Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan), Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

ASIL DAVA YÖNÜYLE;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Kooperatifin arazisi olan -------, -------- ilçesi,-------- mevkii -------- parselde kayıtlı taşınmazında parselasyon yaptırmış olduğunu ve belirlenen parselleri kura ile üyelere müstakil tapu olarak vermiş olduğunu, davalıların murisi -------- -------- parselin 1/2 maliki olduğunu, üyelirin bir kısmının şahsi tapularını aldıktan sonra kooperatif ile ilişkilerini kesmiş olduklarını acak üyelikten ayrılanların parsellerinin kooperatif inşaat sahasında bulunduğundan ve alt yapı çalışmalırı bu parseller ayrı tutularak yapılmadığından bu parsellerde de alt yapı çalışmaları yapılmış olduğunu ve taşınmazların değerlendiğini ileri sürerek 2001 yılından itibaren davacı kooperatifçe yapılan çalışmalar sonucu elde edilen sebezsiz zenginleşme sonucu elde ettiği menfaatin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ilgili taşınmaz ile ilgili olarak mirasçılık iddiası, yasal mirasçılığı veya taşınmaza ilişkin olarak herhangi bir ayni hakkı mevcut olmadığından müvekkilinin bu taşınmaza ilişkin olarak sebepsiz zenginleşmiş olması mümkün olmadığını, davacı tarafça açılmış olan huzurdaki davada davacının sebepsiz zenginleşme kapsamında istemiş olduğu tazminat TBK 82. Maddesi çerçevesinde zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın dava dilekçesinde öğrenme tarihini belirtmemiş olduğundan, zenginleşmenin gerçekleştiği tarihin ilgili çalışmaların başladığı tarih olduğu açıkça anlaşıldığını ve zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğunu belirterek açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğundan reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava ile bir ilgisinin bulunmadığını, eşinden dolayı davalı olarak gösterildiğini ancak eşinin vefat ettiğini ve -------- sayılı kararı ile reddi mirasta bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVA YÖNÜYLE; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif arazisi olan ------- ili, -------- ilçesi,--------- Köyü, --------Mevkii, Pafta No: ------- kayıtlı -------- parseldeki, tamamı bir bütün olan taşınmazında parselasyon yaptırmış ve belirlenen parselleri kura çekerek,üyelere müstakil tapu olarak verdiğini, yapılan parselasyon sonucu müteveffa --------- -------- 1/2 parselin müstakil tapusunu aldığını, --------- E. sayılı davası açıldığı sırada muris ---------- mirasçıları ..., -------- --------, -------- olup --------- sayılı ilamı ile tespit edilen mirasçılar da bu kimseler olduğunu, yargılama sırasında -------- ve-------- ---------- sayılı ilamı ile mirası reddettikleri anlaşıldığını, --------- sayılı veraset ilamı