İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 06/05/2016 tarihli dilekçe ile, davacı ile davalı arasında ayakkabı satışına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki sonunda davalı tarafa satılan mallar karşılığında faturalar düzenlendiğini, davalı tarafından bir kısım ürünlerle ilgili iade faturaları düzenlenerek davacıya iade edildiğini, bu ticari alışveriş neticesinde düzenlenen fatura bedellerinin büyük bir kısmının ödenmediğini, davacının 49.608,73 TL alacağının kaldığını, davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra dosyasına itiraz edildiğini, davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davanın sonuçlanmasına kadar davalının mal varlıklarını kaçırma ihtimali olduğunu bu durumda da davacının zararını tahsil imkanı kalmayacağını, açıklanan nedenlerle davalının ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parselde kayıtlı, ... kat, ... no'lu taşınmaz kaydına ihtiyati haciz konulmasına, uygun görülmemesi halinde araç ve taşınmazların icra yolu ile dahi olsa satılamayacağı yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile, davanın yetkili ve görevli Mahkemede açılmadığını, davanın haksız olduğunu ve reddinin gerektiğini, davalının davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine ilişkin aynı alacaktan dolayı aleyhine başlatılan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla görülen imzaya itiraz davasında icra dosyasının durdurulmasına karar verildiğini, senetteki imzanın davalının eli ürünü olmadığını, yine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan imzaya itiraz davası açıldığını ve alacaklının alacağından feragat etmesi nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, feragat ettiği alacaktan faturaya dayalı icra takibine girişilmesinin haksız ve kanuna aykırı olduğunu, davacının aynı alacak nedeniyle 60.000,00 TL değerinde senetle alacaklı ikinci kişi olan ... aleyhine icra takibi başlattığını, senedin arkasındaki imzanın davalıya ait olmadığının ortaya çıktığını, davalının davacıya borcunun olmadığını, söz konusu faturalara ilişkin olarak davalının kendisine ait çeki olmadığı için ...'a ait ... Bankası Şubesi'ne ait 25/10/2013 tarihli 10.000,00 TL bedelli ... seri no'lu, 25/11/2013 tarihli 10.000,00 TL bedelli ... seri no'lu, 25/12/2013 tarihli 10.000,00 TL bedelli ... seri no'lu, 25/01/2014 tarihli 5.000,00 TL bedelli ... seri no'lu, 25/02/2014 tarihli 5.000,00 TL bedelli ... seri no'lu çeklerle davacıya ödeme yaptığını, yine tanesi 7.500,00 TL'lik iki adet çekin kesilerek davacı şirkete verildiğini, verilen malların hatalı ve ayıplı olması nedeniyle aradaki ihtilaflardan ötürü ödeme yapılmadığını, davacının haksız şekilde dört bir taraftan icra takibi yaptığını, açıklanan nedenlerle haksız davanın reddine davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve para cezasına hükmedilmesine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
Mahkememiz tarafından verilen 12/05/2016 tarihli ara kararı gereğince HMK 389 hükmü uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi istenen malların uyuşmazlık konusu olmaması ve davacının isteminin kabulünü gerektirir koşulların oluşmaması nedeniyle ihtiyati haciz isteminin ve ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde davacı tarafından davalı aleyhine 19 adet fatura ve cari hesap dolayısıyla 49.608,73 TL alacak 11.793,04 TL işlemiş faiz üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
... Bankası ... Şubesi'ne müzekkere yazılarak, ...'a ait ... seri no'lu, ... seri no'lu, ... seri no'lu, ... seri no'lu, ... seri no'lu 5 adet çeke ilişkin tüm belgelerin gönderilmesi istenmiş, çeklerin ...'a ait ... no'lu hesaptan keşide edildiğinin ve çeklerin ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ibraz edildiğini ve takas odası aracılığıyla ödendiğinin bildirildiği, çek görüntülerinin de dosyamıza gönderildiği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının ve İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celp edilerek dosyamız içine alındığı görülmüştür.
