Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Birleşen İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı dosyası yönünden
.

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Asıl ve birleşen dosya

.

Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen davaların yapılan açık yargılaması sonunda,

Asıl dosya davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı ... A.Ş. (1 nolu davalı) adına şirket yetkilisi ... ile müvekkili şirket yetkilisi ...tarafından 01.06.2014 tarihinde... Hizmetleri A Ş. ... Hastanesi Kaba İnşaat İşleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile işin bedeli belirlendiğini, alt maddelerde hakkediş ödemelerinin ne şekilde yapılacağı düzenlendiğini, davaya konu sözleşme bir anahtar teslim bina yapım sözleşmesi olmadığını, işin bedeli nakit ve/veya çek ile ödenmediğini, müvekkili tarafından inşaat alanında yapılan harcamalara ilişkin düzenlenen faturaların davalılara teslimi ile düzenlenen hakkedişlerin ödenmesi şeklinde ilerleyen süreçte düzenlenen son hakkedişin ödenmemiş olması nedeniyle davayı açtıklarını, sözleşme hükümlerine aykırı davranışları ile müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet veren 1 no'lu davalının kusuru ile inşaatın yapılmasının gecikmesi yüzünden müvekkilinin yaptığı işin karşılığına ve bu karşılığa girmeyen masraflarını talep etme hakkı olduğundan bahisle 1 no'lu davalı şirket aleyhine başlatılan İstanbul... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile sözleşme ile işin bitim tarihi olarak belirlenen 31.12.2014 tarihinden takip tarihine kadar santrve için yapılan masraflar, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile gerici kabul noksanları teminatı ile kesin teminat kesintileri, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ile demir ve beton fiyat farkı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası ile de cari hesap alacağı 14 nolu hakkediş bedeli talep etiklerini, ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, takiplerin kesinletiğini, davalı...Odasında ilan olunan adresine hacze gidildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünce düzenlenen haciz tutanaklarında mahallin kapalı olduğu görüldüğünü, borçlu firma tarafından kullanıldığına dair bir emareye rastlanılmadığını, etrafta borçlu firmayı tanıyan bilen olmaması üzerine mahalde borçluya ait haczi kabil menkul bulunmadığının tespiti ile hacze son verildiğini, davalı borçlunun Kavacık Mahallesi ... Caddesi No: ... Bevkaz/İstanbul adresinde faaliyet gösterdiğinin tespit edilmesi üzerine, talepleri doğrultusunda her bir takip dosyasından yazılan talimat gereğince hacze gidildiğini, 01.07.2016 tarihinde Beykoz... Müdürlüğünün ...Talimat,...Talimat sayılı dosyaları kapsamında düzenlenen haciz tutaklarında davalı borçlunun adreste faaliyet gösterdiği hiçbir şüpheye ver bırakmayacak şekilde tespit edildiğini, her iki davalı arasında organik bağ olduğunu, davalının takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçelerinde de haciz mahalli İstanbul... Yerleşkesi olarak kullanılmaktaysa da 1 no'lu davalı (borçlu) şirketin tek ortağı ve imza yetkilisi ...haciz mahallinde masasında çalışır vaziyette hazır bulunduğunu, süresi içerisinde esas takip dosyasından yapılan tebligatların usulsüz olduklarından bahisle icra memur muamelelerini şikayet ettiğini, 1 no'lu davalı (borçlu) tarafından açılan işbu davalar İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas (İstanbul ...İcra Müdürlüğünün...Esas), ... Esas (İstanbul ...İcra Müdürlüğünün...Esas), ... E. (İstanbul ...icra Müdürlüğünün...Esas) ... Esas (İstanbul ...icra Müdürlüğünün ... Esas) sayılarına kaydedildiğini, yapılan yargılama neticesinde takiplerin durdurulmasına, ödeme emri tebliğlerinin ve ödeme emirlerinin iptaline, 04.07.2016 tarihinde takip dosyalarına sunmuş oldukları dilekçelerin gecikmiş itiraz olarak kabulüne karar verildiğini, kararların taraflarınca temyiz edildiğini, kesinleşmediğini, haciz mahallinde bulunup, 1 no'lu davalı ... A.Ş.'nin tek ortağı ve imza yetkilisi olan ...'un kendisi tarafindan kullanılmakta olduğu beyan edilen masa ve dolaplarda borçlu şirkete ait pek çok ticari evrakın yer aldığı görüldüğünü, borçlu şirketin ilan olunan faaliyet adresinin boşaltılmış olması karşısında kendisine ait olduğunu, haciz mahallinde bulunan ticari evrak borçlu şirketin söz konusu adresi faaliyet adresi olarak kullandığım gösterdiğini, ilgili haciz tutanağının 1. sayfasında 1 no'lu davalı (borçlu) şirket yetkilisi ...ben ...'ın yetkililerinden birisiyim, ayrıca ...Üniversitesinin inşaatının müşavirlik ve danışmanlık işlemlerini yapmaktayım şeklinde yer alan açıklama da davalılar arasındaki organik bağı birinci ağızdan ortaya koyduğunu, takip dosyaları incelendiğinde hukuki yönden bağımsız olan davalı...Yapı'nın ekonomik yönden bağımsızlığım yitirmiş olduğunun belirleneceğini, davalı...Yapı'nın üretim, pazarlama vb faaliyetlerinin diğer davalının ticari faaliyetlerini tamamlayıcı nitelikte olduğu ve her iki davalının da aynı iktisadi işletmeye vücut verdiği belirleneceğini, somut olayda her iki davalının da iktisadi ve ticari bağımlılığının varlığı haciz tutanaklan ile sabit olmakla davalılar arasında organik bağın varlığının kabulünde de zorunluluk bulunduğunu, ...Vergi Dairesi Başkanlığına yazılacak müzekkere ile 1 no'lu davalı (borçlu) tarafından ibraz olunan BA/BS formlannm celbi halinde de davalılar arasındaki iktisadi ve ticari bağımlılık ispatlanacağını, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına ve davaya konu 408.276,47 TL alacağın müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsili ile faizi ile birlikte davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep zorunluluğu doğduğunu, somut olayda tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisininde uygulandığını, 1 no'lu davalı (borçlu) her ne kadar hukuki yönden bağımsız bir işletmeyse de 2 no'lu davalı adına faaliyet yürütmekte, aynı personeli istihdam etmekte, aynı adres, telefon ve faksı kullandığını, her iki davalının da hukuken aynı kişiler olduğunun kabulü ile 1 no'lu davalının (borçlunun) ekonomik yönden bağımsızlığım yitirmiş olduğunun tespitinin gerektiğini, fiili haciz tutanakları ve eki niteliğindeki evrak davalıların kardeş şirketler olduğunu, tek bir iktisadi isletmenin yürüttüğü farklı faaliyetler için birbirinden bağımsız tüzel kişiliklerin kurulduğunu ortaya koyduğunu, 1 no'lu davalının (borçlunun) 2 no'lu davalıya ait binaların yapı işini üstlendiği, başka herhangi bir işletme için faaliyette bulunmaksızın 2 no'lu davalı ile tek ve aynı İktisadi işletmeye vücut verdiği de açık olduğunu, somut olayda tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi uygulanmak suretiyle aralarında organik bağ bulunduğu sabit olan davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarının kabulünü talep zorunluluğu doğduğunu, 2 no'lu davalının akit öncesi sorumluluğu olduğunu, davaya konu alacağın kaynağını oluşturan sözleşmenin konusu dahi ...A.Ş. ... Hastanesi Kaba İnşaat İşler olarak belirlendiğini, sözleşme imzalanmadan önce tüm görüşmeler 2 no'lu davalı ...A.Ş. ile yapıldığını, 2 no'lu davalının talebi doğrultusunda ve müvekkili tarafından kendilerine duyulan güvene ve arkadaşlığa dayalı olarak işbu sözleşme I no'lu davalı (borçlu) ile imzalandığını, 2 no'lu davalı ulusal çapta tanınmış bir şirket olduğunu, sevk ve idaresini üstlenmiş olan hakim ortağı da tanınmış, güvenilir bir iş adamı olduğunu, müvekkili sözleşme imzalanıncaya kadar 1 no'lu davalı (borçlu) şirketin varlığından haberdar olmadığını, sözleşme 2 no'lu davalının ticaret merkezinde imzalandığını, imzalanmadan önce yapılan tüm görüşmeler de 2 no'lu davalı ile gerçekleştirildiğini, müvekkili söz konusu sözleşmenin 2 no'lu davalı ile imzalanacağı inancıyla hareket ettiğini, sözleşme metni imzalanmak üzere şirket merkezine gidildiğinde aslında 2 no'lu davalının sözleşmede taraf olarak yer almadığını gördüğünü, piyasanın tanımadığı ve kendisinin de tanımadığı 1 no'lu davalının (borçlu ...) kendilerinin (davalı ...) inşaat alanında faaliyet gösteren şirketi olduğu ve hakimiyetin kendisinde (davalı ...) olduğu bildirildiğini, 2 no'lu davalı ile ticari faaliyette bulunduğuna inandırılan müvekkili sözleşmeyi imzalamakta herhangi bir sakınca görmediğini, hatta zorunda bırakıldığını, aksi halde işi alamayacağını düşündüğünü, davaya konu sözleşme imzalanmadan önce yapılan ve gerekse taraflar arasında oluşan ihtilalin çözümüne yönelik toplantılarda 1 no'lu davalının tek ortağı ve imza yetkilisi...yerine 2 no'lu davalının hakim ortağı ile mutabakat görüşmelerinin yürütülmüş olması, hakim ortağın sözleşmenin akdedilmesi için bir güven ortamı yaratmaya ve fakat ihtilaf noktasında MK m.2'ye aykırılık oluşturacak şekilde ayn tüzel kişiliğin varlığı gerekçesiyle borçtan kurtulmaya çalıştığını açıkça ortaya koyduğunu, Türk Hukuk sistemince kötü niyetin konulmayacağı muhakkak