Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- öngerilmeli ve öngerilmesiz beton demiryolu hat ve hat makas traversleri ve benzeri beton malların imalat ve ticareti ile iştigal ettiği, davalı -----firmasının yüksel öngerilmeli çelik halat üreticisi olduğunu, davalının --- sözleşmeli tek temsilcisinin ---- olduğunu, müvekkili --- çelik öngerilmeli beton üretimi için ---- adlı şirketten; ---- Euro bedelli ---- tarihinde ---- tarihinde ---Euro bedelli ---- tarihinde --- Euro bedelli ---- kg olmak üzere toplam------ kangal halinde nervürlü gergi çubuğu (tel) üründen toplam ---- Euro bedelle satın alındığı, müvekkilinin teller e-mail ile sipariş ettiğini, davalıda ürün için gerekli olan sertifikaları ve kalibrasyon değerlerinin istenildiğini, davalının bunları gönderdiğini, ancak davalı-satıcının sözleşmeye aykırı mal gönderdiğini, müvekkilinin satın aldığı tellerden gelen ilk parti üründen (23.180 kg) 11.585 kg'ını (1363 adet) travers üretiminde herhangi bir sorunla karşılaşılmadığı ve üretilenlerin satıldığı, gelen ilk parti üründen kalan 11.595 kg telin üzerine gelen diğer ürünlerin istiflendiğini, gelen diğer ürünlerin kullanılması ile birlikte çatlak traverslerin meydana geldiği ve satıcının tellerdeki ayıptan derhal haberdar edildiğini, Davalı tarafın müvekkiline aralarındaki anlaşmaya aykırı mal teslim etmesi sonucunda oluşan zararlar: dava konusu tellerden 2.304 kg telin kullanılması sonucunda üretilen 276 adet traversin çatladığını, üretilen bir adet traversin fiyatı: 35 Euro olup; bir traverste 8,30 kg tel kullanıldığını, müvekkilinin hem kullanılan tel hemde üretilen travers nedeniyle toplam 9.960 Euro zararının olduğunu, 25.478 kg ayıplı tel kullanılarak üretilen 3.549 adet travers çatlama ihtimali nedeniyle kullanılamadığını, üretilen traversler hızlı tren yolunda kullanıldıklarından, çatlama ihtimali olan ürünlerin kullanılmaları mümkün olmadığını, ayıplı teller kullanılarak üetilen travers nedeniyle toplam 124.215 Euro zararının olduğunu, ayıplı tellerin kullanılması neticesinde müvekkilinin ürettiği toplam 3805 adet travers hurdaya ayrılması nedeniyle toplam 133.175 Euro zararının olduğunu, davalının da bilgisi dahilinde 5500 kg üründe salma ve deneme çalışmaları yapıldığı için bu tellerde hurda olduğunu, tel germe işleminden sonar hemen üretim prosesine devem etmek gerektiği aksi halde tel, gerilimi aldığından dolayı tekrar üretime alınamadığı için tellerin bedelinin müvekkilinin zararını oluşturduğunu, dava konusu tellerdeki ayıp nedeniyle toplam 46.103 kg ayıplı telin müvekkilinin stokunda bulunduğu ayrıca hurdaya ayrılan 5500 kg tellerin bedeli de müvekkiline zarar oluşturduğunu, bu kapsamda hurdaya ayrılan 5500 kg tel ve müvekkilinin stokunda bulunan 46.103 kg tel nedeniyle iadesi gereken fatura bedeli: 43.347 Euro olduğunu, dava konusu tellerin ayıplarının davalıya derhal bildirildiği, taraflar arasında düzenlenen ---- tarihli protokolda söz konusu tellerdeki ayıpların kabul edildiğini, taraflar arasında görüşmeler devam ederken müvekkilinin -------tarafından 8 adet tel numunesinde inceleme yapıldığını,----- tarihli raporda, --- numunelerinde sapma, standart değerin üzerinde olduğunu--- numunelerinde çentik derinliği verilen kriterlerin altında olduğunu, dava konusu tellerin