ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ADANA
KARAR NO: 2023/412
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ... -
Av. ... - ...
Av. ... - ...
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili ..., 1979 yılında kurulmuş olup, günümüze kadar geçen süre içinde 50'yi aşkın konuda, ilgili 90'1 aşkın mesleki kuruluş ile işbirliği yaparak yurt içinde 1.397 ve yurtdışında 36 ülkede olmak üzere toplam 1.550* yi aşkın fuar düzenlediğini, bu süre içinde ... Şirketlerince 97 ülkeden 263.177 katılımcı kuruluşa, 165ülkeden 42.521.243 ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını, Dava dışı ..., 01.10.1996 tarihli İş Sözleşmesi ile (EK1) ... A.Ş.'de çalışmaya başlamış, aradan geçen süre içerisinde ...'ın İstanbul'a ilaveten ..., ..., ... ve ... fuar alanlarının da sahibi ve işleticisi olmasıyla birlikte, ...'de (tüm üst düzey çalışanlara karşılıksız olarak verildiği gibi) 3.000/2.220.000 pay verilerek Genel Müdür Yardımcısı görevini üstlendiğini, ...'a, şirketin iş bilgileri ve sırları, teklif, hesap ve plan gibi iş ürünleri, pazarlanmaya hazır çalışma ürünleri emanet edilmiş ve bu şekilde ..., şirketin tüm bilgilerine vakıf olduğunu, 01.10.1996 tarihli İş Sözleşmesinde bağıtlanan rekabet yasağına göre, işgören her ne sebeple olursa olsun işten ayrıldıktan sonra işverenle aynı sektörde faaliyet gösteren
bir başka şirkette üç yıl süre ile her ne nam altında olursa olsun hiçbir görevle çalışmayacağını, böyle bir şirkete ortak olmayacağını ve kişisel olarak böyle bir işle iştigal etmeyeceğini, işveren ve ürünleri hakkında öğrendiği tüm ticari bilgileri saklayacağını kabul ve taahhüt etmiş bulunmakta olduğunu, 24,11.2014 tarihinde imzaladıkları İkale Sözleşmesi ile (EK2) müvekkil ... ile dava dışı ..., iş sözleşmesini karşılıklı ve birbirlerine Uygun serbest iradeleri sonucu anlaşma yolu ile sona erdirdiğini, sözleşmeye göre ... A.Ş. tarafından ...'a 205.000,00.-TL. (İkiyüzbeşbinTL) ödendiğini, ..., ...'ın itibarını zedeleyecek iddia, itham ve beyanlarda bulunmama, haksız rekabet teşkil edecek, ekonomik, ticari ya da mesleki yönden zarar verebilecek tutum ve davranışlardan kaçınma, şahsına, şirkete, yapılan işe ve şirket işleyişine dair edinilen tüm bilgileri gizli tutma yükümünde olduğunu, 09 Ocak 2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde görüldüğü üzere ....Ltd. Şti. ünvanlı davalı şirket, amaç ve konusunu “yurt içinde ve yurt dışında her türlü fuar düzenlemek” çerçevesinde değiştirmiş ve unvanını da ... Ltd. Şti olarak tadil etmiş bulunmaktadır. Yine 16 Ocak 2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde görüldüğü üzere bu kez ... Ltd. Şti. olan şirketin ünvanı ... Ltd. Şti. olarak değiştirilmiş ve dava dışı ..., şirkete münferit imzaya yetkili Müdür olarak atandığını, Ana sözleşmede yapılan değişiklikle, davalı ... Ltd. Şti'nin ... ile aynı iştigal konularına kavuştuğunu, dava dışı ..., ... A.Ş.'de Genel Müdür Yardımcısı görevinde iken ...'ın düzenlediği ... (Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk ve Süt Endüstrisi Fuarı) organizasyonunda görevler üstlenmiş müşteri portföyü ve iletişimi gibi önemli bilgilere vakıf olduğunu, müvekkilim her yıl olmak üzere bu güne kadar 8 kez gerçekleştirdiği ... (Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk ve Süt Endüstrisi Fuarıjnı 18-22 Kasım 2015 tarihinde yapmayı planlamışken ...'ın temsil yetkilisi olduğu davalı ... Ltd. Şti., müvekkilimizin düzenlediği fuarları taklit ederek 16-20 Eylül 2015 tarihlerinde ... adı altında Tarım, Hayvancılık, Süt Endistrüsü, Seracılık ve Teknolojileri Fuarı'nda düzenleyeceğinin Öte yandan ... Ltd. Şti., 01.05.2000 tarihinden beri ...'da çalışan ... ile 03.01.2003 tarihinden beri ...'ta çalışan ...'ı ... aracılığı ile haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak ve önererek, kendisine çıkar sağlamaya yöneltmiş ve bu kişileri ayartarak tüm iş sırları ile birlikte kendi bünyesine alındığını, ..., bunlarla da yetinmemiş ...'de Genel Müdür Yardımcısı görevini sürdürürken arkadaşlık kurduğu gazete muhabiri ...'e ...'ı kötüleyen ve yerel fuarcılık şirketi olduğu iddiasıyla ... Ltd. Şti.'ne menfaat sağlamaya yönelik olarak gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarla haber yaptırmış, ... Ltd. Şti.'ni rekabette öne geçirmeye çalışarak ...'ın müşterileri ile ilişkilerini etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlara ve uygulamalara tevessül etmiştir. ...'a emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi iş ürünlerinden yetkisiz yararlandığını, sektörde ...'ın ...'da çalıştığı dönemdeki tanınırlıklarını
