE;
Davacı ... için 35.000,00 TL
Davacı ... için 35.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı ödenmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Kabul edilen manevi tazminat bedeli üzerinden hesaplanan 4.781,70 TL harçtan, peşin alınan 486,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.295,12 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 8.050,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 486,58 TL manevi tazminat yönünden alınan başvuru harcından ibaret yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/02/2018