ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2015/811 Esas - 2022/992
ADANA
KARAR NO: 2022/992
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALILAR:
1- ... - ...
2- ... - ...
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; 29/05/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalılardan ...'a ait ... plakalı kamyonet, sürücüsü ... yönetiminde aracın müvekkilinin durur vaziyette olan ... plakalı otomobile çarpmış ve müvekkil ...'ün eşi ve ...'ün annesi ...'ün ağır yaralanmasına neden olduğunu, meydana gelen trafik kazasından sonra müvekkilinin eşini kendi imzaları ile ... Tıp Merkezine götürmüş ve burada yapılan ilk müdahalenin ardından kolluk güçlerine ifade vermek üzere hastaneden ayrıldığını, sonrasında müteveffa ...'ün yakınmalarının geçmemiş ve 31/05/2014 tarihinde şuur bozukluğu şikayeti ile ... Hastanesine kaldırıldığı ve burada ise beyin kanaması tanısı ile acilen yoğun bakıma alındığını, yoğun bakıma kaldırıldıktan sonra 14/06/2014 tarihinde vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100,00 TL ölüm öncesi tedavi giderleri, 100,00 TL cenaze, fedin masrafları olmak üzere toplam 2.500,00 TL'nin işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte müştereken/müteselsilen sorumluluk hükümleri gereğince davalılardan tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın davacı eş ..., 50.000,00 TL manevi tazminat davası çocuk ... için olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın, 27/07/2013 başlangıç-27/07/2014 bitim tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile ... adına ölüm halinde kaza tarihi itibariyle şahıs başına 268.000,00 TL'sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkil şirkete sigorta ettirildiğini, davacı vekilinin tedavi giderlerine yönelik maddi tazminat talebi ile ilgili olarak müvekkil sigorta şirketinin hiçbir kişi ya da kuruma karşı hiçbir sorumluluğun bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün %25 kusur oranına göre davacı ... için 20.229,08 TL, davacı küçük ... için ise 4.693,26 TL destekten yoksun kalma maddi tazminat hesabı yapılmış ve 09/09/2014 tarihinde davacılar vekiline ödeme yapıldığını, usul ve yasaya uygun olarak yapılan bu hesaplama ve ödeme sonrasında müvekkil sigorta şirketinin davacılara karşı başkaca bir sorumluluğu kalmadığını belirterek davanın reddine, aksi halde destekten yoksun kalma tazminat talebi ile ilgili olarak hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesine, tedavi giderlerine yönelik tazminat talebinin reddine, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli olmayan mahkeme de açıldığını, Davaya bakmakla görevli olan mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle mahkemenin görevine itiraz ettiklerini ve görevsizlik kararı verilmesini, müvekkil ... kurallara uygun ve yavaş bir şekilde seyir halinde iken davalının kullanmış olduğu araç tali yoldan aniden çıkarak müvekkilin kullandığı araca çarptığını, Trafik kuralları gereğince tali yoldan ana yola çıkan aracın ana yola çıkmadan önce durması gelen geçen araçları kontrol etmesi ve gelen herhangi bir araç görmemesi halinde ana yola çıkması gerektiğini, davalı taraf ceza dosyasında ki ifadesinde de belirttiği üzere yola çıkarken bir aracın geldiğini gördüm geçerim zannettim ve yola çıktım dediğini, bunun haklılıklarını ispata yettiğini, diğer araç sürücüsü ana yola çıkarken müvekkilin geldiğini görmüş ancak buna rağmen durmayarak yola çıktığını, Oysa ki yapması gereken müvekkilin kullandığı aracın geçişini beklemek daha sonra yolun boş olduğunu anlayınca geçmek olduğunu, bu nedenle meydana gelen kazada müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza nedeniyle destekleri olan ...'ü yitirdiklerini belirtiklerini, öncelikle müteveffanın kendilerine destek olduğunu ve zararlarının oluştuğunu (cenaze,defin,tedavi giderleri vs.) resmi belgelerle ispat etmeleri gerektiğini, davacı tarafın tazminat alma hakkı bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren,kazada kusurlu olan taraf davacı olduğunu, ayrıca işleten konumunda olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte Müvekkil gerek kazanın hemen sonrasında gerekse daha sonra davacılar ile ilgilenmiş,onlarla görüşmüş ve herhangi bir problem olmaması için elinden geleni yapmıştır. Bu nedenle de davacı taraf ceza dosyasında şikayetçi olmadığını, Mütveffa ... kazadan çok uzun bir süre sonra vefat ettiğini, Kaza ile vefat arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, bu hususun araştırılmasını ve ispatlanması gerektiğini, mütevaffa kazadan sonra ... Tıp Merkezi'ne gitmiş ve hayatı tehlikesinin olmadığı,basit tıbbi müdehale ile gideribilir niteliket olduğu yönünde rapor hazırlanmış ve hemen taburcu edildiğini, daha sonra mütevffa kaza mahalline gelmiş ve herhangi bir şeyinin olmadığını belirttiğini, kazadan çok sonra ise müteveffa tekrar hastaneye gitmiş ve tedavi olduğunu, Vefat kazadan uzunca bir süre sonra meydana geldiğini, Bu hususun kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini, kazadan sonra düzenlenen raporlar müteveffanın herhangi bir rahatsızlığının olmadığını gösterdiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davacı tarafın açmış olduğu davanın öncelikle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görev bakımından reddine, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen tüm hususlara itiraz ediyoruz ve davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davacıya ait tedavi evrakları, hazırlık dosyası, trafik kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, dava konusu olay nedeniyle davacıya her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK dan sorulmuş, davacıda oluşan maluliyet oranı tespit edilmiş, kusur ve hesap bilirkişisinden raporlar alınmıştır.