kullanarak kendisi, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, konusunda gerçeğe aykırı, yanıltıcı, ...'I gereksiz yere kötüleyici şekilde; İş ürünleri ve fiyatlarıyla karşılaştırarak kendisini öne geçirmeye çalıştığını, ...'ın işçilerine, haketmedikleri yararlar sağlayarak ve önererek, kendisiyle çalışmalarına ikna etmiş ve böylece çıkar sağlamaya çalıştığını, ...'ın İşçilerinin elindeki müşteri portföyü ve iletişimini ele geçirdiğini, kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın ...'a ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlandığını, Müşterilerle kendilerinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları ...'la yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltildiğini, gazetede yaptırılam haberie dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemlerine tevessül ettiğini, haberde ...'ı yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötületmiş, kendisini yerel firma olarak öne sürerek gerçek dışı ve yanıltıcı açıklamalarla rekabette öne geçirmeye çalışıldığını, haksız rekabete, basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşlarınca ortak olunmuş ve bu kişiler de sorumluluk aldığını, davalının kasten Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı davrandıkları açık olduğunu, davalıya haksız rekabet ve sadakat yükümlülüklerine aykırı davranışlarına son vermesi için yapılan sözlü uyarılara karşılık alınamayınca 12 Mayıs 2015 tarihinde ilk kez yazılı ihtar gönderilmiş (EK9) ihtardan sonra haksız rekabet eylemleri artarak ve çeşitlenerek sürdüğü için 5 Haziran 2015 tarihinde ikinci kez ihtar gönderildiğini, davalı hukuka aykırı eylemlerini sürdürdüğünü belirterek; fiilin haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, davalının 16 - 20 Eylül tarihlerinde gerçekleştireceğini duyurduğu ... (Tarım, Hayvancılık, Süt Endüstrisi, Seracılık ve Teknolojileri Fuarı) nıin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, davalının tasarlayarak ve kusurlu olarak gerçekleştirdiği haksız rekabet eylemleri dolayısıyla fazlaya dair haklarımız. saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00.-TL. tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline, tazminat olarak haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket müdürü ...'ın iş akdine davacı şirket tarafından son verilmiş bulunmaktadır. ortada haklı bir neden yokken müvekkilin iş akdine son veren davacı şirket, onun kanun yollarına başvurması halinde olumsuz bir sonuçla karşılaşacağını bildiğinden karşılıklı anlaşma yolunu seçtiğıini, müvekkil ..., davacı şirketten farklı bir tüzel kişiliğe sahip olan ... A.Ş.'de 01.10.1996 tarihinde çalışmaya başlamış bulunduğunu, Bu şekilde çalışmalarını sürdüren müvekkil, 2008 yılında ...'ye ortak olmuş ve bu şirkette Genel Müdür Yardımcısı ünvanı ile iş akdine işverence son verilen tarih olan 24.11.2014'e kadar çalışmalarını sürdürmüş bulunduğunu, bu şekilde başarı ile çalışmalarını sürdüren müvekkilimin çalışmasına, davacı işveren tarafından artık kendisiyle çalışılmak istenmediği söylenerek son verildiğini, bu bağlamda müvekkil, davacı tarafından haksız şekilde, teşekkür edilerek işten uzaklaştırıldığını, müvekkilin bu haksızlığa karşı kanun yollarına başvurmasının engellenmesi amacıyla da kendisiyle 24.11.2014 tarihli İkale Sözleşmesi yapılması yoluna gidildiğini, Bir başka deyişle davacı, müvekkilin herhangi bir kusuruna binaen onun sözleşmesini feshetmiş olmadığını, başarılı çalışmalarını sürdürürken, herhangi bir neden belirtilmeden ve ani şekilde işten uzaklaştırılan müvekkilin yaşamını idame ettirebilmek için ya davacı aleyhine işe iade ve tazminat davası açmak, başka bir şirkette işe başlamak ya da bir şirket kurmak veya daha önce kurulmuş bir şirkete ortak olmak gibi seçenekleri mevcut olduğunu, iş hayatına başladığı andan itibaren sadece Fuarcılık sektöründe çalışmış olan müvekkilin bu seçenekler içerisinden herhangi bir tercihinde karşısında davacı ... bulması doğal olarak söz konusu olduğunu, iş akdine haksız olarak son verilen müvekkil, kendisine en uygun olduğunu düşündüğü imkana göre hareket etmiş ve yeni bir şirket kurmak
