İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak
Mahkememizde görülmekte olan Ortaklıktan Çıkma ve Çıkma Payının Ödenmesine ilişkin asıl dava ile Alacak talebine ilişkin birleşen davanın birlikte yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili asıl dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde, davacının davalı şirketin %10 hissedarı olduğunu, %90 oranındaki hissenin ...'e ait olduğunu, davacıya şirketle ilgili bilgi verilmediğini, inceleme yapma hakkının ihlal edildiğini, davalı tarafından davacı aleyhine şirket aracının haksız kullanımı nedeniyle itham ve suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenle yapılan soruşturmada takipsizlik kararı verildiğini, diğer ortak ...'in şirket para ve imkanlarını kendi menfaatine kullandığını, usulsüz harcamalar yaptığını ileri sürerek, davalı şirketin TTK 636.maddesi uyarınca feshine, tasfiyesine, bu talepler haklı görülmez ise ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl dava dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde, esasen davacının idareci olduğu dönemde şirket imkanlarını şahsi menfaati için kullandığını, usulsüzlükler yaptığını, iddiaların gerçek olmadığını ileri sürerek fesih ve tasfiye davasının reddine, davacının bedelsiz olarak şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesi savunulmuştur.
Birleşen İzmir 1. ATM'nin ... Esas sayılı dosyasına davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, davacının davalı ... End. Malz. Metal San. Tic. Ltd. Şti.'nin %10 oranında, davalı ...'in ise % 90 oranında ortağı olduğunu, ...'in, şirketin hakim ortağı olduğunu, bu durumu kötüye kullandığını ve davacının mağduriyetine sebep verdiğini, davalı ortak tarafından davacı aleyhine hemde hukuk mahkemelerinde davalar açarak müvekkilini susturmaya ve pasifize etmeye çalışıldığını, davalı ortak ...'in şirket para ve imkanlarını kendi menfaatine kullandığını, usulsüz harcamalar yaptığını, şirket hesaplarından mesnetsiz paralar çekerek şirketi sıkıntıya soktuğu gibi davacı ortağı da mağdur ettiğini, şirket karar defterinde ortaklara pay dağıtımı ve bunun usulleri açıkça belirlendiği halde davacının hiç bir şekilde şirketin yıllık karından pay almadığını, davacı ortağın davalı şirketten olan birikmiş alacağının yaklaşık 450.000,00 TL - 500.000,00 TL arasında bir rakama ulaştığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şu an itibarıyla 30.000,00 TL 'nin işlemiş ve işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İzmir 1. ATM'nin ... Esas sayılı dosyasına davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında şirket hesaplarındaki usulsüzlüklerini gizlemeye çalışan davacının, haksız olarak şirketin feshini ve tasfiyesini, ayrıca ayrılma akçesinin ödenmesini talep ettiğini, cevaben de %10 hisseye sahip davacının güveni kötüye kullanma ve bankaların aracı kılınarak dolandırıcılık suçlarını işlemesi nedeniyle bila bedel ortaklıktan çıkarılmasını talep ettiklerini ve dosyanın derdest olduğunu, bu davayla da konusu ve tarafları aynı olan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini, aksi halde açılmış olan bu davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İzmir 1. ATM'nin... Esas sayılı ...Karar sayılı 03.07.2019 tarihli kararı ile dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosyamız içine alındığı anlaşılmıştır.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tarafların bildirdiği tanıklar dinlenmiş, davalı şirketin sicil kayıtları getirtilerek incelenmiş, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılarak beklenmiş, ceza yargılaması sonucu alınan rapor ve verilen karar incelenmiş, keşif de yapılmak sureti ile bilirkişi görüşüne başvurulmuştur.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen sicil evraklarının incelenmesinden, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez 120799 sicilinde kayıtlı ... Endüstri Malzemeleri Metal Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin merkez adresinin Mersinli Mahallesi, 2827 Sokak, No: 9/11 Konak İzmir olduğu, şirketin faal olduğu, davacının şirkete 12.01.2011 tarihli tescil ile % 10 ortak olduğu, buna göre ...'in % 90, ...'in % 10 payının bulunduğu, sermayesinin 60.000,00 TL olduğu, daha sonra 30.12.2012 tarihinde şirketin 240.000,00 TL sermaye arttırımı yaptığı ve böylece şirketin sermayesinin 300.000,00 TL olduğu, ...'in şirketteki sermaye payının 270.000,00 TL, ...'in ise 30.