İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat
Mahkememizde görülmekte olan ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ;davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ie kayıtlı bulunan sigortalı ...'ın işletmeni ve maliki olduğu ... plaka numaralı araç ...'ın sevk ve idaresinde iken 31.08.2010 günü ... İli ... İlçesinde kaza geçirdiğini, müvekkilinin desteği olan oğlu ...'ın vefat ettiğini, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketinde ZMMS sigortası bulunduğunu, bu poliçeden dolayı sigorta şirketi kusur esasına dayalı olarak sorumlu olduğunu, müvekkilinin tek geçim kaynağının oğlu olduğunu, kaza ile ilgili Foça C.Başsavcılığında soruşturmanın açıldığını, soruşturma dosyasının içerisinde desteğe ait bilgiler, ekonomik durum araştırması ve bilirkişi incelemesi ve tüm delillerin bulunuğunu, ... için destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müteveffa, sigortalı aracın sürücüsü olduğunu, müvekkili sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, Trafik Sigortası Genel Şartları’nda açıkça belirtildiği üzere bu sigorta ile “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” bu doğrultuda işleten, sürücü ve sigorta şirketi arasında müşterek ve müteselsil bir borç ilişkisi kurulduğundan davacının tazminat talebinin reddi gerektiği ve haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Uyuşmazlığın Tespiti: ; 31.08.2010 tarihinde meydana gelen kazada sürücülerin kusur oranlarının ne kadar olduğu ve kaza sonucu davacının destekçisi ...'ın vefat etmesinden dolayı davacının herhangi bir destek zararının olup olmadığı var ise miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Dava, davacının murisinin ölümü nedeniyle TBK'nun 53.maddesi gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce kusur tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden 08/03/2018 tarihinde alınan kusur raporunda özetle; 31.08.2010 tarihinde meydana gelen kazada sürücü ...'in % 70 ve sürücü ... ise % 30 oranlarında kusurlu oldukları belirlenmiştir.
... plakalı aracın 08.06.2010-2011 tarihleri arasında davalı sigortalı şirketinde ZMMS (trafik) sigortası ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş 31.08.2010 tarihinde meydana gelen kazada ... plakalı aracın sigortacısıdır.
KTK Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.91 gereği, işletenlerin, KTK.'nun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yasaca yaptırımları zorunlu kılınan ve yine KTK. kapsamında motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3.kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler ve kusur oranı dahilinde ve gerçek zarar miktarı ile karşılamaya amaçlayan sorumluluk sigortasıdır.
Davacının destekçisi ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 31.08.2010 tarihinde dava dışı ...'in idaresindeki ... plakalı araç ile çarpıştığı, kaza sonucunda vefat ettiği, kusurun % 30'unun kendisinde olduğu, davanın destekçinin sigortacısı ... Sigortaya karşı açıldığı, yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyen davacının, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olması mümkün değildir. Diğer bir deyişle, nasıl ki, desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerekir. Çünkü kendi kusuru ile sebebiyet verdiği ya da artmasına neden olduğu zararın ödettirilmesini istemek aynı zamanda Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesinde düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olacaktır. O halde somut olayda objektif iyi niyet kurallarına göre davacının destekçisinin % 30 kusuru ile meydana gelen kaza sonucu ölümü nedeniyle davacının talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatından işletenin yerine geçen davalı sigorta şirketinin sorumlu olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. (Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.11.2017 tarih ve 2017/17-1315 Esas ve 2017/1239 Karar sayılı ilamıda bu doğrultudadır.)
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı taraftan peşin yatırılan 29,20 TL harcın alınması gerekli maktu 35,90 TL harca mahsubu ile eksik kalan 6,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu 2.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın davacı tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili hazır olduğu halde verilen kararın taraf vekillerine tebliğden itibaren iki hafta içerisinde istinaf -temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi .22/05/2018
Katip...
Hakim ...