İtirazın İptali

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili tarafından Torbalı ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilen 01/06/2016 tarihli dilekçe ile, davalı şirketin 09/10/2013 tarihinde kurulmuş olduğunu, müvekkilinin de 23 Ekim 2013 8428 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi gereğince de görüleceği üzere davalı şirkette kurucu ortak sıfatıyla yer aldığını, müvekkilinin 08/09/2015 tarihinde alınan karar ile ortaklıktan ayrıldığını ve hisselerinin icra takibine konu senet karşılığı devredildiğini, devir tarihinde davalı şirketle müvekkili arasında 65.000 TL'lik bono imzalandığını, bu senedin müvekkiline davalı şirketin hisselerini devretmesi karşılığında verildiğini, bu hususun senedin arkasına yazıldığını, ancak davalı şirketçe senedin arkasından anlaşıldığı üzere müvekkilinin eşinin hesabına aylık 3.000 TL'den toplam 15.000 TL'lik ödeme yapıldığını, davalı şirketin müvekkiline kalan ödemeleri yapmaya yanaşmaması üzerine davalı şirket aleyhine 28/04/2016 tarihinde Torbalı ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibinin başlatıldığını, icra dosyasında ilamsız icra takibi yapılmasının nedeninin senedin vade tarihinin düzenlenme tarihinden önce olması olduğunu, davalı şirketin icra dairesine sunduğu 11/05/2016 tarihli itiraz dilekçesinde borcu kabul etmediklerini itiraz ettiklerini ve müvekkilinin şirketten alacağının bulunmadığını bildirdiğini, bu hususun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile takibe yapılmış olan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı şirket aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Torbalı ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ... esas ve ... karar ilamı ile Görevsizlik kararı verilmiş, bu kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmış, dosyanın süresinde başvuru yapılması üzerine Mahkememize tevzi edildiği ve Mahkememizin ... esas sayılı numarasına kaydedildiği görülmüştür.

Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından verilen 22/02/2017 tarihli dilekçe ile, davacı tarafça Torbalı ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibe yönelik alarak, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemi ile davanın ikam edildiğini, davalı şirkete açılan dava ve davanın dayanağı olan ilamsız icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ..., ... ve ... ile birlikte ... Şti 'nin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin ekonomik zorluklar yaşadığını, 2015-2016 yılı içerisinde artan nakdi sermaye ve kaynak ihtiyacı karşısında payına düşen mali ödemeleri karşılamayan davacının hisselerini devretmek konusunda diğer ortaklarla anlaşmaya vardığını, yapılan anlaşma çerçevesinde ortaklık payına karşılık davacıya 65.000,00 TL ödeme yapılması ve ödenecek bedele ilişkin teminat olarak senet verilmesi, ancak senedin kambiyo senedi vasfı taşımaması amacı ile 14/10/2015 tanzim ve 08/09/2015 vade tarihli olarak düzenlenmesinin kararlaştırıldığını, ödemelerin aylık 3.000,00 TL tutarında olmak kaydı ile taksitler halinde yapılmasının kararlaştırıldığını, senedin ciro edilmemesi, ödemenin tamamlanmasından sonra senedin iade edilmesi ve ödemelerin ...'a ait banka hesabına yapılması hususunda anlaşma yapıldığını, bu hususların taraflarca senet arkasına yazılarak imzalandığını, davalı şirket yetkililerinin davacı tarafa her ay düzenli olarak ödemelerini gerçekleştirdiğini, 2016 Nisan ayı ödemesinin ayın sonuna kadar yapılması mümkün olduğu halde, davacı tarafın 28/04/2016 tarihinde ay sonunu beklemeden bakiye senet alacağının tamamı için ilamsız takip başlattığını, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu, takip tarihi itibari ile vadesi geçmiş alacak dahi bulunmadığı halde, bakiye alacağın tamamının muaccel olduğundan bahisle takip başlatıldığını, kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesinin istendiği, davacı tarafın muaccel olmayan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesinin istendiği görülmüştür.
