İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İflas (İflasın Açılması)
Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Açılması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı firmaya satılarak teslim edilen faturalar muhteviyatı emtia bedellerinden kaynaklanan 1.145.920,21 USD alacağın tahsil edilemediğini, Bu alacağın tahsili amacıyla İzmir ...İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile genel iflas yoluyla takip başlatıldığını, davalıya 11 örnek iflas ödeme emri gönderildiğini, Ancak davalı firmaca ödeme emrine karşı süresinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, ancak ileri sürülen itiraz sebeplerinin yerinde olmadığını, alacağın kaynaklandığı bu faturaların toplam bedelinin 1.145.920,21 USD tuttuğunu, alacak halen tahsil edilemediği için öncelikle davalı firmanın itirazları kaldırılarak depo kararı çıkarılması lazım geldiğini, depo kararına rağmen borcun ödenmemesi durumunda davalı firmanın iflasına karar verilmesi için dava açma zorunluluğunun hâsıl olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla; öncelikle davalı firmanın itirazlarının kaldırılarak depo kararı çıkarılmasını, depo kararına rağmen borcun ödenmemesi durumunda davalı firmanın iflasını ve mahkeme masrafları ile ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Borca yapılan itirazda belirtildiği üzere Müvekkili şirketin davacı firmaya hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın - delil listesinde faturalara konu emtiaların teslimi hususunu sevk irsaliyeleri ile ispatlayacaklarını- ifade ederek, 08.04.2016 tarihinde İstanbul Mahkemeleri Ön Bürosuna verilen dilekçe ekinde bir kısım sevk irsaliyelerinin dosyaya sunulduğunu, ancak bu irsaliyelerin okunamadığını, bu sebeple kabul edilmesinin mümkün olmadığını, sunulan irsaliyelerde yer alan dava konusu faturalara konu malların hiç birisinin müvekkili şirkete teslim edilmediğini, irsaliyelerin okunaklı değilse de irsaliyelere konu emtiaların müvekkili şirketçe teslim alınmadığından, müvekkili şirket temsilcilerinin ya da çalışanlarının sunulan bu sevk irsaliyelerinde imzalarının bulunmasının da mümkün olmadığını, öncelikle davacı firmanın sunduğu sevk irsaliyelerinin okunaklı örneklerinin dosyaya ibraz etmek zorunda olduğunu, ayrıca davacının irsaliye konusu malları kime teslim ettiğini, irsaliyelerin altındaki teslim alan kısmında bulunan imzanın kime ait olduğunu, bu kişinin müvekkili şirketle olan bağlantısını açıklayarak iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacı tarafından sunulan sipariş formlarını da kabul etmediklerini, Sunulan sipariş formlarının tamamının davacının tek taraflı olarak düzenlediğini, formların altında müvekkili şirketin imzası için ayrılan yerde müvekkili şirket temsilcisinin imzasının dahi bulunmadığını, dolayısıyla hiçbir ispat gücünün bulunmadığını, davacı firma iddialarının tersine, asıl alacaklının müvekkili şirket olduğunu, davacı firmanın vade farkı ya da fiyat farkı veya kur farkı gibi iddialarla müvekkilinin kendisinden olan alacağını silmeye çalışmışsa da bu durumun gerçekleri gizlemeye yetmeyeceğini, bu alacaklar için ayrıca dava açılacağını, ileri sürerek; öncelikle sunulan Yargıtay içtihatları gereğince, davacı tarafın 08.04.2016 tarihinde İstanbul Mahkemeleri Ön Bürosuna verdiği, sevk irsaliyelerinin okunaklı suretleri ve asıllarının sunulması için davacı yana mehil verilmesini, yine davacı taraftan irsaliye konusu malları kime teslim ettiğini, irsaliyelerin altındaki teslim alan kısmında bulunan imzanın kime ait olduğunu, bu kişinin müvekkili şirketle bağlantısının açıklanmasının istenmesini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı davacının takip konusu alacağın % 20’ den az olmamak kaydıyla uygun bir tazminata mahkûm edilmesini ve mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin davacı firma üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; faturalar, satış sipariş formları, irsaliyeler, İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi incelemesi, gerektiğinde yemin dahil her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi incelemesi ve sair delillere dayandığı görülmüştür.
