İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Yapı Denetim Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Yapı Denetim Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mah., 865 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak inşaat ile ilgili taraflar arasında aynı parselde yapılacak iki farklı inşaat için 21.07.2005 ve 15.06.2006 tarihlerinde iki farklı yapı denetimi hizmet sözleşmeleri imzalandığı, 21.07.2005 tarihli yapı denetimi hizmet sözleşmesi uyarınca müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirip yapıya ait tüm projelerin onaylandığı, ruhsatların alındığı, ince inşaatların ve taşıyıcı sistem sağlamlığının denetime tabi tutulduğu, hakedişin hazırlanıp tahsil edildiği ve belediyece iş bitirme tutanağının onaylandığı, denetim hizmetinin sona erdiği, müvekkilinin bu sözleşmeden dolayı davalıdan hiçbir hak ve alacağı kalmadığı, 15.06.2006 tarihli sözleşme uyarınca da müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği, yapıya ait tüm projelerin onaylandığı, ilgili belediyeye sunularak yapı ruhsatının alındığı, davalının inşaat alım ve proje değişikliği sonucu inşaat alanını yükseltmesi nedeniyle değişen miktarlı ikinci yapı denetim hizmet sözleşmesinin yeniden imzalandığı, sözleşme uyarınca müvekkilinin üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirdiği, ancak davalı tarafça yeniden inşaat alanının yükseltilmesi sonucu yeniden sözleşme imzalanıp bu sözleşme gereğince yükümlülüklerin yerine getirildiği, yapı ruhsatlarının süresi 5 yıl olup 20.06.2011 tarihinde ruhsatların süresinin dolduğu, ilk hakedişin 02.08.2006 tarihinde alındığı, 30.11.2007 tarihinde yapılan seviye tespit tutanağına göre inşaat alanının gerçekleşme oranının %35 olduğu belirtilerek hakediş raporu hazırlanmış ise de hakediş bedelinin bugüne kadar ödenmediği, sözleşmenin sona erdiği 15.06.2011 tarihi itibari ile ödenmeyen hizmet bedelinin 553.427,64 TL olduğu iddia edilerek 553.427,64 TL'nin hakediş raporunun hazırlandığı 30.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile müvekkili arasında hiçbir sözleşme bulunmadığı, müvekkilinin davacı tarafça sunulan sözleşmelerde imzasının bulunmadığı, davacının müvekkili ile değil müteahhit şirket ile sözleşme imzaladığı ve bu şekilde yapı denetim mevzuatına da aykırı hareket ettiği, davacıya karşı sözleşmesel borç altına girmiş kişinin müteahhit ... Ltd. Şti. olup müvekkilinin olmadığı, 4708 sayılı yapı denetim kanununun 2. maddesine göre denetim yapması gereken şirket ile denetlenmesi gereken müteahhit şirketin birbiri ile hukuki ilişki içerisinde olmaması gerektiği, yapı sahibinin yapım için anlaşma yaptığı müteahhitini vekil tayin edemeyeceği, davacının salt inşaatın seviyesine göre talepte bulunması mümkün olmayıp verdiği hizmeti ispatlaması gerektiği, müteahhit şirket yetkilisi... hakkında sahtecilikten ceza davası açıldığı, müvekkiline ait gayrimenkul projesine ait inşaat alanının müvekkili tarafından arttırıldığı ve bu nedenle sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de müvekkilinin menfaati hilafına yapılan proje tadilatından kaynaklanan yapı denetim ücretine katlanmak zorunda olmadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmeleri yapı denetim masrafının davacının doğrudan imzaladığı müteahhit şirkete ait olduğu, davacı tarafından talep edilen ücretin BK 126 maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımına uğradığı, davacının 2005,2006,2007,2008,2009 yıllarına ait hiçbir seviye tespit tutanağı tutmadığı, belediyeye sunulan ve ilgili idare tarafından onaylanan bir tutanağın olmadığı, ... Müdürlüğünün 18.02.2011 tarihli yazısı ekinde bulunan rapora göre yapılan inşaatta bir.çok hukuka aykırılığın bulunduğu beyan edilerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Deliller toplanmış; yapı denetimi hizmet sözleşmeleri, yapı ruhsat örnekleri, taahhütname, seviye tespit tutanakları, ruhsat örnekleri, değişiklik formları getirtilmiş, davalı tarafın husumet itirazı konusunda 04.10.2012 tarihli celsede, zamanaşımı defi 16.04.2013 tarihli celse de reddedilmiş, davacı tarafça ... Cumhuriyet Başsavcılığının...esas nolu iddianame örneği sunulmuş, dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının edimini ifa edip etmediği konusunda teknik bilirkişilerden görüş alınmış, teknik bilirkişiler denetim hizmetinin sunulmadığı yönünde görüş belirtmişlerdir.
