Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

TALEP: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... adresinde faaliyet gösterdiğini, abonesi olduğu ... A.Ş.'den abonelik tarihinden bugüne kadar ücreti mukabili fatura tahakkuku yapıldığını, ancak söz konusu ödemeler içerisinde bir hizmet karşılığı olmayan kayıp kaçak bedeli ve sayaç okuma bedeli adı altında bedeller tahsil edildiğini,bu tür kayıpların dürüst abonelerden tahsil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, nitekim Y.H.G.K'nun l7.12.2014 gün, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile 21.05.2014 gün, ... Esas, ... Karar sayılı ilamlarında belirttikleri noktalara vurgu yapıldığını, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla bugüne kadar müvekkilinden kayıp kaçak bedeli ve sayaç okuma bedeli adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak ödenmiş olan bedeller için şimdilik 1.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekeçesinde özetle, davacı yanın, faturalarda yer alan kayıp- kaçak bedeli ve sayaç okuma adı altında tahsil edilen bedellerin, haksız olduğu iddiası ile iadesine yönelik olarak müvekkil şirkete yöneltmiş olduğu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ... A.Ş.'nin mevzuat gereği kısmi bölünme yöntemi ile 13.12.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kuruluş işlemlerinin tamamlandığını ve 01.01.2013 tarihinden itibaren İzmir ve Manisa illerinde perakende satış faaliyetini sürdürmeye başladığını, bu çerçevede davaya konu fatura bileşenlerinden kayıp-kaçak bedeline ilişkin taleplerin muhatabının, başta alınan kurul kararları ve düzenleyici işlemlerle bu bedellerin alınmasını öngören ... olmak üzere, faaliyet konusu anılan bedellere ilişkin uygulayıcı konumundaki ... A.Ş. olduğunu, müvekkil şirketin faaliyet konularından olmayan dava konusu taleplerle ilgili olarak ... A.Ş.'nin sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini, dava ile talep edilen fatura bileşenlerinden kayıp-kaçak kullanım bedelinin müvekkil şirketin faaliyet sahası içerisinde tahsil edilen bedeller olmayıp, dağıtım şirketinin sorumluluğunda olan ve dağıtım şirketine ödenen bedeller olduğunu, kayıp-kaçak bedelinin; dağıtım bölgesinin hedef kayıp-kaçak oranına göre belirlenen ve ... Tarafından onaylanan bedel olduğunu, 6446 sayılı Kanunun 17.maddesinde; 'Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar hükmüne sahip olduğunu, kayıp-kaçak tarifesinin dağıtım bölgelerinin hedef kayıp-kaçak oranları dikkate alınarak 2999 sayılı Kurul Kararı ile ulusal bazda ve abone grupları bazında Türkiye Genelinde tek bir fiyat olarak belirlenerek 01.01.2011 tarihinden itibaren uygulanmaya başladığını, sayaç okuma bedelinin; sayaç okuma maliyetlerini yansıtan ve Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği kapsamında belirlenen bir bedel olup tüm dağıtım sistemi kullanıcıları için okuma başına belirlendiğini, sayaç okuma işleminin dağıtım şirketlerinin faaliyet konusu olduğunu, davayı husumet bakımından kabul anlamına gelmemekle birlikte, fatura bileşenlerinin abonelerden tahsilinin müvekkil şirketin inisiyatifinde olmayıp mevzuat gereği müvekkil şirketin uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu, faturayı oluşturan bileşenlerin ve bu bileşenlerin birim fiyatlarının ... tarafından belirlendiğini, perakende satış şirketlerinin bu kalemlerin ve birim fiyatlarının belirlenmesinde hiçbir rollerinin bulunmadığını, bu sebeple iş bu davanın müvekkil şirkete yöneltilmesinin hukuki olmadığını, elektriğin tüketildiği noktaya kadar taşınması ve tüketiciye sunulması esnasında dağıtım sisteminde oluşan kayıp ve kaçağın ... tarafından fiyata dahil edilmesinin mevzuat gereği olduğunu, ayrıca abonelerin, lisans sahibi şirket ile imzalamış oldukları sözleşme gereğince ilgili mevzuat hükümlerine uymak zorunda olduğunu, davacı taraf ile imzalanan Perakende Satış Sözleşmesinin 3. Maddesinde; 'taraflar, bu sözleşme ile ilgili mevzuat ve mevzuatta yapılacak tüm değişikliklere uymayı taahhüt edere' denildiğini, davacı tarafın ödemelerini ihtirazi kayıt koymadan yaptığını, ihtirazi kayıt olmaksızın yapılan ödemenin istirdadının mümkün olamayacağına dair çok sayıda Yargıtay kararının mevcut olduğunu, dava konusu ile ilgili açıklamalarını destekler mahiyette yasal düzenlemenin 25.04.2016 tarihinde TBMM Genel Kuruluna sunulduğunu, bu yasa teklifi ile 6446 sayılı Yasanın 17.maddesine eklenen l0.fıkra hükmüne göre (ç), (d) ve (f) bentlerinde yer alan bedeller, Kurum tarafından belirlenen tarifeler kapsamında ürün ve hizmet bedeli niteliğinde maliyet unsurları olduğunu ve 'Ürün ve hizmet bedeline ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda, tüketici hakem heyetleri ve Mahkemelerin yetkisi ürün veya hizmet bedellerinin Kurulun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır' düzenlemesinin yapıldığını, yine 6719 sayılı Kanunun 6446 Sayılı Kanuna geçici maddeler eklenmesine ilişkin 24. Maddesi ile Elektrik Piyasası Kanununa eklenmesi planlanan geçici 20. Maddesinin 1. Bendinde 'Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış, her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında da bu Kanunla değiştirilen 