Dosyanın kusur bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından 28/12/2015 tarihli raporunda; otomobil sürücüsü ... kazada asli kusurlu ve kusur oranının %75 oranında kusurlu, kamyonet sürücüsü ... kazada tali kusurlu ve kusur oranının %25 oranında kusurlu, otomobilde yolcu ...'ün kazada tamamen kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından 08/08/2016 tarihli raporunda; davacı ...'ün kazada sürücü konumunda bulunması %75 kusurunun belirlenmesi sebeplerinden ötürü kusur oranı üzerinden 3. Kişi olarak kabul edilmesi imkanı bulunmadığından karşı taraf kusuru nispetinde tazminata hakkı olduğu, ancak sigorta şirketince ibraname mukabili yapılan ödeme ile gerçek zararın %85-90'lık kısmının karşılandığı ve ibranın geçerli sayılması gerektiği, davacı ... açışından bakiye 20.798,76 TL'si tutarında destek tazminatının destekten yoksunluk talep eden 3.kişi konumunda bulunması ve müşterek müteselsil sorumluluk ilkeleri çerçevesinde %100 kusur nispeti üzerinden belirlendiği, cenaze ve defin gideri açısından kusur nispetine karşılık gelen 1.250,00 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
Dosyanın hesap uzmanı ve doktor bilirkişine tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından 26/09/2016 tarihli raporlarında; davacı ...'ün kazada sürücü konumunda bulunması %75 kusurunun belirlenmesi sebeplerinden ötürü kusur oranı üzerinden 3. Kişi olarak kabul edilmesi imkanı bulunmadığından karşı taraf kusuru nispetinde tazminata hakkı olduğu, ancak sigorta şirketince ibraname mukabili yapılan ödeme ile gerçek zararın %85-90'lık kısmının karşılandığı ve ibranın geçerli sayılması gerektiği, davacı ... açışından bakiye 20.798,76 TL'si tutarında destek tazminatının destekten yoksunluk talep eden 3.kişi konumunda bulunması ve müşterek müteselsil sorumluluk ilkeleri çerçevesinde %100 kusur nispeti üzerinden belirlendiği, cenaze ve defin gideri açısından kusur nispetine karşılık gelen 1.250,00 TL olarak hesaplandığı, tedavi gideri noktasında değerlendirmesi ve hesaplanması gereken herhangi bir kalem bulunmadığı belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından 22/12/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava değerini 23.962,00 TL'ye yükseltmiştir.
Dosyanın ek rapor düzenlenmesi için hesap bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından 24/11/2017 tarihli raporunda; davacı ...'ün kazada sürücü konumunda bulunması %75 kusurunun belirlenmesi sebeplerinden ötürü kusur oranı üzerinden 3. Kişi olarak kabul edilmesi imkanı bulunmadığından karşı taraf kusuru nispetinde tazminata hakkı olduğu, ancak sigorta şirketince ibraname mukabili yapılan ödeme ile gerçek zararın %85-90'lık kısmının karşılandığı ve ibranın geçerli sayılması gerektiği, davacı ... açışından bakiye 13.241,90 TL'si tutarında destek tazminatının destekten yoksunluk talep eden 3.kişi konumunda bulunması ve müşterek müteselsil sorumluluk ilkeleri çerçevesinde %100 kusur nispeti üzerinden belirlendiği, cenaze ve defin gideri açısından kusur nispetine karşılık gelen 1.250,00 TL olarak hesaplandığı, tedavi gideri noktasında değerlendirmesi ve hesaplanması gereken herhangi bir kalem bulunmadığı belirtilmiştir.
