Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

Davacı vekili Izmir ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 16/10/2015 tarihli dilekçesinde; Tarafların kardeş olduğunu,davalının diğer kardeş ...'e olan tehditleri ile ilgili davada davacının tanıklığı sonrasında kardeşlerin arasının bozulduğunu, 2013 yılından bu yana konuşmadıklarını, davalının, Fransa ' da çalıştıkları dönemde inşaat işi yapan kardeşleri ...'in kazandığı paralarda hak iddia ettiğini, ceza davasında kardeşini kendisine para vermesi için tehdit ettiğini, davacıyı da o davada kendisine karşı olduğu düşüncesiyle düşman bellediğini, davalının muhtemelen kardeşinden intikam almak için düzenlediği yada bir şekilde hile ile elde ettiği belgeyi doldurarak düzenlediği 24/01/2014 keşide tarihli, 24/02/2014 ödeme tarihli 5.500.000,00 TL bedelli bononun ihtiyati haciz kararı alınarak icraya intikal ettirildiğini, davacının icra takibine konu senedi düzenleyip davalıya vermediğini, böyle bir senet imzalamadığını, imzaya itiraz ettiklerini, senettteki imzanın ya çok iyi şekilde taklit edildiğini yada davacının elinden hile ile alınan bir belgenin üzeri doldurularak senet oluşturulduğunu, senette senet bedelinin nakden alındığının belirtildiğini, öncelikle davacının davalıdan böyle bir para almaya ihtiyacı olmadığını, senette belirlenen 5.500,000,00 TL nin çok büyük bir para olduğunu, davalının bu parayı bir bankadan yada başka bir finans kurumu üzerinden geçirmeden yanında taşıması ve davacıya nakit olarak ödemesinin akla yakın gelmediğini, para hareketinin bir bankadan çekildiğinin havale edildiğinin kanıtlanması gerektiğini belirtmiş, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile yapılan takibe konu olan 5.500.000,00 senet bedeli, 999.982,88 TL faiz,16.500,00 TL komisyon borcu olmadığının tesbitine, takibin dava sonuna kadar durdurulmasına, haczedilen mevduatlarda bulunan paraların alacaklıya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesine, haksız takip nedeniyle %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı takdirine, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesince davanın ticari dava olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleştirilerek dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Davalı vekili mahkememize verdiği 15/06/2016 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı tarafın, müvekkiline olan borcuna istinaden 24/01/2014 tarihli tanzim tarihli, 24/02/2014 ödeme tarihli, 5.500.000,00 TL bedelli bonoyu tanzim ettiğini, imzaladığını ve müvekkiline teslim ettiğini,bono bedelinin borçlu davacı tarafça ödenmemesi nedeniyle söz konusu bononun İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararı ile İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, davacının takipten haberdar olduktan sonra İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında imzaya itiraz davası açtığını, davada takibe konu bonodaki imzaya kesin olarak itiraz ettiğini, akabinde sundukları dilekçelerinde ise terditli olarak '' imza bize ait çıkarsa boş kağıda imzalatılarak kullanılmış olabileceği '' iddiasında bulunduklarını, icra hukuk mahkeme dosyasında Adli Tıp Kurumunun 24/03/2016 tarihli raporunun alındığını, raporda itiraz konusu imzanın borçlunun eli ürünü olduğu hususunun tespit edildiğini, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin... Esas ... Karar sayılı 25/05/2016 tarihi kararı ile davanın reddine karar verildiğini ve borçlunun 1.100.000,00 TL icra inkar tazminatı ile 550.000,00 TL para cezasına mahkum edildğini, davacı tarafın müvekkili aleyhine resmi belgede sahtecilik iddiası ile yaptığı şikayetinde İzmir CBS' nin ... soruşturma, ... karar sayılı dosyasında " toplanan deliller evrak kapsamına alınan beyanlara adli tıp kurumu fizik ihtisas dairesi adli belge inceleme şubesinin 24/03/2016 tarih,... - ...-...