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya örneğinin incelenmesinden, müşteki ...'in şikayeti ile şüpheli ... ile sanık ... hakkında, hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçlarından dolayı TCK m. 155/2, 39/2-c, 53/1 hükümlerine istinaden yargılamalı için kamu davası açıldığı, kamu davasının konusunun dava konusu olan... Şirketinde şirketin yöneticisi durumunda bulunan ...'in % 10 hissedarı olarak usulsüzlükler yaptığı ve usulsüzlüklerden dolayı mal varlığı edindiğine ilişkin olarak yargılanarak cezalandırmalarına ilişkin her ikisi hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama ve toplanan delillerle mahkemenin 2020/351Karar sayılı 13.10.2020 tarihinde davanın kabulüne, sanık ...'in TCK m 155/2 gereğince görevi kötüye kullanma suçundan dolayı cezalandırılmasına, ...'in bu suça iştirak nedeni ile açılan davada beraatına karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İzmir BAM 13. Ceza Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı 23.11.2021 tarihli kararı ile sanık... yönünden hakkında verilen beraat kararı yasaya uygun olduğundan istinaf talebinin reddine kesin olarak karar verildiği, ... yönünden eylemine uyan hukuki nitelendirmenin kanuna ve hakkaniyete uygun olduğundan, istinaf başvurusunun reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, kararın temyiz edildiği, halen Yargıtay'dan dönmediği belirlenmiştir.
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı ... End. Metal San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından davalılar ... ve ... hakkında, şirket ortağı olan davalı ...'in haksız fiiline dayalı tazminat isteğine ilişkin 19.12.2016 tarihinde dava açıldığı, ceza dosyaları, soruşturma dosyaları, mahkememiz dosyasının incelenip değerlendirildiği, bilirkişi raporu alındığı ve yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, 2.126.704,94 TL şirket zararının davalı ...'in tamamından sorumlu olmak üzere, davalı ...'nin ise 1.987.000,00 TL sinden sorumlu olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır.
Keşif de yapılmak sureti ile bilirkişiler Mali Müşavir ..., Makine Mühendisi..., Emekli Bankacı Nahide Bilger'den rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler Mali Müşavir ..., Makine Mühendisi..., Emekli Bankacı ... 12.04.2018 tarihli raporlarında sonuç olarak, davalı şirketin 31.12.2017 tarihinde kaydi özvarlığının 322.633,74 TL, reel özvarlığının 245.261,53 TL olduğu, dolayısı ile sermaye yapısına göre birleşen davalı ortak ...'in reel payının 220.735,38 TL, davacı ortak ...'in reel payının 24.426,15 TL olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre 31.12.2017 tarihi itibarı ile davacı ortak ...'in şirkete 139.704,94 TL borcunun olduğu, dava dışı ...'in ise şirketten 1.549.260,01 TL alacağının olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporuna davacı vekilince itiraz edilmiş, bilirkişilerden davacı vekilinin itirazlarını karşılar şekilde ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler havale tarihli 24.07.2018 tarihli ek raporlarında, davacının ... değerlerine yapmış olduğu itirazları ile ilgili kök raporda her hangi bir değişiklik yapılmasına yer olmadığı, davalı şirketin öz varlık hesabında bir değişiklik olmadığından, sermaye yapısına göre ortakların paylarında bir değişiklik olmadığı, davacının dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgelere göre davalı şirketin defterlerinin tekrar incelenmesi sonucunda 31.12.2017 tarihi itibarı ile davacı ortak ...'in davalı şirkete 104.704,94 TL borcunun olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce en son durum itibarı ile raporun düzenlendiği tarihteki kayıtlar dikkate alınarak, gerektiğinde şirket aktiflerinin reel değerleri güncellenerek, rapor tarihi itibarı ile çıkma payının hesabı konusunda bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler 24.01.2019 havale tarihli ikinci ek raporlarında, davalı şirketin 30.09.2018 tarihi itibarı ile kaydi özvarlığının 295.005,70 TL, reel özvarlığının 425.706,68 TL olduğu, dolayısı ile sermaye yapısına göre birleşen davalı ortak ...'in reel payının 383.136,01 TL, davacı ortak ...'in reel payının 42.570,67 TL olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre 30.09.2018 tarihi itibarı ile davacı ortak ...'in şirkete 139.704,94 TL borcunun olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 24.04.2019 tarihli dilekçesi ile davalı şirketin feshini talep etmediklerini, taleplerinin sadece davacının şirketten ayrılması ve ayrılma akçesinin kendisine ödenmesi olduğunu beyan etmiştir.
