İtirazın İptali

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 27/09/2016 tarihli dilekçe ile, Davalı ... A.Ş. Aleyhine, davacı şirket ile aralarında bulunan ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağı nedeni ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 30/09/2016 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edildiğini, borçlu vekilinin 03/10/2016 tarihinde alacağın tamamına ve ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, takip konusu alacağın davacı ile davalı arasında 2016 yılı ve öncesinde gerçekleşen ürün satışlarından doğduğunu, davacı şirketin paslanmaz levha, sac ve sair ürünlerin satışını yaptığını, davalı tarafça kendisine teslim edilen mallara ilişkin fatura ve tahsilat makbuzlarına T.T.K. Hükümlerine göre 8 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmediğini, davacı şirketin iyi niyetli davranarak davalı tarafın ödeme yapmasını beklediğini, her hangi bir ödeme yapılmayınca davaya konu icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın kötü niyetle, alacağın tahsilini geciktirmek ve zorlaştırmak için takibe itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, takibe takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafından herhangi bir yanıt verilmediği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı olduğu, borçlunun dosyamız davalısı olduğu, davacı tarafça genel haciz yolu ile başlatılan icra takibine, davalı-borçlu tarafından itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı tarafça davalıya ürün satışı suretiyle taraflar arasında ticari ilişki olduğu iddia edildiğinden tarafların ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmaları istenmiş, davacı tarafça ticari defter ve kayıtların bulunduğu adres dosyaya bildirilmiş, davalıya bu konuda çıkarılan meşruhatlı davetiyeye rağmen beyanda bulunmadığı ve defterlerin yerini bildirmediği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça ürün satışına ilişkin dayanılan sevk irsaliyeleri dosyaya sunulmuş, bu irsaliyeler üzerindeki imzaların davalı şirket çalışanlarına ait olup olmadığı yönünden beyanda bulunması için davalı tarafa meşruhatlı davetiye çıkarılmış, bu konuda beyanda bulunmadığı takdirde irsaliyeler üzerindeki imzaların şirket yetkilisi veya çalışanına ait olduğunu kabul etmiş sayılacağı ihtar edilmiş, ihtara rağmen davalı tarafça herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.

Dosyaya sunulan delil ve belgeler ile davacıya ait ticari defter ve kayıtların yerinde incelenmesi ve icra takibine konu alacak yönünden alacağın alacağın doğup doğmadığı, doğmuş ise miktarı ve ferileri hususunda ayrıntılı rapor düzenlenmesi için dosya, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 05/05/2017 tarihli rapor dosyaya sunulmuş ve taraflara tebliğ edilmiş, tebliğe rağmen davalı tarafça beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı tarafça davalı şirkete yapılan ürün satışı dolayısıyla davalının ürün bedellerini ödemediği iddiası ile davalı şirket aleyhine genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresinde takibe ve borca itiraz edildiği, itirazın iptali istemi ile Mahkememizde iş bu davanın açıldığı, taraflara verilen süre içinde davacı tarafça dayanılan kayıtların sunulduğu ve ticari defterlerin bulunduğu adresin bildirildiği, ancak davalı tarafın dosyaya herhangi bir beyanda bulunmadığı, ayrıca ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesinin dosyaya sunulan bilgi, belge ve kayıtlar üzerinde yaptırıldığı, buna göre davacı ile davalı arasında faturalara dayalı ticari ilişki olduğu, davalıya teslim edilen mal bedeli olarak 11.345,72 TL tutarında cari hesap alacağının davacı yönünden tespit edildiği, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun şekilde düzgün şekilde düzenlendiğinin tespit edildiği, davalıya yapılan meşruhat nedeniyle tespit edilen hususların davalı yönünden aleyhe delil olarak kabul edilmesi gerektiği, dosyaya sunulan sevk irsaliyelerinde imzası bulunan şahıs yönünden davalı şirkete meşruhatlı davetiye çıkarılmasına rağmen herhangi bir itirazda veya beyanda bulunulmadığı, bu nedenle irsaliyelerdeki imzanın geçerli olduğunun ve davalıya mal tesliminin usulüne uygun şekilde olduğunun kabulü gerektiği, icra takibinde her ne kadar takip tarihine kadar işlemiş faiz de istenmiş ise de, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir delilin dosya içinde olmadığı, bu nedenle faizin takip tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, icra takip dosyasında tespit edilen asıl alacak bedeli kadar itirazın haksız olduğunun tespiti ile bu bedel yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı tespit edilmiş olmakla alacağın likit olduğunun kabulü ile inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında, davalının itirazının kısmen iptaline,
Takibin 11.345,72 TL asıl alacak üzerinden devamına,
Takipten önce işletilen ve alacağa dahil edilen faiz yönünden istemin reddine,
İcra inkar tazminatı isteminin kabulüne,
Hükmedilen alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında tazminatın davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine,
Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 775,02 TL harçtan, peşin alınan 141,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 634,01 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Dava kısmen kabul kısmen red edildiğinden davacı tarafından yapılan 174,51 TL başvuru harcı, 400,00 TL Bilirkişi ücreti, 108,50 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 683,01 TL yargılama giderinden kabul red oranı dikkate alınarak 662,51 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.
26/02/2018