İtirazın İptali

Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 13/10/2016 tarihli dilekçe ile, davacı şirket ile davalı borçlu arasında olan ticari ilişkiden doğan alacağa istinaden İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 21/12/2015 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalı borçlunun 28/12/2015 tarihinde takibe itiraz ettiğini, bu davanın asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı, davacı ile olan ticari alış verişini inkar etmekte olduğunu, davacının kayıtların ticari ilişkiyi kanıtlayan cari hesap dökümleri, ticari defter ve kayıtların mevcut olduğunu, davacı şirketin davalı borçluya gıda maddeleri satışını yaptığını ancak ödemelerini alamadığını, davalı borçluya ait cari hareket dökümlerinden de bakiye borç miktarının devam ettiğini, icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, bunun sonucunda icra takibinin durdurulduğunu, davalı borçlunun icra takibine haksız olarak itiraz etttiğini, açıklanan nedenlerle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı soyasına yapılan itirazın iptaline, iş bu haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile borca esas değerin %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı tarafından her hangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'ne ait ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı olduğu borçlunun dosyamız davalısı olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine faturalara dayalı genel haciz yolu başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı şirket tarafından davalı tarafa yapılan satış işlemleri nedeniyle cari hesaba ve faturaya dayalı olarak davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiği, itirazın iptali istemi ile iş bu davanın açıldığı, icra takibinden sonra davalı tarafça bir kısım ödeme yapıldığının beyan edildiği görülmüştür.
Mahkememizce davalı şirket adına meşruhatlı davetiye çıkarılarak davacı tarafça iddia edilen alacağın bulunduğu döneme ait ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulması veya bulunduğu adresin bildirilmesi istenmiş, ancak davalı tarafça bu konuda herhangi bir başvuruda bulunulmamıştır. Aynı hususta aynı hususta davacı tarafa süre verilmiş, verilen süre içinde davacı tarafça ticari defterlerin bulunduğu adres bildirilmiş, dosya davacı taraf defterleri üzerinde inceleme yapmak sureti ile icra takibine konu edilen alacağın doğup doğmadığı, doğmuş ise miktarının ve fer'ilerinin tespiti için rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 11/12/2017 havale tarihli rapor dosyaya sunulmuştur.
Raporun yapılan incelemesinde, davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun şekilde tutulduğu, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin olduğu ve cari hesap bulunduğu, ayrıca takibe dayanak gösterilen faturaların defterlerde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle 5.314,48 TL alacaklı göründüğü, ancak davacı tarafın faturaya dayalı olarak 4.891,36 TL bedelli faturalar yönünden icra takibini başlattığı, kısmi ödemenin mahsubu sonrası 4.541,36 TL alacaklı göründüğü yönünde kanaat bildirildiği, düzenlenen raporun mevcut kayıt ve oluşa uygun olduğu, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı şirket ile davalı şirket arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki olduğu, davacı şirket tarafından faturaya dayalı olarak alacaklı olduğu iddiası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiği, davalı adına çıkarılan meşruhatlı davetiyeye rağmen ticari defter ve kayıtların denetlenmesi konusunda dosyaya herhangi bir şekilde beyanda bulunulmadığı ve defterlerin sunulmadığı, davacı tarafça iddia edilen şekilde alacağın doğup doğmadığının tespiti yönünden davacı defterleri üzerinde inceleme yapılmak durumunda kalındığı, bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre davacı şirketin takip tarihi itibariyle faturaya dayalı olarak alacağının tespit edildiği, bu bedelden dava açıldıktan sonra davalı tarafından yapıldığı beyan edilen ödemenin düşülmesi suretiyle sonuçta 4.541,36 TL alacağın doğduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafa bilirkişi raporunun tebliğ edilmesine rağmen rapora karşı herhangi bir itirazda da bulunulmadığı, bu haliyle davalının itirazında hesaplanan bedel yönünden haksız olduğunun kabulü gerektiği, alacağın niteliği dikkate alındığında likit olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptaline,
Takibin 4.541,36 TL asıl alacak üzerinden devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
İcra inkar tazminatı isteminin kabulüne,
Takdir olunan alacak üzerinden %20 oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 310,19 TL harçtan, peşin alınan 83,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 227,09 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 116,60 TL başvuru harcı, 450,00 TL Bilirkişi ücreti, 171,80 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 738,40 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 686,71 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2018