ayıplı olduğunun belirlendiğini, ayrıca müvekkilinin ----alınan rapor nedeniyle ödedilen 3.766,00 TL maddi zararın oluştuğunu beyan ederek müvekkilinin satın aldığı ancak ayıplı olduğu için kullanamadığı tellere ödemiş olduğu fatura bedelinin 43.347 Euro'nun müvekkiline ödenmesini ve davalıya ait tellerin geri alınmasını, davalının ayıplı ürünler nedeniyle, 276 adet çatlamış travers nedeniyle 9.960 Euro, kullanılamaz 3.549 adet travers nedeniyle 124.215 Euro olmak üzere toplam 133.175,00 TL Euro, müvekkilinin ------alınan rapor tutarı 3.766,00 TL'sinin davalıdan alınarak müvekkiline faizleri ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının söz konusu telleri travers üretiminde kullanmaya başladığını, davacı tarafından da açıkça belirtildiği üzere kullanılan 11.585 kg tel ile üretilen traverslerde hiçbir sorun meydana gelmemiş ve bu traversler davacı tarafından satıldığını, müvekkilinin kalite departmanı tarafından alınan 4 numuneden 3'ünün müşteri şartnamesine uygun olduğunu, yalnızca 1 numunede gerekli çentik ölçülerinin karşılanmadığı belirtildiğini, ancak traverslerde meydana gelen çatlamaların tellerdeki çentik ölçüleri ile bağlantısının bulunmadığı söz konusu raporda açıkça tespit edildiğini, müvekkili şirket yetkilileri tarafından şubat------ yapılan ziyarette 255 adet traverste çatlak bulunduğu görülmüş bu sayı 11 şubat 2015 tarihli teknik raporda belirtildiğini, ancak raporda açıkça belirtildiği üzere traverslerde meydana gelen çatlamalar ile tellerdeki derinlik ölçüleri arasında herhangi bir bağlantı tespit edilemediğini, ancak davacının ve ------- memnuniyetini sağlamak adına müvekkili şirket söz konusu 255 traversin bedelinin davacıya ödenmesini önerdiğini, E posta yazışmalarından görüleceği üzere, 1 adet ----- bedelinin 31 avro olduğu belirtilmiş olup 255----------bedeli (255x31X7.905) 7.905 Avro olduğunu, bir başka deyişle meydana gelen çatlama ile teller arasında bir ilişki bulunmamasına rağmen müşteri memnuniyetinin sağlanması için çatlayan travers bedellerinin müvekkili şirketçe ödenmesi teklif edildiğini, hazırlanan protokol müvekkili şirketçe imzalanarak 13 Ocak 2016 tarihinde davacıya gönderildiğini, bu protokolde müvekkili şirketin davacının zararını karşılaması açıkça müvekkil şirketin kalite departmanları tarafından inceleme yapılarak hasarın tellerin kalitesinden kaynaklandığının tespit edilmesi şartına bağlandığını, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği teller üzerinde gerekli teknik incelemeler tamamlanarak meydana gelen çatlamaların doğrudan tellerin kalite probleminden kaynaklandığı tespit edilmeksizin müvekkil şirket tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılması mümkün olmadığını, kaldı ki uyuşmazlığın geldiği noktaya kadar gerçekleştirilen teknik incelemeler ve hazırlanan raporlar traverslerde meydana gelen hasarın tellerden kaynaklanmadığını açık bir şekilde ortaya koyduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının yurtdışı şirketin yetkili satıcısı olduğunu iddia ettiği şirketten çelik tel öngermeli beton üretimi için çelik tel aldığı ve bunların bir kısmının ayıplı çıktığı iddiası ile ayıplı tellerin iadesi, ayıplı ürünler nedeniyle uğradığı zararın tahsili istemi olup, davaya davalı yerine yurtdışındaki şirketin cevap