İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Dava dilekçesinde özetle; 20/04/2015 tarihinde sürücü...'nün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Buca Ufuk mahallesinden 903 sokak üzerinde seyir halinde iken 893 sokak mahallinde bulunan kavşaktan kontrolsüz şekilde dönüş yaptığı esnada ...'nin sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklete çarpması sonucu, motosiklette yolcu olarak seyreden davacı müvekkilinin ağır derecede yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkilinin.. Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, davanın safahatında rapor alındığında davacı müvekkilin maluliyet oranının (kalıcı iş göremezlik) açığa kavuşacağını, söz konusu kaza ile ilgili İzmir Cumhuriyet başsavcılığı tarafından soruşturma yapıldığını, soruşturma dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre ... plaka sayılı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunu, kusur durumunun mahkemece yaptırılacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacağını, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi olduğunu, davalı sigorta şirketine 30/06/2016 tarihli yazılı ile başvuru yapılmış ise de süresinde cevaplanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL. maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesinin, müvekkilinin Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bulunan tüm tedavi belgelerinin istenmesinin, kaza ile ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ... numaralı soruşturma dosyasının bir örneğinin incelenmek üzere istenmesinin, davalı sigorta şirketinden poliçe asıllarının istenmesinin, ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 20/04/2015 tarihi itibariyle tüm tescil bilgilerinin celbi için ilgili Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasının, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde geçerlilik tarihi 25.03.2015-25.03.2016 olan ...No’lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçedeki kişi başı sakatlık ve ölüm teminatlarının ise kaza tarihi itibariyle kişi başına 290.000,00 TL olduğunu, kazanın davacı yanın yolcu olarak bulunduğu tescilsiz motorsikletin ehliyetsiz sürücüsü ...'nin kusuru neticesinde meydana geldiğini, bu durumun İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma No'lu dosyası kapsamında alınmış bulunulan 18.06.2015 tarihli Bilirkişi Raporu ile de sabit olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket sigortalısına izahe edilebilecek herhangi bir kusur durumu olmadığından, söz konusu kazaya ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir tazmin yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde, sigortalısının araç sürücünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kaza neticesinde açılmış olan ceza dosyasında yer alan belgeler incelendiği takdirde, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün davacı yanın bulunduğu araca hiç çarpmamış olduğuna ilişkin beyanının bulunduğunu, kazanın asıl oluş biçiminin araştırılarak açıklığa kavuşturulması gerektiğini, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olan müvekkili Sigorta Şirketinin de sorumluluğunun tespiti açısından tüm dosyanın, savcılık/ ceza davası evraklarının bulunması halinde bu evrakların da eklenerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, poliçede sadece davacının sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, geçici maluliyetten kaynaklı tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi için davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, maluliyetten dolayı zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu’na müzekkere yazılarak davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının araştırılması, söz konusu ödemelerin tazminat hesabı yapılması halinde bu hesaplamadan düşürülmesi gerektiğini, davacı yanın tedavi masraflarına ilişkin talepleri olması halinde, söz konusu talepler bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin talepleri poliçe kapsamında olmadığından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, buna ilişkin taleplerde sosyal güvenlik kurumunun sorumluluğu bulunduğunu, davayı kabul anlamında olmamakla, davacının gelir-kazanç kaybı, efor kaybı ve sair bedensel yaralanmalara ilişkin talepleri gibi dolaylı zararlara yönelik talepleri olması halinde, söz konusu talepler sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığından reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru olmadığından, söz konusu olaya ancak dava tarihinden itibaren faiz uygulanabileceğini, uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu belirterek, haksız davanın reddinin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
İzmir 20. ASCM'nin ... E. Sayılı dosyanın uyap sistemi üzerinden bir sureti, İstanbul Trafik İhtisas Dairesince alınan 10/11/2023 tarihli rapor, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 27/05/2024 tarihli raporu ve aktüer bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 30/10/2024 tarihli raporların dosyaya sunulduğu anlaşıldı.
Dosyanın İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine tevdi üzerine hazırlanan ve taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülen 10/11/2023 tarihli raporda özetle; "Sürücü... 'nün % 10 oranında kusurlu olduğu, sürücü ... 'nin % 90 oranında kusurlu olduğu,müşteki yolcu ... 'ın kusursuz olduğunun tespit edildiği
" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, davacı vekili tarafından rapora itirazlarda bulunulduğu görüldü.