olduğunu, akit öncesi sorumluluğu nedeniyle 2 no'lu davalıya yöneltilen davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkili ile 1 no'lu davalı arasında imzalanan 01.06.2014 tarihli ... Hastanesi İnşaatı ... İnşaat İşlerinin Yapılması İşi konulu, 17.000.000 TL + KDV birim fiyat bedelli sözleşmenin 6. maddesinde sözleşmenin türü ve işin tarifi Sözleşme ekindeki tanım ve birim fiyat tariflerinin, yüklenici tarafından imalatım, proje uygulaması ile ilgili diğer idari, teknik mali ve hukuki sorumlulukların yerine getirilmesini içerir şeklinde düzenlendiğini, aynı sözleşmenin 9. maddesi ise sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 5 (beş) iş gönü içinde ver teslimi yapılarak işe başlanır hükmüne yer verildiğini, bugüne kadar sözleşmeye konu inşaatın yapılacağı taşınmazın yer teslimi yapılmadığını, davalıdan kaynaklanan nedenlerle bir bütün olarak davacı müvekkile teslim edilemeyen taşınmaz, davalı iş sahibince sözleşmeye aykırılık oluşturacak şekilde ve fakat hafriyatın gerçekleşme durumuna bağlı olarak çok parçalı ve kısım kısım yer teslimine konu yapılmış ve buna bağlı olarak da inşaat yapım süresi uzadığını, en son kalan kısım ise Eylül/2015'te davacı müvekkile teslim edildiğini, sadece davalı iş sahibinin imza ve kasesini içeren iş yeri teslim tutanağı 07.07.2014 tarihinde düzenlendiğini, sözleşme ile belirlenen esaslara uygun olacak şekilde yer tesliminin gerçekleşmemiş olması nedeniyle müvekkil tarafından imzalanmayan tutanağa dayalı olarak 1 no'lu davalı tarafça SGK Başkanlığı gönderilen 03.07.2014 tarihli yazıda da davaya konu sözleşme konusu inşaatta 07.07.2014 tarihi itibariyle müvekkili tarafından işçi çalıştırılmaya başlanacağı belirtildiğini, inşaat alanının sözleşme ile belirlenen koşullara uygun olarak müvekkiline teslim edilmediğini, buna bağlı olarak da işin gecikmesinde davalıların kusurlu oldukları, söz konusu gecikme nedeniyle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı açık olup, tespit edilebilir durumda olduğunu, inşaat sahasında yapılan hafriyat çalışmaları nedeniyle şantiyenin yanında bulunan ...duvarlarında çatlaklar meydana geldiğini, ulusal kanallarda haber yapıldığını, hafriyat çalışmaları durdurularak camii duvarlarının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü, hafriyat, fore kazık ve zemin ettltü işlerini üstlenen firmalarca şantiyede yapılması gereken işler tamamlanamamış olduğunu, kaba inşaatı yapmak üzere arsa müvekkiline teslim edilmediğini, işe başlanamadığını, davalılar sözleşmenin 23.2.3. maddesinde İşveren, işin uygulanacağı binalara ait yüzeyleri inşaat, beton ve çantur artıklarından temizleyerek yükleniciye teslim edecektir şeklinde kararlaştırılan edimlerini de yerine getirmediklerini, kaba inşaatın yapılacağı temel kazısı alanında tekniğine uygun bir biçimde tek parça halinde temel betonu atılması işverenden kaynaklanan nedenlerle mümkün olmadığını, İş Yerinin sözleşmede kararlaştırılan koşullarda teslim edilmediğini, ortaya çıkan gecikmenin iş verenden kaynaklanan nedenlerle mümkün olmadığını, müvekkilinin bu gecikme nedeniyle uğramış olduğu zararların tazminini talep ve hakkı olduğunun kabul edilmesinin gerektiğini, Bakırköy...Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Değişik iş sayılı tespit dosyasında yer alan değerlendirmeler de iddialarına örtüştüğünü, müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine davaya koııu takipler başlatıldıktan sonra davalı tarafça kötü niyetli olarak HMK madde 403 hükmü uyarınca taraflarınca tebligat yapılmaksızın davacı müvekkili tarafından yapılan imalatın m² ve TL olarak miktarının tespiti talep edildiğini, Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin...Değişik iş sayısına kaydedildiğini, tespit dosyası taraflarınca haricen belirlenerek talebe karşı beyanlarının dosyaya sunulduğunu, bilirkişi İnşaat Mühendisi Kesin Hesap Uzmanı tarafından düzenlenen 07.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen değerlendirmeler iddiaları ile örtüştüğünü, işin temel kazısı sırasında oluşan sorunlar nedeniyle taraflar kendi aralarında zımnî olarak süreyi uzattığını, yapılan imalatlar bir eser olmayıp tek başına kullanılamayacağını, sözleşme bir eser sözleşmesi niteliğinde olmadığını, taşeron sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşme gereği kamu ihalelerinde uygulanan fiyat farkı 2008 yılında yayınlanan ve son 31.08,2013tarihinde revize edilen hizmet ve yapım işlerinde uygulanacak fiyat farkları için TÜİK'e endeksleri ve sözleşme kat sayıları ile hesaplanan bir formülle hesaplandığını, somut olayda taraflar kamu idaresi olmadığını, bir inşaatın kaba işlerinin yapılması için anlaşan ve tarafların işveren ve taşeron olduğu bir imalatın yapılması işi olduğunu, kamu fiyat farkının uygulanıp uygulanmayacağının yargılama konusu olduğunu, kesin teminat kesintisi sözleşmede % 6 denmesine ragmen teamüllere aykırı olarak % 10 uygulandığını, bilirkişi tarafından yapılan tespitler de işin temel kazası sırasında oluşan sorunlar nedeniyle yani davalı işverenin kusurunda kaynaklı olarak geciktiğini gösterildiğini, sözleşme gereğince davalı işveren tarafından ödemeleri yapılan 13 adet hakkedişinin de davalı işverenler tarafından teammüllere aykırı olarak belirlenenin üzerinde kesintiler yapılmak suretiyle kötü niyetle düzenlendikleri ortaya koyduğunu, davaya konu takip dosyası ile talep edilen alacak öncelikle müvekkili şirket tarafından ...Hastanesi Kaba işleri 14 Noiu Hakediş açıklamasıyla keşide edilen 01.12.2015 gün ve 018180 sıra numaralı ve 2.166.944,53 TL bedelli fatura ile talep edildiğini, davalı tarafça işbu fatura bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından düzenlenen Beşiktaş ...Noterliğinin 07.01.2016 gün ve...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fatura aslı ve 14 nolu hakediş rapor özeti de eklenerek fatura bedelinin ödenmesi yeniden talep edildiğini, 1 no'lu davalı tarafça düzenlenen Kadıköy ... Noterliğinin 15.01.2016 gün ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu fatura iade edildiğini, işin bitim tarihinde teslim edilmemiş olmasına zımnen dahi olsa muvafakat edilmediğinden bahisle müvekkilinin mütemerrid durumda olduğunun beyan edildiğini, taraflarınca düzenlenen ihtarnameye kadar işin gecikmesine yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığını, işin bitim tarihi olarak belirlenen 31.12.2014 tarihinden sonra düzenlenen hakedişlerin tamamını da herhangi bir itirazı kayıt koymaksızın ödediğini, zımnen dahi olsa muvafakat edilmediğine ilişkin iddiasının da hukuken kabul edilemeyeceğini, işin gecikmesi davalı İşverenlerin kusurundan kaynaklanmakta olup, davacı müvekkile herhangi bir sorumluluk yüklenebilmesi mümkün olmadığı gibi, davacı müvekkili alacak taleplerinde haklı olduğunu,.. Eğitim Grubu İnşaat Koordinatörü ... tarafından gönderilen mailde işin aksamasına sebebiyet verdikleri iddia edildiğini, iddiadan öteye gitmeyen iş bu beyanların somut gerçeklikten uzak olduklarının kabulünün gerektiğini, 1 no'lu davalı (borçlu) aleyhine davaya konu icra takipleri başlatıldıktan sonra taraflarınca düzenlenen Kadıköy ... Noterliğinin 15.07.2016 tarih ve ...vevmive numaralı ihtarnamesi ile taraflarına herhangi bir ön ödeme yapılmadığından inşaata devam edilebilmesi için yapılması gereken zorunlu harcamalara ait talep edilen ödemelerin de yapılmaması nedeniyle inşai faaliyetin durma noktasına geldiği belirtilerek müvekkilinin tüm iyi niyeti ile işin tamamlanması yoluna gidilmesi için son bir adım atıldığını, 1 no'lu davalı tarafça düzenlenen Kadıköy ...Noterliğinin 25.07.2016 gün ve ...vevmive numaralı cevabi ihtarnamesi ile sözleşmenin uygulanma imkanı kalmadığı vurgulanarak 29.01.2016 tarihinden itibaren inşaat alanında tek bir işçi dahi bulundurmayan müvekkilinin edimini yerine getirmemekle kusurlu olduğu belirtildiğini, 15.07.2016 tarihinden itibaren de ekipmanların dışarı taşındığı iddiası ile sözleşmenin müvekkili tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle doğmuş ve doğacak zararların tazmini olarak teminatların bloke edilmiş olduğu beyan edildiğini, bu iddianın asılsız olduğunun da SGK kayıtlarının celbi ile belirleneceğini, davaya konu sözleşme gereğince SGK nezdinde müvekkili şirket adına açılan taşeron kaydı mevcudiyetim sürdürdüğünü, müvekkili şirket tarafından gerekli ödemeler yapıldığını, dava tarihi itibariyle müvekkili şirket tarafından davaya konu inşaat için halen iş güvenliği bedeli ödendiğininde anlaşılacağını, Yenibosna ...Merkezi Amirliğince düzenlenen 14.10.2016 tarihli şikayetçi ifade tutanağı da ekte yer aldığını, davalıların kötü niyetlerini ortaya koyduğunu, 29.01.2016 tarihinden bu yana şantiyede herhangi bir personel bulundurulmadığını beyan eden 1 no'lu davalının işbu asılsız beyanının aksine davaya konu şantiyede müvekkilinin taşeronluğunu yürütmekte olan ...inşaat firmasının mühendisinin darp edilerek inşaat alanından dışarı atıldığını gösterdiğini, ...Hastanesinin güvenlik amiri ile birlikte 4 personelin...n'ı darp ettiklerine ilişkin Bakırköy ...Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğince düzenlenen adli rapor da durumun ciddiyeti ile davalıların kötü niyetini ortaya koyduğunu, sözleşmenin 17.000.000 TL + KDV bedelli olduğu belirlenmişse de yapılan işlerin müvekkili şirket tarafından bildirilmesi üzerine düzenlenecek olan hakkediş bedellerinin ödenmesi ile yapının tamamlanacağı kararlaştırıldığını, davalı işverenlerin kusuru nedeniyle işin gecikmiş olması nedeniyle özellikle demir ve beton fiyatlarında oluşan fiyat farkının kötü niyetli olarak hakkedişlere yansıtılmaması neticeten 14 nolu hakkedişin de ödenmemiş olması karşısında müvekkilinin şantiye masraflarını kendiliğinden üstlenerek yapıyı tamamlamasının beklenemeyeceği de hayatın olağan akışına uygun olduğunu, davalıların edimlerini yerine getirmemiş olmaları nedeniyle müvekkilinin edimini yerine getiremediğinin kabulünde zorunluluk bulunduğunu, doğmuş ve doğacak zararlara kendi kusurları ile sebebiyet veren davalıların, müvekkilinin edimini yerine getirmediğini bahisle cari hesap alacağını ödemekten imtina etmesi de hukuken kabul edilemeyeceğini, işin gecikmesine kendi kusuru ile sebebiyet veren davalı işverenlerin üstlendikleri ödeme edimini yerine getirmediklerinin tespiti ile her iki davalı arasında organik bağın ve tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi uygulanarak 2 no'lu davalının akit öncesi sorumluluğunun varlığının kabulüne, müvekkiline karşı ödeme yükümlülüğünü birlikte üstendiklerinİn tespitini, davaya konu cari hesap alacağının faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 408.276,47 TL cari hesap alacağının tahsil tarihine kadar işleyecek en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacılar vekili 28.12.2016 dava dilekçesinde: (1) Nolu müvekkili, yapım işini üstlendiği ve üst işveren durumundaki (2) nolu müvekkili ... A.Ş.'ne ait ... Hastanesi inşaatının, Kaba İnşaat İşleri'nin yapımı konusunda, davacı/karşı davalı ile 01.06.2014 tarihinde bir yüklenici inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca ödemeler, yapılan işe bağlı taraflarca düzenlenecek hakkediş raporlarına göre yapılacağını, 31.12.2014 tarihinde bitirileceğini, sözleşme hükümlerine göre işin tamamlanma tarihi 31.12.2014 olduğunu, sözleşme hükümleri uyarınca, inşaat alanı derhal davacı / karşı davalıya teslim edilmiş ve davacı karşı davalı taraf, 03.07.2014 tarihinde Bağcılar SGK Merkezi nezdinde işyeri açılış izni için başvuruda bulunarak 07.07.2014 tarihi itibarı ile 9.947.836 sicil nosu ile işyeri kaydını açtığını, resmi olarak da işçi çalıştırmaya başladıklarını, davacı karşı davalı taraf, sözleşmede öngörülen süre içinde işi tamamlamadığını, sözleşme koşullarına da uymadığını, kendisine verilen ilave sürelere rağmen, 13 nolu hakkediş raporunda yer alan işlerden sonra işi durdurma derecesinde yavaşlattığını, 29.01.2016 tarihinde tamamen durdurarak inşaat alanını fiilen terk ettiğini, 13 adet Hakkediş karşılığı davalı karşı tarafa ödenen tutar 13.010.967,31 TL olduğunu, davacı karşı davalı taraf, 07.01.2016 tarihinde noter aracılığı ile gönderdiği ve tamamen kendi inisiyatifi ile hazırladığı ve hayali rakamlar içeren 01.12.2015 tarih ve 018180 sayılı 2.166.944,53 TL'lık faturaya müvekkili tarafından itiraz edildiğini, fatura iade edildiğini, davacı-karşı davalıyaKadıköy ... Noterliğinin 15.01.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile mütemerrit duruma düştüğü 18.01.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, taraflar, 31.01.2016 tarihinde bir araya geldiklerini, 14 Nolu Hakkedişe esas alacağı belirleyecek olan imalat icmalleri hazırlandığını, taraflarca imzalandığını, davacı karşı davalı taraf, imalat icmallerini imzalamış olmalarına rağmen, beton farkı, demir farkı, şantiye alacağı vs. gibi sözleşmesel dayanağı olmayan bir takım gerekçelerle 14 nolu Hakkedişi imzalamadıklarını, gerekli belgeleri de imzalamadığını, 29.01.2016 tarihi itibarı ile davalı yüklenicinin yada kendi alt yüklenicilerinin, inşaat mahallinde çalışan tek bir işçisi dahi kalmadığını, inşaata bir çivi dahi çakılmadığını, inşaat olduğu gibi durduğunu, davalı yüklenici karşı tarafın, 01.07.2016 tarihinde, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...- ... ve ...Esas sayılı dosyalarından takip yaptığı ve usülsüz ve kanuna aykırı yöntemlerle, müvekkiline hiçbir tebligat yapılmadığını, takibi kesinleştirdiğini, haciz talimatları aldığını, buna bağlı olarak da fiili haciz işlemi tatbik ettirdiği anlaşıldığını, taraflarınca haksız ve dayanaksız takiplerle ilgili usulsüzlük nedeniyle açılan şikayet davaları sonucunda İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin 13.07.2016 tarih ve ... ve...esas sayılı dosyalarından verilen kararlarla, ödeme emirlerinin iptalini, hacizlerin fekkine ve usulsüz tebligatların tümümün iptaline karar verildiğini, haksız kazanç elde etme çabaları konusunda sınır tanımayan davacı karşı davalı taraf, bununla da yetinmeyerek, 15.07.2016 tarihinde Kadıköy ... Noterliğinin ...yevmiye sayılı ikinci bir ihtarname gönderdiğini, inşaatın müvekkilinden kaynaklanan sebeplerle geciktiği yer tesliminin geç yapıldığını, yatırılan nakdi teminat bedelleri, şantiye giderleri ve hakkedişlerle, beton ve demir fiyat farklarının ödenmediği, inşaatın durma noktasına geldiğini, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyalarından takip yapıldığını, inşaatın gecikmesinin uzun süredir ödeme alınamaması ve müvekkilinin kusurundan kaynaklandığı ileri sürülerek, sözleşme gereğince yapılması gereken ödemelerin 3 gün içinde yapılması aksi durumda sözleşmenin müvekkilimizce fesh edildiğinin kabulü ile inşaatın teslim alınması ve şantiyenin terk edileceği, ihtarında bulunduğunu, ihtarnameye Kadıköy ...Noterliğinin 25.07.2016 tarih ve ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevap verdiklerini, iddiaların tamamı reddedildiğini, davacı karşı davalının sözleşmeden doğan edimleri yerine getirmesine imkan kalmadığı için sözleşme sona erdirildiğini, ihtarname de 26.7.2016 tarihinde karşı tarafa tebliğ edildiğini, davalı-karşı davacı sözleşme ile üstlendiği işi bitirmediği gibi, sözleşmenin diğer hükümlerine de uymadığını, sözleşme koşullarına tamamen aykırı, afaki ve hayali rakamlara bağlı kestiği faturalarla alacaklı olduğunu ileri sürdüğünü, 18.01.2016 tarihi itibarı ile mütemerrit duruma düştüğünü, inşaatın, sözleşmede öngörülen süre içinde bitirilmemiş olması nedeniyle, her iki müvekkili son derece mağdur olduğunu, 25.07.2016 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi sonlandırmak zorunda kaldıklarını, takip eden süreçte, inşaat mahallinde, Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Değişik İş sayılı dosyasından tespit ve bilirkişi yaptırıldığını, tespit tarihi olan 12.08.2016 tarihi itibarı ile inşaatın bitmediğini, inşaat mahallinde davacı karşı davalı tarafın hiçbir çalışanının bulunmadığını, inşaatın uzunca bir süredir durmuş vaziyette olduğu da tespit edildiğini, tespit ve sözleşmenin feshi sonrasında, müvekkiller, inşaatın eksiklerini tamamlatmak üzere başka bir şirketle sözleşme imzalamak zorunda kaldıklarını, yeni şirket teknik elemanları ile mahallinde yapılan inceleme sonucunda davacı karşı davalının bedeli hakkedişlerle ödenmiş olan işlerden hatalı imalat olarak yaptığı işlerin tutarının 139.884,62 TL olduğu tespit edildiğini, davacı karşı davalının, 01.06.2014 tanzim ve başlangıç tarihli kaba inşaat işleri sözleşmesi ile üstlendiği ancak yapmadığı eksik işler işler, başka bir yükleniciye verilmiş ve buna bağlı olarak da fiyat farkı olarak müvekkiller aleyhine toplam 562.847,34 TL ek maliyet ve maddi zarar ortaya çıktığını, davanın söz konusu hatalı imalatlar ile eksik işlerin toplamı dikkate alınarak açıldığını, ilk davaları mahiyetinde olduğunu, davacı karşı davalının eksik edimi ve mütemerrit olması nedeniyle her iki müvekkilinin uğradığı maddi zarar ile sözleşmeden doğan gecikme cezası dahil her türlü alacak ve tazminat hakları saklı tuttuklarını, taraflar arasındaki akdi ilişki nedeniyle asıl alacaklı olan davacı değil müvekkilleri olduğunu, karşı davanın açılması zorunlu olduğunu, fazlaya ilişkin hür türlü alacak, tazminat hakları ve sözleşmeden doğan diğer hakları ve ıslah talepleri saklı kalmak kaydıyla, davacı-karşı davalının hatalı ve eksik imalatlardan doğan toplam: 702.731,96 TL'lık alacakları sözleşmenin sona erdiği tarih olan 26.07.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsilini, davacı/karşı davalının 18.01.2016 tarihi itibarı ile mütemerrit duruma düşmüş olduğunun tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı-karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dosya davalılar vekili 28.01.2017 tarihli cevap-karşı dava dilekçesinde: (1) nolu davalı müvekkili şirket...Yapı A.Ş ile yapım işini üstlendiği ve üst işveren durumundaki diğer (2) nolu davalı müvekkili şirket ... A.