Davacı vekili tarafından önce 11.09.2019 tarihli dilekçe ile birleşen dosyada talep ettikleri tazminatın tamamını hem davalı şirketten, hem de şirketin hakim ortağı olan diğer davalıdan aynı miktarda talep ettiklerini beyan etmiş, daha sonra birleşen davada talep ettikleri 30.000,00 TL 'nin 15.000,00 TL sinin kar payına, 15.000,00 TL sinin ise davalı ...'in sorumluluğuna ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Mahkememizce birleşen dosya yönünden bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler 21.01.2020 havale tarihli ek raporlarında, birleşen dava yönünden, şirketin 2018 yılı sonu itibarı ile toplam dağıtılabilir kar'ının 32.568,83 TL olduğu, sermaye yapısına göre davacı ...'in hissesine düşen kar payının 3.256,88 TL olduğu, davacının şirketteki özvarlık payından kar payının düşülmesi ile davacının öz varlık payının 39.313,79 TL ve kar payının da 3.256,88 TL olduğu, davacının şirkete olan borcunun öz varlık ve kar payı alacağından mahsubu halinde davalı şirketin davacı ...'den 97.134,27 TL alacağının olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce birleşen dava yönünden alınan ek raporun, iddiaların bir kısmını değerlendirir nitelikte olmadığından, dosyanın yeniden bilirkişiler ... ve...'e tevdii ile birleşen dava yönünden davacının itirazlarının değerlendirilmesi ve itirazlara konu hususların incelenmesi bakımından bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler YMM ... ile Bankacı ... 26.10.2020 tarihli ek raporlarında, birleşen dosyaya sunulan banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı şirketin banka nezdindeki hesaplarından davacı ..., dava dışı eşi ... ve kardeşi ...in hesaplarına toplam 1.759.412,00 TL para havalesinin yapıldığı, buna karşın davacının banka nezdindeki hesaplarından davalı şirket hesaplarına 570.500,00 TL havale gönderildiği, davacı uhdesinde kalan tutarın 1.188.912,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce birleşen davada davalı ...'in şirket hesaplarından kendi yararına para çektiği, şirketin parasını kendine mal edindiğine ilişkin iddiaların değerlendirilmesi bakımından bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler YMM ... ile Bankacı Nahide Bilger 02.02.2021 tarihli ek raporlarında, davalı şirketin defter kayıtlarına göre ...'in davalı şirketten çektiği paradan daha fazlasını şirkete koyduğu/şirket için harcadığı, 31.12.2016 tarihi itibariyle de ...'in davalı şirketten 482.169,09 TL alacaklı olduğu, dolayısı ile davalı şirketin defter kayıtlarında davalı ...'in şirket hesaplarından şirketin parasını kendine mal edindiğine dair bir kayda rastlanmadığı belirtilmiştir.
Asıl davamız, davacının ortaklıktan ayrılması ve ayrılma akçesinin kendisine ödenmesi talebine ilişkindir. Birleşen davamız, davacının davalı şirketten kar payı almadığı iddia edilerek, davalı şirketten olan birikmiş alacağının tahsili ve davalı yöneticinin usulsüz eylem ve işlemleri sebebiyle diğer davalı şirkete vermiş olduğu zararın giderilmesi talebine ilişkindir.
