İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili mahkememize verdiği 01/08/2016 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı arasında ticari alım satım bulunduğundan bahisle davacının mal siparişi sebebiyle vermiş olduğu çekler karşılığı malların gönderilmediğinden bahisle karşılıksız kalan çekler sebebiyle İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarına yapılan takip sebebiyle ve takibe konu çekler sebebiyle davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası ve karşılığı mal gönderilmeyen ve tahsil edilen çekler yönünden çek bedellerinin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal alım satımına dair çek ve senet verilmediğini, takip konusu yapılan ve diğer çeklerin ayrı bir hukuki ilişki kapsamında müvekkiline verildiğini, temlik sözleşmesi gereği, davacı tarafından ... Şti.'ne olan borcun ödenmesi için müvekkiline verilen ve ödenmeyen çekler olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, banka kayıtları, çek suretleri, bilirkişi incelemesi ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların ticari defter ve kayıtları, cari hesap ekstresi ve tahsilat makbuzu, temlik sözleşmesi ve sirküler, çekler, senetler, banka bilgileri, icra dosyası bilirkişi incelemesi ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takip dosyası ile İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takip dosyaları celp edilmiş incelenmesinde dosyamızla ilgili oldukları anlaşılmıştır.
Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 23/02/2017 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ibraz ettiği 26/09/2017 havale tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak, davacı ...'nin yasal defter kayıtlarını rapor hazırlandığı süre içinde incelemeye ibraz etmediğini, davalı ve dava dışı ... firmasının yıllara sair defterlerinin incelendiğini, davalı ... ile ... arasında 2014 yılı içinde ticari çalışmanın iki faturadan ibaret olduğu, bu iki fatura dışında 2014 yılı öncesi ve sonrası başka bir ticari çalışmanın olmadığının tespit edildiğini, davacının davalıdan mal siparişine karşı çek verdiğinin tespit edilemediğini, çeklerin mal mukabili olmadığı, avans çeki olmadığı, mal alımına ilişkin sözleşme veya sipariş formu düzenlenmediğinin tespit edildiği bildirilmiştir.
Davacı vekili 19/10/2017 tarihli dilekçesinde raporuna itirazlarını bildirmiştir.
Davalı vekili 21/11/2017 tarihli dilekçesinde bilirkişi raporuna beyan dilekçesinin rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 23/11/2018 tarihli oturumunda başka bir mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi ibraz ettiği 08/06/2018 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacının dava dilekçesinde davalıya toplamda 175.440 TL'lik çek verdiğini ancak karşılığında sadece toplamda 24.679,82 TL'lik mal aldığını iddia ettiği, ilgili bankalara yazılan yazılar neticesinde bazılarından cevapların geldiği bazılarından gelmediği, gelen banka cevapları ve taraf kabulleri neticesinde toplamda 59.240 TL davacı yanca davalıya ödendiği, ayrıca davalının cevap dilekçesinde kabul ettiği her biri 70.000 TL'lik 3 adet senet toplamı 210.000 TL tahsil ettiği, böylece dosya kapsamında ispat edilebilen davacının davalıya yaptığı ödeme tutarının 269.240 TL olduğu, davacının davalıdan 2 adet fatura karşılığında 24.679,82 TL'lik mal aldığı, bu hususta taraflar arasında bir husumet olmadığı, taraf yasal defter kayıtlarının da bu yönde birbiri ile uyumlu olduğu, davalının cevap dilekçesinde 24.679,82 TL'lik fatura karşılığında 15.000 TL'lik çek aldığını, davacının davalıya bakiye 9.679,82 TL borcunun kaldığı, davacı ile başkaca bir ticari ilişkilerinin olmadığı, dava dosyasında ispat edilebilen davacı yanca davalıya toplamda 335.440 TL'lik çek ve senet verdiği, 15.000 TL'sinin mal bedeline karşılıklı mahsup edildiği, cari hesaptan 9.679,82 TL borcunun kaldığı, davalı yanca geriye kalan (320.440 TL'lik) tüm çeklerin; davacının dava dışı ... firmasına olan borcunun ... tarafından davalıya temlik edilmesi neticesinde, davacının davalıya verdiğini iddia ettiği ancak dava dışı ...'in yasal defterlerinin incelenmesi neticesinde ...'in davacıdan alacıklı değil davacıya borçlu göründüğü, temlik sözleşmesinde davacının imzasının bulunmadığı, ... firmasına herhangi bir borcu olduğuna dair bir beyanının da dava dosyasında mevcut olmadığı, ... firmasının davacıdan ne gibi bir alacağı olduğuna dayanarak iş bu temliknameyi imzaladığının ve davacı yanca davalıya aldığı maldan fazla çekin/senedin ne maksatla verildiği yorumunun mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili 27/06/2018 tarihli rapora beyan dilekçesinde dava konusu ve takibe konu çeklere ilişkin verilmesi gereken malların verilmediği için bedelsiz kaldığını, davalının mevcut olmayan bir alacağa karşılık takip işlemine geçerek ve çekleri tahsil ederek haksız kazanç elde etmeye çalıştığının subuta erdiğini beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 02/07/2018 tarihli rapora beyan dilekçesinde sonuç olarak; her iki raporda da davacı yanca davalıya aldığı maldan fazla çek/senedin ne maksatla verildiğinin tespit edilemediğinin bildirildiği, davacının mal almak için iddiası hem doğru değil hem de kanıtlanamadığını beyan etmiştir.
Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre; davacının davalı ile aralarında ticari alım satım ilişkisi bulunduğundan bahisle mal siparişi sebebiyle vermiş olduğu çeklerin karşılıksız kaldığını, sipariş edilen malların kendilerine teslim edilmediğini belirterek menfi tespit davası açmış olduğu, yapılan bilirkişi inlemesine göre davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin 2 adet fatura karşılığı 24.679,82 TL olarak gerçekleştiği, davacının 15.000 TL çek ile yapmış olduğu ödeme ile bakiye borcu 9.679,82 TL olduğu, bunun dışında tarafların ticari defterlerinden cari hesabın bulunmadığı, davacı sipariş ettiği malları karşılığı avans olarak çekleri ve senetlerin verildiğini belirtmiş ise de davacı şirket olup şirketi için mal siparişi ettiğinde bunun karşılığı verilen çek ve senetlerden kendi defterlerine işlemesi gerektiği, yapılan siparişlerin kayıtlarını tutulması gerektiği ancak bu hususların hiçbir şekilde yerine getirilmemiş olduğu, aynı şekilde davalı defterlerinde de dava dilekçesinde belirtilen menfi tespite konu çek ve senetlere ilişkin kayıtların ve mal siparişine ilişkin kayıtların mevcut olmadığı, bu durum itibariyle çek ve senetlerin ticari ilişki kapsamında verildiği hususu sabit olmadığı, davalı savunmasına göre söz konusu çek ve senetlerin dava dışı ... Şti.'nin davacıdan olan alacağına karşılık temlik edilen alacak sebebiyle verildiğini belirtmiş, ... kayıtları ve davacı defteri üzerlerinde yapılan incelemede ...'in davacıdan alacağının olmadığı anlaşılmakla davalının temlik savunmasıda yerinde görülmemiştir. Ancak çek ve senetlerin avans olarak verildiği subut bulmadığından çek ve senetlerin ödeme aracı olduğu, aksi ispat edilinceye kadar bu karinenin devam edeceği bu çek ve senetler sebebiyle davacının borçlu olduğu kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Alınması lazım gelen 35,90 TL harcın peşin alınan 1.434,51 TL'den mahsubu ile fazla yatan 1.398,61 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 9.470 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/12/2018