SAMSUN

KARAR NO: 2018/804 Karar
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: ...

Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

KARARIN YAZ. TARİH: 23/11/2018
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:

İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili 26/10/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının davalı bankadan 1.12.2008 tarihinde 40.000,00 TL, 8.2.2010 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere ticari kredi kullandığını, davalı bankanın da aralarında bulunduğu 12 banka hakkında Rekabet Kurulu'nun 8.3.2018 tarihli kararı ile 4054 sayılı Yasa'nın 4. Maddesine aykırılık sebebiyle idari para cezası kesildiğini, davalı bankanın cezaya konu eyleminin diğer bankalarla kartel oluşturmak suretiyle faiz oranlarının yükseltilmesi mahiyetinde olduğu, kendisinin de Rekabet Kurulu kararına konu tarihler arasında kredi çekmiş olması sebebiyle serbest piyasa koşullarında belirlenen orandan daha fazla faiz ödemek zorunda kaldığını ve zarar gördüğünü belirterek 4054 sayılı Yasa'nın 58. Maddesine göre zararının belirlenerek 3 katı tutarında tazminata hükmedilmesini talep etmiş, 200,00 TL'lik belirsiz alacak davası açmıştır.
Davalı vekili 06/12/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Raket Kurulu kararına karşı Ankara 3. İdare Mahkemesi'nin 2013/1714 Esas sayılı dosyası üzerinden iptal davası açıldığını, bu davanın diğer bankaların da açtığı davalar arasındaki bağlantı sebebiyle Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 2014/232 Esas, 2014/1581 Karar sayılı dosyası üzerinde birleştirildiğini ve davanın reddine karar verildiğini, red kararının Danıştay nezdinde temy,z edildiğini ve bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılmasını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davalının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, Rekabet Kurulu kararında mevduat, kredi ve kredi kartları yönünden inceleme yapıldığını ve ticari krediler yönünden tespit bulunmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının sözleşme serbestisi içinde davalı bankadan kredi kullandığını, diğer bankaları ve uyguladıkları koşulları bilerek davalı bankadan kredi çekmeyi tercih ettiğini, haksız fiilin unsurlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; 4054 sayılı Yasa'nın 58/1 maddesinde zarar görenlerin tazminat talebinde bulunabilecekleri düzenlendiğinden davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu, davalının davacı ile imzalanan sözleşme gereği bankanın nakit varlığından kredi kullandırmış olması sebebiyle davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu, kartel kararının insanları bankalara muhtaç bırakmak amacıyla alındığını, haksız fiil unsurlarının oluştuğunu, davalının kartel oluşturmak şeklindeki haksız eylemi sebebiyle davacının fazla faiz ödemek suretiyle meydana gelen zararı arasında illiyet bağı bulunduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe;
Rekabet Kurumu'nun 28.6.2018 tarihli yazı cevabı ve ekinde gönderilen Rekabet Kurulu'nun 08/03/2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararı
Danıştay 13. Dairesi'nin 16.12.2005 tarih 2015/2445 Esas 2015/4605 Karar sayılı kararı
Ziraat Bankası Samsun şubesi'nin 2.1.2017 tarihli yazı cevabı ekinde gönderilen kredi sözleşmeleri suretleri, dekont ile ödeme planları suretleri
... Bankası A.Ş.'den istenen davacının kredi kullandığı tarihlerdeki ticari krediler için uygulanan faiz oranları bilgileri,

Davalı tarafından sunulan İlk Derece Mahkemesi Karar örnekleri
Bankacı bilirkişi raporu
Dava, rekabet ihlalinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından, davacı tarafından davalı bankadan 31.12.2008 ve 8.2.2010 tarihlerinde 2 farklı kez ticari kredi kullanıldığı, Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararıyla 12 bankanın kredi, mevduat ve kredi kartlarında birlikte fiyat tespit etmek suretiyle Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı davrandığının tespit edildiği ve davalının da aralarında bulunduğu 12 banka hakkında idari para cezası kesildiği, idari para cezasının iptali için açılan dava sonunda Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 2014/232 Esas, 2014/1581 karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın Danıştay 13. Dairesi'nin 2015/2445 Esas 2015/4605 Karar sayılı ilamıyla onandığı, ancak tashihi karar sürecinin henüz tamamlanmadığı yani kararın kesinleşmediği, davalı bankanın da Rekabet Kurumu kararında geçen bankalardan olduğu, bu nedenle davacının zarara uğradığından bahisle davalının davacıya vermiş olduğu zararının üç katının HMK'nın 107. Maddesine göre 200,00 TL'sinin kredi kullanım tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili için eldeki dava açılmıştır.

Dava ve cevap dilekçelerine göre dosyadaki uyuşmazlık eldeki davada tarafların husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davacının taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve davacının ticari kredi kullandığı tarihlerde davalı bankanın diğer bankalarla kartel oluşturmak suretiyle yüksek faiz oranı belirlemek suretiyle davacının zararına sebebiyet verip vermediği, varsa davacının tazminat miktarı noktalarında toplanmıştır.
Taraflar arasında ticari kredi kullanımına dair kredi sözleşmesinin imzalandığı çekişmesiz olup tarafların kredi sözleşmesinin tarafı olmaları sebebiyle davalının aktif ve pasif husumet ehliyeti bulunmadığı yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.