Yapılan yargılamadan toplanan delillerden; davacı tarafça ... tarihli ... numaralı yapı denetimi hizmet sözleşmesi gereğince %35 oranında iş yapıldığı iddia edilerek bu orana göre hakediş bedelinin davalıdan tahsilinin istendiği, davalıya ait ... ili, ... ilçesi, ... Mah., 865 parsel sayılı arsa üzerinde davalı tarafından çeşitli işyeri ve konutları kapsayan binalar yaptırılmak istendiği ve yapım işinin bir bölümünün müteahhit ... Şti.ne, bir bölümünün de müteahhit ... Malz. Ltd. Şti.'ne verildiği, 4708 sayılı yapı denetim kanunu gereğince inşaatın denetim işinin de davacı ... Ltd. Şti.ne verildiği, davalı tarafından ...'e ... 11. Noterliğince düzenlenen ... tarihli genel vekaletnamenin verildiği, yapı denetim sözleşmelerinin de bu genel vekaletnameye istinaden ...'a vekaleten ... ile davacı şirket arasında imzalanıp husumet itirazının yerinde bulunmadığı,...'in müteahhit şirketin yetkilisi ise de genel vekaletnamenin ...'e şirket yetkilisi olarak değil şahsı adına verildiği, taraflar arasında m2 değişikliği yapılmak suretiyle birden çok yapı denetim sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmelerden sadece birisinde ...'in ismi üzerinde müteahhit şirket kaşesinin de bulunduğu, davacı tarafça sözleşmenin sona erdiği 15.06.2011 tarihi itibari ile doğan hakediş bedeli talep edilip, davanın 01.11.2011 tarihinde dava açılmış olmakla davalı tarafın zamanaşımı definin yerinde olmadığı kabul edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Başkanlığının 09.07.2014 tarih ve ...Esas ...karar sayılı ilamı uyarınca davalıya ait arsa üzerinde yapılan inşaat ile ilgili olarak davacı şirket yöneticisi olan Selçuk Berkol ve inşaatın müteahhitliğini yapan ....' nin sahibi ve yetkilisi olan Yaşar Güney aleyhine birlikte hareket ederek inşaat projesine ve mevzuata aykırılıkları gizlemek suretiyle 4708 sayılı Yapı denetimi Hakkındaki Yasanın 9. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma ve resmi evrakta sahtecilik suçundan açılan ceza davasında verilecek kararın kesinleşmesi beklenilmiş,...9. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ...K sayılı kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 06/01/2025 tarih ... Esas ... K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmak tahkikata son verilmiştir.
Dava, 2007 yılı sonu itibari ile tamamlanma seviyesi % 35 olan inşaatın yapı denetiminin davacı tarafından gerçekleştirildiği iddiasına dayalı olarak (% 28,553 oranında) karşılığı ödenmeyen yapı denetimi hizmet bedeli 553.427,64 TL 'nin tahsili istemine ilişkindir.
"17 Ağustos 1999, Marmara Depremi sonrasında çıkarılan 595 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yapı üretiminde denetim konusuna yeni bir bakış açısı getirildi. Anayasa Mahkemesi tarafından 595 sayılı KHK’nın iptalinden kısa bir süre sonra yürürlüğe giren 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği ile kamuya ait olmayan yapı sektöründe kontrol ve denetimin rolü ve etkinliğine bir düzenleme getirilmeye çalışılmıştır.