uyarınca müteveffa --------- mirasçıları davalılar ... ve --------- olarak tespit edildiğini, müstakil tapusunu alan kooperatif üyeleri, taşınmaz üzerinde tapu ile malik oldukları özel parsellerinde, tip proje esasına göre, evlerini kendileri yapmakta olduğunu ancak alt yapı çalışmalarını tamamı, kooperatif arazisinin bütününde kooperatifçe yapılmakta olduğunu ve müstakil tapulu parsel sahipleri de bu çalışmalardan faydalanmakta olduğunu, üyelerin bir kısmı, şahsi tapularını aldıktan sonra kooperatif ile istifa vs. yollarla ilişkilerini kestiklerini, üyelikten ayrılmış olmaları sebebiyle de kooperatif ortak mahallerinin yapımı ve alt yapı çalışmalarının devamı için üyelerin ödemekte oldukları aidatları ödemediklerini, Kooperatif arazisi bir bütün olduğunu, kooperatifçe, arazisinin tamamı üzerinde alt yapı çalışmaları, projelendirme ve aplikasyan işleri, teraslama, isnat duvarları,yolların açılması, su deposu yapılması, telefon,elektrik,su,internet hattı,kanal ve boru döşenmesi işleri ve bu işlerle ilgili harfiyat çalışmaları yapılmakta ve bu çalışmalar devam etmekte olduğunu, üyelikten ayrılan parsel sahipleri de maddi olarak hiçbir katkıları olmamasına rağmen ortakların ödemekte olduğu aidatlar ile yapılan çalışmalardan istifade etmekte olduklarını, üyelikten ayrılanların parselleri kooperatif inşaat sahası bulunduğundan ve alt yapı çalışmaları bu parseller ayrı tutulup yapılmadığından, bu parsellerde de alt yapı çalışmaları yapılmakta ve hiçbir ücret ödenmemesine rağmen arsalar değer kazanmakta ve parsel sahipleri sebepsiz yere zenginleşmekte olduklarını, müvekkilinin kooperatif çalışmalarını sürdürdüğünden ve kooperatifin yaptığı her alt yapı çalışması, yapı, onarım işi ile arsa sahipleri zenginleşmeye devam ettiğinden, kooperatif çalışmaları devam ettiği müddetçe işbu sebepsiz zenginleşme bakımından zamanaşımının söz konusu olmayacağını, müstakil tapusunu aldıktan sonra kooperatif üyeliğinden ayrılan diğer ortaklar aleyhine açılmış ve üyelerin sebepsiz yere zenginleştiğini tespit eden ve sebepsiz elde edilen menfaatlerin kooperatif lehine tazmini kararı ile sonuçlanan kesinleşmiş kararlar da olduğunu, ayrıca yargılaması devam eden ---------- E. sayılı dosyası kapsamında alınan 24.12.2021 tarihli bilirkişi ek raporu ile 2016 yılına kadar yapılan harcamalar ile davalıların ne oranda zenginleştiği hesaplanmış ve bu rapor ile de haklılığımız ortaya konduğunu, açıklanan sebeplerden ötürü devam etmekte olan kooperatif çalışmaları sonucu,---------- Parselin 1/2'şer hissesinin maliki olan davalılar --------- mirasçılarının sebepsiz zenginleşmesi sonucu elde ettiği menfaatin tespitini talep ve dava etmiştir.Diğer davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunmamış oldukları anlaşılmıştır.