zor olduğundan ve zaman alacağından, kurulu ve faal olmayan bir şirketi faal hale getirme yoluna gittiğini, müvekkili ..., ... A.Ş.'de 01.10.1996 tarihinde çalışmaya başladığını, Müvekkili 2008 yılında ...'ye ortak olmuştur ve bu ortaklığı da halen devam ettiğini, davacının iddia ettiği şekilde bu ortaklık karşılıksız olarak verilen
bir pay değil, müvekkilin çalışmalarının karşılığı olark verilen bir pay olduğunu, bu bağlamda müvekkılın davacı şırket ıle imzalamış olduğu bır iş veya rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, müvekkil ..., hizmet sözleşmesinin davacı tarafından haksız feshine kadar sadakat borcundan kaynaklanan ve bu borcun yapmama borcu şeklindeki yönü olarak ortaya çıkan rekabet etmeme borcuna aykırı davranış içerisinde kesinlikle bulunmadığını, müvekkilin bu yöndeki sadakat borcu içerisinde yer alan rekabet etmeme yasağının sözleşme süresince devam edeceği ve iş sözleşmesinin sona ermesiyle de rekabet etmeme borcu sona ereceği hususu yasal mevzuat ve yargı kararları ile sabit olduğunu, müvekkilin davacı şirketle imzalamış olduğu bir iş sözleşmesi bulunmamaktadır. ... A.Ş.'de Ol.10.1996 tarihinde işe başlayan müvekkilin imzaladığı iş sözleşmesi açısından geçerli olan 818 Sayılı Eski Borçlar Kanunu'nun 349, maddesinde: “Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin hakkaniyete muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir.” yönündeki hüküm nedeniyle de ilgili düzenlemenin geçerli olması mümkün olmadığını, Bu nedenle geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak müvekkillerin yaşam ve çalışma haklarının
tümüyle sona erdirmeye çalışılması işin doğası gereğine hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin çalışmasının davacı şirket tarafından sonlandırılması sonucunda, müvekkilin yasalar karşısında haklılığını bilen davaçı, müvekkille ikale sözleşmesi imzalayarak bu riskleri ortadarı kaldırmaya çalışmıştır. Müvekill de çok başarılı çalışmalarına ve davacı şirketin de hissedarı olmasına rağmen bu belge içeriğini kabul ederek işinden ayrılmak zorunda kaldığını, müvekkilin işbu sözleşmeye aykırı hiçbir faaliyeti olmadığını, İkale sözleşmesinin imzalanmasını müvekkile dayatan davacı işveren tarafından, güçlü konumunun avantajı ile söz konusu sözleşmeye konan hükümlerin de yasal mevzuat ve içtihatlar karşısında geçerli olmadığı açıkça ortada olduğunu, bu sözleşmede de 6098 sayılı yeni BK madde 445 ilgili maddeler dikkate alınmamış ve hukuka aykırı tek taraflı bir düzenleme yapıldığını, Müvekkilin ortağı olduğu ... Ltd. Şti.'nin davacı şirketle aynı iştigal konularında faaliyet gösterdiği bu nedenle haksız rekabet olduğu iddiası yukarıda açıkladığımız yasal durum karşısında geçersiz ve hukuksuz bir iddia olduğunu, hayatına başladığı tarihten itibaren fuarcılık alanında çalışan müvekkilin herhalde hiç bilmediği ve tecrübesinin olmadığı bir alanda çalışması mümkün olmadığını, Türkiye genetlinde kayıtlı onlarca Tarım Fuarı bulunmaktadır ve bu fuarlara katılan müşteriler de belli olduğunu, İşbu fuarlara katılan katılımcıların tüm listeleri halka açıktır ve bu listelere ulaşmak gayet kolay olduğunu, Bu listeler ve kataloglar internet ortamında kolayca bulunabilmekte, ... kayıtlarında da bulunduğunu, Bu bağlamda Türkiye'de 2015 yılında 2 Adet Tarımı Fuarı düzenlenecektir. Davacının yaklaşımına göre kalan 51 fuar organizasyonu kendilerini taklit etmekte ve haksız rekabette bulunduğunu, ... faaliyete başladığı tarihten itibaren yurtiçi ve yurtdışında birçok organizasyon gerçekleştirmiş bulunduğunu, . Aralık 2015'te ise bölgemizde bir ilk teşkil edecek Gayrimenkul Yatırım Fuarını gerçekleştirildiğini, Buradan da görüldüğü üzere müvekkilin tüm iyi niyetiyle amacı, hayatını bildiği işle idame ettirdiğini, yapılan faaliyetlere ve