Ş'ne ait ... Hastanesi inşaatının, kaba inşaat işlerinin yapımı konusunda, davacı taraf ile 01.06.2014 tarihinde Yüklenici İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca, ödemeler, yapılan işe bağlı taraflarca düzenlenecek hakkediş raporlarına göre yapılacak olduğunu, işin 31.12.2014 tarihinde bitirilmek üzere karşılıklı olarak imza altına alındığını, bu davaya konu alacakta esasen davacının muhatabı 1 nolu müvekkili şirket...Yapı Sanayi Ticaret Anonim Şirketi olduğunu, (2) nolu müvekkili ... Anonim Şirketine’ne yönelik dava ve taleplerin herşeyden önce aktif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, 2 nolu müvekkili ile davacı arasında esasen doğrudan hiçbir akdi bağlantı yada ticari ilişki mevcut olmadığını, 2 nolu müvekkili yönünden husumet itirazlarını sunduklarını, davacının, aksi yöndeki iddialarının dinlenme olanağı olmadığını, sözleşmenin tarafı olan ve davacı tarafından kesilen bütün hakkediş faturalarının da muhatabı durumundaki 1 nolu davalı müvekkili şirket tamamen ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu, davacının aksi yöndeki iddiaları gerçeklik ve ciddiyetten uzak olduğunu, davacı taraf kusurları olmadığı halde düzenli ödenen hakkedişlerin daha sonra ödenmediği gerekçesi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ile şantiye için yapılan masraflarını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile geçici kabul noksanları teminatı ile kesin teminat kesintilerini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ile demir ve beton fiyat farkını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı İflas dosyası ile cari hesap alacağı ve aynı zamanda bu davanın konusunu teşkil eden yani 14 nolu hakkediş bedelini talep ettiklerini, ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiğini ileri sürdüğünü, davacı tarafın beyanlarının ve iddialarının gerçeklikten tamamen uzak olduğunu, hakkedişlerin ne şekilde alacağa dönüşeceği taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12.maddesi ile açıkça belirlendiğini, davacı taraf, tek taraflı ve her zaman düzenlenmesi mümkün bir belge mahiyetinde olan hakkediş rapor özetini 07.01.2016 tarihli ihtarname ekinde noter aracılığı ile davalı müvekkili şirket...Yapı'ya gönderdiğini, kendi insiyatifi ve hayali rakamlar içeren hakkediş raporuna göre düzenlenen faturaya 1 nolu müvekkili tarafından, Kadıköy ... Noterliğinin 15.01.2016 tarih ve ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, söz konusu fatura iade edildiğini, ihtarname 18.01.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı (yüklenici), sözleşme ile üstlendiği işleri sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediğini, sözleşmenin 9.3 maddesi uyarınca da, eksik kalan işleri bitirmediğini, müvekkile teslim etmediğini, aradan geçen süreye zımnen dahi olsa muvafakat edilmediğini, 18.01.2016 tarihinden bu yana davacı (yüklenici) taraf mütemerrid durumda olduğunu, o tarihten itibaren de inşaatta tek bir çivi bile çakılmadığını, davacı taraf, sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini, inşaatı da bitirmediğini, 01.07.2016 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyaları ile 4 ayrı takip yaptığını, usulsüz ve kanuna aykırı yöntemlerle, müvekkile hiçbir tebligat yapmadan, bir takım gayrı kanuni uygulamalarla, tebligat yapılmış gibi göstererek takipleri kesinleştirildiğini, 2016/16253 iflas dosyasından dahi haciz talimatları alacak kadar ileri gittiğini, haksız ve usulsüz takiplerle ilgili olarak taraflarınca açılan şikayet davaları sonucunda İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin 13.07.2016 tarih ve... esas sayılı dosyalarından verilen kararlarla, müvekkili şirket aleyhine yapılan takiplerin durdurulmasını, ödeme emirlerinin tebliğlerinin usulsüz olması nedeniyle iptalini, usulsüz tebligatla kesinleştirilen takiple ilgili olarak müvekkili şirkete yapılan ödeme emrinin iptalini, yapılan hacizlerin fekkine, talimat haciz zaptı ile haczedilen ve icra kasasına alınan tüm kıymetli evrakları üzerindeki haczin fekki ile müvekkili şirkete iadesine karar verildiğini, icra dosyalarındaki usulsüzlük ve resmi belgelerde sahtecilik suçları ile ilgili yaptıkları şikayet halen... Cumhuriyet Başsavcılığının ...Soruşturma nolu sayılı dosyasında devam ettiğini, konu ile ilgili kamu davası açılması kuvvetle muhtemel olduğunu, davacı taraf, bu haksız ve usulsüz dosyalardan yaptığı fiili hacizle ilgili bilgi ve belgeleri dahi davasına dayanak yapacak kadar kötüniyetli bir yaklaşım içinde olduğunu, 2 nolu diğer davalı ... A.Ş ile ilgili olarak, akit öncesi sorumluluktan bahsederek, iş bu sözleşme imzalanıncaya kadar davalı...Yapı A.Ş'nin varlığından haberdar olmadığı, tüm görüşmelerin ... A.Ş'nin ticaret merkezinde yapıldığını, söz konusu sözleşmenin de ... A.Ş ile imzalanacağı inancıyla hareket ettikleri, davalı şirketler arasında ticari faaliyetler olduğuna inandırıldığı, sözleşmeyi imzalamak zorunda bırakıldığı, aksi halde işi alamayacağı yönündeki afaki, yasal dayanaktan yoksun bu iddialar ileri sürdüğünü, akıl ve mantıkla dahi izah edilemeyecek kadar afaki beyanlar olduğunu, ortada 17.000.000.- TL +KDV tutarlı bir iş/sözleşme olduğunu, sözleşmenin tarafları tacir olduğunu, TTK 18.maddesinde de belirtildiği gibi her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, ilke sözleşmenin imzası, ifası ve feshi aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken bir ilke olduğunu, davacı taraf da bir tacir olarak, hakları iktisap ederken ve mükellefiyetler altına girerken tacir olmayan şahıslara nazaran çok daha fazla tedbirli olmak ve ticari hayatı gereklerini bilmek ve araştırmak zorunda olduğunu, araştırmadığı bir hususu bilmediği gerekçesiyle hüsnüniyetli davrandığını iddia etmesine TTK.md.18/2 hükmü mani teşkil ettiğini, hiç kimse, isteği dışında, bir sözleşme ilişkisine girmeye mecbur olmadığını, bir sözleşmenin kurulması için bir öneride bulunmaya zorlanamayacağı gibi, kendisine yöneltilen bir öneriyi kabule de mecbur olduğunu, bu sebeple tacir olan davacının sözleşmeyi imzalamak zorunda bırakıldığı iddiaları da TBK 26.maddesine de aykırılık teşkil ettiğini, davacı taraf, sözleşme hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle 1 nolu davalı müvekkili şirket...Yapı'nın kusuru ile inşaatın geciktiği, sözleşmeye konu inşaatın yapılacağı taşınmazın yer tesliminin yapılmadığı, yer tesliminin geç yapıldığı gibi sebeplerle kendilerinin kusurlu olmadığı yönünde gerekçe yaratılmasının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, sözleşmenin madde 9.1 sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 5 iş günü içerisinde yer teslimi yapılarak işe başlanır. İşveren'in işe başlatma talimatı ve/veya yer teslim tutanağının imzalanması ile birlikte yükleniciye yer teslimi yapılmış olur ve iş süresi başlamış olur şeklinde olduğunu, sözleşme hükümleri uyarınca da inşaat alanı derhal davacı tarafa teslim edildiğini, davacı taraf 03.07.2014 tarihinde ... merkezi nezdinde iş yeri açılış izni için başvuruda bulunduğunu, 07.07.2014 tarihi itibariyle... sicil nosu ile işyeri kaydını açtığını, resmi olarak işçi çalıştırmaya başladığını, davacı tarafın 07.07.2014 tarihli işyeri teslim tutanağının sadece davalı iş sahibinin imza ve kaşesini içerdiği için geçersiz olduğu yönündeki iddialarının yasal dayanağı olmadığını, sözleşmenin 9.1 maddesinde bu husus açıkça belirtildiğini, davacı tarafta dava dilekçesi ile davaya konu sözleşme gereğince SGK nezdinde taşeron kaydı mevcut olduğunu açıkça ifade ettiğini, aksi durumda yer teslimi ile birlikte SGK'da işyeri açılış izni yapılmadan işçi çalıştırılamayacağını, 13 adet hakkedişin davacı şirkete ödenmesi de söz konusu olmadığını, davacının, inşaatın yarısından fazlasının tamamlanmış olduğu 29.01.2016 tarihi itibarı ile sabit olduğunu, bize işyeri teslim edilmedi yönündeki iddiaları ciddiye alınmasının mümkün olmadığını, yer teslimi yapılmadı ise bu davanın konusu olan 14 hakkedişin dayanağının ne olduğunu, davacı tarafın dayanak olarak ileri sürdüğü Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Değişik İş dosyasından alınan tespit raporunu dayanak yapmasının kabul edilemeyeceğini, tespit raporunda bilirkişi, taleplerin dışına çıktığını, davacı tarafın, nasıl ve nereden öğrendiği belli olmayan bu değişik iş dosyasına verdiği beyan dilekçesinin bilirkişi tarafından tamamen usul ve yasaya aykırı şekilde dikkate alarak hazırladığı bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, ek rapor alınmasını talep ettiklerini, Sulh Hukuk Mahkemesince bu talep esasa münhasır talep olarak değerlendirilerek reddedildiğini, söz konusu tespit raporunda, 12.08.2016 tarihinde, inşaatın durmuş vaziyette olduğu ve davacı yüklenicinin tek bir işçisinin dahi inşaat mahallinde bulunmadığı hem mahkeme ve hem de bilirkişi tarafından tespit edildiğini, inşaatın eksik kalan kısımları ile ilgili teknik durum da tespit edildiğini, 19.10.2016 tarihli itiraz dilekçesinde bilirkişi raporu, talep dışı bazı tespitlerin yer aldığı, bu suretle yanlış ve eksik bir tespit raporu mahiyetinde olduğunu, uyuşmazlığın açıklanan niteliği ve dosya kapsamına göre mahkemece davada sağlıklı ve hukuksal bir çözüme ulaşılabilmesi için, delil tespiti sonucu alınan rapora itiraz edildiği de nazara alınarak, mahallinde uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak, yeni bir heyetten taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine uygun bilirkişi raporu alınmasının gerekli ve zorunlu olduğu kanısında olduklarını, davacı tarafın, iddiadan öteye gitmeyen beyanlarının tümü somut gerçeklikten oldukça uzak olduğunu, yasal dayanağı da bulunmadığını, işin gecikmesinde 1 nolu müvekkili ... Yapı'ya ait kusurdan