Davalı vekili tarafından 19/12/2016 havale tarihli dilekçesinde davalının işletme defteri tuttuğunu ve borç kaydını gösteren kayıt olmadığını beyan ettiği, delil listesinde de davacı taraf defterlerini dayanak olarak gösterdiği, davacı tarafından 2013,2014 ve 2015 ticari defterlerin ibraz edildiği görülmüş, dosya defterler üzerinde inceleme yapmak üzere Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 20/02/2017 tarihli raporun dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Raporun yapılan incelemesinde, defterlerin usulüne uygun olduğu, davacı tarafın cari hesap alacağını oluşturan faturaları takip dayanağı olarak gösterdiği, ancak kayıtlarda davalının davacı nezdindeki cari hesabında, dava dışı ...'ın tahsil edilemeyen 14.004,12 TL'nin davalı tarafın cari hesap borcuna eklenmiş olarak gözüktüğü, sözleşmeye dayalı olmayan bu borcun nakli işlemine dair kaydın yerinde gözükmediğini, bu miktarın davalının 2015 yılı sonu itibariyle 63.245,16 TL borcundan mahsubunun gerektiği, kayıtlara göre davacının 2015 yılı sonu itibariyle davalıdan 49.421,04 TL alacaklı gözüktüğü yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan 10/08/2017 tarihli dilekçe ile, vekillik görevinden istifa ettiğini bildirir dilekçesini sunduğu ve davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava, davacı şirket ile davalı arasında olduğu beyan edilen ticari ilişkiye dayalı olarak düzenlenen fatura bedellerinin davalı şirket tarafından ödenmediği iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı şirket tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takipleri olduğu hususunun beyan edilmesi üzerine celp edilen icra takip dosyalarında takip dayanağının davalı tarafından düzenlendiği iddia edilen ancak İcra Hukuk Mahkemesi'nde imza yönünden yargılaması yapılan bonoya dayalı olduğu, ancak dava dosyamızda dayanak olarak taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin gösterildiği tespit edilmiştir. Bahsi geçen icra takip dosyalarındaki bono ile cari hesap ilişkisi nedeniyle iddia edilen borç arasında doğrudan bir ilişki tespit edilememiş, davalının veya davacının icra takibine konu borç için bu bononun teslim alındığı hususunu ispatlar bir delilin dosyada olmadığı görülmüştür, yani davacı tarafın cari hesabına dayalı olarak bu şekilde bir bono teslim aldığına dair ticari defter ve kayıtlarında herhangi bir beyan ve kabul anlamına gelebilecek bir kayıt bulundurduğu hususunu ispatlayacak bir delil davalı tarafça dosyaya sunulmamıştır.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı tarafından davalıya verildiği iddia edilen ürünler karşılığında düzenlenen faturaların ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, icra takibine itirazın iptali istemi ile iş bu davanın açıldığı, davacı tarafça dayanılan delillerin dosyaya sunulduğu, davalı tarafından delil listesinde davacı tarafın defterlerinin dayanak gösterildiği, davacı defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, davacıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacının 2015 yılı sonu itibariyle davalıdan 49.421,04 TL alacaklı gözüktüğü, taraflar arasında icra takibine konu edilen kambiyo senedi yönünden dava dosyamızdaki cari hesap ilişkisinin birbiri ile bağlantılı olduğunu gösterir herhangi bir delilin dosya içinde tespit edilemediği, dava dışı ... ile davalı arası
nda var olduğu belirlenen ticari ilişkinin davalı yönünden de geçerli olduğu iddiasında bulunulmakta ise de, dava dışı ...'ın teslim ettiği iddia edilen kambiyo senetlerinin davacıya ait kayıtlarda davalının borcuna istinaden verildiği hususunu ispatlar herhangi bir delilin bulunmadığı, kaldı ki kayıtlarda ...'tan tahsil edilemeyen cari hesap borcunun icra takip dosyasında alacağa eklenmediği, bu konuda bilirkişi raporunda gösterilen hususun sonuç itibariyle doğru olduğu ve rapora bu haliyle itibar edilebileceği, davacı tarafından icra takibinden önce cari hesaba konu borcun ödenmesi için davalıya usulüne uygun şekilde herhangi bir ihtarda bulunmadığı ve davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir delilin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle borca işleyecek olan faizin takip tarihinden sonra hesaplanması gerektiği, bu hesaplamanın icra müdürlüğü tarafından yapılması gerektiği, alacağın dayanağı faturalara itiraz edilmemiş olması dikkate alınarak alacağın likit olduğunun kabulü gerektiği ve inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
Izmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptaline,
Takibin 49.421,04 TL üzerinden devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
İnkar tazminatı isteminin kabulüne
Hükmedilen alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 3.375,94 TL harçtan, peşin alınan 540,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.835,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 5.786,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 573,69 TL başvuru harcı, 350,00 TL Bilirkişi ücreti, 113,10 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 1.036,79 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 829,43 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/03/2018