Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacıların 09.04.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, meydana gelen trafik kazasında davacıların yaya olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin hız limitlerine uymadığından kusurlu olduğunu, kaza nedeniyte davacıların yaralanarak malul kaldığını, davacıların söz konusu kaza nedeniyle üzüntü ve acısına karşılık davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için ise 2.500,00 TL manevi tazminat talebinin sigorta şirketi hariç diğer davalılardan tahsilini, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI ... AŞ, CEVABI: ... plakalı aracın müvekkili şirkete ... numaralı ZMMS poliçesiyle 11.04.2015-11.04.2016 tarihleri arasında sigortalandığını, trafik poliçesinin 30.03.2016 tarihinden itibaren satıştan dolayı iptal edildiğini, buna ilişkin zeyilnamenin sunulduğunu, 09.04.2016 tarihli kazanın poliçenin fesh edildiği tarihten sonra meydana geldiğini, bu sebeple tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, şirketin temerrüde düşmediğini, davanın kaza tarihinde geçerli bulunan Trafik poliçesinin bulunduğu sigorta şirketine ihbarını edilmesini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... CEVABI: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracı 11.04.2016 tarihinde noter satışıyla satın aldığını belirterek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
DAVALI ... CEVABI: Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi .... E sayılı dosyası ve... Eğitim ve Araştırıma Hastanesi, ... Sigorta, ... Emniyet Müdürlüğü, ... Devlet Hastanesi, ... SGK, ... SGK, ... SGK, ... Büyükelçiliği tarafından gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 19/09/2019 tarihli raporunda; İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporuna göre davacı ... 'nın tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %1, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren (20) aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü davalı sürücü ...'nin % 25, davacıların ise % 75 oranında kusurlu olduğu, Davacılardan ...'nın e (20) aylık geçici İş göremezlik zararının 6.924,28 TL %1 oranındaki tüm vücut fonksiyon kaybı zararının 1.008,94 TL olduğu, Davacı ...'in (4) aylık geçici iş göremezlik zararının 1.325,69 TL tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 0 olması nedeniyle tazminat talep hakkının olmadığı Konuyla ilgili takdir ve değerlendirme yetkisi tamamen Sayın Mahkemenizde olmak kaydıyla; dava öncesinde davalı ... AŞ.ye başvuru yapılmadığından davalı ... AŞ dava tarihinde, diğer davalıların sorumluluğu haksız fiil esasına dayalı olduğundan kaza tarihi olan 09.04.2016 tarihinde temerrüde düştüğü Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesine göre kaza tarihi olan 09.04.2016'da geçerli olan kişi başı sakatlanma ve ölüm ile tedavi gideri sigorta limitinin ayrı ayrı 310.000.00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın, teminat limiti dahilinde kaldığı, dava dosyasında kazaya % 25 oranında kusuruyla sebebiyet veren ... plakalı aracın satış belgeleri, trafik kaydı, aracın mülkiyet değişikliğinin KTK'nin 94. maddesi uyarınca sigortacıya bildirilip bildirilmediği, anılan madde gereğince fesih sürecinin gerçekleşip gerçekleşmediğini tespite yarayan her hangi bir belgeye rastlanılmadığından davalı ... şirketinin sorumluluğuna ilişkin tespiti hususunda nihai karar ve takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu, sonuç ve kanaatiyle tanzim olunun iş bu rapor dosyaya sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 07/08/2025 tarihli EK raporunda; İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporuna göre davacı ... 'nın tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 1, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren (20) aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü davalı sürücü ...'nin “%25, davacıların ise % 75 oranında kusurlu olduğu, Davacılardan ...'nın (20) aylık geçici iş göremezlik zararının 8.124,67 TL % 1 oranındaki tüm vücut fonksiyon kaybı zararının 16.181,09 TL olduğu, Konuyla ilgili takdir ve değerlendirme yetkisi tamamen Sayın Mahkemenizde olmak kaydıyla; dava öncesinde davalı ... AŞ.ye başvuru yapılmadığından davalı ... Sigortanın dava tarihinde, diğer davalıların sorumluluğu haksız fiil esasına dayalı olduğundan kaza tarihi olan 09.04.2016 tarihinde temerrüde düştüğü Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesine göre kaza tarihi olan 09.04.2016'da geçerli olan kişi başı sakatlanma ve ölüm ile tedavi gideri sigorta limitinin ayrı ayrı 310,000.00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın, teminat limiti dahilinde kaldığı, dava dosyasında kazaya % 25 kusuruyla sebebiyet veren ... plakalı aracın satış belgeleri, trafik kaydı, aracın mülkiyet değişikliğinin KTK'nin 94. maddesi uyarınca sigortacıya bildirilip bildirilmediği, anılan madde gereğince fesih sürecinin gerçekleşip gerçekleşmediğini tespite yarayan herhangi bir belgeye rastlanılmadığından davalı ... şirketinin sorumluluğuna ilişkin tespiti hususunda nihai karar ve takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu şeklinde beyan etmiştir
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 30 /07/2018 tarihli raporunda; Davalı sürücü ...'nin %25(yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yayalar ...ile ...'in %75(yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu oldukları kanaatini bildirir müşterek rapordur.