bahsedilemeyeceğini, herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığını, davacı taraf 15.07.2016 tarihinde Kadıköy ... Noterliği'nin... yevmiye sayılı ikinci bir ihtarname göndererek, inşaatın 1 nolu davalı müvekkil...Yapı A.Ş'den kaynaklı sebeplerle yer tesliminin geç yapıldığını, yatırılan nakdi teminat bedelleri, şantiye giderleri ve hakkedişlerle beton ve demir fiyat farklarının ödenmediği, inşaatın durma noktasına geldiği bu nedenle inşaatın gecikmesinin uzun süredir ödeme alınamaması ve davalı müvekkilin kusurundan kaynakladığını ileri sürerek sözleşme gereğince yapılması gereken ödemelerin yapılmasını aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin kabulü ile inşaatın teslim alınması ve şantiyenin terk edileceği ihtarında bulunduğunu, bu ihtarnameye taraflarınca Kadıköy ... Noterliği'nin 25.07.2016 tarih ve ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, iddiaların tamamı reddedilerek, davacı yüklenicinin, sözleşmeden doğan edimleri yerine getirmesine imkan kalmadığı inşaatın sözleşmede öngörülen süre içinde bitirilmemiş olması nedeniyle her iki müvekkili son derece mağdur olduğunu, (1)nolu müvekkili sözleşmeyi sonlandırmak zorunda kaldığını, ihtarnamenin davacıya tebliğ edildiğini, davacının 14 nolu hakkedişinin ödenmemesinin sebebi, sözleşme koşullarına uygun olarak 1 nolu müvekkili şirkete gerekli belgelerin sunulmaması ve inşaatı yarım bırakması olduğunu, davacı taraf esasen, sözleşme konusu işle ilgili olarak zarar ettiğini ve işi yürütemeyeceğini belirterek işi 29.01.2016 tarihi itibarı ile tamamen durdurduğunu, daha sonra yapılan incelemelerde, hatalı imalatların ve eksik işlerin olduğu da ortaya çıktığını, davacı tarafın halen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından, dava konusu olan bu alacağı ayrıca takip konusu yaptığı kendi beyan ve ikrarı ile sabit olduğunu, itiraza bağlı olarak durmuş olan icra dosyasındaki itirazla ilgili itirazın iptali davası açmak yerine mükerrer alacak talebi nitelikli ve aynı miktarlı bir alacak davası açması da esasen usule aykırı olduğunu, ilaveten bir takip varken, böyle bir dava açılmış olması da, davacının takip konusu miktar ile ilgili gerçek bir alacağı olmadığına ve elinde alacağını kanıtlayacak bir belge bulunmadığını, sözleşme, ticaret ve iş hukukunun temeli olduğunu, sözleşmenin taraflarının da onun koşullarına uyması da elzem olduğunu, davacının, kendi imzasını taşıyan sözleşme hükümlerine uymadığı halde alacak talebinde bulunmasının da kabul edilemeyeceğini, davacı taraf alacaklı olduğunu ileri sürmekte ise de, tespit ve sözleşmenin feshi sonrasında, müvekkiller, inşaatın eksiklerini tamamlatmak üzere başka bir şirketle sözleşme imzalamak zorunda kaldıklarını, yeni şirket teknik elemanları ile mahallinde yapılan inceleme sonucunda davacının, 01.06.2014 tanzim ve başlangıç tarihli...inşaat işleri sözleşmesi ile üstlendiği ve 1 nolu müvekkilce bedeli hakkedişlerle ödenmiş olan toplam 13 adet hakkedişe konu işlerden hatalı imalat olarak yaptığı işler nedeniyle 139.884,62 TL ve eksik bıraktığı iler için ise inşaat imalat fiyat farkı olarak toplam: 562.847,34 TL ek maliyet gideri olmak üzere toplam 702.731,96 TL alacaklı olduğu tespit edilerek bu miktar için yasal süre içinde mahkeme nezdinde karşı davayı açtıklarını, müvekkillerinin sözleşmeden doğan diğer hak ve alacak hakları karşı dava dilekçemizde saklı tutulduğunu, sözleşmeden sözleşmeden doğan gecikme zammı ve uğranılan munzam zararlarla ilgili olarak ayrıca dava açılacağını, davacı, alacaklı olmak bir yana, bugüne kadar kendisine ödenen tutarlara bağlı olarak karşı davamızda belirtilen tutar kadar borçlu durumda olduğunu, gerçekten bir bakiye alacak çıkarsa, bunun karşı davalarına konu alacaktan takas-mahsup edilmesini, 1 nolu müvekkilinin davaya konu olay ile ilgili kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, 2 nolu müvekkili ile davacı arasında, asıl dava yönünden işbu davaya dayanak yapılan kaba inşaat sözleşmesi kapsamında doğrudan yada dolaylı bir akdi yada başkaca bir ticari ilişki ve bağlantı bulunmadığını, davacının iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, davacının, (2) nolu müvekkili ... Anonim Şirketine yönelik alacak taleplerinin, adı geçen müvekkilinin, davacı ile (1) nolu müvekkili arasında imzalanan inşaat sözleşmesinin tarafı olmaması ve davacı ile (2) nolu müvekkili arasında, sözleşme süresince herhangi bir akdi yada ticari ilişki bulunmaması nedeniyle, bu müvekkili yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini, (1) Nolu müvekkili yönünden ise, davacı ile (1) nolu müvekkili arasında imzalanan 01.06.2014 başlangıç tarihli inşaat sözleşmesi hükümlerine uymayan ve aykırı davranın tarafın davacı olması, sözleşme süresine uymaması, temerrüde düşmesi ve müvekkili zarara uğratması nedeniyle açtığı iş bu davanın reddini, karşı davanın kabulünü, davacı tarafın herhangi bir şekilde alacağının çıkması halinde bu miktarın karşı davalarına bağlı doğacak alacaktan takas-mahsubunu, sözleşmeden doğan diğer hak ve alacak ile zarar tazminatı haklarımızın saklı tutulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilesini talep etmiştir.
Davacı-karşı davalı ...Ltd. Şti. vekilinin Asıl dava yönünden cevaba cevap, karşı dava yönünden ise cevap dilekçesinde: Davalılar tarafından asıl davaya ilişkin sunulan cevap dilekçesi ile 2 nolu davalı ile müvekkili arasında esasen doğrudan hiçbir akdi bağlantı yada ticari ilişkinin mevcut bulunmadığının savunulduğunu, dava dilekçesinin 3,4,5,6 ve 7. sayfalarında ayrıntılarıyla izah edildiği şekilde davalılar arasında organik bağın mevcut olduğunun, dolayısıyla da somut olaya tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin uygulanması gerekeceğinin ve neticeten 2 nolu davalının da (...) akit öncesi sorumluluğunun bulunduğunun kabulünde zorunluluk bulunmadığını, davalıların yasal dayanaktan yoksun, afaki savunmalarının herhangi bir somut delile dayanmadığını, reddinin gerektiğini, müvekkilinin TBK madde 18 hükmü gereğince basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altında bulunması davalılar arasında var olan organik bağı ortadan kaldırmadığı gibi 2 nolu davalının (...) akit öncesi sorumluluğunu da yok etmediğini, akit öncesi sorumluluğun tacirler arasında görülen ihtilaflara uygulanmasına engel herhangi bir yasal düzenleme de söz konusu olmadığını, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi kararlarının bozulmasına karar verildiğini, asıl dava ile davaya konu sözleşme gereğince belirlenen cari hesap alacağının müvekkilen ödenmesine karar verilmesi talep edildiğini, alacağın tahsili amacıyla taraflarınca takip başlatıldığını, 1 nolu davalı (...) tarafça işbu takip dosyaları kapsamında yapılan tebligatların usulsüz olduğu iddiası ile açılan şikayet davaları kabul edilmişse de Yargıtay 12. HD. tarafından incelenen kararların bozulmasına karar verildiğini, 1 nolu davalı tarafından Karar Düzeltme Talebinde bulunulmuşsa da henüz dosya yeniden Yargıtay incelemesine gönderilemediğini, bozma ilamının gerekçesi HGK 2003/12-600 Esas – 2003/606 Karar sayılı ilamında belirtilen gerekçelere dayandırılmakta olduğunu, maddi olguların en ufak ayrıntısına kadar göz önünde bulundurup iddia tahkik edilmelidir şeklinde olduğunu, dosya kapsamında PTT vasıtasıyla yapılmış tebligat yok sayıldığını, memur vasıtasıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu belirlendiğini, taraflarınca dosyaya sunulan iddia ve savunmalar dinlenmeksizin yapıldığını, Yargıtay 12. HD ilamları ile işbu temyiz nedenlerimizin yerinde görüldüğü de açık olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının... Soruşturma sayılı dosyasının da celp ile incelenmesi gerektiğini, 1 nolu davalı tarafından sunulan şikayet dilekçesi ile kendilerinin pek çok personeli ile faaliyet gösterdikleri adrese bu mahiyette bir tebligatın ve haczin yapılmış olmadığı iddia edildiğini, söz konusu soruşturma dosyası kapsamında ... Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı ile 03.02.2017 tarihi itibariyle belirtilen adresin dış cephesinde firmaya ait herhangi bir tabela olmadığı, bina giriş iş yerlerini gösterir panoda bahse konu firmaya ait herhangi bir tabela olmadığı, K: 2 No: 12’de Ufka Yolculuk çalışma kitabı satış noktası olduğu, binada yapılan araştırmada bahse konu firmanın bilinmediği belirtildiğini, 1 nolu davalının İTO kayıtlarında ilan olunan adresinde faaliyet göstermediğini ispatlamakla, aksi ispatlanamayan tebligat ve haciz tutanaklarının içeriklerinin gerçeğe uygun olduğunun kabulünü zorunlu hale getirdiğini, konuyla ilgili kamu davası açılmasının gerektiğini, somut herhangi bir delilin yer almaması karşısında şüpheliler yönünden takipsizlik kararı verilmesi gerektiğini, şüpheliler kamu görevlisi olduklarından haklarında disiplin soruşturmaları da başlatıldığını, usulsüz oldukları iddia olunan tebligatları yapan mübaşir hakkında İstanbul ...Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin...Muhabere sayılı kararı ile ceza tertibine yer olmadığına karar verildiğini, tebligatların usulüne uygun olarak yapıldıkları ve gerek mübaşirin ve gerekse avukat olarak şahsımın suç işleme kastıyla hareket etmedikleri netlik kazandığını, söz konusu soruşturma dosyası kapsamında avukat olarak şahsımın sevk ve idare ettiği organize bir grubun varlığı iddia olunmaktaysa da gerek emniyet araştırması ile yapılan belirlemeler ve gerekse mübaşir hakkında verilen karar tüm bu iddiaların asılsız olduğunu ortaya koyduğunu, öte yandan ilan ettiği faaliyet adresini kullanmayan 1 nolu davalının kötü niyetli olarak sevk ve idare edildiği de ispatlanmış olduğunu, davalılar tarafından afaki olduğu değerlendirilen iddialarının da gerçeğe uygun olduklarının dikkate alınması gerektiğini, faaliyet dolayısıyla da tebligat adresini dahi resmi kurumlara farklı gösteren 1 nolu davalının borçtan kurtulmak kastıyla kötü niyetli eylemler sergilediğinin kabulünde de zorunluluk bulunduğunu, bugüne kadar sözleşmeye konu inşaatın yapılacağı taşınmazın usulüne uygun olarak yer teslimi yapılmadığını, 1 nolu davalıdan kaynaklanan nedenlerle usulüne uygun olacak şekilde bir bütün olarak davacı müvekkiline teslim edilemeyen taşınmaz, davalı iş sahibince sözleşmeye aykırılık oluşturacak şekilde ve fakat hafriyatın gerçekleşme durumuna bağlı olarak çok parçalı ve kısım kısım yer teslimine konu yapılmış ve buna bağlı olarak da inşaat yapım süresi uzadığını, Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı tespit dosyası iddialarını teyit ettiğini, Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan uzman teknik raporu da haklılığımızı ortaya koyduğunu, 1 nolu davalı tarafça icra dosyalarına ibraz edilen itiraz ve işbu dosyaya ibraz edilen cevap dilekçelerinde davacı müvekkilin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediği, işi yarım bıraktığı belirtilerek takip konusu alacağının bulunmadığı beyan edilmekteyse de İTÜ öğretim görevlisi Prof. Dr. ...tarafından Nisan/2016 tarihinde düzenlenen uzman teknik raporunda da işbu itirazın yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirlendiğini, davalının sözleşmenin 23.2.3. maddesinde İşveren, işin uygulanacağı binalara ait yüzeyleri inşaat, beton ve çamur artıklarından temizleyerek yükleniciye teslim edecektir şeklinde kararlaştırılan edimini 17.09.2015 tarihine kadar yerine getiremediği, kaba inşaatın yapılacağı temel kazısı alanında tekniğine uygun bir drenaj sisteminin öngörülmediği, temel kazası alanının sıkça sulara maruz kalıp, bu suların boşaltılması gerektiği, temel betonunun dökülmesi aşamasında 3 kat grobetonu dökümünden sonra temel betonunun dökülebildiği, bu durumda İş Yerinin sözleşmede kararlaştırılan koşullarda teslim edilemediği, ortaya çıkan gecikmenin işverenden kaynaklanmış olduğunun açık olduğu ve davacı müvekkile fiyat farkı ödenmesi gerektiği belirtildiğini, Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan hukuki mütalaa da tüm bu tespitlerin yerindeliğini teyit ettiğini, takip konusu alacağın dayanağını oluşturan sözleşme ile taraflarının talebi doğrultusunda düzenlenen tespit raporları Prof. Dr. ...tarafından incelendiğini, İş Yerinin sözleşmede kararlaştırılan koşullarda teslim edilemediği, taahhüt konusu inşaatın gecikmiş olduğu ve bu gecikmeden iş sahibinin kendi kusuru nedeniyle %100 sorumlu olduğu, bu gecikmede yükleniciden kaynaklanabilecek herhangi bir kusurdan bahsedilemeyeceği, bu sebeplerden ötürü, işin gecikmesinde yüklenicinin hiçbir etkisi ve kusuru bulunmadığı için, herhangi bir sorumluluğun da doğmayacağı, aksine, işin gecikmesi iş sahibi'nin kusuru ile onun hâkimiyet alanında meydana geldiği için, yüklenici'nin bazı taleplerde bulunmasına imkân olduğu, iş sahibi'nin kusuru ile onun hâkimiyet alanında meydana gelen olaylar yüzünden inşaatın yapılmasının gecikmesi yüzünden, yüklenicinin yaptığı işin karşılığını ve bu karşılığa girmeyen masrafları iş sahibinden talep etme hakkı olduğu uyarlama talep eden tarafın (kanunda yer alan düzenleme ile borçlunun), koşulların değişmesinde kusurunun bulunmaması gerektiği, iş sahibi'nin iş yerini yükleniciye geç teslim etmesinde yüklenicinin hiçbir kusurunun olmadığı, yukarıda izah edilen sebepler ışığında, sözleşmesinin uyarlanmasının Uyarlama İsteyen Tarafın Kusurunun Bulunmaması koşulunun gerçekleştiği, inşaat süresinin iş sahibinin kusuru ile uzaması sebebiyle yukarıda detaylı biçimde belirtilen yüklenici'ye çıkan ek masraflar sebebiyle tarafların yüklendikleri edimler arasındaki dengenin dürüstlük kuralına aykırı şekilde aşırı ölçüde bozulmuş olması koşulunun da yüklenici bakımından gerçekleştiği, uygun illiyet bağının her hukuki ilişkide aranan bir ölçüt olduğu, edimin ifa edilmesinin aşırı derecede güçleşmesinin nedeni, sözleşme kurulduktan sonra meydana gelen öngörülemeyen değişiklik olması gerektiği, yüklenicinin ek masrafları ile işin gecikmesi arasındaki illiyet bağının açık olduğu, bununla birlikte, işin gecikmesinin iş sahibinin kusuru nedeniyle gerçekleştiğinin de sabit olduğu, yüklenicinin ediminin ifa edilmesinin aşırı derecede güçleşmesi ile sözleşme kurulduktan sonra meydana gelen bu öngörülemeyen değişiklikler arasında, sözleşmenin uyarlanmasının koşullarından biri olan uygun illiyet bağının mevcut olduğunun kabul edilmesi gerektiği, sözleşmenin uyarlanmasının Kanunda ve Yargıtay içtihatlarında belirtilen tüm koşullarının, somut olayda yüklenici bakımından gerçekleştiği göz önünde tutularak, ilgili eser sözleşmesinin yüklenici lehine uyarlanması gerektiği, iş sahibi yüklenici vekilinin kendisine yollamış olduğu ihtarnameye hak edişi ödemeyerek temerrüde düştüğü için yüklenici'nin kanunda tanınan seçimlik haklarının, aynen ifa, müspet zararın tazmini ile sözleşmeden dönme ve menfi zararın tazmini olduğu, Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı tespit dosyasında yer alan değerlendirmeler de iddiaları ile örtüştüğünü, müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine davaya konu takipler başlatıldıktan sonra davalı tarafça kötü niyetli olarak HMK madde 403 hükmü uyarınca taraflarına tebligat yapılmaksızın müvekkili tarafından yapılan imalatın m2 ve TL olarak miktarının tespiti talep edildiğini, Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin...Değişik iş sayısına kaydedildiğini, tespit dosyası taraflarına haricen belirlenerek beyanları sunulduğunu, bilirkişi inşaat mühendisi kesin hesap uzmanı ... tarafından düzenlenen 07.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen değerlendirmeler de iddialarımız ile örtüştüğünü, davalıların söz konusu raporun kabul edilemez olduğuna yönelik iddiası da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, UYAP sistemi aracılığıyla müvekkili bazlı sorgulama yapılabilmekte ve müvekkili adına açılan tüm davalar belirlenebildiğini, bu yolla ve tamamen tesadüfen söz konusu tespit dosyasından haberdar olmamız üzerine usulüne uygun olarak hazırladıkları dilekçe ve ekleri hakimin havalesi ile ve kalem personelince bilirkişiye teslim edildiğini, 1 nolu davalı tarafın işbu tespit dosyasına sunduğu itirazları da iddialarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddedildiğini, dava dosyası kapsamında netlik kazanacağını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası 1 nolu davalının itirazı ile durduğunu, müvekkili tarafından 1 nolu davalı aleyhine başlatılan takip dosyası İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına kaydedildiğini, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası ile açıklanan ilam gereğince 1 nolu davalının gecikmiş itirazının kabul edildiğini, takibin durduğunu, alacağın tahsili amacıyla alacak davası açmak ve/veya haksız ve hukuka aykırı itirazın kaldırılması talebi ile dava açmak tamamen müvekkilinin tasarrufunda olduğunu, tahsilde mükerrerlik oluşmadığı sürece davalılarında zararına bir sonuç da doğurmadığını, itirazın kaldırılmasına yönelik mükkerrer bir dava da mevcut olmadığını, tahsilde mükerrerlik iddiası da gündeme gelemediğini, bu nedenle davalıların alacak davası açılmasını kötü niyet ve usulsüzlük olarak nitelemelerindeki hukuki anlam da tarafımızca anlaşılamadığını, müvekkilinin elinde iddiasını ispatlamaya yarar belge bulunmadığını, itirazın iptali davası açılamadığı iddia edilmediğini, alacak davası da açılamayacağını, takip dosyasından bahsedildiği dikkate alındığında takibe konu yapılan alacağın ispatı noktasında herhangi bir çekincelerinin bulunmadığını, davalılar tarafından açılan karşı davanın kabulünün mümkün olmadığını, hatalı imalat bulunmadığını, işin eksikliği ise davalıların kusurundan kaynaklandığını, husumet itirazının yersiz olduğunu, her ne kadar 2 nolu davalı tarafça dosyaya sunulan asıl davaya ilişkin cevaplarda husumet itirazında bulunulmuşsa da, davalılar tarafından açılan karşı dava ile müvekkilden ek maliyet giderlerinin kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ettiği görüldüğünü, bu hususun başlı başına husumet itirazının kötü niyetli olduğunu ve davalılar arasında organik bağ bulunduğunu ispatladığını, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, karşı davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas 2020/180 Karar sayılı dosyası yönünden:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı...Yapı San. ve Tic. A.