verdiği, davalının taraf sıfatı olmadığını, zira acentesi olmayıp aracılık etmediğini iddia etmekte, ilk itiraz olarak da yetki, husumet, zamanaşımı, derdestlik, görev, tahkim itirazlarında bulunduğu anlaşılmaktadır.Bilirkişi raporları alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte incelenerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/02/2019 tarihli raporda; "İmalatı yapılmış olan ürünlerde (betonarme traverslerde) kullanılan 6 mm çapındaki nervürlü demirlerin nervür yüksekliklerinin ön gerilmeyi taşıyamayacak seviyede olması nedeniyle beton içinde hareket ettiği(kisaldığı) ve bu nedele prizini almış, sertleşmiş betonarme traverslerde zaman içinde çatlak oluşumuna neden olduğu ve bu sebepten dolayı ürünün ayıplı mal olduğu, imalatta kullanmış olduğu 6 mm çapındaki nervürlü demirlerin ayıplı olması nedeniyle oluşan veya oluşma ihtimali olan hatalı imalat nedeniyle uğramış olduğu zararın: ---- olduğu, hatalı veya hatalı olma ihtimali olan imalatta ve denemelerde kullanmış olduğu 6 mm çapındaki nervürlü demirlere ödemiş olduğu bedelin 28.322,98 Euro (Yirmisekizbin Üçyüz yirmiki Euro Doksan Sekiz peni) olduğu, kullanılmayan ve depoda bekletilen hatalı olma ihtimali olan kalan 46.103 kg 6 mm çapındaki nervürlü demirlerin ortalama alış fiyatından bedelinin değerinin ------- olduğu, kullanılmayan ve depoda bekletilen hatalı olma ihtimali olan kalan 46.103 kg 6 mm çapındaki nervürlü demirlerin miktarının hurda olarak değerlendirilmesi halinde bedelinin 73.764,80 (Yetmişüçbin Yediyüzaltmışdörtlira Seksen kuruş) olduğu, 276 adet travers üretiminde kullanılan 2.304 kg, 3.549 travers üretiminde kullanılan 25.478 kg 6 mm çapındaki nervürlü demirlerin ve denemelerde kullanılan 5.500 kg 6 mm çapındaki nervürlü demirlerin toplam hurda miktarının 33.282 kg olduğu tespit edildiği, hurda haline gelen 6 mm çapındaki nervürlü demirlerin kg hurda değerinin ------- adresinden güncel 20/02/2019 tarihinde fiyatının 1,6 TL/kg olduğu anlaşıldığından; Buna göre; --- olduğu," görüş ve kanaatinin bildirildiği,Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 30/01/2022 tarihli raporda; " Dava dilekçesinde yer alan ve davacı tarafın zararı olarak belirtilen, ayıplı traverslerin, ayıplı tellerin ve hurda olarak ayrıldığı beyan olunan tellerin miktarlarının yerinde yapılacak bir inceleme ile tespitinin yapılmasının tarafımızdan mümkün olamayacağı, sırf dava dilekçesinde talep konusu olduğu için ------ tarihli kök raporumuzda davacı tarafın maddi zararları olarak hesaplanan toplam değerlerde herhangi bir değişiklik olmadığı, imalatta kullanmış olduğu tellerin ayıplı olması nedeniyle oluşan veya oluşma ihtimali olan hatalı imalat nedeniyle uğramış olduğu zararın: 133.175 Euro olduğu, hatalı veya hatalı olma ihtimali olan imalatta ve denemelerde kullanmış olduğu tele ödemiş olduğu bedelin 28.322,98 Euro olduğu, kullanılmayan ve depoda bekletilen hatalı olma ihtimali olan kalan 46.103 kg tel ortalama alış fiyatından bedelinin değerinin 39.233,65 Euro olduğu, kullanılmayan ve depoda bekletilen hatalı olma ihtimali olan kalan 46.103 kg tel miktarının hurda olarak değerlendirilmesi halinde bedelinin 73.764,80 olduğu, 276 adet travers üretiminde kullanılan 2.304 kg, 3.549 travers üretiminde kullanılan 25.478 kg tel ve