Dosyanın ... ATK tevdisi üzerine hazırlanan ve taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülen 27/05/2024 tarihli raporda özetle; "...'ın 20/04/2015 tarihli trafik kazısına bağlı olarak, davaya konu olaya bağlı özürlülük oranına neden olacak kalıcı bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla özürlülük oranının %0 (yüzdesifir) olduğu, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak varsa kesin iyileşme süresinin kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varıldığı" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın tevdisi üzerine aktüer bilirkişisi tarafından hazırlanan 30/10/2024 tarihli raporda özetle; "Sayın Mahkemece tarafımıza tevdii edilen dosyada içindeki belgeler ile 20.04.2015 günü saat 19: 20 sıralarında sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ptt istikametine doğru 903 sokak üzerinde seyir halinde iken olay mahalli kavşaktan geçiş yaptığı esnada idaresindeki aracın sağ ön kısımlarıyla karşı yönden sola doğru dönüşe geçerek seyir istikametyine giren sürücü ... idaresindeki tescilsiz motorsikletin sağ arka yan kısımlarına çarpması sonucu davaya konu trafik kazası meydana geldiği, Dosyaya kazandırılan Adalet Bakanlığı ATK Başkanlığı, Trafik İhtisas Dairesi 'nin 10.11.2023 tarihli ve 17059 sayılı Kusur Raporunda Sürücü... 'nün % 10 oranında kusurlu olduğu, sürücü ... 'nin % 90 oranında kusurlu olduğu Müşteki yolcu ... 'ın kusursuz olduğu tespit edildiği, kusur oranlarının nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olup, hesaplama tam kusura göre ve ayrıca davalı yana ZMM sigortalı araç sürücünün kusur oranı % 10 ile çarpılarak hesaplanan bedensel zarar" şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Tarafların anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu konusunda yapılan değerlendirmede; 20/04/2015 tarihli...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu ...'nin sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletin çarpışması ile davacının ağır derecede yaralandığı, geçici iş göremezlik hali ve maluliyetinin oluştuğu, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde KTK ZMM sigortası ile sigortalı olduğu ve davacının zararından sorumlu olduğu ileri sürülerek geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketindne kusuru oranında tahsili talebine karşılık davalı sigorta şirketince ... plakalı aracın şirketlerine KTK ZMM sigortası ile sigortalı olduğu, teminat limitinin 290.000,00 TL olduğu, araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamında olmadığı, davanın reddi gerektiğinin savunulduğu, böylelikle uyuşmazlığın meydana gelen kazada kimin ne oranda kusurlu olduğu, davacının geçici iş göremezlik sürekli iş göremezlik zararı oluşup oluşmadığı, poliçe kapsamında davacının davalıdan talep edebileceği geçici iş göremezlik zararı varsa miktarı konusunda talep edilen maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar kusura yönelik kazandırılan rapora itirazlarda bulunulmakla birlikte aynı zamanda birtakım hususlar yönünden ek araştırma istenildiği anlaşılmış ise de raporun denetime elverişli olduğu, yeterli teknik incelemeyi içerdiği dosya kapsamı ve dosya arasına alınan ceza dosyası içeriğinin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesi kusur yönünden başka araştırılacak bir hususun olmadığı kanaatine varılmakla birlikte kazandırılan maluliyete ilişkin rapora itirazlarda bulunularak ek rapor alınması talep edilmiş ise de raporun kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik kapsamında hazırlandığı, davacı asilin beyanı alınarak ve dosyadaki hastane kayıtları incelenerek ve davacının konsültasyonu da yapılmak kaydıyla rapor tanzim edildiği ve bu nedenle raporun denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak yeniden yahut yeni bir rapor alınması gerekli olmadığından maluliyet raporuna yapılan itirazların reddi ile raporun hüküm kurmaya elverişlyi olduğu kanaatine varılarak varılmıştır.