Ş. adına şirket yetkilisi Mustafa Ünal ile müvekkili şirket yetkilisi...tarafından 01.06.2014 tarihinde ... A.Ş. ... Hastanesi ... İnşaat İşleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümlerine aykırı davranışları ile müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalının kusuru ile inşaatın yapılmasının geciktiğini, müvekkilinin yaptığı işin karşılığını ve bu karşılığa girmeyen masraflarını talep etme hakkı olduğunu, davalı şirket aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ile şantiye için yapılan masraflar talep edildiğini, ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, takibin kesinleştiğini, davalının...Ticaret Odasında ilan olunan adresine hacze gidildiğini, düzenlenen haciz tutanağında mahallinin kapalı olduğunu, borçlu firma tarafından kullanıldığına dair bir emareye rastlanılmadığını, etrafta borçlu firmayı tanıyan bilen olmaması üzerine mahalde borçluya ait haczi kabil menkul bulunmadığının tespitiyle hacze son verildiğini, 01.07.2016 tarihinde...talimat (İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Esas) sayılı dosyası kapsamında düzenlenen haciz tutağı ile ... Tal. sayılı dosya ile haczedilen bütün mahcuzlara iştirak haczi konulmasına ve mahcuzda bulunup alınan evrakın bîr suretinin dosya içerisine alınmasına karar verildiğini, söz konusu ekler ile de belirlendiği üzere davalı borçlunun işbu adreste faaliyet gösterdiği tespit edildiğini, haciz mahalinde şirketin tek ortağı ve imza yetkilisi ... hazır bulunduğunu, süresi içinde esas takip dosyasından yapılan tebligatların usulsüz olduklarından bahisle icra memur muamelelerini şikayet edildiğini, davalı borçlu tarafından açılan davanın yapılan yargılama I neticesinde takiplerin durdurulmasını, ödeme emri tebliğlerinin ve ödeme emirlerinin iptalini, 04.07.2016 tarihinde takip dosyalarına sunmuş oldukları dilekçelerin gecikmiş itiraz olarak kabulüne karar verildiğini, kararın taraflarınca temyiz edildiğini, kesinleşmediğini, İİK’nın 363 ve sonraki maddelerindeki İcra Mahkemesince verilecek kararlardan temyizi kabil olanlar belirlendiğini, bunların infaz edilebilmesi için kesinleşmesi gerektiğine dair bir hükme yer verilmediğini, icra mahkemesi kararlarının infazı için kesinleşmesi zorunlu bulunmadığını, İstanbul ... İcra Mahkemesince takip dosyası kapsamında açıklanan hüküm gereğince davalı borçlunun itirazları doğrultusunda takipler durduğunu, usul ve yasalarla hakkaniyete açıkça aykırılık oluşturan davalı borçlunun davaya konu takip dosyasına sunduğu itirazının iptaline karar verilmesini talep zorunluluğu doğduğunu, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 01.06.2014 tarihli ... Hastanesi İnşaatı ...nşaat İşlerinin Yapılması İşi konulu, 17.000.000 TL + KDV birim fiyat bedelli sözleşmenin 6. maddesinde sözleşmenin türü ve işin tarifi Sözleşme ekindeki tanım ve birim fiyat tariflerinin, yüklenici tarafından imalatını, proje uygulaması ile ilgili diğer idari, teknik, malı ve hukuki sorumlulukların yerine getirilmesini içerir şeklinde düzenlendiğini, aynı sözleşmenin 9.maddesi ise sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 5 (beş) iş günü İçinde ver teslimi yapılarak ise başlanır hükmüne yer verildiğini, bugüne kadar sözleşmeye konu inşaatın yapılacağı taşınmazın yer teslimi yapılmadığını, müvekkile teslim edilemeyen taşınmaz, davalı iş sahibince sözleşmeye aykırılık oluşturacak şekilde ve fakat hafriyatın gerçekleşme durumuna bağlı olarak çok parçalı ve kısım kısım yer teslimine konu yapıldığını, buna bağlı olarak da inşaat yapım süresi uzadığını, sadece davalı iş sahibinin imza ve kaşesini içerir işyeri teslim tutanağı bile 07.07.2014 tarihinde düzenlendiğini, sözleşme ile belirlenen esaslara uygun olacak şekilde yer tesliminin gerçekleşmemiş olması nedeniyle müvekkili tarafından imzalanmayan işbu tutanağa dayalı olarak davalı tarafça SGK Başkanlığı...Başkanlığına yollanan 03.07.2014 tarihli yazıda da davaya konu sözleşme konusu inşaatta 07.07.2014 tarihi itibariyle müvekkili tarafından işçi çalıştırılmaya başlanacağı belirtildiğini, 01.06.2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin 9. maddesi hükmüne aykırılık oluşturacak şekilde davalı iş sahibince 5 (beş) iş günü içerisinde yer tesliminin yapılmamış olması nedeniyle müvekkili tarafından da İşe başlanamadığının kabulünde zorunluluk bulunmadığını, inşaat alanının sözleşme ile belirlenen koşullara uygun olarak müvekkile teslim edilmediği, buna bağlı olarak da işin gecikmesinde davalının kusurlu olduğu, söz konusu gecikme nedeniyle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı açık olduğunu, davalının sözleşmenin 23.2.3. maddesinde işveren, işin uygulanacağı binalara ait yüzeyleri inşaat beton ve çamur artıklarından temizleyerek yükleniciye teslim edecektir şeklinde kararlaştırılan edimini de yerine getirmediğini, kaba inşaatın yapılacağı temel kazısı alanında tekniğine uygun bir biçimde tek parça halinde temel betonu atılması işverenden kaynaklanan nedenlerle mümkün olmadığını, iş yerinin sözleşmede kararlaştırılan koşullarda teslim edilemediği, ortaya çıkan gecikmenin işverenden kaynaklanmış olduğunu, müvekkilinin bu gecikme nedeniyle uğramış olduğu zararların tazminini talep ve dava hakkı olduğunun kabul edilmesinin gerektiğini, Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş dosyasında yer alan değerlendirmelerinde iddiaları ile örtüştüğünü, müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine davaya konu takipler başlatıldıktan sonra davalı tarafça kötu niyetli olarak HMK maddee 403 hükmü uyarınca taraflarına tebligat yapılmaksızın müvekkili tarafından yapılan imalatın m2 ve TL olarak miktarının tespiti talep edildiğini, Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin...Değişik İş sayısına kaydedilmiş olan tespit dosyası tarafımızca haricen belirlenerek talebe karşı beyanlarını dosyaya sunduklarını, işin temel kazısı sırasında oluşan sorunlar nedeniyle taraflar kendi aralarında zımni olarak süreyi uzattığını, yapılan imalatlar bir eser olmadığını, tek başına kullanılamayacağını, sözleşme bir eser sözleşmesi niteliğinde olmadığını, taşeron sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşme gereği kamu ihalelerinde uygulanan fiyat farkı 2008 yılında yayınlanan ve son 31.08.2013 tarihinde revize edilen hizmet ve yapım işlerinde uygulanacak fiyat farkları için TÜİK'e endeksleri ve sözleşme kat sayılan ile hesaplanan bir formülle hesaplandığını, somut olayda taraflar kamu idaresi olmadığını, bir inşaatın kaba işlerinin yapılması için anlaşan ve tarafların işveren ve taşeron olduğu bir imalatın yapılması işi olduğunu, kamu fiyat farkının uygulanıp uygulanmayacağının yargılama konusu olduğunu, kesin teminat kesinti sözleşmesi %6 dendiğini, buna rağmen teamüllere aykırı olarak % 10 uygulandığını, bilirkişi tarafından yapılan tespitler de işin temel kazası sırasında oluşan sorunlar nedeniyle yani davalı işverenin kusurunda kaynaklı olarak geciktiğini gösterdiğini, sözleşme gereğince davalı işveren tarafından ödemeleri yapılan 13 adet hakedisin de davalı işveren tarafından teamüllere avkırı olarak, belirlenenin üzerinde kesintiler yapılmak suretiyle kötü niyetle düzenlendiklerini ortaya koyduğunu, davaya konu takip dosyası ile talep edilen alacak müvekkili şirket tarafından...Hastanesi Kaba İşleri İ4 Nolu Hakediş açıklamasıyla keşide edilen 01.12.2015 gön ve 018180 sıra numaralı ve 2.166.944,53 TL bedelli fatura ile talep edildiğini, davalı tarafça fatura bedelinin ödenmemesi üzerine düzenlenen Beşiktaş...Noterliğinin 07.01.2016 gün ve...