Müdahil ...i AŞ vekili müdahale talepli 11/05/2018 tarihli dilekçesinde özetle; iş bu görülmekte olan davada ; temlik eden ... Bankası A.Ş. ile davalı borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri doğrultusunda; ... Bankası A.Ş. tarafından borçlu şirkete krediler kullandırıldığını, davalı borçlunun kredi sözleşmelerinden doğan borçlarını ödememesi üzerine, hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, buna rağmen davalının temlik eden bankaya olan borçlarını ödememesi üzerine; temlik eden banka, alacağının bir kısmının tahsili için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, ... BANKASI A.Ş’nin, davalı borçludan olan alacağının tamamı, gayrinakdi risk hariç olmak üzere, Silivri ... Noterliğinin 14.12.2017 tarih ve ... yevmiyeli devir sözleşmesi ile müvekkil ... A.Ş. tarafından temlik alındığını, davalı şirketin, müvekkil şirkete; işlemiş faiz, masraflar, vekâlet ücreti vs. tüm ferileri hariç olmak üzere, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile anapara alacağı olarak 4.0705.519,41 TL borcu bulunduğunu, bu sebeplerle, müvekkil şirketin alacaklı sıfatıyla davaya müdahil olarak kabul edilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İzmir ...İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasının tetkikinde; borçlu davalıya gönderilen “İflas” Yolu ile adi takibe mahsus 11 örnek icra ödeme emrinde; Harca esas değer olarak, 1.145.920,21 USD asıl alacağın takip tarihindeki Türk lirası karşılığı 1 USD= 2,90006 TL döviz kuruna göre 3.323.856,17 TL olarak belirlendiği, ödeme emrinin 23/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu davalı şirket vekilinin 30.11.2015 tarihli itiraz dilekçesi ile; takip borçlusu davalının hiç bir borcu bulunmadığından bahisle borca ve icra ödeme emrine itirazda bulunulduğu ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, davalı defter ve kayıtlarının incelenmesi için dosyanın konusunda uzman SMMM bilirkişisi ...'a tevdi edildiği, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda dosyaya sunulan 09/11/2017 havale tarihli raporda özetle; endüstriyel tarım ürünlerinin özelliklede ...’ lu soya fasulyesi küspesi satış ve pazarlaması konusunda faaliyetlerini sürdüren taraf şirketler arasında 05.05.2010 tarihinden başlayıp; 2012,2013,2014 ve 2015 yıllarında yoğun bir şekilde süren, oldukça yüksek hacimli ticari bir ilişkinin varlığı, bizatihi davalı şirketin yasal defter kayıtlarıyla sabit olduğunu, takibe müstenit 14 adet faturanın tamamı davalı ... Ltd.’in 2015 yılı yasal ticari defterlerinde, davacı ... Gıda ile alakalı 320-01-0021-Satıcılar cari hesabına aynen işlenmiş durumda olduğunu, keza, takibe müstenit faturalar ile alakalı davalı ... ltd.in yasal ticari defterlerindeki yevmiye kayıtları gözönüne alındığında; anılan faturaların münderecatındaki emtianın 153.01.001- Ticari mallar (Soya fasulyesi) ve 153.01.002- Ticari mallar (soya fasulyesi küspesi) stoklar hesabına ambar girişlerinin yapıldığı, yine işbu faturalardaki %1 yada % 8 oranlarındaki KDV’lerinde 191- İndirilecek Katma Değer Vergisi hesaplarına katılarak KDV indirimine konu yapıldığı; mezkur faturaların alış belgesi olarak BA formları ile bağlı olunan Konak Vergi Dairesine bildirildiği; dolayısıyla davalı şirketin kendi ticari defter kayıtları ve İlgili Vergi Dairesine yapılan bildirimler mezkûr 13 ad. faturadaki emtianın davalı şirketçe teslim alındığına delalet ettiğini, çünkü, fiilen teslim alınmamış bir malın alıcının kendi yasal ticari defterlerindeki stok hesaplarına kaydedilip, KDV’lerinin indirim konusu yapılması; ne ticari hayatın olağan akışına, ne vergi mevzuatına ne de Tek düzen Hesap Planı ilkelerine uygun düşmeyeceğini, tüm bu veri ve değerlendirmeler muvacehesinde; bizatihi davalı şirketin kendi yasal ticari defterlerindeki davacı firma ile alakalı 320.01.0021- Satıcılar hesabındaki matlup bakiyeleri ile de teyit edildiği üzere; İcra takip tarihi 12.11.2015 itibariyle 3.09...367,38 TL; dönem sonu 31.12.2015; dava tarihi 03.03.2016 ve cari dönem sonu 31.12.2016 itibariyle 3.331.877,61 TL karşılığı; davalı ... Ltd.’ in 1.145.920,21 USD davacı ... A.Ş.’ ye borçlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını rapor ve beyan ettiği görülmüştür.
