İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...'de bulunan ve depoculuk işi ile iştigal olan bir şirket, davalı tarafın ise otomotiv faaliyeti sürdüren bir adi şirket olduğunu, 25/05/2016 tarihli 2.805,94 TL bakiye alacağın davalı tarafından müvekkili şirkete ödenmemesi nedeniyle İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın 31/05/2016 tarihinde borca ve yetkiye itiraz ettiğini, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve tahsilde mükerrerlik olmamak kaydı ile takibin devamına, borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazı nedeniyle % 20 den aşağı olmamak üzere icra inar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin işbu davaya yetkili ve görevli olmadığını, görevli mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin adresinin Sarıyer İstanbul olduğunu, alacağın miktar itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi içinde olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İncelenen İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasındaki icra takibinin davacı tarafça davalı aleyhine 2.805,94 TL asıl alacak üzerinden cari hesap bakiyesine ilişkin olarak ilamsız takip yolu ile yapıldığı, davalı tarafın icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği belirlenmiştir.
Taraflar arasında akdi ilişkinin mevcut olup olmadığı, takip konusu alacağın varlığı ve miktarına yönelik olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalı defterlerini talimat yolu ile inceleyen mali müşavir bilirkişinin 26/07/2017 tarihli raporunda; davalı şirketin 2015 ve 2016 yılı kebir ve envanter defterlerinin sunulmadığı, 2015 ve 2016 yılı yevmiye defterlerinin sunulduğunu, davalı tarafın yevmiye defterlerine göre 01/04/2016 tarihi itibariyle davacıya borcunun olmadığı, ticari defterlerin bir bütün olarak sunulmadığı için lehlerine delil teşkil etmeyeceği bildirilmiştir,
Davacı defterlerini inceleyen bilirkişinin 25/12/2017 tarihli raporunda; davacının 2015 yılı yevmiye defterinin noter açılış ve kapanış tasdikinin yaptırıldığı, 2016 yılında e defter kapsamında olduğu, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin mevzuat hükümlerine göre süresinde yaptırıldığı, taraflar arasında mal ve hizmet alım-satımından kaynaklanan ticari bir ilişki olduğu, davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede; davacıdan 2.805,94 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalı ticari defterlerinin incelendiği rapordaki muavin kayıtları ile davacının defter kayıtlarının karşılaştırıldığı, taraf defterlerindeki 2.805,94 TL bakiye farkın davacı tarafça düzenlenip 16/09/2015 tarih ... yevmiye nosuna kayıt edilen ... nolu 2.805,94 TL tutarlı iade faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, bu faturanın davalı tarafça düzenlenen ve davacı kayıtlarında bulunan 26/06/2015 tarihli ... nolu 3.993,63 TL tutarlı faturanın 2.805,94 TL'lik kısmının iadesine ilişkin düzenlendiği belirtilmiştir.
Aşamada davalı tarafın yetki itirazının TBK 89.madde gereğince reddine karar verilmiş, davacı tarafa bilirkişi raporunda belirtilen ... nolu fatura ve dayanağı sevk irsaliyesinin davalı tarafa tebliğ ve teslimine ilişkin belgelerin ibrazı hususunda mehil verilmiş, davacı tarafça teslim ve tebliğe ilişkin belgeler ibraz edilememiş, bu hale göre dosyaya toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; taraflar arasında hizmet alım-satımından kaynaklanan ticari ilişki olduğu, davacı tarafça davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile cari hesap bakiyesine ilişkin olarak 2.805,94 TL üzerinden ilamsız takip yolu ile icra takibi yapıldığı, davalı tarafın itirazı üzerine itirazın iptaline yönelik işbu davanın açıldığı, takibe dayanak 2.805,94 TL'lik faturanın davacı kayıtlarında bulunan 26/06/2015 tarihli ... nolu 3.993,63 TL'lik faturanın 2.805,94 TL'lik bölümünün iadesine ilişkin olarak davacı tarafından düzenlendiği, söz konusu iade faturasının davalı kayıtlarında mevcut olmadığı, davacı tarafça iade faturasının teslim ve tebliğine ilişkin herhangi bir delil ibraz edilemediği ve davacı vekilinin 17/07/2018 tarihli duruşma beyanında yemin deliline dayanmadığını bildirdiği nazara alındığında tüm dosya kapsamı ile davanın subut bulmadığı sonucuna ulaşılarak davanın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davanın reddine,

2-Alınması gerekli 35,90 TL harcın peşin alınan 44,92 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 9,02 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Bakiye avansın talep halinde davacı tarafa iadesine,

İlişkin davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2018