...Bu amaçla yürürlüğe giren 4708 s. Kanun’un genel gerekçesinde; şimdiye kadar imar ve afetler mevzuatında düzenlenen birçok hükme rağmen yapı denetim konusunda yeterli sonucun alınamadığını, özellikle 3194 s. İmar Kanununda düzenlenen fenni mesuliyet sisteminin etkin bir biçimde uygulanmaması67 neticesinde yapılarda can ve mal güvenliğinin sağlanamamış olduğu belirtilmektedir. Sadece İmar Kanunundaki fenni mesul sorumluluğu bakımından değil, ilgili idarelerin de denetim konusunda özensiz davranmasının yapı denetimindeki çarpıklıkta önemli bir etken olduğu söylenebilir. Bu konuda verilen örnek de hayli çarpıcıdır. Gerekçede; “yapılan araştırmalarda, proje denetimi aşamasında dahi projelerin %91’inde tasarım, hesap, çizim hataları olduğu, uygulamanın hiç denetlenmediği–fenni mesullerin başıboş bırakıldığı-, şantiyelerin %90’ında yönetmelik ve standartlara aykırı beton döküldüğü ve beton mukavemet değerlerinin projesinde öngörülenden ortalama olarak %40 daha az olduğu yapılan tespit edildiği” belirtilmektedir. Yapıların üretim ve sonrası aşamalarda denetimsizliğinin, büyük doğal felaketler, özellikle depremler sonrası ortaya çıkan can ve mal kaybında büyük rol oynamış olması, hızlı nüfus artışı, göçler, denetimsiz şehirleşme ve sanayileşme, yoğun kaçak yapılaşma ve imar aflarının olumsuz etkileriyle yapı denetiminin öneminin kavrandığı bir noktaya gelindiği ifade edilmektedir.
...4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un "Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmeleri" başlıklı 5. maddesi, sözleşmeyi tanımlamamış, içeriğini belirtmekle yetinmiştir. Buna göre, bir yapı denetim sözleşmesinde, “taahhüt edilen hizmetin konusu”, “yeri”, “inşaat alanı, süresi, (varsa yapı sahibi ile yapı müteahhidi arasında akdedilen sözleşmede yer alan) yapının fiziki özellikleri”, “yapı denetimi hizmet bedeli”, “yapı denetiminde görev alacak personel listesi” ve diğer yükümlülükler yer almaktadır. Yapı denetim sözleşmesi, Yönetmelik ekinde de bir tip sözleşme olarak bulunur (Ek 6, form 4) ve sözleşmenin tarafı olan yapı sahibi ve yapı denetim kuruluşu tarafından imzalanır. Bu sözleşmenin bir örneği de ilgili idareye verilir.
...Yapı denetim sözleşmesinde, yapı denetim kuruluşu, sözleşme kapsamındaki yapının denetimi faaliyetini yerine getirir. Bunu da, projelerin incelenmesi, ruhsat işlemlerinin hazırlanması, inşaat aşamasındaki kontroller ve yapı kullanım ruhsatı alınmasının sağlanması aşamaları takip eder. Her aşamada yapı denetim kuruluşu farklı şekilde görev ve sorumluluklar üstlenmiştir. Bu görev ve sorumluluklar yapı sahibine olduğu kadar, ilgili idareye karşı da yüklenilmiştir. Ancak ilgili idareye karşı görev ve sorumlulukların yerine getirilmesi de bir başka açıdan yapı denetim kuruluşunun yapı sahibine karşı görevleri arasındadır.