denemelerde kullanılan 5.500 kg tellerin toplam hurda tellerin 33.282 kg olduğu tespit edilmiştir. Hurda haline gelen telin kg hurda değerinin------- adresinden güncel 20/02/2019 tarihinde fiyatının 1,6 TL/kg olduğu anlaşılmıştır. Buna göre; 33.282 kg x1,6 TL/kg 53.251,20 TL olduğu, dosyasında yer alan -------laboratuvarınca yapılan deney sonuçlarına genel olarak bakıldığında; ayıplı ürünlerden numune olarak alınan beton ve çelik tellerin yapılan deneyler sonucu hesaplanan mukavemet değerlerinin, standartların ön gördüğü değerlerden yüksek olduğu sadece birer adet beton ve tel numunenin mukavemet değerlerinin, standart değerlerin altında olduğu, ----- raporunda 2 nolu çelik telin çekme mukavemetinin,-------raporunda 2 nolu karot betonunun basınç mukavemet değerleri standart değerden az çıktığı,) ancak dosyasında ayıplı olduğu belirtilen betonarme traverslerde kullanılan ön gerilmeli çelik tellerin çentik(nervür, diş) kalınlıkları ve uzunluklarının belirlendiği, bilimsel verilere göre düzenlenen herhangi bir deney raporu mevcut değildir. Söz konusu ayıplı traverslerdeki hataya ----- neden olan etkenin heyetimizce belirlenebilmesi için çok önemli bir konuda bilgi eksikliği mevcuttur.------- mahkemece yazılan talep yazısında, üniversiteden çelik tellerden alınan numunelerin nervür (çentik, diş) kalınlıklarının tespiti istenmiştir. Ancak üniversitenin düzenlediği deney raporunda, bu konuda hiç bir bilgi ve açıklama bulunmadığı, ayıplı betonarme traverlerdeki çatlağın tespitinde yararlanmak için mutlak suretle ayıplı ürünlerde kullanılan tellere ait çentik (nervür, diş) kalınlıkları ve uzunluklarının belirlenmesi gerektiği, bu husus belirlenmeden traveslerdeki çatlak şeklindeki ayıbın nedeni konusunda heyetimizce herhangi bir kanaat belirtilmesinin mümkün olmayacağı; dosyasında bulunan davacı şirketin talebi ile ----------- tarafından düzenlenen “Görsel Muayene Raporunda" yer alan ve davacı tarafın beyanına göre tespit edilen ön gerilmeli tellere ait çentiklerin kalınlık ve uzunluk standart değerlerinin ilgili şartname değerlerinin altıdan bulunarak doğrulanması ve görsel yapılan deneyin geçerliliğinin ispatlanması halinde, heyetimizce konuyla ilgili yapılan kök raporda yapılan “İmalatı yapılmış olan ürünlerde (traverslerde) kullanılan nervürlü tellerin nervür yüksekliklerinin ön gerilmeyi taşıyamayacak seviyede olması nedeniyle beton içinde hareket ettiği ve bu nedele katılaşmış traverslerde zaman içinde çatlak oluşumuna neden olduğu ve bu sebepten dolayı ürünün AYIPLI MAL olduğu” şeklindeki kanaatlerinin olduğu, dosyasında taraf vekillerince dilekçe eklerinde sunulan bir çok yazı, belge, fatura ve hesaplamalara ait suretler bulunmaktadır. Bu belgelerin tamamı muhtemelen İngilizce lisanı ile yazıldığı, dolayısıyla bu belgelerin içeriği ile ilgili olarak heyetimizce herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmasının mümkün olamayacağı, (İlgili meslek gurupları yeminli tercüman ve hesap bilirkişisi vb..) yeminli tercüman ve uzman hesap bilirkişinin dosyadaki bilgi ve belgeleri incelemesi sonucunda, tarafların razı oldukları toplam zararın belirlenebileceği" görüş ve kanaatinin bildirildiği, Metalurji ve Malzeme Mühendisi bilirkişi tarafından sunulan 12/10/2022 tarihli ek raporda; Kullanılan