Davaya konu Torbalı ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı olan ... olduğu, borçlunun dosyamız davalısı şirket olduğu, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacının davalı şirkette bulunan payının devrine ilişkin taraflar arasında varılan anlaşma uyarınca davacıya ödenmesi gereken bedel yönünden davalı şirketin kalan ödemeleri yapmamaya yanaşması nedeniyle davalı şirket aleyhine icra takibi yapılması gerektiği iddiası ile davacı tarafça davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali istemi ile iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça davacı tarafından iddia edildiği şekilde muaccel bir alacağın doğmadığı hususunun beyan edildiği, düzenlenen senedin arka tarafında 3.000,00 TL tutarında taksitler halinde ödeme yapılacağı hususunun belirtildiği, ancak takip tarihi itibariyle muaccel hale gelen bir alacak olmadığının iddia edildiği, davacı tarafça bu hususun kabul edilmediği görülmüştür.
Taraflar arasında davalı şirket payının senet karşılığı devredildiği konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır, ancak şirketteki payını devrettiğini kabul eden davacı tarafça taraflar arasında varılan mutabakat uyarınca düzenlendiği yönünde ihtilaf olmayan ve ödeme tarihi ile düzenleme tarihindeki uyumsuzluk nedeni ile doğrudan bono vasfını taşımayan belgenin içeriğinin Mahkememiz yönünden hukuki uyuşmazlığın çözümünde belirleyici unsur olduğu tespit edilmiştir.
14/10/2015 düzenleme tarihli, 08/09/2015 ödeme tarihli, borçlusu dosyamız davalısı şirket, alacaklısı ... olarak gösterilen ve 65.000,00 TL bedel üzerinden düzenlenen belgenin arka sayfasında "bu senet ...'ın ... Şti'deki hisselerini devretme karşılığında verilmiştir, 65.000,00 TL'lik ödeme aylık en az 3.000,00 TL olarak ödenecektir. Ödeme bitiminde senet iade edilecektir. Senet bedeli ödemeler ...'ın banka hesabına yapılacaktır. Senedin başka şahıslara ciro edilmeyeceği garantisi ... tarafından verilmiştir." şeklinde tarafların imzasının olduğu beyanın bulunduğu görülmüştür. Beyanın yapılan incelemesinde, şirketteki hisselerin devredilmesi karşılığında toplam 65.000,00 TL bedelin taksitler halinde davalı tarafından davacının gösterdiği banka şubesine yatırılacağının kararlaştırıldığı, aylık ibaresinin yazıda olması dikkate alınarak TBK Md. 91 uyarınca gün belirlenmediği durumda ayın son gününün ödeme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Zira aylık ibaresinin aksinin düşünülmesini gerektirir bir beyan belge içeriğinde bulunmamaktadır. Aylık yapılan ödemeler yönünden borçlunun herhangi bir ay için yapacağı ödemenin gecikmesi halinde diğer aylara ilişkin borcun muaccel hale geldiğinin kabulünü gerektirir herhangi bir bilgi ve beyan belgede bulunmamaktadır.
Davacı tarafından 28/04/2016 tarihinde Nisan ayına ilişkin borcun ödenmediği gerekçe gösterilmek suretiyle davalı şirket aleyhine bakiye tüm alacağın tahsili istemi ile icra takibi başlatılmıştır. Ancak taraflar arasında imzalandığı ihtilaf konusu olmayan belgede herhangi bir ayın borcunun yatırılmaması halinde diğer aylara ilişkin borç yönünden tüm bedel için davalı borçlunun mütemerrit hale geleceğini gösteren bir husus bulunmamaktadır. Sonuç olarak davacı tarafından temerrüde düşürülmeksizin davalı aleyhine başlatılan icra takibinin kararlaştırılan hükümlere uygun olmadığı, bu nedenle de başlatılan icra takibinin haksız olduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafından davacının söz konusu davayı kötü niyetle davalıya zarar vermek kastı ile açtığı hususunu ispatlar şekilde delillerin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
Davalı tarafça istenen kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
Peşin yatırılan harcın red harcına mahsubu ile bakiye 819,24 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 5.858,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı.19/03/2018