KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KONYA
Menfi Tespit
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ...'ın, ... ile 07/11/2008 tarihinde resmi şekilde evlendiklerini, bu evlilik gerçekleşmeden düğün arifesinde ...'ın babası olan ...'in yörenin örf ve adetleri uyarınca mehir senedi düzenlenmesi gerektiğini söyleyerek davacılardan talepte bulunduğunu, davacı müvekkillerin mehir senedi düzenlenmesini kabul etmediklerini, ancak ...'in şimdilik bir bono düzenlenmesini yeterli olacağını daha sonra mehir senedi düzenlendikten sonra bononun kendilerine göre verilmesini teklif ettiğini, müvekkillerinin yeni hısım olmaları, yapılacak evliliğin sorunsuz olarak devam etmesini düşünerek kendilerine yapılan bono düzenleme teklifini iyi niyet çerçevesinde değerlendirerek kabul ettiklerini, yörenin örf ve adetleri gereğince baba oğul olan davacı müvekkillerinin ...'ın babası ...'e mehir senedi yerine kaim olmak üzere davaya konu bir adet bonoyu sadece miktar kısmına 50.000,00 TL bedel yazarak diğer kısımları boş vaziyette imzalayarak verdiklerini, 50.000,00 TL bedel yazarak diğer kısımları boş vaziyette imzalayarak verdiklerini, davacı müvekkili ...'ın, ... ile 4-5 ay kadar evli kaldıktan sonra aralarında çıkan şiddetli geçimsizlik nedeniyle fiilen ayrıldıktan sonra Konya . Aile Mahkemesinin ... Esas sayılı boşanma davası açıldığını, boşanma davasının yargılaması devam ederken davacı müvekkil ..., şahsi eşyalarına eşi ve ailesi tarafından maddi zarar verilmesi nedeniyle zararın tazmini sağlamak üzere eşi ... karşı Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı maddi ve manevi tazminat davasını açtığını, boşanma ve tazminat davaları nedeniyle davacı müvekkili ile eşinin babası ... aralarında husumet doğduğunu, müvekkillerinin evine Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında 26/07/2011 tarihinde ihtiyati haciz işlemi yapmak üzere icra memurunun gelmesi ile davacı müvekkiller bu hacze konu alacağın dayanağı olan bononun evlenme nedeniyle mehir senedi olarak ...'e boş olarak verdikleri bononun davalı ... isimli Ankara ilinde ikamet eden bir şahsın isminin alacaklı kısma yazılmak suretiyle tahsil edilmek istenildiğini ve Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu öğrendiğini, davacı müvekkiller tarafından mehir senedi olarak ... ve yakın arkadaşı olan davalı ... tarafından tanzim tarihli kısmına 25/06/2008 vade tarihli kısmına 31/10/2008 yetkili ... ve ..., Konya, Selçuklu Konya şeklinde yazılarak hukuka aykırı bir şekilde doldurulduğunu, bono tahsil etmek üzere davalı ... tarafından Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davacı müvekkillerinin davalı ...'ı tanımamaları, bu kişiyi herhangi bir borçlarının bulunmaması, adı geçen şahıs ile aralarında hiçbir şekilde fiili ve hukuki bir münasebetin olmaması, aralarında alacak ve borç ilişkisi doğuracak bir ilişkisinin bulunmaması nedeniyle ilk anda davalı ...'i de tanımadıklarından icra takibine konulan bononun sahte olabileceği ve tahrifat yapılma ihtimalinin bulunduğunu düşünerek davalı ile ... isimli eski dünürleri aleyhine savcılığın ... soruşturma sayılı suç duyurusunda bulunduklarını, davalı ... ile yakın arkadaşı olan ...'in savcılık soruşturması sırasında ve mahkemede verdikleri ifadeler çelişki içinde olduğunu, dava dışı ... mehir senedi olarak aldığı ve bonoyu kendi adına işleme koyması halinde karşılaşacağı def'i ve itirazları önlemek için yakın arkadaşı olan davalı ... ile anlaşarak fiili ve hukuki bir hakka sahip olmadığı halde bononun lehtar kısmına bu kişinin adına yazarak işleme koymak suretiyle haksız ve hukuka aykırı bir kazanç elde etmek istediğini, tüm bu nedenlerle davacı müvekkillerin Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulan 25/06/2008 tanzim tarihli, 31/10/2008 vade tarihli ve 50.000,00 TL bedelli senet nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibin durudurulmasına, kötüniyetli olarak hareket eden davalının %40'dan az olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafın iddialarının kabul etmelerinin mümkün olmadığını, takibe konu kambiyo senedine yönelik itirazların dayanak belgesi yazılı belge olması gerektiğini, davacı tarafın davayı ispat olanağı bulunmayan şahit bildirerek dava açmasının yasal mesnetten uzak olduğunu, kambiyo senedinde hak senede bağlı olduğunu, senet ile bağlantısı bulunmayan itirazların dermeyan edilmesinin yasal olmadığını, davacı taraf her ne kadar takibe konu senedin evlilikten dolayı mehir olarak verildiğini iddia etse de senedin metninde alacak kısmına mehir verilen şahsın yazılmış olmaması ve senedin tanzim tarihi ile evlilik tarihinin farklı olması zaten karşı tarafın iddialarını yersiz olduğunu gösterdiğini, ... ve ... ile senedin bir ilgisinin olmadığını, bono senedinin varlığının müvekkilinin davacılardan olan alacağından kaynaklandığını, müvekkilinin zaten taraflar arasındaki ticari ilişkinin var olmasına ve davacılar ile taşınmasına ...'in vesile olduğunu kabul ettiğini, delil olarak mahkemenize bildirilen savcılık dosyasında davacı taraf müvekkili hakkında sahte evrak tanzim etmekten suç duyurusunda bulunduğunu ve yapılan tahkikatta müvekkilinin suçsuz olduğunun anlaşıldığını ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, . Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davada ise davacılar sanık olarak müvekkiline iftira atma suçundan yargılandığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine, kötü niyetli karşı tarafın tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderler ile ücreti vekaletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki ihtilafın Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu olan bono nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı yönünde olduğu anlaşılmıştır.
Konya . Aile Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası fiziken dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası fiziken dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası fiziken dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davacı taraf, davaya konu bononun mehir senedi yerine yani onu teminen düzenlendiğini, mehir senedi düzenlendikten sonra bononun iade edileceği hususunda anlaşıldığını, sadece miktar kısmının yazılarak boş şekilde karşı tarafa imzalanıp verildiğini, daha sonra evlenen kişiler arasında açılan boşanma davası nedeniyle aralarında husumet çıktığın ve bononun teslim edildiği kişi tarafından alacaklı kısmını davalının isminin yazılarak bononun bu kişiye verildiğini, davalıyı hiçbir şekilde tanımadıklarını, davalının gerçek bir alacaklı olmadığını iddia etmiştir.
Ceza dosyasında alınan rapor ile senet üzerindeki imzaların davacılara ve davalıya ait olduğu belirlenmiştir.
Davalının ceza dosyasındaki ifadesinde; ev ararken emlakçı ...'in kendisine ev bulduğunu, ev sahibine elden 50.000 TL para verdiğini, tapuyu henüz almaması nedeniyle teminen senedi aldığını ancak tapunun devredilmediğini beyan ettiği görülmüştür.
Davaya konu senet üzerinde mehir senedi ya da teminat senedi olduğuna dair bir ibare yoktur.
Bekletici mesele yapılan Konya .ASCM ... Esas sayılı dosyasında her ne kadar direnme kararı verilmiş ve sonrasında dava düşmüş ise de; alınan uzmanlık raporu ile bono üzerinde herhangi bir tahrifat olmadığı gibi herhangi bir şekilde teminat senedi olduğuna dair bir şerh bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak dava kambiyo senetlerine ve bononun teminat amacıyla verildiği iddiasına dayalı ise davacı borçlu bu durumu yazılı delillerle ispatlamak zorundadır.
TMK.'nun 6. maddesi gereğince "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir.
Davacılar, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201.maddesi gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların tanıkla ispatlanması mümkün değildir.
Somut olayda, davacılar/borçlular, emre yazılı bonoda yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Senet sebepten mücerret olmakla, davacıların ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gereklidir.
Yukarıda vurgulandığı üzere, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacıların davaya konu senedin bedelsiz kaldığını ve teminat fonksiyonunun kalmadığını yazılı delille kanıtlamaları gerekir. Ancak davacılar iddialarını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil dosyaya sunmamışlardır. Davacıların bu iddiasını tanıkla kanıtlamalarına da hukuken olanak yoktur. Toplanan diğer tüm bilgi ve belgeler ile tarafların Aile Mahkemesi ve ceza dosyalarında bulunan beyanlarından da davacıların iddiası ispatlanamamıştır. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmiş, davacıların itirazında kötüniyet olgusu ispatlanamadığından davalının tazminat talebi de reddedilmiştir.
Dava konusu alacak dava sırasında devredildiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından devralan lehine hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Peşin alınan 742,50 TL harçtan alınması gereken 615,40 TL 'nin mahsubu ile fazla alınan 127,10 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacılara İADESİNE,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafında yapılan 5,20 TL vekalet harcı ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'ye verilmesine,
6-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davalıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 18/12/2025