ürünlerin bir kısmı standart değerlere uygun olmakla birlikte, bazı nervürlü çeliklerin özellikle "a" nervür derinlik değerlerinin standart değerlerin çok altında kalarak kullanım açısından uygunsuz oldukları" görüş ve kanaatinin bildirildiği,Mali müşavir ve Borçlar Hukuku alanında uzmandan oluşan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 13/06/2023 tarihli raporda; "Davacı alıcının, ayıptan sorumluluk hükümleri kapsamında seçimlik hakların düzenlendiği TBK m. 227/1, b.l/4 hükmü uyarınca “sözleşmeden dönme” yönündeki bozucu yenilik doğuran hakkını kullanabileceği (davacının dava dilekçesinde sözleşmenin ortadan kalktığının tespitini istediği);. Davacı, dava dilekçesinde, davacının ayıplı tellere ödediği fatura bedeli olan 43.347 Euro'nun faiziyle birlikte iadesini talep etmiş olup buna ilişkin olarak yukarıdaki Mali inceleme neticesinde davacı alıcının, davalı satıcıya toplamda 80.854,11 Euro satım bedeli ödediğinin tespit edildiği; sözleşmeden dönme yönündeki seçimlik hakkın kullanılması halinde alıcının, TBK m. 229/1, b.15 hükmünce ödemiş olduğu satım bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesini (iadesini) talep etme hakkına sahip olduğu; davacı, dava dilekçesinde, çatlamış olan 276 adet travers nedeniyle 9.960 Euro'nun ve kullanılamaz hale gelen 3.549 adet travers nedeniyle 124,215 Euro'nun, yani maddi zarar olarak toplamda 133.175 Euro'nun dava tarihinden itibaren uygulanacak faiziyle ödenmesini talep etmiş olup (bunlara ilişkin olarak hesaplama hem teknik bilirkişi raporlarında hem de yukarıdaki mali değerlendirmede yapılmış olup) sözleşmeden dönme yönündeki seçimlik hakkın kullanılması halinde; davacı alıcının, TBK m. 227/II hükmü gereğince genel hükümlere göre de tazminat isteyebileceği; bu hükümde hükmün ilk fıkrasında sayılan bentlerdeki seçimlik hakların haricinde ayrıca genel hükümlere dayanarak zararın tazminatın da istenebileceğinin düzenlendiği; genel hüküm niteliğindeki TBK m. 112 hükmü gereğince ise olumlu (müspet) zarar olarak borcun gereği gibi ifa edilmemesinden doğan maddi zararın giderilmesinin istenebileceği; başka bir deyişle bu halde sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilememesinden doğan maddi tazminat talebine ilişkin genel hükmün TBK m. 112 hükmü olduğu; alıcının, TBK m. 229/, b.3 hükmüne göre ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini talep edebileceği; ayrıca TBK m. 229/son hükmünce de satıcının, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlü olduğu; her ne kadar davalı, dilekçelerinde özetle davacının müterafik kusurlu olduğunu; davacının zararın azalması için makul ve gerekli çabayı göstermediğini, ayıp ihbarından sonra davacının telleri kullanarak travers üretimine devam ettiğini, böylece oluşmuş zarardan davacının sorumlu olduğunu, TBK m. 114/II, 51,52 hükümlerince davacının kendi kusurlarından dolayı tazminat talebinde bulunamayacağını beyan etmiş olsa da dosya kapsamına sunulan teknik bilirkişi raporları incelendiğinde (uzmanlık alanımızın dışında kalan boyutuyla teknik açıklamalar okunduğunda, ilişkin değerlendirme bakımından) davacı alıcının, ortaya çıkan zarardan müterafik kusurlu olduğu; zararın azalması için gereken makul ve gereken çabayı sarfetmediği yönünde bir beyana rastlanmadığı; dolayısıyla