...Yapı denetim kuruluşlarının yapım aşamasındaki görevlerinden önceki aşamalar olan proje ve ruhsata aşamalarındaki görevleri, esasında yapım aşamasında ifa edeceği görevler bakımından hazırlık aşaması niteliğindedir. Yapı için teknik anlamda yapılacak denetimler ve yapının maddi varlığına ilişkin deney ve sonuçlar bu aşamada kontrol edilecektir. Bir bakıma, yapı denetiminin fiiliyatta kağıt üzerindeki kontrollerden sahaya indiği nokta bu aşamada başlamaktadır. İnşaat devam ettiği süreçte kademeler halinde devam eden bu denetimde, fiilen yapının statik yükselişinde, yapı denetim kuruluşunun, denetçi mimar, mühendis, kontrol ve yardımcı kontrol elemanları ile oldukça aktif şekilde hareket ettiği görülmektedir. Hizmetin ifasında yardımcı eleman olarak yer alan laboratuarların görevleri de bu aşamada karşımıza çıkmaktadır. Benzer şekilde, yapı inşaat alanı içerisindeki şantiye şeflerinin inşaatın yapım aşamasının vazgeçilmez uygulayıcıları olduğu görülmekte, bu bölümde onların görev ve sorumluluklarına da sırası geldikçe yer verilmektedir. Son olarak, yapı denetim kuruluşunun idare ve Bakanlık ile ilgili bildirim yükümlülüklerin tıpkı proje ve ruhsat aşamasında olduğu gibi hatta daha sıklaşarak devam ettiği belirtilmelidir.
...Yapının inşaatına başlanıldıktan sonra yapı denetim kuruluşunun görevleri Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un 2 (c-d-e-f-g-h-ı) maddelerinde ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği’nin 5/4. maddesinde düzenlenmiştir. Yapı denetim kuruluşlarının görevlerine inşaatın yapımı ile ilgili süreçte yer aldıkları görev sıralaması yönünden yaklaşarak açıklama yapmayı, bir kül halinde yapı denetim kuruluşlarının görevlerinin sayılmasına nazaran daha uygun bulmaktayız. Bu sayede, yapı denetim kuruluşlarının görevleri incelenirken, yapının fiziki olarak inşaatı ve tamamlanmasının kavranması da kolaylaşmış olacaktır."(Yavuz, E. (2015), Yapı Denetim Sözleşmeleri, Doktora tezi, İstanbul Üniversitesi)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas, ...K. Sayılı kararında belirtildiği üzere Yapı denetimi bir kamu hizmetidir. Yapı sahibinin bu hizmetten yararlanması, yapı denetim kuruluşu ile sözleşme yapmasına bağlıdır. Yapı denetimi hizmet sözleşmesi, iki taraflı ve rızaya dayalı bir sözleşmedir. Yapı denetim kuruluşları gördükleri hizmet karşılığında devletten ya da başka bir kamu kuruluşundan maaş ya da ücret almazlar. Ancak yapı denetimi hizmetinin karşılıksızlığı söz konusu değildir. Çünkü, yapı denetimi hizmeti, teknik bir mesleğin icrasını konu aldığı için, amatör olarak yürütülen bir sanat ya da hatır işi değildir. Bu nedenle, yapılan hizmet karşılığında yapı denetimi kuruluşu belli bir ücrete hak kazanmaktadır (Yılmaz, Halil: Türk Hukukunda Yapı Denetim Kuruluşlarının Hukuksal Sorumluluğu: Yetkin Yayıncılık; Ankara/2008; s.128).
Ücret konusunun pazarlık ya da rekabet konusu yapılmaması için, yapı denetimi ücreti yasal olarak hükme bağlanmıştır. Yapı denetimi ücreti hakkında, Kanun'un 5. maddesi ile Yönetmeliğin 25,26. 27. 28. ve 29.maddelerinde düzenleme yapılmıştır.
