Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 16/11/2016 tarihinde ... Bayisi olan Davalı şirketten ... Model 0 km araç almak istediğini belirttiğini ve davalı tarafın aynı gün araç teklifini müvekkiline sunduğunu, tarafların vergiler dahil 184.500,00 TL olarak anlaştıklarını, müvekkilinin 5.000,00 TL kaparo bedelini ödediğini, müvekkilinin aracı kredi ile alacağından aynı tarihlerde krediye başvurulduğunu, 23/11/2016 tarihinde anılı kredinin onaylandığını ve 130.000,00 TL'nin davalı şirketin hesabına aktarıldığını, 23/11/2016 tarihinde müvekkilinin aracının kaskosunun ... AŞ tarafından yapılmasını kabul ettiğini, yine aynı tarihte müvekkilinin davalı yandan ödenecek tüm vergilerin ödenmesini talep ettiğini ve davalı şirkete tüm işlemlerin yapılabilmesi için geniş kapsamda bir vekaletname verdiğini, müvekkilinin bakiye araç bedeli 49.500,00 TL 'yi davalı şirketin hesabına 24/11/2016 tarihinde gönderdiğini, böylece anılı tarihte araç bedelinin tamamını davalı şirkete ödediğini, davalı tarafın müvekkilinin tüm ısrarlarına rağmen araca ait özel tüketim vergisini yatırmadığını ve 25/11/2016 tarihinde Özel Tüketim Vergisindeki artışın resmi gazetede yayınlandığını ve araç fiyatlarının zamlandığını, müvekkilinin uzun zamandır bekletiği araçtan vazgeçmek istemediğinden talep ve dava haklarını saklı tuttuğunu belirterek 10.000,00 TL Özel Tüketim Vergisini 29/11/2016 tarihinde banka aracılığı ile yatırdığını, davalı şirketin takip işlemlerini vaktinde yerine getirmediğini, bu zararın bir kısmını karşılamayı taahhüt ederek müvekkiline karşı sorumlu olduğunu kabul ettiğini, müvekkili tarafından fazla ödenen 10.000,00 TL ÖTV farkının davalı tarafından karşılanması gerektiğini, Sözleşmesi 25/11/2016 tarihinden önce akdedilen otomobiller için ÖTV artışı gerekçe artışı gösterilerek fiyat farkı talep edilemeyeceğini, bu şekilde fark ödemiş alıcıların bu farkı talep edebileceklerinin gerek Borçlar Kanunu ve gerekse Tüketici Kanunu uyarınca sabit olduğunu, müvekkili alıcı tarafından araç bedeli ödenerek edimin ifa edildiğini, bu aşamadan sonra davalı yanın sözleşmede tek taraflı değişiklik yapmasının kabul edilemeyeceğini bildirerek ÖTV farkından kaynaklanan müvekkili tarafından ödenen 10.000,00 TL fiyat farkının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticaret merkezinin adresi İstanbul olup, yetkili mahkemenin İstanbul Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davacının müvekkili şirketten satın ve teslim almış olduğu araç için 16.11.2016 tarihinde müvekkili şirkete sipariş verdiğini ve müvekkili şirket tarafından sunulan Araç Teklif Formunu hiçbir ihtirazı kayıt olmaksızın kabul ettiğini, söz konusu araç teklif formunun ikinci sayfasında açık ve net bir şekilde teslim tarihine kadar T.C. Devleti tarafından yapılması muhtemel fiyat değişikliklerinin (ÖTV, KDV, MTV, trafik sigortası, tescil ve ruhsat işlemleri vb.) davacıya yansıtılacağı şartının yazdığını, davacı tarafın Araç Teklif Formunu onayladığını ve 16/11/2016 da 5.000,00 TL kaparo, 24/11/2016 tarihinde saat 14: 16: 50sn' de ... Finanstan kullandığı 130.000,00 TL ve 24/11/2016 tarihinde saat 16: 22: 14 sn' de müvekkilin İşbankası hesabına 49.500,00 TL ve 29/11/2016 tarihinde 13: 12: 04sn'de kalan bakiye 10.000,00 TL yi İşbankası hesabına yatırdığını, en son ödemenin 24 Kasım tarihinde vergi dairesinin mesai saati bitimine 8 dakika kala müvekkili şirket kayıtlarına geçtiğini, vergi dairesinin veznesinin saat 16: 30 itibariyle kapandığını ve sistemsel sorun nedeniyle online vergi ödeme işlemi de yapılamadığını, yeni vergi oranlarının 24/11/2016 tarihi saat 00: 00 itibari ile yürürlüğe girdiğini,... Otomobil vergisiz fiyatlarında herhangi bir değişiklik yapmadığını, araç anahtar teslim fiyatlarının yeni belirlenen ÖTV oranları doğrultusunda değişiklik gösterdiğini, bu sebeple davacıdan, aracın tescil işlemlerinin gerçekleşebilmesi için davacı tarafından ödenmesi gereken bir vergi tutarı olan ÖTV vergisi için 10.000,00 TL lik ÖTV farkı talep edildiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ortada bir zarar var ise davacının kusurundan kaynaklandığını, davacının ticari faiz talep etmesi kanuna aykırı olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın yetki itirazının HMK 14.madde gereğince reddine karar verilmiş, taraflar delillerini dosyaya bildirmişlerdir. Dava dilekçesine ekli ... cinsi araca ait 16/11/2016 tarihli fiyat teklifinde anahtar teslim fiyatının 184.500,00 TL olarak belirtildiği, teklif şartları bölümünün 2.bendinde "Fiyatlar faturanın kesildiği günkü değerlerle düzenlenir. ÖTV, KDV, MTV, Trafik Sigortası, tescil ve ruhsat işlemleri vb. Araç fiyatına dahil tüm vergi ve masraflar mevzuat değişikliklerine bağlı olarak ... AŞ tarafından ayrıca haber vermeksizin değiştirilebilir." kaydının bulunduğu belirlenmiştir.
