SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/910 Esas - 2018/772
SAMSUN
GEREKÇELİ KARAR
KARAR NO: 2018/772
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLLERİ: ...
Tazminat
KARAR YAZIM T.: 22/11/2018
Mahkememizde görülmekte bulunan tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili 17/10/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle;Rekabet Kurulu tarafından 12 bankanın 08/03/2013 tarihinde kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespit etmek amacıyla 4054 S. Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesine aykırı olarak 21/08/2007-22/09/2011 tarihleri arasında kartel oluşturduğu tespit edildiğini, söz konusu 12 bankanın içinde davalı bankanın da bulunduğunu, davacının davalı bankadan ilk taksiti 01/04/2008 tarihinde ödenen aylık 1.45 faiz oranı ile 50.000,00 TL ticari kredi kullandığını, davalı banka tarafından uygulanan bu faiz oranlarının serbest piyasa için yetkili kurullar tarafından belirlenen faiz oranlarından yüksek olduğunu, davacının bu nedenle zarara uğradığını, davalı bankanın bu haksız eylemi olmasaydı, davacının daha az faiz ödeyeceğini beyanla davalı bankanın 21/08/2007 ve 22/09/2011 arasında kartel faizi uygulamak suretiyle davacıya vermiş olduğu zararın 3 katının fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL'sinin kredi kullanım tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili 2/12/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle;Bankacılık pazarında faaliyet gösteren on iki adet teşebbüsün mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda anlaşma ve/veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. Maddesini ihlal ettikleri iddiası ile Rekabet Kurulu tarafından soruşturma gerçekleştirildiğini, Kurul'un 08/03/2013 tarih ve 13-13/198100 sayılı kararında aralarında davalınında bulunduğu 12 bankaya %3 ile %1.5 arasında değişen oranlarda idari para cezası verildiğini, anılan karar karşı Ankara 3. İdare Mahkemesi'nin 2013/1714 Esas sayısına karşı iptal davası açıldığını, davalı İdare'nin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 4001 sayılı Kanunla değişik 38. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapmış olduğu bağlantı talebinin Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin 18/12/2013 tarih ve 2013/33693 Esas 2013/25420 Karar sayılı kararı ile kabul edilmesi üzerine, aynı konuda diğer Bankalar tarafından açılmış davaların Ankara 2. İdare Mahkemesi'nde birleştirildiğini, birleştirilen bu davanın Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 25/12/2014 tarih ve 2014/232 Esas 2014/1581 Karar sayılı kararı ile davanın red edildiğini, red kararı üzerine Danıştay nezdinde ki kanun yolu aşamasının henüz sonuçlanmadığını, dolayısıyla Rekabetin ihlal edildiği konusunda henüz kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, üç katı oranında tazminat talep imkanının 58/2. Maddeye göre yalnızca rakip firmalara tanınmış bir hak olduğunu, davalı bankanın pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının dilediği bankacılık ürünlerini dilediği bankadan almak konusunda özgür olduğunu, Rekabet Kurulu'nun soruşturması kapsamında bulunmayan bankalardan kullanma konusunda tamamen serbest olduğunu, tazminatın yasal koşullarının oluşmadığını, Rekabet Kurulu'nun genel olarak davalını kredi işlemlerini değil kamu mevduatına yönelik işlemlerini incelediğini, yapılan incelemelerde davalı bankanın kredi ve faiz uygulamalarını doğrudan incelemeye tabi tutulmamış ve bu ürünler bakımından davalı bankanın rekabeti ihlal eden eyleminin tespit edilmediğini, 4054 sayılı Kanun kapsamında haksız fiil sorumluğundan bahsedebilmek için de rekabeti ihlal eden fiil ile oluşan zarar arasında uygun sebep sonuç ilişkisinin kurulabilmesinin gerektiğini beyanla davanın görev, husumet, zamanaşımı yönünden reddini talep etmiştir.
Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi:
Davacı vekili, dava dilekçesi ekinde Rekabet Kurulu karar örneğini, Danıştay 13. Dairesi'nin 16/12/2015 tarih 2015/2445 Esas 2015/4605 sayılı karar örneğini ibraz etmiş, davalı vekili cevap dilekçesi ekinde Ankara 6. Tüketici Mahkemesi 2015/655 Esas 2016/653 Karar sayılı 17/05/2016 tarihli karar örneğini ibraz etmiştir.
... Bankası ... şubesinden sözleşme suretleri, dekont suretleri ile ödeme planları celp edilmiştir.
30/03/2006 tarihinde ticari kredilerde kullanılan faiz oranlarının tespiti amacıyla ... ... Merkez Bankası'na ve bütün bankalara müzekkere yazılarak ilgili bilgi ve belgeler celp edilmiş, Rekabet Kurumu'dan Rekabet Kurulu'nun 08/03/2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararı celp edilmiştir.
Bankacı bilirkişi ...'dan 10/10/2018 tarihli rapor alınmış, raporda Rekabet Kurulu raporı ve kurulun beyanı doğrultusunda dava konusu kredilerin 2007 ve 2008 yılları içindeki kullanımları kapsam içinde olmakla birlikte, raporda dava konusu kredilerin niteliğinin ticari kredi olup, davacının işbu ticari krediler yönünden herhangi bir zararının söz konusu olmadığı tespit edilmiş, rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı vekili ve davacı vekili ayrı ayrı rapora karşı beyan/itiraz dilekçeleri ibraz etmiştir.