17. Madde hükümleri uygulanır' düzenlemesi ile; Kurul Kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, iletim, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve kayıp-kaçak bedellerinin iadesine ilişkin dava ve taleplere bir sınırlama getirilmesinin zorunluluk olduğunun kabul edildiğini, açıklanan nedenlerle; davanın görevli yargı yeri mahkemesinde açılmamış olması, dava şartlarının bulunmaması, müvekkil şirketin taraf sıfatı taşımaması, elektrik faturasında yer alan kalemlerin ve bu kalemlerin birim fiyatlarının 4628 ve 6446 sayılı yasaların verdiği yetkiye dayalı olarak ... tarafından belirlenmiş olması, adı geçen yasalar ve idari işlemler yürürlükte kaldıkları sürece ilgili tüm tarafları bağlayıcı nitelikte olması nedenleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik faturalarında belirtilen ve davacı tarafından haksız ödendiği iddia edilen bedellerin iadesi istemine ilişkindir.
Davaya dayanak abonelik sözleşmesine dayalı tüm faturalar celp edilip incelendikten sonra 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun da gözetilerek dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiden 06/03/2017 tarihli rapor ve 02/01/2018 tarihli ek rapor alınmıştır. Raporda özetle; dava konusu edilen dönemde ... A.Ş ve ... A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp - kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarları Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...'nun düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bedelin bulunmadığının belirlendiği görülmüştür.Bilirkişi raporu, dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun bulunmakla mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan elektrik abonelik sözleşmesinden dolayı davacıya tahsis edilen ...,... ve ... tesisat numaralı abonelik uyarınca abonelik tarihinden itibaren kayıp kaçak ve diğer bedeller adı altında davalı tarafından davacıdan hukuka aykırı olarak herhangi bir bedelin alınıp alınmadığı, alınmış ise miktarının ne kadar olduğu uyuşmazlık konusudur.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, yasal düzenlemeler ve hükme elverişli bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, davalının herhangi bir hizmet karşılığı olmadan kayıp kaçak, dağıtım, iletim bedeli tahsil ettiği, yapılan bu tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle bunların iadesine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize dava açıldığı, 17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı " Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 21. Maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. Maddesine Eklenen 10. Fıkra Hükmü ile " Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır " düzenlemesinin getirildiği, düzenleme doğrultusunda ... tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece ...' nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu edilen dönemde davalı ... A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının ... tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve ...' nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan ... tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığının alınan ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği, 6719 sayılı Kanun'un geçici 20. Maddesinde" Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır " düzenlemesinin yer aldığı, bu düzenleme doğrultusunda 6446 sayılı Kanun' un 6719 sayılı Kanun ile Değişik 17. Maddesinin 6719 sayılı Kanun' un yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı Kanun'un 17. Maddesine eklenen ve 10. Fıkrasında yer alan düzenlemenin davamız açısından da uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme dikkate alındığı takdirde kayıp kaçak bedeli ile ... tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından davacının dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bununla birlikte; davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ve Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin kararları gereği içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, ... E.-... K. sayılı ilamında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin" vurgulandığı, bu kapsamda davacının dava açıldığı tarihte kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, davacı lehine yargılama giderleri ve maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:
6719 Sayılı yasa gereğince davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 35,90 TL maktu harca, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar ve ilam harcı, Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 106. Maddesi ve Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 27. Maddesine göre 20,00 TL'nin altında olduğundan, eksik 6,70 TL harç için harç tahsil müzekkeresinin yazılmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından sarf olunan 58,40 TL harç 106,30 TL tebligat, 500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 664,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 13/2.maddesi ve dava değeri nazara alınarak davacı yararına takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzlerine karşı verildi, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2018