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 04/03/2019 tarihli raporunda; ... oğlu, 24/11/1971 doğumlu ...’nın 09/04/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının sorulduğu üzere 30/03/2013 tarih, 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde Kas İskelet Sistemi Üst Ekstremite sol omuz için; Şekil 2-10’a göre %1, Şekil 2-11’e göre %1 olduğu, üst ekstremite özür oranı %2, Tablo 2-3’e göre, kişinin tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %1 (yüzdebir) olduğu, Humerus cisim kırığı arızasının iyileşme süresi 09/04/2016 tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceğinin bilindiği, fakat gelişen psödoartroz komplikasyon tedavisinin uzaması cihetiyle iyileşme süresinin 09/04/2016 tarihinden itibaren 20(yirmi) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği hususunda rapor sunulmuştur.
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 26/04/2021 tarihli raporunda; Kişinin yeni çekilecek, kırık alanını içine alan iki yönlü humerus direk grafilerin dijital ortamda (DICOM), temin edilip gönderilmesi halinde yeniden değerlendirileceği; Mevcut belgelere göre, 1.03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünde yapılan değişiklikler içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri, meslek grupları bölümünü içermediği, dolayısıyla 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile sadece beden çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine (hangi hastalık ve arızaların malulen emeklilik kriterlerine uyduğu) ilişkin değerlendirme yapılabileceği, bu nedenle söz konusu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği, ... ve ... oğlu, 24/11/1971 doğumlu ...’nın 09/04/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, Humerus cisim kırığı arızasının iyileşme süresi 09/04/2016 tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceğinin bilindiği, fakat gelişen psödoartroz komplikasyon tedavisinin uzaması cihetiyle iyileşme süresinin 09/04/2016 tarihinden itibaren 20(yirmi) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği hususunda rapor sunulmuştur.
Davacı vekilinin 15.10.2025 tarihinde sunduğu dava değeri arttırım dilekçesi özetle; Davacı lehine toplam 24.305,76 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline,Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti ile sınırlı olduğu, davacının uğradığı manevi zarar duyduğu elem ve ızdıraba karşılık olarak 10.000 tl manevi tazminatın,kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı ... şirketi yönünden manevi tazminat taleplerinin bulunmadığı, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Maddi ve manevi istemli tazminat davasıdır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin maddi tazminat talebi ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir.

Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, davalı ... şirketinin davalı sürücü ile birlikte davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak sorumlu olacağı açıktır. Her ne kadar davalı ... şirketi dava dosyasına sunulmuş olan Fesih Zeyilnamesi ile ... plakalı araç için 30.03.2016 başlangıç ve 11.04 2016 bitiş tarihli zeyilname ile sorumlu olmadığını savunmuşsa da Fesih Zeyilnamesinin 30.03.2016 başlangıç ve 11.04.2016 bitiş tarihli olduğun kazanın ise 09.04.2016 tarihinde meydana geldiği dolayısıyla Fesih Zeyilnamesinin geçerlilik döneminde meydana geldiği görülmüştür.
TBK'nin 54. maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki atıf gereğince 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Eldeki davada olduğu gibi, TBK'nin 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığı ihlallerinin, zarar görenin sanatına veya mesleğine yapmış olduğu etkinin ve bunun oranının gözetilmesi ile belirlenmesi gerekir. 2918 sayılı kanunun 90. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar anılan kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olup ayrıca bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'daki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu maddedeki, maddi tazminatın genel şartlara göre hesaplanacağına ilişkin ibareler, Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarihli ve ...Esas, ... Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) "Dayanak" başlıklı 3. Maddesinde; 5510 sayılı Kanunun 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin (1) nolu bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına," ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmektedir.
Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan yönetmeliğin 2. maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişinin/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup tazminat hesabında asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır.
Tarafların kusur oranının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırılmış olup, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 24.07.2018 tarihli raporunda; davalı sürücü ...'nin %25 oranında kusurlu olduğu, davacıların ise %75 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Yapılan yargılama, davacının iddiaları, davalının beyanları, ibraz olunan deliller, Adli Tıp Kurumu kusur ve maluliyet raporları, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu ibraz edilen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davalı sürücü ...'nin, 09/04/2016 günü saat 01: 20 sıralarında, idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Mezarlığı istikametine doğru seyrettiği ... Caddesinin olay yeri kesiminde karşıya geçmek için yola giren davacı yayalar ... ile hakkında tefrik kararı verilen davacı ...'e çarptığı böylece davalı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki otomobil ile ... Mezarlığı istikametine doğru gece vaktindeki seyrini gerekli dikkati göstermeden sürdürdüğü yolun hız azaltarak müteyakkız yaklaşmadığı kavşak mahalline yakın mesafedeki olay yeri kesiminde karşıya geçmek için kendi gelişini gözetmeden kontrolsüzce yola giren yayalar ... ile ...'e çarptığı olayda %25 oranında kusurlu olduğu, davacıların ise bir tarafı duvar diğer tarafı demir olan iki yönlü ... Caddesinin geçiş hakkına sahip olacakları geçit bulunmayan olay yeri kesiminden karşıya geçişlerini, yola giriş öncesi gelen araçların hızları ile kendilerine olan mesafelerini gözetmeden kontrolsüzce yola girerek gerçekleştirmek isterlerken seyir yoluna girdikleri geçiş hakkına sahip davalı sürücü ... idaresindeki otomobil tarafından çapıldıkları olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleriyle %75 oranında kusurlu oldukları, ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 30.01.2019 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacı ...'nın %1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 20 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiş, kusur ve maluliyete ilişkin raporlara istinaden dosya Aktüer bilirkişiye tevdi edilerek AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara göre, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak, "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine ve aktüer bilirkişi tarafından PMF yaşam tablosu ile yüzde on artırma ve iskontosu esas alınarak hazırlanan rapora mahkememizce de itibar edilerek hükme esas alınmıştır.
Eldeki davada, davacı vekili, davasını belirsiz alacak davası şeklinde açmıştır. Mahkememize ibraz edilen 15/10/2025 tarihli talep arttırım dilekçesine göre Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 8.124,67 TL geçici iş göremezlik ve 16.181,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 24.305,76 TL maddi tazminatın davalılar ... A.Ş(Eski ünvanı: ....) ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (ZMMS Poliçe limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere), bu asıl alacağa davalı ... A.Ş(Eski ünvanı: ....) yönünden dava tarihi olan 12/05/2016 tarihinden, diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 09/04/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/04/2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, davalı ... bakımından açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-8.124,67 TL geçici iş göremezlik ve 16.181,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 24.305,76 TL maddi tazminatın davalılar ... A.Ş(Eski ünvanı: ....) ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (ZMMS Poliçe limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere),

2-Bu asıl alacağa davalı ... A.Ş(Eski ünvanı: ....) yönünden dava tarihi olan 12/05/2016 tarihinden, diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 09/04/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
3-2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/04/2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,

4- Davalı ... bakımından açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,

5-Maddi Tazminat Talebi Yönünden;
-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.660,33 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 455,17 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.205,16 TL harcın davalılardan ... A.Ş(Eski ünvanı: ....) ile ...'den müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 24.305,76 TL vekalet ücretinin davalılardan ... A.Ş(Eski ünvanı: ....) ile ...'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan; 41,67 TL Peşin/nisbi Harcı, 413,50 TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 455,17 TL'nin davalılardan ... A.Ş(Eski ünvanı: ....) ile ...'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6-Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan; 750,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.934,5 TL ATK ücreti, 3.313,55 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.998,05 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.599,32 TL lik kısmının davalılardan (2.208,79 TL'sinin ... A.Ş.'den, 2.390,53 TL'sinin ... 'den) müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2025