Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili, mahkememize verdiği 16/12/2016 tevzi tarihli dava dilekçesi ile ve özetle: müvekkili davacının dava dışı ... ile oluşturduğu adi ortaklık ile davalı ... ile bağımsız bölüm karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin 4. Maddesinde arsa sahibinin sorumlulukları düzenlenirken "arsa sahibi yükleniciye bu sözleşmedeki işler için bir ödeme yapmayacaktır" şekilde bir anlaşma yapıldığını, sözleşmenin 10 maddesindeki hüküm çerçevesinde tanımlanan şartlar yerine getirildiğinde ...-...-...-...-...-...-... nolu bağımsız bölümlerin davalı kooperatifçe yükleniciye tapuda ferağı verilmesi konusunda anlaşma sağlandığını, bu bağımsız bölümlerin ferağı davalı kooperatifçe 4 adedi müvekkiline, bakiye 3 adedi de dava dışı ... şirketine verildiğini, sözleşmenin paylaşım başlıklı (5.1) maddesinde toplam 57 adet bağımsız bölümün 22 adedi kooperatife, bakiye 35 adedi ise yükleniciye ait olacağını, ancak sözleşmenin 5.2.1 maddesindeki edimi taraflar yerine getirdikten sonra müvekkili firma sözleşmenin 5.2.2 maddesindeki edimlerini yerine getirmeye devam etmiş ancak davalı tarafın bakiye edimlerini yerine getirmediğini, davalı tarafın bu imalatların devamı sırasında müvekkili şirketi inşaat sahasına sokmamaya başladığı ve başka bir firma ile anlaşarak sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini beyanla yapılan sözleşme kapsamında kendisine ... ilçesi ... Mevkii ... ada ... parselde kayıtlı ...-... ve ... nolu bağımsız bölümlerin tapularının iptali ile davacı şirket adına tapuya kayıt ve tescilini, olmadığı taktirde bağımsız bölümlerin dava tarihi itibariyle değerlerinin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Savunmanın ise; davalı vekili 22/02/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunarak davalı kooperatifin davacının yer aldığı adi ortaklık ile sözleşme yaptığını, davacının diğer ortak ile birlikte hareket etmesi gerektiğinden bahisle husumet yönünden davanın reddinin istenildiği, esasa ilişkin olarak davacı adi ortağın ve diğer ortağın sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin feshedildiğini, talep edilen bağımsız bölümler için alınan ruhsatların bulunmadığını, var olan imalatların mevzuata aykırı olduğunu, mevzuata aykırı olan ihzaratın kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davacı vekili dava dilekçesinde; Yargıtay içtihatları, taraflar arasında imzalanan 24/12/2015 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflar arasında imzalanan asıl sözleşmeye ek 19/01/2016 tarihli sözleşme, müvekkili tarafından davalıya keşide edilen tebliğ şerhine havi Karşıyaka ... Noterliğinin ... yevmiye nolu 18/10/2016 tarihli ihtarname, davalıya yapılan ödeme dekontları, tapu kayıtları, keşif ve bilirkişi incelemesi ve sair hususları delil olarak bildirilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme, ihbarname, yapı tabil zabıtları, Yargıtay içtihatları, keşif ve bilirkişi incelemesi ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.

Mahkememizce dava konusu taşınmazların değerinin belirlenmesi için keşif bilirkişi incelemesine karar verilmiş, gayrimenkul değerlendirme uzmanı bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi refakatinde mahallinde keşif yapılmış, bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 08/06/2017 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;dava konusu taşınmazların; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Sk. ... ada ... parsel nolu inşaatı natamam durumda konut sitesinde yer alan ..., ... ve ... nolu bağımsız bölüm nolu inşaatına başlanmamış, kat irtifaklı bağımsız bölüm arsa payı olduğunu, dava konusu 3 adet taşınmazın tapu kaydı ve dava tarihi değerinin toplam 105.000 TL olduğunu bildirmişlerdir.
Davacı vekili 20/06/2017 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna bir diyeceklerinin olmadığını tespit edilen dava değerine göre eksik harcı yatırdıklarını bildirmiştir.
Davalı taraf rapora karşı beyanda bulunmamıştır.
Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; Davacının dava dışı ... Şti ile oluşturduğu adi ortaklık ile davalı kooperatif ile bağımsız bölüm karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı, yapılan sözleşme kapsamında kendisinin ... İlçesi ... mevki ... ada ... parselde kayıtlı ...,... ve ... nolu bağımsız bölümlerin tapusunun iptali ile davacı şirket adına kayıt ve tescilini talep etmiş olduğu, dava dilekçesinde belirtildiği şekilde davacının adi ortaklık vasfı sıfatıyla davalı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı, ihbar olunan diğer adi ortak ... Şti vekilinin 18/04/2018 tarihli yazılı beyanında açılan davaya muvafakatlarının olmadığını bildirmiş olduğu,6098 sayılı BK'nun 624 ve 625. maddesine göre adi ortakların birlikte hareket etmeleri gerektiğinden açılan davada adi ortaklığı oluşturan her iki şirketin birlikte dava açması gerektiği, bu hususun 6100 sayılı yasanın 114/e maddesine göre aktif dava şartı olduğu, dava şartı yerine gelmemiş olduğundan açılan davanın aktif husumet yokluğundan (dava şartı yokluğundan) usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;

1-Açılan davanın aktif husumet yokluğundan (dava şartı yokluğundan) usulden reddine,

2-Alınması lazım gelen 35,90 TL harcın peşin alınan 853,88 TL ve tamamlama harcı 939,25 TL'den mahsubu ile fazla yatan 1.757,23 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.180 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair davalı vekili ile ihbar olunan vekilinin yüzlerine karşı davacının yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2018