davacının uğradığını iddia ettiği zararın kendi kusurlu fiili neticesinde ortaya çıkıp çıkmadığı, varsa kusurun ağırlığı yönünde teknik bir değerlendirmeye rastlanmadığından TBK m. 114/II hükmünün atfıyla TBK m. 51 ve m. 52 hükümlerince zararın belirlenmesine ve/veya indirilmesine yönelik tespitin de yapılamadığı, davacı, dava dilekçesinde, --------- rapor nedeniyle oluşan 3.766 TL lik maddi zararın ödenmesini talep etmiş olup dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafından --- alınan bu rapor için düzenlenen ----numaralı fatura bedelinin KDV dahil 3.776 TL. olduğu; yukarıdaki mali inceleme neticesinde davacı alıcının, bu bedeli ödediğinin tespit edildiği; sözleşmeden dönme yönündeki seçimlik hakkın kullanılması halinde ayrıca davacı alıcının, TBK m. 227/11 hükmünün TBK m. 112 hükmüne atfı dolayısıyla bu zararın kapsamına, davacının uğradığı olumlu (müspef) zarar olarak anılan fatura bedelinin gireceği kanaatine varıldığı; elbette ki takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, HMK, MÖHUK, CISG ve TTK m. 105 kapsamında değerlendirmenin uzmanlık alanı gereğince yapılamadığı; ayrıca bazı belgelerin yabancı dilde sunulduğu anlaşılmakla değerlendirilemediği; nihai takdirin, Mahkeme'ye ait olduğu," görüş ve kanaatinin bildirildiği,Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 07/01/2024 tarihli ek raporda; "Her ne kadar borçlar öğretisinde sözleşmeden dönme halinde olumlu istenemeyeceği kabul edilse de uyuşmazlıkta satış sözleşmesinden dönme söz konusu olduğundan davacı alıcının, buna ilişkin uygulama alanı bulacak olan “özel hüküm” niteliğindeki TBK 227/II hükmü gereğince genel hükümlere göre de tazminat ikümde hükmün ilk fıkrasında sayılan bentlerdeki seçimlik hakların haricinde ayrıca “genel hükümlere” dayanarak zararın tazminatın da istenebileceğinin düzenlendiği; “genel hüküm” niteliğindeki TBK m. 112 hükmü gereğince ise “olumlu (müspet) zarar” olarak borcun gereği gibi ifa edilmemesinden doğan maddi zararın giderilmesinin istenebileceği; başka bir deyişle bu halde sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilememesinden doğan maddi tazminat talebine ilişkin genel hükmün TBK m.112 hükmü olduğu; alıcının, TBK m. 229/1, b.3 hükmüne göre “ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi”ni talep edebileceği; ayrıca TBK m. 229/son hükmünce de “satıcının, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlü olduğu”; her ne kadar davalı satıcı, dilekçelerinde özetle davacının müterafik kusurlu olduğunu; davacının zararın azalması için makul ve gerekli çabayı göstermediğini, ayıp ihbarından sonra davacının telleri kullanarak travers üretimine devam ettiğini, böylece oluşmuş zarardan davacının sorumlu olduğunu, TBK m. 114/1l, 51,52 hükümlerince davacının kendi kusurlarından dolayı tazminat talebinde bulunamayacağını beyan etmiş ise de dosya kapsamına sunulan teknik bilirkişi raporlarında (uzmanlık alanları dışında kalan boyutuyla teknik açıklamalar okunduğunda, kusura ilişkin değerlendirme incelendiğinde) davacı alıcının, ortaya çıkan zarardan müterafik kusurlu olduğu ve zararın azalması için gereken makul ve gereken çabayı sarfetmediği de bir beyana rastlanmadığı; dolayısıyla davacının “uğradığını iddia ettiği zararın kendi kusurlu fiili neticesinde ortaya