beyanlara bakıldığında piyasadaki hakim durumunu kullanan davacının kendisi dışında bir organizasyon yapılmasını engelleyerek haksız rekabette bulunma çabasında olduğu açıkça görüldüğünü, belirterek haksız, dayanaksız olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; TTK 56.maddesi gereğince açılmış haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin men-i ilanı ve maddi-manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosyanın işletmeci bilirkişi, haksız rekabet konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişiler tarafından 01/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirket genel müdür yardımcısı iken karşılıklı yapılan sözleşme ile işten ayrılan ...'ın sözleşmeye istinaden 3 yıl süre ile yapmaması gereken işi yapmaya başladığı, gazete beyanları ile davacı aleyhine ifadeler kullandığının anlaşıldığı, davacı tarafın zararının olabileceği ve bu zararın karşılanmasının gerekebileceği, ancak söz konusu zararın tespiti için; davacı ve davalı şirket
kayıtlarının incelenmesinin gerektiği bildirilmiştir.
İstanbul Asliye Tİcart Mahkemesine talimat yazılarak; dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesinin istenildiği, bilirkişi tarafından 11/11/2021 tarihli raporunda; Davacı tarafından 2013,2014,2015 ve 2016 yıllarında yapılan Adana Tarım, Adana İnşaat ve Adana Mobilya fuarlarına ilişkin sunmuş olduğu müşteri listelerine göre; davacı şirketin 2015 yılında Adana Mobilya fuarını düzenlemediği, diğer dönemlerde ise Adana Tarım, Adana İnşaat ve Adana Mobilya fuarlarını düzenlediği, söz konusu katılımcı sayıları ile elde edilen gelirlere bakıldığında büyük sapmaların bulunmadığı, davacı şirket tarafından sunulan gelir tabloları incelendiğinde davacının satış gelirlerinde ciddi oranda düşüşün yaşanmadı, şirketin son iki dönemde zarar ettiği, bu zararın sebebinin 2015 ve 2016 yıllarında katlanmış olduğu Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri, Genel Yönetim Giderleri, karşılık giderleri ve finansman giderlerinden kaynaklandığı, davacı şirketin kayıtlarından söz konusu haksız rekabete ilişkin zararın tespit edilmediği, mevcut zararın tespiti için davalı kayıtlarının da incelenerek davacı şirketten alınan bilgiler ışığında elde edilen menfaatin tespit edilmesinin gerektiği bildirilmiştir.
Mahkememizce davalının ticari defterlerinin incelenmesi için mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından 12/10/2022 tarihli raporunda; Dava dosyası ile davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davalı şirketin 2015-2016 yıllarında zarar ettiği, Davalının 2015 yılında dava tarihine kadar 217.333,20 TL dava tarihinden sonra ise fuar tarihine kadar 474,646,20 TL olmak üzere toplam 691.979,40 TL lık sözleşme duzenlendiği ancak defterler olmadığından bu sözleşmelerin hangi fuar için düzenlendiğinin belirlenemediği, davalının dava tarihinden sonra 2016 yılında ... için KDV hariç 440.,495,74 TL fatura düzenlediği, davalının zarar etmiş olması nedeniyle davacı zararının belirlenemediğinin bildirilmiş olduğu görüldü.
İddia, savunma, dosya içeriği delil ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, TTK 56.maddesi gereğince açılmış haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin men-i ilanı ve maddi-manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, Dava dosyası ile davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davalı şirketin 2015-2016 yıllarında zarar ettiği, Davalının 2015 yılında dava tarihine kadar 217.333,20 TL dava tarihinden sonra ise fuar tarihine kadar 474,646,20 TL olmak üzere toplam 691.979,40 TL lık sözleşme duzenlendiği ancak defterler olmadığından bu sözleşmelerin hangi fuar için düzenlendiğinin belirlenemediği, davalının dava tarihinden sonra 2016 yılında ... için KDV hariç 440.,495,74 TL fatura düzenlediği, davalının zarar etmiş olması nedeniyle davacı zararının belirlenemediği anlaşılmış olmakla davanın Maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın ayrı ayrı REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 red harcından, peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 584,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 11/07/2023