Alacak

Mahkememizde görülmekte olan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; Müvekkilinin her ay düzenli olarak tahakkuk eden elektrik faturasını ödediğini, bu faturaların incelendiğinde " Perakende Satış Hizmet bedeli, İletim Bedeli ve Dağıtım Sistemleri Kullanım Bedeli, kayıp kaçak bedeli, dağıtım, sayaç okuma, " adı altında haksız bir bedelin yansıtıldığından müvekkili ile imzalanan abonelik sözleşmesinin yapıldığı tarihten bu güne kadar haksız olarak tahsil edilen perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli ve dağıtım sistemleri kullanım bedeli, kayıp kaçak bedeli, dağıtım, sayaç okuma bedellerinin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ... AŞ'nin mevzuat gereğince 13/12/2012 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, müvekkil şirketin 01/01/2013 tarihi itibariyle İzmir ve Manisa İllerinde perakende satış faaliyetini sürdürdüğünü, davacı yanın faturalarda yer alan kayıp - kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli,, dağıtım bedeli, perakende satış bedeli, iletim bedeli ve sair adlar altında tahsil edilen bedellerin haksız olduğu iddiası ile iadesine yönelik olarak müvekkiline açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iş bu davanın ... aleyhine ve Danıştay'dan açılması gerekirken görevli olmayan adli yargıda taraf sıfatı dahi olmayan müvekkili aleyhine açıldığından davanın reddine karar verilmesini, açılan davanın niteliği bakımından yasanın aradığı süre içinde dava açılmadığından zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, müvekkilinin bu davada sıfatı bulunmadığını, perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli ve dağıtım sistemleri kullanım bedellerinde müvekkil şirketin faaliyet sahası içinde tahsil edilen bedeller olmadığını, fatura bileşenlerinin abonelerden tahsili müvekkil şirketin insiyatifinde olmadığını, mevzuat gereği müvekkil şirketin uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu, abonelerin lisans sahibi ile şirket ile imzaladığı sözleşme gereğince ilgili mevzuat hükümlerince uymak zorunda olduğunu, ihtirazi kayıt olmadan yapılan ödemelerin istirdatının mümkün olmadığını, 4628 sayılı ... Kurulu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu 6100 sayılı HMK Borçlar Kanunu, Medeni Kanunu ve ikincil mevzuat gereğince açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ... AŞ'nin 17/06/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunla Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair düzenlemelerin yürürlüğe girdiğini, davacı yanın faturalarda yer alan kayıp - kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli,, dağıtım bedeli, perakende satış bedeli, iletim bedeli ve sair adlar altında tahsil edilen bedellerin haksız olduğu iddiası ile iadesine yönelik olarak müvekkiline açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iş bu davanın ... aleyhine ve Danıştay'dan açılması gerekirken görevli olmayan adli yargıda taraf sıfatı dahi olmayan müvekkili aleyhine açıldığından davanın reddine karar verilmesini, açılan davanın niteliği bakımından yasanın aradığı süre içinde dava açılmadığından zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, müvekkilinin bu davada sıfatı bulunmadığını, perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli ve dağıtım sistemleri kullanım bedellerinde müvekkil şirketin faaliyet sahası içinde tahsil edilen bedeller olmadığını, fatura bileşenlerinin abonelerden tahsili müvekkil şirketin insiyatifinde olmadığını, mevzuat gereği müvekkil şirketin uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu, abonelerin lisans sahibi ile şirket ile imzaladığı sözleşme gereğince ilgili mevzuat hükümlerince uymak zorunda olduğunu, ihtirazi kayıt olmadan yapılan ödemelerin istirdatının mümkün olmadığını, 4628 sayılı ... Kurulu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu 6100 sayılı HMK Borçlar Kanunu, Medeni Kanunu ve ikincil mevzuat gereğince açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti; Taraflar arasında imzalanan sözleşme sonucu ... numarayla alınan tesisat abone numarasından dolayı ...-... tarihleri arasında kayıp kaçak ve diğer bedeller adı altında davalı tarafından davacıdan hukuka aykırı bir şekilde herhangi bir bedelin alınıp alınmadığı, alınmış ise miktarının ne kadar olduğu, ayrıca davalılara husumet düşüp düşmeyeceği, davanın adli yargıda görülüp görülmeyeceği ve zaman aşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davaya dayanak abonelik sözleşmesine dayalı tüm faturalar celp edilip incelendikten sonra dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yargılama devam ederken 6719 sayılı Kanunun 17.06.2016 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra bilirkişiden 05/01/2018 tarihli raporda özetle ; dava konusu edilen dönemde ... AŞ ve ... AŞ tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp - kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarları ... Kurulu tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...'nun düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bedelin bulunmadığını belirlediği görülmüştür.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Mahkememizce 6719 sayılı Yasanın iptali ile ilgili Anayasa Mahkemesinde görülen davanın sonucu bekletici mesele yapılmış ise de, beş aydan fazla sürenin geçmiş olması nedeniyle mahkememiz bekletici mesele yapılmasından vazgeçilerek mevcut yasal düzenleme çerçevesinde yargılamayı sonuçlandırması cihettine gitmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Davacı tarafça, davalının her hangi bir hizmet karşılığı olmadan kayıp kaçak, dağıtım, iletim bedeli tahsil ettiği, yapılan bu tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle bunların iadesine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize dava açıldığı, 17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı " Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun " un 21. Maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. Maddesine Eklenen 10. Fıkra Hükmü ile " Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır " düzenlemesinin getirildiği, düzenleme doğrultusunda ... tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece ...' nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu edilen dönemde davalı ... A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...' nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığının alınan ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği, 6719 sayılı Kanun' un geçici 20. Maddesinde "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır " düzenlemesinin yer aldığı, bu düzenleme doğrultusunda 6446 sayılı Kanun' un 6719 sayılı Kanun ile Değişik 17. Maddesinin 6719 sayılı Kanun' un yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı Kanun' un 17. Maddesine eklenen ve 10. Fıkrasında yer alan düzenlemenin davamız açısından da uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme dikkate alındığı takdirde kayıp kaçak bedeli ile ... tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından davacının dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmış ise de, dava açıldıktan sonra ve 6719 sayılı yasa yürürlüğe girmeden önce alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin davacıdan kayıp-kaçak ve diğer fatura bileşenlerinden dolayı ... AŞ'den 33.105,87 TL ve ... AŞ'den 67.778,59 TL olmak üzere toplam 100.884,46 TL fazla tahsilat yaptığının belirlendiği, bu durumda yasa yürürlüğe girdikten sonra davanın konusunun kalmadığı, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirileceğinden davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Davacı taraftan peşin yatırılan 29,20 TL harcın alınması gerekli maktu 35,90 TL harca mahsubu ile eksik kalan 6,70 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir yazılmasına,

3- Davacı tarafından yapılan 62,70 TL Harç ve dosya gideri, 20 tebligat gideri 240,00 TL, müzekkere gideri 36,00 TL ve 400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 738,70 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

4- Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. Maddesi uyarınca maktu 500,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

5-Kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın taraflara ödenmesine,
Dair, taraf vekilleri hazır olduğu halde verilen kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf - temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi 27/02/2018