İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... icra takibinde bulunan 3.900 TL bedelli 3.7.2012 ödeme tarihli 03.06.2012 tanzim tarihli borçlusu ... kefili ... olan senet ile borçlunun davalıdan çeyiz eşyası aldığı, vade tarihi dolduğunda borçlu ...’nun senedi ödeyememesi ile davalının adı geçen senedi İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... numarası ile icra takibine geçtiği, icra takibindeki takip talebinde davalının 3.900,00 TL asıl alacak ve 1.119,51 TL işlemiş faiz diyerek 5.015,51 TL takip çıktısının asıl alacağın %72 faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunulduğu ve takibin borçlusu ve müvekkilince itiraz edilmeksizin kesinleştiği, takip kesinleştikten sonra borçlu ...’nun icra dairesine ve alacaklı avukatına posta havaleleri ve elden ödemeler yaptığı, tüm bu ödemelerin icra takip dosyasına girdiği, daha sonra borçlunun taahhüt verdiği, yerine getiremediği, taahhüdü ihlalden ceza aldığı ve halen cezaevinde olduğu, bu arada kefil olan müvekkilinin devlet memuru olduğundan müvekkili ...’nun maaşına haciz konulduğu ve maaş kesintilerinin başladığı ve halen devam ettiği, icra dosyasında bugüne kadar yaptıkları hesaplamalarda borçlu ve müvekkili kefilin dosyaya 9.328,00 TL para yatırmış olmasına rağmen icra müdürlüğünün %72 faiz uygulaması nedeni ile borcun bitmediği, icra Müdürlüğü’nün uygulamasının yanlış olduğu, kesinleşen %72 faizin işlemiş faiz olduğu takipten sonraki faiz uygulamasının değişken avans faizi olarak anlaşıldığından itirazının her zaman mümkün olduğu, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğu, Merkez Bankası’ndan alınacak değişen reeskont oranları ile bilirkişi hesaplaması yapıldığında durumun ortaya çıkacağı, icra memur muamelesini şikayet yoluna başvursalar, verilecek kararın faiz oranı değişken olduğundan kesin hüküm teşkil eden bir karar olmayacağı, müvekkilinin takip alacaklısı davalı ile arasındaki uyuşmazlığı kesin bir biçimde sonuçlandırmak istemesi dolayısıyla bu davayı açmakta hukuki yarar olduğu, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde borcun tamamının ödendiğinin ortaya çıkacağı, tüm bu nedenlerle İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... no.lu icra takibindeki ödemelerden dolayı borçlarının kalmadığının tespitine, fazla ödemelerinin istirdatına, müvekkilinin maaş haczinin ihtiyaten durdurulmasına, dava masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Davacı tarafın 03.07.2012 tarihli 3.900,00 TL bedelli kambiyo senedine kefil sıfatıyla imza attığı, senet borçlularından ...’nun senedi ödemede temerrüde düşmesi üzerine hem borçluya hem de kefile karşı 10 örnek ödeme emri gönderildiği ve ödeme emrinin itiraz edilmeksizin kesinleştiği,Dosya borcunun ödenmemesi üzerine yasal hakları kullanılarak maaşına haciz konduğu ve kesintilerin devam ettiği, senetteki yıllık %72 faiz oranının akdi temerrüt faizi olarak yorumlanması gerektiği, davacı kefilin serbest iradesi ile %72 faiz oranını kabul ettiği, kefilin alacaklının kefalete güvenmesi sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğu, icra dosyası incelendiğinde davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olan talep ve davasının reddinin gerektiği hususunun dosya üzerinden inceleme yapıldığında faiz oranının yasal olduğunun görüleceği, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz talep ve davanın reddine, avukatlık ücreti ve yargılama masraflarının davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası, söz konusu dosyaya konu senet, ödeme belgeleri, davacının maaşından yapılan haciz neticesi kesintiler, bilirkişi incelemesi ve yargıtay içtihatlarına dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ve yasal her türlü delile dayandığı görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı ... tarafından dava dışı borçlu ... ile borçlu ... adına bir adet bonoya dayalı olarak 3.900,00 TL asıl alacak, 1.115,51 TL işlemiş faiz alacağı dahil olmak üzere toplam 5.015,51 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %72 faiz oranı uygulanmak suretiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla tahsili hususunda icra takip talebinde bulunduğu, 10 örnek ödeme emrinin dava dışı borçlu ...'na 25/06/2013 tarihinde, 7 nolu ödeme emrinin davacı borçlu ...'na 30/05/2013 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği görülmüştür.
Tarafların dosyaya sundukları ve celbini talep ettikleri kayıt ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava dosyası ve takip dosyası üzerinde inceleme ile rapor düzenlenmesi hususunda dava dosyası SMMM bilikişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda sunulan 11/01/2018 tarihli kök raporda; İzmir ...İcra Müdürlüğü tarafından yapılan 09.10.2017 tarihli hesap özetinde faiz oranının %72 sabit olarak uygulanması neticesinde bakiye borç miktarının 9.594,60.TL olarak belirtilmiş ise de; yapılan tespitler ve hesaplamalar sonucunda faiz oranının %72 sabit olarak uygulanması neticesinde bakiye borç miktarının 9.070,80.TL olduğu,yapılan tespitler ve hesaplamalar sonucunda faiz oranının değişken-kademeli olarak uygulanması neticesinde 3.051,00.TL tutarında fazla ödeme olduğunun tespit edildiğini beyan ettiği görülmüştür.
Dava; icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tesbiti ve istirdat istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, her ne kadar davacı vekilince takibe dayanak bonodan kaynaklı alacağa ilişkin takip tarihinden itibaren istenen yıllık %72 faiz oranına ilişkin itirazda bulunarak, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişken faiz oranının uygulanması gerektiği, iş bu nedenle icra takibine yapmış olduğu ödemelerin takip borcunu karşılar miktarda olduğunu, takipten dolayı davalı alacaklıya borçlu olmadığını beyan ve iddia etmiş ise de; takip talebinde ve ödeme emrinde davalı alacaklı tarafın takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %72 oranında faiz isteminde bulunduğu, iş bu hususta davalı borçlu tarafça icra takibine yönelik herhangi bir itiraz yapılmayarak takibin kesinleştiği, takip tarihi itibariyle talep edilen yıllık %72 faiz oranının, yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre uygulanması gereken yasal veya ticari faiz oranlarına herhangi birine denk gelmediği, iş bu nedenle ödeme emrinde itiraz edilmeksizin kesinleşen faiz oranı üzerinden alacağın hesaplanması gerektiğinden ve bilirkişi tarafından iş bu oran üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının yapmış olduğu ödemelerin mahsubuna karşın 09/10/2017 tarihi itibariyle bakiye borç miktarının 9.070,80 TL olduğu, dava tarihi itibariyle takibe konu borç ve ferilerinin tamamen ödenmemiş olduğu kanaatine varılmakla davacının davasının reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE
Davacı tarafça peşin yatırılan 66,61 TL harçtan 35,90 TL red harcının mahsubu ile bakiye 30,71 TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.27/03/2018