-... sayılı raporu içeriğine göre bahse konu senetteki borçlu imzasının müştekinin eli ürünü olduğunun anlaşılması karşısında şüphelinin üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlemediği anlaşıldığından '' gerekçesi ile müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, karara davacı tarafça itiraz edildiğini, itirazın İzmir ... Sulh Ceza Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasından verilen 05/05/2016 tarihli kesin kararla reddedildiğini, davacı tarafın hile ve sahtecilik yönündeki iddialarının da gerçeğe aykırı olduğunun ispatlandığını, bonoda kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, davada ispat yükünün senedin karşılıksız olduğunu iddia eden davacı borçluya düştüğünü, davacı tarafın tanık dinletilmesi talebine muvafakatlarının bulunmadığını, senede karşı senetle ispat zorunluluğu gereği davacının davasını ancak yazılı belge ile ispatlayabileceğini, taraflar kardeş olmalarına rağmen aralarındaki borç ilişkisini senede bağlamış olduğundan artık senedin tanıkla ispatının mümkün olmadığını, müvekkilinin 1979 yılından bu yana Fransa ' da inşaat işi ile uğraştığını, ekonomik durumunun iyi olduğunu, kardeşi olan borçluya nakden borç verdiğini, borca karşılık olarak davacının davaya konu senedi tanzim ettiğini, müvekkilinin gözü önünde imzalandığını ve müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin bono ile ilgili ihtiyati haciz kararı aldığını bu karar için 550.000,00 TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğini, bir kişinin borçlu tarafça iddia edildiği şekilde sahte senet tanzim etmiş olması ve sonrasında da bu senede dair ihtiyati haciz kararı alabilmesi için 550.000,00 TL teminat yatırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının tedbir talebinin kötü niyetli olduğunu belirtmiş, davanın reddine, %20 tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davanın ticari dava olmadığı, davaya bakma görevinin genel mahkeme olan İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesinden sonra iki mahkeme arasında ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının halli için dosya Yargıtay ... Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmiştir.
Yargıtay ....Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağının kıymetli evrak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilerek yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelemesinde; Alacaklının ..., borçlunun ..., borç miktarının 5.500.000,00 TL asıl alacak . 999.982,88 TL işlemiş faiz, 16.500,00 TL komisyon olmak üzere toplam 6.516.482,88 TL, takip dayanağının 24/01/2014 düzenleme, 24/02/2014 vade tarihli, 5.500.000,00 TL bedelli bono, takibin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 19/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, takibin derdest olduğu belirlenmiştir.
İzmir ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının incelemesinde ; Davacının ..., davalının ..., davanın imzaya itiraz davası olduğu, 25/05/2016 tarihinde davanın reddine karar verildiği, kararın 14/07/2018 tarihinde kesinleştiği, dosya içerisinde mevcut Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 24/03/2016 tarihli ve ... sayılı raporunda '' inceleme konusu senette ... adına atılı borçlu imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğu, inceleme konusu senedin üst kısmının bilgisayar ve ekipmanı ile düzenlenmiş olduğu ve ... ' e atfen atılı imzasının ise mavi mürekkepli kalem ile atılmış olduğu, mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanıla gelen bilimsel bir yöntem bulunmadığından inceleme konusu belgede yer alan imza ve yazıların yaşı hususunda zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği '' hususunun belirtildiği belirlenmiştir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı evrakının incelemesinde; Müştekinin ..., şüphelinin ..., suçun resmi belgede sahtecilik, suç tarihinin 15/12/2015 olduğu, 31/03/2016 tarihinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 24/03/2016 tarihli raporu içeriğine göre bahse konu senetteki borçlu imzasının müştekinin eli ürünü olduğunun anlaşılması karşısında şüphelinin üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlemediği anlaşıldığından, şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edildiği, itiraz üzerine İzmir ... Sulh Ceza Hakimliğinin 05/05/2016 tarih, ... D.İş sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK nın 173/3 md uyarınca itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, karara karşı müşteki vekili tarafından kanun yarına bozma yoluna başvurulduğu, Yargıtay ....Ceza Dairesi Başkanlığının ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile İzmir ... Sulh Ceza Hakimliğinin 05/05/2016 tarih,... D.İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK nın 309. Maddesi uyarınca bozulmasına müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına karar verildiği, dosyanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... esasına kaydedildiği, 27/09/2017 tarihinde şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara müşteki tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine İzmir ... Sulh Ceza Hakimliğinin 19/11/2017 tarih, ... D.İş sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK nın 173/3 md uyarınca itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, karara karşı müşteki vekili tarafından kanun yarına bozma yoluna başvurulduğu, Yargıtay ....Ceza Dairesi Başkanlığının ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile şüpheli ... in 16/04/2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK nın 64 md uyarınca bu aşamadan sonra soruşturma yapma ve dava açma olanağı kalmaması nedeniyle İzmir CBS ce verilen 27/09/2017 tarih ve ... soruşturma ... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İzmir... Sulh Ceza Hakimliğinin 19/11/2017 tarih ve ... D.İş sayılı kararının sonucu itibariyle doğru olduğundan, kanun yararına bozma isteminin CMK nın 309 md uyarınca reddine karar verildiği, söz konusu evrak içerisinde müşteki ...'in 07/07/2017 tarihli Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadesinde '' bu kağıttaki imza bana aittir ancak ben herhangi bir şekilde senet olarak vermedim '' şeklinde beyanda bulunduğu belirlenmiştir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma sayılı evrakının incelemesinde ; Müştekinin ..., şüphelinin ..., suçun resmi belgede sahtecilik ve açığa imzanın kötüye kullanılması iddiası olduğu, 07/03/2017 tarihinde CMK 173/6 maddesindeki ''itirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172.maddenin 2.fıkrası uygulanır ''hükmü ile CMK 172/2 maddesindeki '' kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hakimliğince bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz '' hükümleri dikkate alınarak kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edildiği, itiraz üzerine İzmir ... Sulh Ceza Hakimliğinin 23/05/2017 tarih, ... D.İş sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK nın 173/3 md uyarınca itirazın reddine karar verildiği, dosya içerisinde müşteki ... tarafından verilen 12/01/2017 tarihli şikayet dilekçesinde '' ben olaya konu üzeri boş ve altında benim imza bulunan kağıdı Paris ' te ağabeyim ...'e eşimi ve çocuklarımı Fransa ' ya gelebilmeleri için istek yapmak amacıyla vermiştim '' beyanının bulunduğu belirlenmiştir.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelemesinde; Davacının ..., davalının ..., davanın tespit davası olduğu, 20/06/2017 tarihinde HMK nın 114/1-ı ve 115 md. gereğince davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği, söz konusu dosyadaki dava dilekçesinde " davalının davacının imzası bulunan üzeri boş A4 kağıdını hile ile ele geçirdiği " beyanının bulunduğu belirlenmiştir.
İzmir ....Sulh Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının incelemesinde ; Katılanın ..., sanığın ..., suçun tehdit - hakaret, suç tarihinin 07/04/2012 olduğu, sanığın katılana söverek onur, şeref ve saygınlığına saldırdığı anlaşılmakla eylemine uyan 5237 sayılı TCK nın 125/1-2,61/9, 43/1,62/1, 52/2,52/4 maddeleri gereği cezalandırılmasına, CMK 231/5 md gereğince ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın katılana hayatına ve vucüt dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ettiği anlaşılmakla eylemine uyan 5237 saısılı TCK nın 106/1 ilk, 43/1, 62/1,53/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, CMK 231/5 md gereğince ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 11/09/2013 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının ... sayılı dosyası incelemesinde; müştekinin ..., sanığın ..., suçun adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs, suç tarihinin 14/02/2017 olduğu, dosyanın halen derdest olup, duruşma gününün 15/11/2018 tarihine bırakıldığı belirlenmiştir.