Yine uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, davacı defter ve kayıtlarının incelenmesi için Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, talimat mahkemesince konusunda uzman SMMM bilirkişisi ...'na dosyanın tevdi edildiği, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda dosyaya sunulan 08/05/2018 tarihli raporda özetle; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı şirketin faturalarını USD olarak düzenlediği, davalıya düzenlediği faturaların defter kayıtlarında bulunduğu, davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği faturalarını KDV beyannamelerinde ve BS formlarında beyan ettiğinin görüldüğünü, faturaların sevk irsaliyelerinin mevcut olduğunu, davacı şirketin düzenlediği ve takip konusu olan faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, KDV ve BA formlarıyla da beyan edildiğinin görüldüğü, davacı defter ve belgelerine göre davalı şirketten 1.145.920,21 USD alacaklı olduğunu rapor ve beyan ettiği görülmüştür.
İİK'nın 15...maddesine esas olmak üzere dosyanın icra hesaplarından anlayan bilirkişi ...'e tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 12/04/2019 tarihli rapor, 28/06/2019 tarihli ek rapor ve 14/01/2020 tarihli 2. Ek raporda özetle; İİK'nun 158/2 maddesi gereğince İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının duruşma günü olan 05/02/2020 tarihi itibari ile depo kararına esas alacaklarının esası, işlemiş faizi, icra masrafı, vekalet ücreti ve tahsil harcı toplamının 8.321.268,90 TL olarak hesaplandığının rapor ve beyan edildiği görülmüştür.
Dosyadaki raporlar, davalı tarafın tüm itirazları irdelenmek ve karşılanmak suretiyle İİK'nın 173 ve 15...maddelerinde depo emrine uygun olacak şekilde ayrıntılı hesap yapılmak üzere dosyanın icra hesaplarından anlayan bilirkişi ...'e tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 03/07/2020 tarihli raporda özetle; İİK'nun 15/2 maddesi gereğince İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası bakımından rapor tarihi olan 03/07/2020 tarihi itibariyle alacak miktarının 9.619.597,31 TL olarak hesaplandığını, depo hesabının depo karar tarihindeki hesap olması gerektiğinden karar tarihindeki kur ile yeniden hesap yapılması ve 09/09/2020 duruşma gününe kadar hesaplanan 5.337,16 USD işleyecek faizin karar tarihindeki kur karşılığının da bu hesaba eklenmesi gerektiğini rapor ve beyan ettiği görülmüştür.