çıkıp çıkmadığı, varsa kusurun ağırlığı” yönünde teknik bir değerlendirmeye rastlanmaması sebebiyle TBK m. 114/11'? hükmünün atfıyla TBK m. 51 ve m. 52 hükümlerince “zararın belirlenmesine ve/veya indirilmesine” yönelik tespitin de yapılamadığı, başka bir ifadeyle (varsa) ortaya çıkan zarardan davacı alıcının da kusurlu olduğunu gösteren teknik bir tespite rastlanmaması nedeniyle davacının da sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılamadığı, TMK m. 4 hükmünce bu hususu takdirin, Mahkemeye ait olduğu, davacı, ayrıca---- İşletme Müdürlüğü'nden alınan --- tarihli rapor nedeniyle oluşan 3.766 TL lik maddi zararın ödenmesini de talep etmiş olup dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafından ---- alınan bu rapor için düzenlenen ------numaralı fatura bedelinin KDV dahil 3.776 TL. olduğu; mali inceleme neticesinde davacı alıcının, bu bedeli ödediğinin tespit edildiği; sözleşmeden dönme yönündeki seçimlik hakkın kullanılması halinde ayrıca davacı alıcının, TBK m. 227/11 hükmünün TBK m. 112 hükmüne atfi dolayısıyla bu zararın kapsamına, davacının uğradığı olumlu (müspet) zarar olarak anılan fatura bedelinin gireceği kanaatine varıldığı; elbette TMK m. 4 hükmünce bu hususu takdirin, mahkemeye ait olduğu, davalı tarafça sunulan yabancı dildeki belgelerin tercümeleri incelendiğinde yazışmaların ve sunulan diğer belgelerin hem teknik açıdan hem de milletlerarası özel hukuk kuralları açısından değerlendirilmesi gerektiği; davacı tarafından davada uygulanacak hukukun milletlerarası özel hukuk kuralları olduğu beyan edilmekle birlikte uzmanlık alanımız dışında kalan HMK, MÖHUK, CISG ve TTK m. 105 kapsamında değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı; tüm dosya kapsamı incelenerek yapılan değerlendirmelerin tarafsız/alternatifli şekilde sunulduğu; mali incelemede de beyan edildiği üzere davacının iddia ettiği zarar kalemleri yönüyle teknik olarak zarara uğrayıp uğramadığı hususunun teknik bir konu olduğu; gerçekte bir zararın olup olmadığı hususunun, teknik heyetçe tespit edilebilecek bir konu olduğu; davalı tarafından da önceden alınan teknik raporların hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı beyan edilmekle birlikte davacının iddia ettiği zararın niteliği-miktarı yönündeki hususlara ilişkin teknik inceleme yaptırılıp yaptırılmayacağını takdirin, mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatinin bildirildiği,

Bilirkişi heyeti tarafından sunulan --- tarihli ek raporda; "Davacının dilekçe ekinde sunduğu ---- tarihli protokol incelendiğinde ---- tarihli protokolle tarafların tel siparişleri için bir sulh protokolü imzaladığı, bu protokolle taraflar arasındaki hukuki ilişki bir satım sözleşmesi olmaktan çıkıp bir sulh sözleşmesine dönüştüğü, ----sadece menkul mal satımına ilişkin sözleşmeleri ilgilendirmesi karşısında somut uyuşmazlıkta bir uygulama alanı bulmayacağı, taraflar arasındaki sulh ve garanti sözleşmesi kapsamında MÖHUK m. 24/4 gereğince en sıkı ilişkili hukukun------- olduğu ve taleplerin---- Borçlar Kanunu ------ sair mevzuatı kapsamında çözüme kavuşturulması gerektiği, mahkeme tarafından davanın Türk hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğine kanaat getirilmesi halinde kök raporda yer alan görüşlerin değiştirilmesini