İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit
Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 25/10/2016 tarihli dilekçe ile, davalı tarafından davacı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına dayanak olarak 27/02/2016 tarih ve 16.937,00 TL bedelli senedin gösterildiğini, davacının takip alacaklısı olan davalı şirkete böyle bir borcunun bulunmadığını, icra takibine dayanak yapılan senedin, davalının davacıyı korkutarak hileli bir şekilde aldığını, davacının ruhsatı kendisine ait olan ... plakalı aracını kiralık olarak başka bir şahsa verdiğini, kiralayan sürücünün kullanımında iken aracın maddi hasarlı bir trafik kazasına karıştığını, sürücünün kaza sırasında alkollü olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin sürücüye değil davacıya ulaştığını, gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak takibe konu ettiği 16.937,00 TL bedelli senedi aldığını, sonrasında bu senedi hemen icraya koyduğunu, davaya konu icra takibi ile aynı tarihlerde İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ikinci kez davacı için icra takibi başlatıldığını, davalının tek bir nedenden doğan tek bir alacak ile ilgili olarak iki farklı icra takibini aynı anda başlattığını, haksız kazanç elde etme çabasında olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibin iptaline, %20'den az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile, davalı şirketin iç ve dış denetçiler eli ile denetlenen halka açık bir anonim şirketi olduğunu, tehdit ya da hile iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, davalının mevzuattan kaynaklı rücu haklarını kullandığını, bu davada husumetin davacı sigortalıya düştüğünü, kötü niyetli tarafın davacı olduğunu, her iki icra takip dosyasında da alacak sebeplerinin ve konularının farklı olduğunu, davalının maliki olduğu ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ... no'lu ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada aracın kırmızı ışıkta beklemekte olan ... plakalı araca arkadan çarptığını ve aracın tam kusurlu olduğunu, zarar gören ... plakalı aracın kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş. Tarafından tespit edilen 16.937,00 TL tespit edilen bedelin karşılandığı, davacıya ait ve davalı sigorta şirketinde sigortalı olan araç sürücüsünün kaza sonrası yapılan ölçüme göre çok yüksek seviyede 2,30 promil alkollü olduğunu, kazanın salt alkol etkisi ile gerçekleştiğinin açık olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine, İİK Md. 72/4 gereği alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ... Esas sayılı dosyaları celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemelerinde alacaklının dosyamız davalısı olduğu, borçlunun dosyamız davacısı olduğu görülmüştür.
Davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen ... no'lu rücu dosyası ile ... plakalı araç maliki ... ile davalı şirket arasında düzenlenen bono haricinde yapılan işlemler ve bu araca ilişkin ZMSS poliçesi ve bu poliçeye bağlı olarak kaza nedeniyle yapılan işlemleri gösterir tüm kayıtlar celp edilerek dosyamız içine alınmış, yine Mahkememize ait ... Esas sayılı dosya dosyamız içine konmuştur.
Tüm belge ve deliller toplandıktan sonra, dosyanın 1 nörolog, 1 kusur ve hasar ve 1 Sigorta bilirkişisine tevdine karar verilmiş, bilirkişilerden kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin tespiti ile kusurun belirlenmesi ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeye dayanak inceleme sonucunda dava dışı kişiye ödenen bedelin gerçek zararı gösterip göstermediği hususunun tespiti istenmiş,
ancak davacı vekiline verilen 2 haftalık süre içinde ek gider avansını yatırmadığı görülmüş, bilirkişilerden dosyanın işlemsiz olarak iadesinin istendiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, davacı vekilinin 21/11/2017 tarihli duruşmaya katıldığı, duruşma gününden haberdar olmasına rağmen 26/02/2018 tarihinde yapılan duruşmaya katılmadığı, mazeret de bildirmediği, bu hali ile dosyanın HMK 150/1 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 3 aylık yasal süresi içerisinde davanın yenilenmesi için başvuruda bulunulmadığı, bu hali ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın H.M.K.'nun 150./5 maddesi uyarınca 26/05/2018 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
Alınması gereken 35,90 TL harçtan, peşin alınan 307,38 TL 'nin mahsubu ile bakiye 271,48 TL maktu harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Talep halinde artan avansın yatırana iadesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda açıkça okundu. 01/06/2018