Dava konusu edilen senedin davacının imzasının bulunduğu bir belgeden taşınarak ve bu şekli ile üzeri doldurularak oluşturulup oluşturulmadığı ile senetteki imza ve yazıların yaşlarının tespitine yönelik Ankara Emniyet Müdürlüğü Kriminal Şube Müdürlüğünden seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılması için Ankara Nöbetçi ATM ye talimat yazılmış, alınan 29/05/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, tetkike konu çizgisiz beyaz dosya kağıdına bilgisayar yazıcısı ile borçlusu ..., alacaklısı ... olarak düzenlenmiş, 24/01/2014 keşide tarihli, 24/02/2014 ödeme tarihli, 5.500.000,00 TL lik senet aslı üzerinde yazı yaşı hususunda her hangi bir tespite gidilebilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu belgenin yüksek meblağına karşın matbu bir senet olmaması, imza ile yazılar arasındaki konumlandırılış ve uyumsuzluk göz önüne alındığında tetkike konu senedin, ... ' in imzasının bulunduğu boş bir belge üzerine mevcut yazıların mürekkep püskürtmeli yazıcı yardımıyla doldurulması suretiyle oluşturulmuş bir belge olmasının ihtimal dahilinde değerlendirildiği ancak kati bulguların tespit edilememesi nedeniyle daha ileri derecede kesin bir kanaatte bulunulabilmesinin mümkün olmadığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Davalı asil mahkememizin 09/11/2017 tarihli celsesinde sulh ceza mahkemesindeki yargılamadan sonra davacı ile görüşmeye devam ettiklerini, aralarında bir küslüğün olduğunu, bu küslüğün kendisinin davacıdan parasını istemesi sebebiyle olduğunu, ancak bunlara rağmen dava konusu edilen senedin davacı tarafından getirilip teslim edildiğini, davacı tarafa borç olarak peyderpey verdiği paranın en yüksek bölümünü hangi tarihte ve ne için verdiğini hatırlamadığnıı, borç olan paranın tamamını elden verdiğini beyan etmiş, bu beyanını imzası ile tasdik etmiştir.
Duruşmaların devamı esnasında davalı ...'in 16/04/2018 tarihinde vefat ettiği belirlenmiş, veraset belgesi dosya içerisine alınarak yargılamaya ... mirasçıları ile devam olunmuştur.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takip konusu edilen 24/01/2014 keşide, 24/02/2014 ödeme tarihli, 5.500.000,00 TL bono dolayısıyla davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak mahkememize menfi tespit davası açıldığı, davacı tarafça İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 16/10/2015 tarihli dilekçede davacının takibe konu edilen senedi düzenleyip davalıya vermediği, böyle bir senet imzalamadığı belirtilerek imzaya itiraz edildiği ancak davacı tarafça daha sonra belgedeki imzanın davacıya ait olduğunun kabul edildiği, davacının dava konusu belgedeki imzayı kabul etmiş olması, İzmir ... İHM dosyasında alınan Adli Tıp raporu ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı evrakındaki kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı göz önüne alınarak mahkememizce belgedeki imzanın aidiyetinin belirlenmesine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmediği ve dava dilekçesindeki imza sahteciliği iddiasının ispat edilemediği, davacı tarafça dava ve takip konusu edilen senedin davacının elinden hile ile alınan bir belgenin üzeri doldurularak senet haline getirildiği iddiasının öne sürüldüğü, davacı tarafça iddianın ispatına yönelik yazılı belge sunulmadığı, bu hususta yapılan savcılık soruşturmalarının takipsizlik kararı ile neticelendiği,davacının geçerli imzasını taşıyan belgenin daha sonradan doldurulmasının mümkün olduğu, senedin aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delille kanıtlanması gerektiği, senedin daha sonra doldurulması mümkün olduğundan davacı tarafın imza ve yazıların yaşının tayinine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılması isteğinin reddinin gerektiği,
davacının senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, davacı tarafça dava açıldıktan sonra davacı talebi üzerine mahkememizce 23/06/2016 tarihinde takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verildiği, gerekli teminat yatırılarak tedbir kararının uygulandığı, tedbir kararırın uygulanmış olması İİK 72/4 md de düzenlenen tazmiatın yasal koşullarının oluştuğu incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davanın REDDİNE,
Mahkememizce konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına

2-İİK 72/4 md gereğince takip çıkış miktarı üzerinden hesaplanan 1.303.296,58 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine

3-Peşin alınan harç fazla olduğundan 111.249,34 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine

4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 130.365,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar Davacı asil ve vekili Av. ... ile davalı mirasçısı ...,..., ... ile davalı vekilleri Av. ... ve Av. ... ile davalı ... vekili Av.... yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2018