TTK’nun 638/2. Maddesinde, ''(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.'' Anılan düzenlemede haklı sebeplerin neler olduğu belirtilmemiştir. Bu nedenle çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını Mahkeme değerlendirecektir. Ortaya konulan haklı sebebin nesnel ve objektif ölçülere uygun olması gerekir. Bu durumda şirketlerin kuruluş gayesi dikkate alınarak; aynı amaç için birlikte sermaye koyup emek vererek çalışma, dayanışma ve karşılıklı güven ortamının sağlanması gayelerine aykırı düşen; şirketin çalışmasını, devamını, ortaklarına kazanç sağlamasını ve kuruluş amacının gerçekleşmesini imkansız hale getiren davranışların haklı neden olarak kabulü gerekmektedir. Kuşkusuz haklı nedenler sınırlı olmayıp, iddia edilen eylemlerin haklı neden oluşturup oluşturmadığı her somut olayın özelliğine ve koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Asıl davada davacı taraf çıkma istemine haklı sebep olarak bilgi alma, inceleme hakkını kullanamadığını, taraflar arasında bulunan savcılık soruşturmasını, davalının para ve imkanları kendi menfaatine kullandığını ve davalının usulsüz işlemler yaptığını ileri sürerek ortaklıktan çıkmak istemektedir.
TTK'nun 614.maddesinde, ortağın inceleme hakkının engellenmesi halinde önce genel kurula başvurulacağı, genel kurul haksız yere bilgi alma hakkını engellerse mahkemeye başvurulacağı düzenlenmiştir. Davacının bilgi edinme hakkını kullanmak üzere herhangi bir girişiminin olmadığı, mahkemeye başvurduğuna ilişkin bilgi bulunmadığı, dolayısı ile davacının bu konudaki iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça davalının şirketin kaynaklarını kullanarak kendi menfaatine kullandığı ve davalının usulsüz işlemler yaptığı iddia edilmiş ise de, esasen davacı ... ile davalı ...'in yıllar içinde şirketin bazı ödemelerini yapmak ve para koymak sureti ile borçlu ve alacaklı duruma geldikleri ancak davalı şirketin incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre iddia edilen hususlara ve kayıtlara rastlanılmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, davacının bu iddialarını da ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında dinlenen tanıkların soyut beyanlarda bulundukları, mevcut dosya kapsamı itibariyle ve gerek İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında davacının 2.126.704,94 TL şirket zararından sorumlu olduğuna ilişkin verilen karar, gerekse İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında sanık olarak yargılanın davacı ...'in TCK'nun 155/2 maddesi gereğince görevi kötüye kullanma suçundan dolayı cezalandırılmasına ilişkin verilen kararlar ile İzmir 26 Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ve... karar sayılı 19.01.2023 tarihli kararı ile "sanık ...'in üzerine atılı katılan ...'e yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm sonucu dikkate alındığında, davacının ortaklıktan çıkmaya ilişkin olarak haklı sebeplerin varlığını ortaya koyamadığı kanaatine varılmakla ispatlanamayan asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile başlangıçta davalı şirketin haklı nedenle feshini de talep ettiği ancak daha sonra 24.04.2019 tarihinde mahkememize sunduğu dilekçe ile davacının davalı şirketin feshini talep etmediği, davacının talebinin sadece şirketten ayrılması ve ayrılma akçesinin kendisine ödenmesi olduğunu beyan ettiğinden, davacının şirketin feshi talebi hakkında karar verilmemiştir.