21/11/2016 tarihli proforma faturada aracın toplam satış fiyatının 184.500,00 TL olduğu, açıklamalar bölümünde seri imalatla ilgili her türlü değişiklik hakkının mahsus olup teslim anındaki satış fiyatlarının geçerli olduğu, teslim süresinin karşılıklı görüşmelerle kesin siparişe müteakip belirleneceğinin belirtildiği görülmüştür.
Davacı tarafça yapılan ödemelerle ilgili ekstreler ... Bankası ... Şubesinden getirtilmiş, dosyaya gelen İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Tahsilat Grup Müdürlüğünün 24/10/2017 tarihli yazısında 24/11/2016 tarihli tahsilatların hangi saate kadar yapıldığının sorulduğun, mesai saatinin 17: 30'da bitmesi nedeniyle saat 16: 30'a kadar vergi daireleri veznelerinde ödeme yapıldığı, ayrıca 6736 Sayılı kanun ve 7020 Sayılı kanun kapsamında yapılacak ödemelerin son günleri vergi dairelerinde meydana gelmesi muhtemel sıkışıklığın önlenmesi ve mükelleflere kolaylık sağlaması amacıyla vergi daireleri veznelerinin daha geç saatlere kadar çalışabildiği bildirilmiştir.
Dinlenen davalı tanığı ... beyanında; davalı şirkette satış danışmanı olduğunu, satış bedeli alınmadan ve hesap kapanmadan verginin yatırılması ve fatura işlemini yapamadıklarını, faturanın kesilmesi için ÖTV vergisinin yatması gerektiğini, ÖTV vergisi yattıktan sonra ÖTV dekontunun çıktığını ve bunun sonrasında da fatura düzenlendiğini, çalıştığı firmanın araç alan ve hesabını 14: 30'a kadar kapatmış kişilerle ilgili ÖTV vergisini ödemek üzere çek düzenleyip vergi dairesine gönderdiğini, online ödeme kullanmadıklarını, müşterilerin para gönderdiğinde arayıp söylemesi ya da dekontu göndermesi gerektiğini, entegral sisteminde parça parça yapılan ödemelerin sistemde takip edilse de gün sonunda görüldüğünü bildirmiştir.
Dosyaya toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacı tarafça davalı şirketten ... marka araç alımı ile ilgili 16/11/2016 tarihli fiyat teklifi verildiği ve 21/11/2016 tarihli araç ile ilgili proforma fatura düzenlendiği, aracın toplam satış fiyatının fiyat teklifi ve proforma faturada 184.500,00 TL olarak belirtildiği, araç teklif formunda fiyatların mevzuat değişikliklerine bağlı olarak ... AŞ tarafından değiştirilebileceği, proforma faturada ise teslim anındaki satış fiyatının geçerli olduğunun belirtildiği, davaya konu araç ile ilgili davacı tarafça 16/11/2016 tarihinde 5.000,00 TL, 24/11/2016 tarihinde 130.000,00 TL gönderildikten sonra bakiye 49.500,00 TL'lik ödemenin ise 24/11/2016 tarihinde 15: 41 'de davalı hesabına gönderildiği, ancak Özel Tüketim Vergisi Oranlarının 25/11/2016 tarihi itibariyle değiştiği, bu nedenle davaya kaynak aracın fiyatında ÖTV vergisi nedeniyle fiyatında 20.000,00 TL'lik artış olduğu, bu miktarın 10.000,00 TL'sinin davalı yanca karşılandığı, davacının ÖTV farkı nedeniyle talep edilen 10.000,00 TL'yi davalı tarafa talep hakları saklı kalmak kaydı ile ödediği, taraflar arasındaki Araç Teklif Formunda kapsamında fiyatların faturanın kesildiği günkü değerlere göre düzenleneceğinin belirtildiği ve 21/11/2016 tarihli proforma faturada teslim anındaki satış fiyatlarının geçerli olduğunun belirtildiği, araca ilişkin faturanın düzenlenmediği, taraflar arasında dava konusu aracın teslimi için bir tarih kararlaştırıldığı ve kararlaştırılan tarihten sonra aracın teslim edildiği ve teslimdeki gecikmenin davalı satıcının kusurundan kaynaklandığı hususunun dosya kapsamı ile ispatlanamadığı, meydana gelen fiyat farkının 1/2 sinin davalı tarafça ödendiği nazara alındığında subut bulmayan davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davanın reddine,

2-Alınması gerekli 35,90 TL harcın peşin alınan 170,78 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 134,88 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın ilgili taraflara iadesine,

İlişkin davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.27/02/2018