... Belediyesi, Çevre ve Şehircilik (Bayındırlık) Bakanlığı kayıtlarına göre, inşaat seviyesinin 2007 yıl sonu itibari ile % 35’e ulaştığı, inşaatın yapılmasına başlanılmasından sonra, ilk hakedişin yapıldığı ve davacıya ödeme yapıldığı, davacı tarafından gerçekleştirilen toplam hakedişin % 28,553 lik kısmının ödenmediği, YDHK'un 5/5.maddesi uyarınca yapı denetim kuruluşuna karşı ücret alacağı yönünden yapı sahibinin sorumlu olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasında 15.06.2006 tarihinde 193145 YİBF numaralı Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 4. maddesinde “Sözleşme yılı hizmet bedeline ilave olarak her yılsonu itibariyle yapılacak tespit tutanağı esas alınmak suretiyle kalan işlere ait hizmet bedeli, uygulama yılı yaklaşık maliyeti ve hizmet bedeli oranına göre yeniden belirlenir. Bu durumda doğabilecek bedel farkı, yapı sahibi tarafından denetim hesabına yatırılır.” şeklinde olmak üzere hizmet bedelinin ne şekilde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalıya ait arsa üzerinde yapılan inşaat ile ilgili olarak davacı şirket yöneticisi olan ...ve inşaatın müteahhitliğini yapan ...Şti.' nin sahibi ve yetkilisi olan ...aleyhine birlikte hareket ederek inşaat projesine ve mevzuata aykırılıkları gizlemek suretiyle 4708 sayılı Yapı denetimi Hakkındaki Yasanın 9. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma ve resmi evrakta sahtecilik suçundan açılan ceza davasında, davacı şirket yetkilisi ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı yapılan yargılama neticesinde ... 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında, ...E, ... K sayılı beraat kararı verildiği, kararın temyiz edilmesi neticesinde beraat kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin ... E., ... K.sayılı, 06.01.2025 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği, davacı şirket yetkilisi ...hakkında görevi kötüye kullanma suçundan dolayı yapılan yargılama neticesinde ise mahkumiyetine dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Ceza dava dosyası içine celp edilen ... düzenlenen 17.02.2011 tarihli teknik inceleme raporunda özetle; (Bakanlığın 27.12.2006 tarih ve 4161 sayılı genelgesi doğrultusunda) “... şirketi yönünden yapılan incelemede; 22 adet (P) tipi villaların birbirlerine olan mesafelerin 6.00m olması gerekirken 5.00m olarak yapılmış olması. kot kesit belgesi düzenlenmemiş olması. hizmet sözleşmesini Yapı Denetim Kanunu'nun 2. md. aykırı olarak yapı müteahhidi ... İnş. Şirketi temsilcisi ...ile imzalaması. ...nolu ruhsatları yeni yapı ruhsatı olarak onaylaması gerekirken tadilat ruhsatı olarak onaylaması, müteahhitlerin değiştiği tarihte inşaatlarla alakalı seviye tespitinin olmaması, 21.12.2005 tarihli yılsonu seviye tespit tutanağının. 23.02.2006 tarihli iş bitirme tutanağını. 16.06.2006 tarihli 54 750.00 m2 yapı inşaat alanlı hizmet sözleşmesini 4708 sayılı kanunun 2. Maddesine aykırı olarak mal sahibi ... adına ...Şirketi temsilcisi ... ile imzalaması, tüm iş ve işlemleri yapı müteahhidi ile yürütmesi, 7.060.00 m2 yapı inşaat alanlı 2 adet bloğun 14.09.2000 tarihli ruhsatlarda yer almamasına rağmen hizmet sözleşmesi imzalamadan YİBF almadan onaylaması, 01.09.2005 tarihli tadilat yapı ruhsatlarında ve ekinde bulunan vaziyet planında bulunmayan yerleşimleri, yapı düzenleri ve mimari projeleri tamamen farklı, 9 katlı ... bloklarının yeni yapı ruhsatı olması gerekirken tadilat ruhsatı olarak düzenlenmesi, 24.03.2006 tarihinde 3. İdare Mahkemesi tarafından imar planının yürütmesinin durdurulmasına kadar yapılan inşaatlarla ilgili seviye tespit tutanağı düzenlemeyerek yapı denetim hizmetine devam etmesi ve 01.07.2007 tarihli Mahkemece İmar Planı iptal edildikten sonrada iş ve işlemlere devam etmesi, projelerde itfaiye müdürlüğünün onayı alınmadan projeleri onaylaması nedeni ile sorumlu olduğu, Müteahhit firma ...Tic L.td. Şti yönünden incelemede: 4708 sayılı kanunun 2. Mad. aykırı olarak hizmet sözleşmesi imzalaması, tadilat projesi adı altında 01.09.2005 tarihli ruhsatlarda bulunan ancak yerinde yapılmayan binaların yerine 54.750.00 m2 olarak yeni yapıların ilavesiyle 01.09.2006 tarih ve 1999 sayılı tadilat yapı ruhsatlarını yapı sahibinin bilgisi dışında yapı sahibi adına onaylaması, 2006 yılı ruhsatlı ... bloklarında mimarı proje çatı piyesi planına ve ...(...) Yönetmeliğine Aykırı imalatlar yapması, 2005 yılında 1142 sayılı ruhsatlarında üçlü sıralı C tipi villaların vaziyet planı ve plan notuna aykırı olarak yeşil alandan çekilmesi gereken 3.00m'ye tecavüzlü yapılması, ... şirketinden devir alırken inşaatların seviye tespitini yapmaması nedeniyle sorumlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.