Davalı vekili tarafından hesap uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen rapora yabancı para alacağı yönünden talep edilen işlemiş faiz alacağı miktarının tespitinde, yabancı para alacaklarına uygulanan en yüksek mevduat faiz oranının yıl içerisindeki değişken faiz oranlarının da dikkate alınarak hesaplanması gerektiğinden bahisle, bilirkişiler tarafından hesaplamaya ve rapora itiraz edilmiş ise de, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde "Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." şeklinde hüküm düzenlenmiş olup, iş bu düzenlemeye göre temerrütün gerçekleştiği gün itibariyle, devlet bankalarının o yabancı parayla açılmış 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerekmekte olup, bilirkişilerce de yasal düzenlemeye uygun olarak temerrüt tarihindeki devlet bankalarına yazılan müzekkerelere verilen cevap içeriklerine göre, o gün için uygulanan en yüksek 1 yıl vadeli mevduat faiz oranı uygulanarak işlemiş faiz oranı ve miktarının tespit edildiği, bu nedenle davalının bu yöndeki itirazları mahkememizce kabul görülmeyerek yeniden rapor ve bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Dava; ticari satış sözleşmesinden doğan alacağa dair başlatılan iflas istemli icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ile davalı şirketin iflasına karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, var ise ödenmeyen bakiye alacak miktarı ile davalının iflasına karar verilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplandığı, davacı şirket defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda, davacının takibe konu faturalarının defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibarı ile davalının davacıya ödemesi gereken bakiye borç miktarının 1.145.920,21 USD olduğu, her ne kadar davalı tarafça düzenlenen faturalara ilişkin irsaliyelerde teslim alan kısmında yer alan şahısların ve iş bu şahıslara ait imzaların müvekkil şirket yetkilileri ve çalışanlarına ait olmadığı beyan edilmiş ise de, davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan SMMM bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinde de, davacı şirketin takibe ve davaya dayanak defter ve kayıtlarında yer alan faturaların, davalı şirket defter ve kayıtlarında da kayıtlı olduğu, iş bu faturaların iade edildiği veya itiraz edildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, yine davacı ve davalı şirket defter ve kayıtlarında yer alan iş bu faturaların davalı şirketçe vergi dairesine beyan edilen BA formlarında da yer aldığı, iş bu nedenle taraflar arasındaki ilişki kapsamında düzenlendiği anlaşılan fatura karşılığı emtianın karine olarak davacı tarafa satış ve teslim edildiğinin kabulü gerektiği, iş bu karinenin aksine davalı tarafça ispatı gerektiği, davalının fatura içeriği emtiayı teslim almadığı ve bu nedenle bu faturalardan dolayı borçlu olmadığını ispatına yarar karinenin aksine kanıt sunamadığı, bu nedenle davalının takibe konu 1.145.920,21 USD alacak yönünden icra takibine yapmış olduğu itirazında haksız olduğu kanaatine varılmıştır.
Takipten dolayı davalı tarafın ifa ile yükümlü olduğu borç miktarının tespiti hususunda dava dosyasının tevdi edildiği, hesap uzmanı bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan rapor ve içerikleri de dikkate alınarak, mahkememizce yapılan hesaplamaya göre, davalının duruşmanın bırakıldığı 21/10/2020 tarihi itibariyle ifa ile yükümlü olduğu asıl alacak miktarının 1.145.920,21 USD, işlemiş faiz alacağı miktarının 184.194,89 USD olmak üzere toplam 1.330.115,10 USD yabancı para alacağının depo kararının verildiği 09/09/2020 tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı 9.947.132,76 TL ndan ibaret olduğu, iş bu asıl ve işlemiş faiz alacağı miktarı ile 45,30 TL takip gideri, 167.290,37 TL icra vekalet ücreti alacağı ile 389.919,05 TL tahsil ve peşin yatırılan harç dahil olmak üzere toplam 10.504.387,48 TL alacağın mahkeme veznesine depo edilmesi gerektiği kanaatine varılarak davalı vekiline iş bu hususta ihtarat çıkarıldığı, depo kararının davalı vekiline 15/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, duruşmanın bırakıldığı ve davanın iflasına karar verildiği tarih ve saate kadar davalı tarafça mahkemece kararlaştırılan depo bedelinin mahkeme veznesine yatırılmadığı gibi, iş bu miktarın davacıya da ödendiğine dair herhangi bir iddia ve kanıt sunulmadığı anlaşılmakla davalının İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa ilişkin itirazının kaldırılarak davalının iflasına karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davaya konu icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasına, İzmir Merkez Ticaret Sicil Müdürlüğünde İzmir Merkez - ... numarasında kayıtlı, davalı ... Şirketi'nin iflasına,
a-İflasın 21/10/2020 günü saat 10: 46'da açılmasına,
b-İflas kararının İİK'nın 16...maddesi gereğince iflas idaresine bildirilmesine, davacı tarafça yatırılan iflas avansının yapılacak ilk alacaklılar toplantısına kadar sarf edilmek üzere iflas müdürlüğü emrine gönderilmesine,
2-Alınması gerekli 54,40 TL harçtan önceden alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 25,20 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça peşin yatırılan 29,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu 3.400,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 29,20 TL başvuru harcı, 562,80 TL ilan bedeli, 416,90 TL tebligat ve posta gideri, 1.300,00 TL Bilirkişi ücreti dahil olmak üzere toplam 2.308,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın taraflara ödenmesine,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararının taraf vekillerine tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf- temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/10/2020