Davacı tarafça iş bu dava dosyası üzerinden hem geçici hem kalıcı iş göremezlik tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmakla birlikte öncelikle geçici iş göremezlik yönünden bir takım açıklamalar ve bunun neticesi oluşan kanaatin bildirilmesi gerektiği değerlendirilerek yapılan inceleme neticesinde; dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde işbu yargılama sırasında davacının bu olaydan kaynaklı kalıcı iş göremezliği bulunmadığı ancak geçici iş göremezliğinin bulunduğu ve süresinin de 9 aya kadar uzayabileceği yönünde Ege ATK raporu denetime elverişli ve hüküm kurmaya uygun olduğu değerlendirilmekle yapılan itirazların yerinde görülmeyerek reddedildiği anlaşıldığından ve olay tarihi itibariyle davacının 08/02/2000 doğum tarihli olması sebebiyle 15 yaşında olduğundan 18 yaşından küçük çocuklara ilişkin geçici iş göremezlik tazminat hesaplaması yapılabilmesi için küçüğün olay tarihinde çalışması karşılığı bir yerden gelirinin olması gerektiğinden ve ancak dosya kapsamında davacı tarafça bu hususa dair herhangi bir beyan ileri sürülmemekle birlikte ceza dosyasına alınan ifadelerde davacının öğrenci olduğu anlaşılmakla hak kaybı yaratmamak açısından işbu ara kararın tebliği ile davacı yana kaza tarihinde çalışması karşılığı gelir elde ettiğine yönelik hususun bulunup bulunmadığı var ise buna dair 3. Kişileri bağlayacak mahiyette bilgi, belge sunulmasına yönelik verilen bir aylık kesin süre içerisinde sunulan 05/08/2024 tarihli dilekçenin sunulduğu anlaşılmakla bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesi kaza tarihi itibariyle gelir getirici bir işte çalışmadığı anlaşılan davacı yan yönünden iş bu kazadan kaynaklı geçici iş göremezlik tazminat talebinde bulunamayacağı kanaatine varılmakla birlikte yine de hak kaybı yaratmamak açısından dosyaya geçici iş göremezlik yönünden aktüer raporu kazandırılmıştır.
Davacı yanca diğer talep edilen sürekli iş göremezlik tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirme neticesinde 20/04/2015 tarihinde dava dışı İsmail sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ... istikametine doğru 903 sokak üzerinde seyir halindeyken olay mahalli kavşaktan geçiş yaptığı esnada arcın sağ ön kısımları ile karşı yönden gelip sola doğru dönüşe geçerek girişe başlayan dava dışı ... sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletin sağ arka yan kısımlarının çarpışması neticesi yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacının ...tarafından kullanılan motosiklette yolcu olarak bulunduğu, bahse konu trafik kazasının oluşumunda İsmail'in %10 oranda ...'in ise %90 oranında kusurlu olduğu, İsmail tarafından kullanılan aracın davalı yana kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS ile sigortalı olduğu, bu kazadan kaynaklı Mahkememiz davacısının aksi iddia edilmekle birlikte sürekli iş göremezlik oranının bulunmadığı anlaşılmakla her ne kadar uzunca bir süre ceza dosyasının kesinleşmesi beklenilmiş ise de davalı yana atfedilen sorumluluk kapsamında kesinleşmesi beklenen dosyanın kesinleştiği anlaşılmakla gerek kusura gerekse maluliyete yönelik yapılan incelemeleri içerir kazandırılan raporlar hüküm kurmaya elverişli olmakla birlikte iş bu kazadan kaynaklı yaralanmakla birlikte bahse konu yaralanmasının sürekli iş göremezliğe neden olacak şekilde olmadığından davacı yanın bu kalem tazminat talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda oluş şekli belirtilen trafik kazasından her ne kadar geçici ve kalıcı iş göremezlik talebiyle iş bu dava açılmış ise de davacının sürekli iş göremezlik durumunun varlığı tespit edilmediğinden bu anlamda davacının bu yönden tazminat talebinin reddi gerektiği gibi bununla birlikte her ne kadar geçici iş göremezlik tazminat talebinde bulunulmuş ise de kazandırılan maluliyet raporunda olaydan itibaren 9 ay süre ile geçici iş göremezliğe uğrayan davacının söz konusu kaza tarihinde 15 yaşında olduğu ve öğrenci olduğu göz önüne alınmakla çalışmasını gösterir kayıtlara ilişkin davacıdan yapılan isteme bila ikmal cevap verilmekle birlikte bu dönemde çalışması olmayan davacı yan yönünden geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 398,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına bu hususta Harçlar Kanunu uyarınca tahsil harç müzekkeresi gönderilmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, yukarıda mahsubuna karar verilen peşin harç ve kullanılan gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına,
- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap ve takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
5- Dair taraf vekillerinin yokluklarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024