gerektirir bir hususa rastlanmadığı, davacının satış sözleşmesine dayanan taleplerinin yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında karara bağlanmasının mümkün olup olmadığı konusunun ise taleple bağlılık ilkesi kapsamında mahkeme takdirinde olduğu," görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Somut dosya kapsamında davacı alıcı şirketinin çelik öngerilmeli beton üretimi için davalı şirketten --- tarihinde 20.630,20 Euro bedelli 23.180 kg, ---- tarihinde 20.923,90 Euro bedelli 23.510 kg ---- tarihinde 21.049,39 Euro bedelli 23.651 kg, ---- tarihinde 18.250,62 Euro bedelli 24.663 kg olmak üzere toplam 95.004 kg kangal halinde nervürlü gergi çubuğu (tel) üründen toplam 80.854,11 Euro bedelle satın aldığını, satın aldığı tellerden gelen ilk parti üründen (23.180 kg) 11.585 kg'ını (1363 adet) travers üretiminde herhangi bir sorunla karşılaşılmadığı ve üretilenlerin satıldığını, gelen ilk parti üründen kalan 11.595 kg telin üzerine gelen diğer ürünlerin istiflendiğini, gelen diğer ürünlerin kullanılması ile birlikte çatlak traverslerin meydana geldiğini ve satıcının tellerdeki ayıptan derhal haberdar edildiğini, bu kapsamda davalı tarafın aralarındaki anlaşmaya aykırı mal teslim edilmesi sonucunda oluşan zararlarının tazminini talep ettiği, davalı tarafın savunmasında ayrıntılı olarak taraflar arasındaki ilişkiyi kabul ederek aldıkları teknik raporlardan da bahsetmek suretiyle traverslerde meydana gelen çatlamalar ile tellerdeki derinlik ölçüleri arasında herhangi bir bağlantı tespit edilemediğini, ancak davacının ve ------memnuniyetini sağlamak adına davalı şirketin söz konusu 255 traversin bedelinin davacıya ödenmesini önerdiğini, E posta yazışmalarından görüleceği üzere, 1 adet travers bedelinin 31 avro olduğu belirtilmiş olup 255 travers bedeli (255x31X7.905) 7.905 Avro olduğunu, bir başka deyişle meydana gelen çatlama ile teller arasında bir ilişki bulunmamasına rağmen müşteri memnuniyetinin sağlanması için çatlayan travers bedellerinin müvekkili şirketçe ödenmesi teklif edildiğini savunmuş olup dosyada mübrez mail içeriklerinden ve tüm belgelerden de anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki ilişkinin başlangıçta Mal Satım Sözleşmesi olduğu, ancak taraflar arasındaki görüşmeler sonucunda davacının dilekçe ekinde sunduğu -----tarihli protokolün imzalandığı, bu protokolde tarafların 255 adet traverse ilişkin zarar talepleri bakımından 7.005 EU tutarında tazminat ödenmesi ve 1270 adet travers için davalı ----- isimli dava dışı kişinin bu malların 3. kişilere satışını taahhüt ettiği görülmüştür. Yine kalan 60 ton tel içinse davalı ----- taahhüdünde bulunmuştur. Davacı tarafın dava dilekçesinde taraflar arasındaki mal satış sözleşmesine dayandığı, dava tarihi itibariyle --- tarihli sulh sözleşmesinin ayakta olduğu, bu sözleşmenin artık yeni bir sözleşme niteliğinde sulh ve garanti sözleşmesi olduğu, borcun yenilendiği ve davacının talebinin bu sözleşmeye dayanmadığı anlaşıldığından taleple bağlılık gereğince davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 9.653,34 TL'nin yatıran tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan 6.850,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 96.195,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/12/2025