SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/911 Esas - 2018/762
SAMSUN
GEREKÇELİ KARAR
KARAR NO: 2018/762
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLLERİ: ...
Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
İSTEM: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle, Rekabet Kurulu tarafından 08.03.2013 tarihinde verilen kararla 12 bankanın kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespit etmek amacıyla 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. Maddesine aykırı olarak kartel oluşturduğunun tespit edildiğini, bu tespit sonucu bankaya verilen para cezasının Danıştay 13. Dairesince 16.12.2015 tarihinde onandığını, böylece davalı bankanın 4054 Sayılı Kanunun 57. Maddelerine aykırı davrandığının hukuken sabit lduğunu, davacının ilk taksiti 11.10.2007 tarihinde ödenen aylık 1.80 faiz oranı ile 35.000, ilk taksiti 16.06.2008 tarihinde ödenen aylık 1.72 faiz oranı ile 22.000, ilk taksidi 23.07.2011 tarihinde ödenen aylık 2.00 faiz oranı ile 14.000 TL olmak üzere toplam 71.000 TL ticari kredi kullanıldığını, davalı banka tarafından uygulanan faiz oranlarının serbest piyasa için yetkili kurullar tarafından belirlenen faiz oranlarından yüksek olduğunu, davacının bu nedenle zarara uğradığını, davacı müvekkilin uğradığı zararın 3 katı oranında tazminat talep ettiğini, şimdilik 200.00 TL'sinin kredi kullanım tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu 07.12.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkil Bankanın Genel Müdürlüğü'nün bulunduğunu, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davacının zarardan haberdar olduğu tarih dikkate alındığında bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinin açık olduğunu, Rekabet Kurumu kararına karşı yargılama sürecinin henüz sonuçlanmadığından dava konusu olayla ilgili her türlü savunma haklarını saklı tuttuklarını, yetki itirazları doğrultusunda dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, HMK 165. Maddesi gereğince Rekabet Kurulu kararına karşı açılacak davanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini, açıklayıcı ve tamamlayıcı delil ve beyan sunma haklarının saklı tutulmasını, usul ve esasa ilişkin savunmaları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini ve yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER:
1-25/07/2018 Tarihli Bilirkişi Raporu İncelendiğinde; Dava konusu olaya dayanak teşkil eden Rekabet Kurulu kararı incelendiğinde görülecektirki davalının, rekabeti ihlal edici davranışları olmakla beraber dava konusu olan ticari kredilere ilişkin herhangi bir tespite rastlanılmadığı, ticari ihlallerin rakamsal karşılıkları bulunmadığını, faiz oranı ve verilerinin de bulunmadığını, dava konusu kredilerin 2007 ve 2011 yılları içindeki kullanımları kapsamında olmakla birlikte raporda bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz oranı belirttikleri tespit edilen kredilerin tüketici kredisi olduğu, tüketici kredileri kapsamadığı, davalının ihlale konu tüm ürünlerinin bireysel nitelikli olduğu, Danıştay 13.Dairesinin kararında da davalının ihlelde bulunduğu ürünlerin bireysel ürünler olduğu, ticari krediler ile ilgili bir ihlal tespiti bulunmadığı, davacının kullandığı kredilerin ticari krediler olması sebebiyle davacı şirketin zarara uğradığına dair bulgulara rastlanılmadığnıı, davacının iş bu ticari krediler yönünden de herhangi bir zararının söz konusu olmadığı kanaatine varıldığı görülmüştür.
2-... Aşnin Cevabi Yazısı İncelendiğinde; 11/10/2007 tarihinde kredi faiz oranının %23-%25,16/06/2008 tarihinde %26,23/07/2011 tarihinde %16-%17,75,01/12/2008 tarihinde %24-%30,08/02/2010 tarihinde %7,45-%7,65 olduğu anlaşılmıştır.
3-... Aşnin Cevabi Yazısı İncelendiğinde; 2007-2008-2011 tarihlerinde ugulanan faiz oranlarının % 45, %45 ve % 40 olduğu anlaşılmıştır.
4-... Aşnin Cevabi Yazısı İncelendiğinde; 11/10/2007 tarihinde kredi faiz oranının %35,00 16/06/2008 tarihinde %35,00 23/07/2011 tarihinde %26,00 olduğu anlaşılmıştır.
5-... Bankasının Cevabi Yazısı İncelendiğinde: 11/10/2007 ve 16/06/2008 tarihlerinde 0-12 ay arası vadeli için % 57,12-24 ay arası vadeli ve 24 ay ve üzeri vadeli için % 37,23/07/2011 tarihinde 0-12 ay arası vadeli 12-24 ay arası vadeli ve 24 ay ve üzeri vadeli için %22 olduğu anlaşılmıştır.
6-Bireysel ve ticari kredi bilgileri, kredi ve hesap hareketleri, temin edilen kredi sözleşme örnekleri,
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE:
Dava, Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarihli kararı sebebi ile davacının davalı bankadan kullandığı kredi kapsamında uğradığı zararın tazminine ilişkin açılmış tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamından, davacı tarafından davalı bankadan kredi kullandığı, Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararıyla 12 bankanın kredi ve kredi kartlarında birlikte fiyat tespit etmek suretiyle Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı davrandığının tespit edildiği, kararın Danıştay 13. Dairesince 16.12.2015 tarihinde onandığını, davalı bankanında Rekabet Kurumu kararında geçen bankalardan olduğu bu nedenle davacının zarara uğradığından bahisle davalının davacıya vermiş olduğu zararının üç katının fazlaya dair talep ve hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL'sinin kredi kullandığı tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı ... davacının kullanmış olduğu krediye ilişkin ayrıntılı hesap dökümü ve kredi sözleşmelerinin örnekleri celp edilmiştir.