Dava sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davasıdır . Davalılar, davacı kooperatife üye olan ------- mirasçıları olup, dava, bu üyelik nedeniyle murise verilen arsada yapılan altyapı hizmetleri dolayısıyla meydana gelen değer artışının sebepsiz zenginleşme teşkil etmesi nedenine dayanan tazminat davasıdır.
--------- Esas sayılı dosyasında verilen karara göre 04/01/2000 tarihinde vefat eden muris --------- mirasçılarının --------, ..., -------- ve --------- olduğu görülmüş, --------- sayılı ilamıyla muris ...'ın mirasını reddettiği, kararın 11/11/2013 tarihinde kesinleştiği, --------- sayılı veraset ilamıyla ...'ın yasal mirasçılarının-------- ve ... olduğu görülmüştür.Dava konusu yerin tapu kaydının incelenmesinden, davalının taşınmazda 1/2 oranında pay sahibi olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafça, dava tarihinden sonra da devam etmekte olan kooperatif çalışmaları nedeniyle--------- Esas sayılı dosyası ile dava açılmış, bu dava, ---------- sayılı kararı ile Mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.Talimat mahkemesi aracılığıyla alınan, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 19/06/2019 tarihli raporda; Kooperatifin ortak mahaller için yaptığı harcama bedelinden davalıların payına düşen miktarın 23.227,92 TL olduğunun belirtildiği, davacı vekilinin 28/06/2019 tarihinde bu bedel üzerinden ıslah dilekçesi sunmuş olduğu anlaşılmıştır. Birleşen dava yönünden alınan 21/07/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; kooperatifin ortak mahaller için yaptığı harcama bedelinden davalıların payına düşen miktarın 46.633,59 TL olduğunun belirtildiği, davacı vekilinin 12/02/2025 tarihinde 46.324,05 TL üzerinden ıslah dilekçesi sunmuş olduğu anlaşılmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 526 ncı madde: "Vekâleti olmaksızın başkasının hesabına işgören, o işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlüdür."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 527 nci madde: "Vekâletsiz işgören, her türlü ihmalinden sorumludur. Ancak, işgören bu işi, işsahibinin karşılaştığı zararı veya zarar tehlikesini gidermek üzere yapmışsa, sorumluluğu daha hafif olarak değerlendirilir.İşgören, işsahibinin açıkça veya örtülü olarak yasaklamış olmasına karşın bu işi yapmışsa ve işsahibinin yasaklaması da hukuka veya ahlaka aykırı değilse, beklenmedik hâlden de sorumlu olur. Ancak, işgören o işi yapmamış olsaydı bile, bu zararın beklenmedik hâl sonucunda gerçekleşeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 528 inci madde: "İşgören, sözleşme ehliyetinden yoksunsa, yaptığı işlemden ancak zenginleştiği ölçüde veya iyiniyetli olmaksızın elinden çıkardığı zenginleşme miktarıyla sorumlu olur.Haksız fiillerden doğan daha kapsamlı sorumluluk saklıdır."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 529 uncu madde: "İşsahibi, işin kendi menfaatine yapılması hâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm, umulan sonuç gerçekleşmemiş olsa bile, işi yaparken gereken özeni göstermiş olan işgören hakkında da uygulanır.İşgören, yapmış olduğu giderleri alamadığı takdirde, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayırıp alma hakkına sahiptir."6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 530 uncu madde: "İş sahibi, kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, işgörmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde, işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür." şeklinde 6098 sayılı TBK'nın 526 ile 531 inci maddeleri arasında düzenlenmiş olup, genel olarak bir kimsenin sözleşme veya hukuken yükümlü olmadığı hâlde başka bir kimsenin hukuk ve menfaat alanına müdahale ederek iş görmesinden doğan hukuki ilişkiyi ifade etmektedir. Vekâletin bulunmaması, görülen işin bir vekâlet ilişkisine veya başka bir sözleşmesel ilişkiye ya da benzer bir yükümlülüğe dayalı olmadan yapılması anlamına gelmektedir. Görülen işin başkasına ait olması gerektiği de açıktır. Ancak bazı durumlarda görülen işte vekâletsiz iş görenin de menfaati olabilir. Bu durumda ortak yarar söz konusu olur ki; ortak yararın bulunduğu durumlarda iş göreninin menfaati iş sahibinin menfaatine göre daha üstün değilse işin başkasına aidiyeti unsuru var sayılır. Vekâletsiz iş görme nedeniyle taraflar arasında kurulan ilişki bir sözleşme ilişkisi olmamakla beraber iş gören ile iş sahibi arasında kanuni bir borç ilişkisi doğmaktadır.Tüm dosya kapsamının incelenmesinden; murisin paydaşı olduğu parselin kooperatif tarafından yapılan alt yapı çalışmalarından faydalanarak değer kazandığı, bu durumda davalıların sebepsiz zenginleştiği kanaatine varıldığından usul ve yasaya uygun, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davalılar ... ve ---------- yönünden asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Asıl davanın KABULÜ ile, 23.227,92 TL'nin 10.000,00 TL'sinin asıl dava tarihi olan 30/07/2016 tarihinden, 13.227,92 TL'sinin ıslah tarihi olan 28/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan miras payları oranında alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen davanın KABULÜ ile, 46.324,05 TL'nin 10.000,00 TL'sinin birleşen dava tarihi olan 21/02/2022 tarihinden, 36.324,05 TL'sinin ıslah tarihi olan 12/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan miras payları oranında alınarak davacıya verilmesine,

Karar harcı olan (asıl ve birleşen dava) 4.751,09 TL'nin yatırılan peşin ve ıslah harçları toplamı 1.188,56 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 3.562,53 TL'nin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 1.298,46 TL (asıl ve birleşen davada başvuru + peşin ve ıslah harçları) harç masraflarının davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,

Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 9.021,55 TL yargılama gideri masrafının davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,

Asıl dava yönüyle; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 23.227,92 TL vekalet ücreti alacağının davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
Birleşen dava yönüyle; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,

Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde--------- ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025