Dava konusu ile ilgili olarak özel bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Ancak eylem niteliği itibari ile haksız fiil olduğundan eldeki davada haksız fiilin tabi olduğu zamanaşımı süresi uygulanmalıdır. Buna göre tazminat davasının, TBK'nın 72. maddesi gereği zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde 10 yıl içinde açılması gerekmektedir. 10 yıllık zamanaşımı süresinin haksız fiilin sona erdiği tarihten itibaren, 2 yıllık sürenin ise Rekabet Kurumu'nun kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren başlaması gerekmektedir. Danıştay 13. Daire'sinin 2015/2974 Esas 2015/4612 kararı incelenmiş, davacı banka tarafından Rekabet Kurumu aleyhine idari para cezasının iptali talebiyle açılan Ankara 3. İdare Mahkemesi'nin 2013/1714 Esas sayılı dosyasının Ankara 2. İdare Mahkemesi'nde birleştirilerek 2014/232 Esas 2014/1581 Karar ile davanın reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmakla dava tarihine göre 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı değerlendirilmekle davalının zamanaşımı defi de yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşme örnekleri, ihlal tarihindeki ... Bankası ve diğer bankaların faiz oranlarına ilişkin bilgiler ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
Davanın dayanağını oluşturan Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararı incelendiğinde aralarında davalı bankanında yer aldığı 12 bankanın 21/08/2007 - 22/09/2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine yönelik fiyat tespit etmek amacıyla uzlaşma tesis ettikleri ve uzlaşma kapsamında gerçekleştirdikleri anlaşma veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesini ihlal ettikleri bu sebeple aynı yasanın 16. maddesine istinaden kararda geçen 12 bankaya idari para cezası verildiği, banka tarafından İdari Yargı'da açılan davanın Danıştay 13. HD tarafından reddedildiği ve halen tashihi karar aşamasında olduğu ve halen kesinleşmediği tespit edilmiştir.
Mahkememizce öncelikle davacının kullandığı kredilerin tarihleri ve niteliği itibari ile Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararı kapsamında olup olmadığının tespiti yönünden banka kayıtları da incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alınmıştır. Bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 08/08/2018 havale tarihli raporda; davacının davalı bankadan 31.12.2008 ve 8.2.2010 tarihinde ticari nitelikli kredi kullandığı, davacının kredi kullanım tarihinin Rekabet Kurulu kararındaki inceleme tarihleri içinde olduğu, Rekabet Kurulu kararında Ziraat Bankası yönünden kullandırılan kredilere uygulanan faiz oranları yönünden ceza verilmediği, dosyaya gelen diğer bankaların faiz oranları değerlendirildiğinde davacının davalı bankadan kullandığı kredi için toplam 2.391,09 TL fazla ödediği düşünülebilecek ise de Rekabet Kurulu'nun davalı hakkında yürüttüğü soruşturmanın mevduata yönelik olduğu, kredi kullandırımına ilişkin ceza uygulanmadığı belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından bilirkişi raporunda bilirkişinin bankada çalıştığının belirtildiği, bu haliyle bilirkişinin taraflı beyanda bulunduğu yönüyle başka bir bilirkişiden rapor aldırılması talebiyle itiraz edilmiş ise de rapor sunan bilirkişi 22.11.2018 tarihli celsede huzura alınmış, bilirkişi davalı Ziraat Bankası'nda hiç çalışmadığını, dava dışı ... çalışıp emekli olduğunu, bankacı olarak çalıştığı dönemdeki sektördeki uygulamayı anlatmak istediğini beyan etmiş, davacı vekilinin bilirkişinin tarafsızlığı yönüyle yeni bilirkişiden rapor aldırılması talebi uygun görülmememiştir.

Sonuç olarak Rekabet Kurumu'nun 08/03/2013 tarihli kararının sonuç kısmında kredi türü yönünden bir ayrım yapılmadan 12 bankayla ilgili rekabetin ihlal edildiği sonucuna varıldığı belirtilmiş ise de bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere kararın içeriğinden davalı hakkında dava konusu olan ticari kredilere ilişkin herhangi rekabet ihlaline ilişkin bir tespite rastlanmadığı, davalı hakkındaki tespitlerin kamu mevduatlarına ilişkin olduğu, Danıştay 13. Dairesi'nin kararında da davalının ihlalinde bulunduğu ürünlerin bireysel ürünler olduğu, ticari kredilerle ilgili bir ihlal tespitinin bulunmadığı anlaşılmış, İdari Dava Daireleri Genel Kurulu kararının bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş ise de belirlemeler karşısında idari para cezasının iptaline yönelik açılan davanın sonucunun ve kesinleşmesinin beklenmesinde yarar bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2- Alınması gerekli 35,90 TL red harcından peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.

5- Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.

6- Davalı tarafından yapılan 22,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.

7- Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine.
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/11/2018