Davaya konu tarihlerdeki kredilere uygulanan faiz oranları için tüm bankalara müzekkere yazılarak ilgili bilgi ve belgeler toplanmıştır.
Davanın dayanağını oluşturan Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararı incelendiğinde aralarında davalı bankanında yer aldığı bankaların 11/10/2007- 16/06/2008 ve 23/07/2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine yönelik fiyat tespit etmek amacıyla uzlaşma tesis ettikleri ve uzlaşma kapsamında gerçekleştirdikleri anlaşma veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesini ihlal ettikleri bu sebeple aynı yasanın 16. maddesine istinaden kararda geçen 12 bankaya idari para cezası verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı banka anılan kararın iptali için İdari Yargı'da dava açmış, Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 2014/137 Esas 2014/139Karar sayılı ilamıyla dava reddedilmiş, temyiz üzerine Danıştay 13.HD'nin 2015/2974 Esas 2015/4612 Karar sayılı ilamıyla kararın onandığı ancak bu karara karşı karar düzeltme yoluna gidildiği, Danıştay 13.Daire Başkanlığı nezdinde 2016/4017 Esas sayılı dosyası halen devam ettiği, dolayısıyla İdari Yargı yönünden kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce öncelikle davacının kullandığı kredilerin tarihleri ve niteliği itibari ile Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararı kapsamında olup olmadığının tespiti yönünde banka kayıtları da incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alınmıştır. Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/07/2018 havale tarihli rapor incelendiğinde; Davacının davalı bankadan 11.09.2007,16.05.2008,21.06.2008 tarihlerinde ticari kredi kullandığı, dava konusu olaya dayanak teşkil eden Rekabet Kurulu kararında davalı banka hakkında ticari kredilere ilişkin verilmiş herhangi bir yaptırım kararına rastlanılmadığı, ticari ihlallerin rakamsal karşılıkları bulunmadığını, faiz oranı ve verilerinin de bulunmadığını, dava konusu kredilerin 2007 ve 2011 yılları içindeki kullanımları kapsamında olmakla birlikte raporda bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz oranı belirttikleri tespit edilen kredilerin tüketici kredisi olduğu, tüketici kredileri kapsamadığı, davalının ihlale konu tüm ürünlerinin bireysel nitelikli olduğu, Danıştay 13.Dairesinin kararında da davalının ihlelde bulunduğu ürünlerin bireysel ürünler olduğu, ticari krediler ile ilgili bir ihlal tespiti bulunmadığı, davacının kullandığı kredilerin ticari krediler olması sebebiyle davacı şirketin zarara uğradığına dair bulgulara rastlanılmadığı, davacının iş bu ticari krediler yönünden de herhangi bir zararının söz konusu olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna davacı vekili süresi içerisinde itiraz ettiği, görülmüştür. Bilirkişi raporunda Rekabet Kurumu kararının davacının kullanmış olduğu ticari kredileri kapsamadığı hususunun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde ortaya konması hususu nazara alınarak raporun hükme esas alınmasına karar verilmiş olunup bu doğrultuda davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafın usuli itirazlarının değerlendirilmesine gelince; HMK'nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Aynı yasanın 14. maddesine göre bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dava konusu kredilerin davalı bankanın Buğdaypazarı şubesinden kullanıldığı anlaşılmakla, Mahkememizin yetkili olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili, zamanaşımı definde de bulunmuştur. Dava konusu ile ilgili olarak özel bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Ancak eylem niteliği itibari ile haksız fiil olduğundan haksız fiilin tabi olduğu zamanaşımı süresine tabi olmalıdır. Buna göre tazminat davasının, dava tarihine göre TBK'nun 72. maddesi gereği zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde 10 yıl içinde açılması gerekmektedir. 10 yıllık zamanaşımı süresinin haksız fiilin sona erdiği tarihten itibaren yani 22/09/2011 tarihinden itibaren, iki yıllık sürenin ise Rekabet Kurumu'nun kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren başlaması gerekmektedir. Rekabet Kurumu'nun kararının henüz kesinleşmediği nazara alındığında dava tarihine göre 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı tespit edilmiş, davalı vekilinin esasa ilişkin diğer itirazları ise verilen karar niteliği nazara alınarak değerlendirilmemiştir.
Her ne kadar İdari Yargı sürecinin kesinleşmediğinden bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de kararımızın gerekçesi nazara alındığında bekletici mesele yapılması gerekmemiş, bu şekilde davalı tarafın usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
1-Davacının davasının REDDİNE,
Harçlar:
Alınması gerekli 35,90 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına.
Yargılama giderleri:
a)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
b)Davalı tarafından yapılan 28,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
Vekalet ücretleri:
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.
Sair hususlar:
a)Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
b)Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine.
Dair, kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzünde verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.13/11/2018