Kusur raporuna itiraz doğrultusunda dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, ATK'nın 22/06/2018 tarihli raporunda; davalı sürücü ...'in %25 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ün %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosyanın İstanbul ATK 1. İhtisasDairesine gönderildiği, ATK tarafından 29/06/2022 tarih ... karar sayılı raporu ile; 14/06/2014 tarihinde hastanede öldüğü bildirilen ... kızı 10/02/1970 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli belgelerde bulunan veriler değerlendirildiğinde,1. Tıbbi belgelerinde zehirlenme bulguları tanımlanmadığı dikkate alındığında; Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, Adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişinin kalp yetmezliği, kalp kapak hastalığı, akciğer hastalığı, diyabet hastası olduğu, kalp kapak ameliyatına bağlı pıhtı önleyici ilaç kullandığı, 29/05/2014 tarihinde araç içi trafik kazasına bağlı yaralanmasına bağlı götürüldüğü hastanede yapılan muayene-tetkiklerinde; sağ kulakta 1 cm.lik yırtık dışında travmatik değişim tanımlanmadığı, 31/05/2014 tarihinde şuur bozukluğu ile hastaneye götürüldüğü, yapılan muayene-tetkiklerinde pıhtı önleyici ilacın yan etkisine bağlı beyin kanaması tanısı ile yatırıldığı, tedaviye rağmen klinik durumu giderek kötüleşerek 14/06/2014 tarihinde hastanede öldüğü dikkate alındığında; Kişinin ölümünün patolojik kökenli (travmatik olmayan, pıhtı önleyici ilacın yan etkisine bağlı) beyin kanaması ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu,Kişinin 29/05/2014 tarihinde araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında tıbben illiyet bağının bulunmadığı belirtilmiştir.
Dava trafik kazası sonucu meydana gelen maddi ve manevi tazminat talebi olduğu, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olup, 29/05/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalılardan ...'a ait ... plakalı kamyonet, sürücüsü ... yönetiminde aracın müvekkilinin durur vaziyette olan ... plakalı otomobile çarpmış ve müvekkil ...'ün eşi ve ...'ün annesi ...'ün ağır yaralanmasına neden olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın, 27/07/2013 başlangıç-27/07/2014 bitim tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Trafik sigortası (Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nun 92 nci maddesinde belirlenmiş olup meydana gelen olayın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve dolasısıyla davalı sigorta şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
6098 Sayılı TBK'nun 53/3 maddesi gereğince; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar ölüm halinde talep edilebilecek zararlar arasında sayılmıştır. 6098 sy. TBK.nun 55. maddesinde ise destekten yoksun kalma zararlarının belirlenmesinin esasları düzenlenmiştir.
2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde işletenin sorumluluğu düzenlenmiş, 91 /1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü getirilmiştir. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir. ZMSS, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3.kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır.
6098 sayılı TBK mad.56.maddesi uyarınca hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi zarar sorumlusununda fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hükme esas almaya elverişli ATK raporuna göre; ... hakkında düzenlenmiş adli belgelerde bulunan veriler değerlendirildiğinde,1. Tıbbi belgelerinde zehirlenme bulguları tanımlanmadığı dikkate alındığında; Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, Adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişinin kalp yetmezliği, kalp kapak hastalığı, akciğer hastalığı, diyabet hastası olduğu, kalp kapak ameliyatına bağlı pıhtı önleyici ilaç kullandığı, 29/05/2014 tarihinde araç içi trafik kazasına bağlı yaralanmasına bağlı götürüldüğü hastanede yapılan muayene-tetkiklerinde; sağ kulakta 1 cm.lik yırtık dışında travmatik değişim tanımlanmadığı, 31/05/2014 tarihinde şuur bozukluğu ile hastaneye götürüldüğü, yapılan muayene-tetkiklerinde pıhtı önleyici ilacın yan etkisine bağlı beyin kanaması tanısı ile yatırıldığı, tedaviye rağmen klinik durumu giderek kötüleşerek 14/06/2014 tarihinde hastanede öldüğü dikkate alındığında; Kişinin ölümünün patolojik kökenli (travmatik olmayan, pıhtı önleyici ilacın yan etkisine bağlı) beyin kanaması ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu,Kişinin 29/05/2014 tarihinde araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında tıbben illiyet bağının bulunmadığı belirtilmiş olup; davacılar ... ve ...'ün maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, Davacılar ... ve ...'ün manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davacılar ... ve ...'ün maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
-Maddi tazminat davası yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 2.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine,
2-Davacılar ... ve ...'ün manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
-Manevi tazminat davası yönünden davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...'e ödenmesine,
3-Alınması gereken 80,70 red harcından, peşin alınan 350,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 269,39 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı
. 03/11/2022