İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 05/12/2016 tarihli dilekçe ile, davacı şirketin inşaat malzemeleri ticareti yaptığını, davalı şirket ile de çeşitli tarihlerde alışverişler gerçekleştirildiğini, karşılığında çek, senet ve faturalar kesilip gönderildiğini ancak davalının borçlarını ödemediğini, bunun üzerine davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının başlatılan icra takibine süresinde itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, açıklanan nedenlerle yargılamada belirecek durumlar karşısında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan davalının itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi, davalıya tebliğ edilmiş davalı tarafından herhangi bir yanıt verilmediği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlunun dosyamız davalısı şirket olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap alacağına dayalı başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce taraflara, iddia edilen alacağa konu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtları dosyaya sunmaları için süre verilmiş, verilen süre içinde davacı tarafından defterlerin yerlerinin bildirildiği görülmüş, dosya Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 22/02/2018 havale tarihli rapor dosyaya sunulmuş, raporun yapılan incelemesinde; tarafların tacir sayıldığı ve aralarında fiili bir cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, ETTK Md. 92 hükmü / YTTK Md. 94 hükmü yerie getirilmediğinden davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürmediği, davacı defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre davacı tarafından icra takibine konu edilen alacağın doğduğu, takip tarihi olan 25/04/2014 itibariyle, davacı şirketin davalı şirketten 16.257,67 TL alacaklı olduğu, takip talebiyle sınırlı olmak üzere davacının 8.444,67 TL talep edebileceği, davacının davalıyı icra takip tarihinden önce temerrüde düşürmemesi nedeniyle takip tarihine kadar faiz talebinin yerinde olmadığı yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Dosya içindeki kayıt ve belgelere göre, cari hesaba dayalı faturalarda gösterilen ürünlerin davalıya teslimi konusunda yeterli delil olmadığının tespit edilmesi üzerine, davacı tarafından yemin deliline dayanıldığı beyan edilmekle davalının teslim hususunda yemin etmesi için duruşmaya davet edilmesine karar verilmiş, yapılan meşruhatlı davetiyeye rağmen davalı şirket yetkilisi duruşmaya katılmamış, herhangi bir kişi tarafından temsil ettirilmemiş, yapılan meşruhat dikkate alındığında yeminden kaçınmış sayılması gerektiği görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı şirket tarafından davalı şirketten alacaklı olduğu iddiası ile icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali istemi ile Mahkememizde iş bu davanın açıldığı, davalı tarafından icra takibine konu edilen cari hesabın bulunduğu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulmadığı, davacı tarafından dayanılan ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresin bildirildiği, bilirkişi tarafından davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemeye göre, davacı şirketin davalı taraftan alacaklı olduğu tespit edilen bedelin raporda gösterildiği, ancak dayanılan faturalarda gösterilen mal ve hizmetlerin davalıya teslimi konusunda delilin tespit edilememesi üzerine, davacı tarafça dayanılan yemin delilinin gereği olarak davalıya meşruhatlı davetiye çıkarıldığı, davalı şirketin davetiyeye icabet etmediği ve duruşmada temsil edilmediği bu şekilde yeminden kaçınmış sayıldığı ve davacı tarafından iddia edilen teslim hususunun ispatladığının kabulü gerektiği, davacı tarafından davalının icra takip tarihine kadar herhangi bir yasal yol ile temerrüde düşürülmesi hususunda bir işlem yapılmadığı, bu nedenle faizin icra takibinden itibaren işletilmesi gerektiği, bilirkişi tarafından her ne kadar ticari defterler üzerinde tespit edilen alacak miktarı daha fazla ise de, davacı tarafça davalıdan istenen bedelin 8.444,67 TL olduğu, bu haliyle davalının bu bedel yönünden itirazında haksız olduğu, söz konusu bedelin likit olduğunun kabulü gerektiği, bu haliyle inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış, davanın kabulüne dair, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline,
Takibin kaldığı yerden devamına,
İcra inkar tazminatı isteminin kabulüne,
Hükmedilen alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 576,85 TL harçtan, peşin alınan 102,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 474,83 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 135,52 TL başvuru harcı, 450,00 TL Bilirkişi ücreti, 172,80 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 758,32 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2018