... Ltd. Şti tarafından ... Belediye Başkanlığı'na gönderilen ... tarih ve ...sayılı yazıda; ... adresinde ve tapunun ... pafta. 865 parsel üzerinde ...'a ait inşaatın denetiminin yapıldığının ve yapının projesine, şartname ve standartlara uygun olduğunun, bina iç katları, bina boyutları, iç mahal boyutları, binalar arası mesafe ve parsel sınırından çekme mesafeleri onaylı projelerine uygun olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Yapı denetim sözleşmelerinin vekalet sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, sözleşmenin kurulması açısından yapı sahibinin müteahhidi temsil edemeyeceği, yapı denetim sözleşmesi ve mevzuat kapsamında yapı denetim şirketinin gerekli denetim ve görevleri yerine getirmek, buna karşı yapı sahibinin de ücret ödeme yükümlülüğü altında olduğu, sözleşmenin geçerli bulunmadığının kabulü halinde dahi vekaletsiz iş görme hükümlerine göre ücret talep edilebileceği, bunun için davacı ... denetim firmasının hakediş için projelerin incelenmesi, ruhsat işlemlerinin hazırlanması, inşaat aşamasındaki kontroller(denetim) ve yapı kullanım ruhsatı alınmasının sağlanması aşamalarından oluşan edimlerini ifa etmesi gerektiği, somut olayda taraflar arasında imzalanan yapı denetim sözleşmesi kapsamında davacının idareye sunulması gereken belgeleri şekil bakımından eksiklik içermeyecek şekilde idareye sunduğu ancak yapının mevzuata ve projeye uygun şekilde inşa edilip edilmediğini denetlediğine dair herhangi bir çalışma kağıdı, tanık,görüntü vb delil ibraz edemediği,yapı denetimi hizmetinin verilip verilmediğinin yapının tamamlanmasından sonra icra edilecek keşifle belirlenmesinin mümkün olmadığı bu nedenle işbu dava yönünden keşif icra edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı, davacı tarafından sunulan ve matbu olarak düzenlenmiş tespit tutanaklarının denetim hizmetinin verildiğinin ispatı için yeterli sayılamayacağı, davacının fiziki yapıyı yerinde görerek denetim yaptığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından idareye bildirilen fiili durum ile yapının gerçek durumunun örtüşmediğinin ... Müdürlüğünce düzenlenen ... tarihli teknik inceleme raporu ile tespit edildiği, davacının sözleşme kapsamında denetim edimini ifa ettiğini ispat edemediği, sözleşmenin esaslı unsuru olan denetmi hizmeti yönünden daha az ücret kararlaştırıldığının da ispat edilemediği bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan bakiye hizmet bedelini talep edemeyeceği kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1-Davanın REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 615,40 TL olduğundan, peşin yatırılan 8.218,45 TL peşin harç ve 5,20 TL tamamlama harcı toplamı 8.223,65 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 7.608,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 977,20 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 3.077,20 TL yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 88.548,42 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ...ile davalı vekili ...'in yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/12/2025