Dava, rekabet ihlalinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından, davacı tarafından davalı bankadan 30/03/2006 ve 02/06/2011 tarihleri arasında kredi kullanıldığı, Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararıyla 12 bankanın kredi ve kredi kartlarında birlikte fiyat tespit etmek suretiyle Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı davrandığının tespit edildiği, kararın Danıştay 13. Dairesi'nin 2015/2445 Esas 2015/4605 Karar sayılı ilamıyla onandığı, ancak tashihi karar sürecinin henüz tamamlanmadığı yani kararın kesinleşmediği, davalı bankanın da Rekabet Kurumu kararında geçen bankalardan olduğu bu nedenle davacının zarara uğradığından bahisle davalının davacıya vermiş olduğu zararının üç katının fazlaya dair talep ve hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL'sinin kredi kullandığı tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararı, Danıştay 13. Daire'sinin 2015/2974 Esas 2015/4612 kararı incelenmiş, davacı banka tarafından Rekabet Kurumu aleyhine açılan Ankara 3. İdare Mahkemesi'nin 2013/1714 Esas sayılı dosyasının Ankara 2. İdare Mahkemesi'nde birleştirilerek 2014/232 Esas 2014/1581 Karar ile davanın reddine karar verildiği, davanın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen 30/03/2006 tarihli ve 02/06/2011 tarihli kredi sözleşme örnekleri ihlal tarihindeki diğer bankaların faiz oranlarına ilişkin ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası yazı cevabı ve diğer tüm deliller celp edilmiş, bankacı bilirkişiden 10/10/2018 tarihli rapor alınmıştır.
Davanın dayanağını oluşturan Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararı incelendiğinde aralarında davalı bankanında yer aldığı 12 bankanın 21/08/2007 - 22/09/2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine yönelik fiyat tespit etmek amacıyla uzlaşma tesis ettikleri ve uzlaşma kapsamında gerçekleştirdikleri anlaşma veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesini ihlal ettikleri bu sebeple aynı yasanın 16. maddesine istinaden kararda geçen 12 bankaya idari para cezası verildiği, banka tarafından İdari Yargı'da açılan davanın Danıştay 13. HD tarafından reddedildiği ve halen tashihi karar aşamasında olduğu ve İdare kararının halen kesinleşmediği tespit edilmiştir.
Mahkememizce öncelikle davacının kullandığı kredilerin tarihleri ve niteliği itibari ile Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararı kapsamında olup olmadığının tespiti yönünden banka kayıtları da incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alınmıştır. Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/10/2018 havale tarihli raporda da açıklandığı ve dava dilekçesi ile davacı banka tarafından gönderilen kredi sözleşmelerinden de anlaşılacağı üzere davacının davalı bankadan 30/03/2006 tarihinde ve 02/06/2011 tarihinde ticari nitelikli kredi kullandığı anlaşılmaktadır. Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararının sonuç kısmında kredi türü yönünden bir ayrım yapılmadan 12 bankayla ilgili rekabetin ihlal edildiği sonucuna varıldığı belirtilmiş ise de bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere kararın içeriğinden dava konusu olan ticari kredilere ilişkin herhangi rekabet ihlaline ilişkin bir tespite rastlanmadığı, Danıştay 13. Dairesi'nin kararında da davalının ihlalinde bulunduğu ürünlerin bireysel ürünler olduğu, ticari kredilerle ilgili bir ihlal tespitinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan 30/03/2006 tarihindeki kredinin Rekabet Kurumu'nun tespit ettiği, 21/08/2017 - 22/09/2011 tarih aralığından önce olması sebebiyle ihlal kararı kapsamında olmadığı da açıktır. Bu nedenle de davanın reddi gerekmiştir.
Davalı vekili aktif ve pasif husumet yokluğu itirazlarında bulunmuş ise de davacının kredi kullanan olarak, davalının da kredi kullandırılan olarak aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili, zamanaşımı definde de bulunmuştur. Dava konusu ile ilgili olarak özel bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Ancak eylem niteliği itibari ile haksız fiil olduğundan haksız fiilin tabi olduğu zamanaşımı süresine tabi olmalıdır. Buna göre tazminat davasının, dava tarihine göre TBK'nun 72. maddesi gereği zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde 10 yıl içinde açılması gerekmektedir. 10 yıllık zamanaşımı süresinin haksız fiilin sona erdiği tarihten itibaren yani 22/09/2011 tarihinden itibaren, iki yıllık sürenin ise Rekabet Kurumu'nun kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren başlaması gerekmektedir. Rekabet Kurumu'nun kararının henüz kesinleşmediği nazara alındığında dava tarihine göre 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı tespit edilmiş, davalı vekilinin esasa ilişkin diğer itirazları ise verilen karar niteliği nazara alınarak değerlendirilmemiştir.
Her ne kadar Mahkememizin 02/06/2017 celsesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurul kararının sonucunun beklenmesine karar verilmiş ise de alınan bilirkişi raporunda ticari kredilerle ilgili bir ihlalin tespit edilmediğinin bildirilmesi üzerine söz konusu kararın beklenmesinin karara etkisi olmayacağından bu ara karardan vazgeçilmesi gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gerekli 35,90 TL harcın peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 200,0 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına.
5.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
6.Davalı tarafından yapılan 11,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.
7.Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine.
Dair, karar taraf vekillerinin yüzünde tebliğden itibaren iki hafta içinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça anlatıldı, usulen tefhim edildi.14/11/2018