TTK'nın 523. Maddesine göre ''...kanuni ve esas sözleşmede öngörülen isteğe bağlı yedek akçeler ayrılmadıkça pay sahiplerine dağıtılacak kâr payı belirlenemez. Genel kurul; aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekliyse bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kâr payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa kanunda ve esas sözleşmede ön görülenlerden başka yedek akçe ayrılmasına da karar verebilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Birleşen dava yönünden yukarıda yazılı yasal düzenleme karşısında şirket ana sözleşmesi ve karar defterinin incelenmesi gerekmiştir. Şirket ana sözleşmesinin incelenmesinden, ''...safi kardan her yıl önce vergi karşılıkları ve %5 ihtiyat akçesi ayrılması ve kalanı hissedarlara ödenmiş sermaye payları oranında dağıtıldığı, Kar’a iştirak eden hissedarlara dağıtılması kararlaştırılan miktardan TTK 466.md.3 no.lu bendi gereğince %10 ayrılarak umumi yedek akçeye ekleneceği, Kar’dan bir kısmının hissedarlara dağıtılması veya şirket adına işletilmesi, memurlara, hizmetlilere ikramiye olarak verilmesi gibi kararların, ortaklar kurulunun oy çokluğu ile vereceği karara bağlı olduğu,'' şeklinde düzenleme bulunduğu belirlenmiştir. Davalı şirket karar defterinin incelenmesinden, 2005 yılından 12.08.2015 tarihine kadar kar dağıtımı hakkında hiçbir karara rastlanmadığı, 12.08.2015 tarihli 2015/01 nolu karar ile Olağan Genel Kurul Kararı alındığı, Olağan genel Kurul Kararı Toplantı Tutanağında da 2012-2013-2014 yılları şirket karlarının ortaklara dağıtılmayarak şirket bünyesinde bekletilmesine oy birliği ile karar verildiği, ortaklar kurulunun kar dağıtımına ilişkin başkaca kararına rastlanmadığı belirlenmiştir.
Birleşen dava yönünden, dosya kapsamındaki delil ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... davalı şirketin ortağıdır ve davalı şirketin ortağı olması nedeniyle şirketten alacağı kâr payının tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Şirket ana sözleşmesinde TTK'da belirtilen usuller dışında kâr payı dağıtımına yönelik özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Türk Ticaret Kanunu uyarınca kâr payı dağıtımına karar verme yetkisi şirket genel kuruluna aittir. Davalı şirketin tüm genel kurul kararlarının incelenmesinde; ortaklara kâr payı dağıtımına yönelik bir kararın alınmadığı anlaşılmıştır. Davalı şirket genel kurulunca kâr payı dağıtımına yönelik alınmış bir karar bulunmadığı gibi davacının bilakis davalı şirkete ortaklıktan kaynaklı borcu bulunmakta iken kar payı talep etmesinin de yerinde olmadığı, davacı ortağın davalı ortak ve Yönetim Kurulu üyesi ...' in yönetici sıfatıyla yapmış olduğu eylem ve işlemleri nedeniyle şirkete vermiş olduğu zararların tazmini de diğer talep ve dava konusu edilmiş olup, aldırılan tüm bilirkişi raporları ile davalının yönetiminde olduğu dönemde şirkete kusurlu eylem ve işlemleri nedeniyle vermiş olduğu bir zarar bulunmadığı aksine aldırılan bilirkişi raporları ile davalı şirketten alacaklı olduğu ortaya konmuş olup davacı ... hakkında açılan tüm ceza davaları ile hakkında verilen mahkumiyet kararları,İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından verilen mahkumiyete ilişkin karara ilişkin istinaf kararı, davacı ... ve ... hakkında kusurlu ve zararlandırıcı eylemleri nedeniyle davalı şirketi zarar uğrattıklarına dair İzmir 5 ATM.'nin ... esas sayılı dava dosyası içeriğine aldırılan bilirkişi raporları ile davalı şirketi zarara uğratan davacının davalı hakkında zararlandırıcı eylem ve işlem ve eylemleri ile zarar uğrattığı iddiasıyla açmış bulunduğu davasının haklı sebebe dayanmayıp davasının ve iddialarının da ispat edilemediği anlaşıldığından bu yönden de ispat edilemeyen asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
1-Davanın REDDİNE,
2-Birleşen İzmir 1.ATM'nin ... Esas sayılı dosyasına ilişkin davanın REDDİNE,
Asıl dava yönünden,
3-Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL harcın düşümü ile eksik 586,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
Birleşen dava yönünden,
6-Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 512,33 TL harcın düşümü ile eksik 103,07 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
9-Davalılar tarafından yapılan 147,50 TL tebligat gideri ile 77,00 TL posta gideri toplamı 224,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, asıl ve birleşen dosya davacı vekili ile asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/01/2025
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Katip ...
✍e-imzalı