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fatura aslı ve 14 nolu hakediş rapor özeti de eklenerek ödemenin yapılması talep edildiğini, davalı tarafça düzenlenen Kadıköy ...Noterliğinin 15.01.2016 gün ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu fatura iade edildiğini, işin bitim tarihinde teslim edilmemiş olmasına zımnen dahi olsa muvafakat edilmediğini, müvekkilinin mütemerrid durumda olduğu beyan edildiğini, taraflarınca düzenlenen ihtarnameye kadar işin gecikmesine yönelik herhangi bir itirazda davalının bulunmadığını, işin bitim tarihi olarak belirlenen 31.12.2014 tarihinden sonra düzenlenen hakedişlerin tamamını da herhangi bir itirazı kayıt koymaksızın ödediğini, zımnen dahi olsa muvafakat edilmediğine ilişkin iddiası da hukuken kabul edilemeyeceğini, teknik ve hukuki bilirkişi raporları ile de ayrı ayrı tespit edildiği gibi işin gecikmesi davalı işverenin kusurundan kaynaklandığını, müvekkile herhangi bir sorumluluk yüklenebilmesi mümkün olmadığını, müvekkili alacak taleplerinde haklı olduklarını, ... Sağlık Grubu İnşaat Koordinatörü ... tarafından gönderilen mailde işin aksamasına sebebiyet verdiklerinin iddia edildiğini, iddiadan öteye gitmeyen işbu beyanların somut gerçeklikten uzak olduklarının kabulü gerektiğini, davalı borçlu aleyhine davaya konu icra takipleri başlatıldıktan sonra taraflarınca düzenlenen Kadıköy ...Noterliğinin 15.07.2016 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme gereğince müvekkili şirket tarafından yapılan masrafların düzenlenecek olan hak edişlere dayanak olmak üzere davalıya sunulduktan sonra davalı tarafça ödemenin yapıldığı belirtilerek söz konusu ödemelerin yapılmaması nedeniyle inşaat faaliyetin durma noktasına geldiği belirtilerek müvekkilinin tüm iyi niyeti ile işin tamamlanması yoluna gidilmesi için son bir adım atıldığını, davalı tarafça düzenlenen Kadıköy ...Noterliğinin 25.07.2016 gün ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile sözleşmenin uygulanma imkanı kalmadığı vurgulanarak 29.01.2016 tarihinden itibaren inşaat alanında tek bir işçi dahi bulundurmayan müvekkilinin edimini yerine getirmemekle kusurlu olduğu belirtildiğini, 15.07.2016 tarihinden itibaren de ekipmanların dışarı taşındığı iddiası ile sözleşmenin müvekkili tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle doğduğunu, doğacak zararların tazmini olarak teminatların bloke edilmiş olduğu beyan edildiğini, iş bu iddianın asılsız olduğu da SGK kayıtlarının celbi ile belirleneceğini, davaya konu sözleşme gereğince SGK nezdinde müvekkili şirket adına açılan taşeron kaydı mevcudiyetini sürdürdüğünü, müvekkili şirket tarafından gerekli ödemeler yapıldığını, dava tarihi itibariyle müvekkili şirket tarafından davaya konu inşaat için halen iş güvenliği bedeli ödendiği de anlaşılacağını, ...Polis Merkezi Amirliğince düzenlenen 14.10.2016 tarihli şikayetçi ifade tutanağında davalıların kötü niyetlerini ortaya koyduğunu, 29.01.2016 tarihinden bu yana şantiyede herhangi bir personel bulundurulmadığını beyan eden 1 nolu davalının iş bu asılsız beyanının da aksine davaya konu şantiyede müvekkilinin taşeronluğunun yürütmekte olan... İnşaat firmasının mühendisinin darp edilerek inşaat alanından dışarı atıldığını gösterdiğini, sözleşmenin 17.000.000 TL + KDV bedelli olduğu belirlenmişe de yapılan işlerin müvekkili şirket tarafından bildirilmesi üzerine düzenlenecek olan hakeediş bedellerinin ödenmesi ile yapının tamamlanacağı kararlaştırıldığı, işverenin kusuru nedeniyle işin gecikmiş olması nedeniyle demir ve beton fiyatlarında oluşan fiyat farkının kötü niyetli olarak hakedişlere yansıtılmamasını, 14 nolu hakedişin de ödenmemiş olması karşısında artık müvekkilinin şantiye masraflarım kendiliğinden üstlenerek yapıyı tamamlamasının beklenemeyeceği de muhakkak olduğunu, davalının edimini yerine getirmemiş olması nedeniyle müvekkilin edimini yerine getiremediğinin kabulünde zorunluluk bulunduğunu, doğmuş ve doğacak zararlara kendi kusuru ile sebebiyet veren davalının, müvekkilinin edimini yerine getirmediğinden bahisle şantiye giderlerini ödemekten kaçınması da hukuken kabul edilemeyeceğini, işin gecikmesine kendi kusuru ile sebebiyet veren davalı işverenin üstlendiği ödeme edimini yerine getirmediğinin tespiti ile hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, fazlaya ilişkin dava talep hakları saklı kalmak kaydıyla icra dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, asıl alacak üzerinden % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatını, asıl alacak üzerinden % 10 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya davalı...Yapı San. ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde: Davacı tarafça, tarafları aynı olan ve aynı sözleşmeye bağlı olarak alacak talebinde bulunduğu, aynı tarihte açılmış ve halen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında derdest olan bir alacak davası olduğunu, iki dava arasında hukuki bağlantı bulunduğunu, sözleşmenin aynı olduğunu, davanın belirtilen dosya ile birleştirilmesini talep ettiğini, davacı taraf, bu sözleşmede işi üstlenen yani sözleşmede belirtilen 31.12.2014 tarihine kadar, söz konusu inşaatı yapmayı ve teslim etmeyi kabul ve taahhüt eden yüklenici taraf olduğunu, belli ki, bunun farkında olmadığın, dava dilekçesinin hukuki dayanağı mevcut olmadığını, iş veren durumundaki müvekkilinin hangi işlem yada eyleminin, davacının üstlendiği edimleri yerine getirmeyi engellediği, davacının bunun için ne yaptığı da belli olmadığını, davacının, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayıl dosyasından başlattığı takibin tarihi 02.05.2016 olduğunu, bu tarihte taraflar arasındaki inşaat sözleşme halenyürürlükte olduğunu, fesh edilmemiş durumda olduğunu, yüklenici firmanın, hiçbir ihbar, ihtar yada tespit mevcut değil iken, gerekçesi kendinden menkul şekilde, üstlendiği inşaatla ilgili edimlerini yerine getirmediğini, nasıl ve neye hesaplandığı dahi belli olmayan şantiye giderlerini, işverenden talep etmesi yasal olarak mümkün olmadığını, davacı, sözleşme gereği kendisine yer teslimi yapılmadığı iddiası afaki ve gerçek dışı olduğunu, davacı firma 29.01.2016 tarihine kadar inşaatın büyük kısmını tamamlamış durumda olduğunu, bu tarihe kadar taraflar arasında karşılıklı imzalanmış 13 adet hakkediş mevcut olduğunu, 01.10.2015 tarihi itibarı ile davacıya toplam ödenen tutar 13.010.967,31 TL olduğunu, davacı, yer teslimi yapılmadığını ileri sürdüğü bir yerde, inşaatın nerede ise %80’ine yakın kısmını nasıl yapmıştır, kaçak mı yaptığını, davacı, SGK nezdindeki işyeri kaydının müvekkili şirketçe açıldığını ve kendi imzalarının bulunmadığını ileri sürdüğünü, bunun abesle iştigal olduğunu, iş yeri kaydı sadece bir dilekçe ile yapılamayacağını, ekinde sözleşme ve daha birçok belge mevcut olduğunu, bunlar olmadan SGK, yüklenici işyeri kaydını açmayacağını, davacı taraf, sözleşme süresince bu işyeri kaydını kullanıldığını, iş yeri kaydının halen açık olduğu ve sigortalı eleman bulundurulduğu iddiası da tamamen muvaaza amaçlı olduğunu, SGK primlerinin dahi ödenmediği ve şeklen, sadece kayıtlarda çalışıyor gösterilen kişiler aslında başka projelerde çalışan işçiler olduğunu, onlar da davacının değil alt taşeronların işçileridir ki bunlar dahi 29.01.2016 tarihinden sonra inşaata asla uğramadıklarını, sözleşmenin madde 9.1 Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 5 iş günü içerisinde yer teslimi yapılarak işe başlanır, işverenin işe başlatma talimatı ve/veya yer teslim tutanağının imzalanması ile birlikte yükleniciye yer teslimi yapılmış olur ve iş süresi başlamış olur şeklinde olduğunu, sözleşme hükümleri uyarınca da inşaat alanı derhal davacı tarafa teslim edilmiş ve davacı taraf 03.07.2014 tarihinde...merkezi nezdinde iş yeri açılış izni için başvuruda bulunulduğunu, 07.07.2014 tarihi itibariyle ...sicil nosu ile işyeri kaydını açtığını, resmi olarak işçi çalıştırmaya başladıklarını, bu nedenle davacı tarafın 07.07.2014 tarihli işyeri teslim tutanağının sadece davalı iş sahibinin imza ve kaşesini içerdiği için geçersiz olduğu yönündeki iddialarının yasal dayanağı olmadığını, sözleşmenin 9.1 maddesinde bu husus açıkça belirtildiğini, davacı, sözleşme ile üstlendiği işi süresi içinde yapmadığını, bunun sorumlusunun da kendisi olduğunu, müvekkilince davacıya gönderilen Kadıköy ... Noterliğinin 15.01.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacının mütemerrit duruma düştüğü ihtar yoluyla bildirildiğini, 12.08.2016 tarihinde Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyasından yapılan tespitte de, belirtilen tarih itibarı ile inşaatın aynen durduğu ve davacının herhangi bir çalışanın inşaat mahallinde bulunmadığı hem mahkeme ve hem de bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan 2.115.665 TL’lık bu miktarın hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, davacı (yüklenici), sözleşme ile üstlendiği işleri sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediğini, sözleşmenin 9.3 maddesi uyarınca da eksik kalan işleri bitirmediğini, müvekkiline teslim etmediğini, aradan geçen süreye zımnen dahi olsa muvafakat edilmediğini, 18.01.2016 tarihinden bu yana davacı (yüklenici) taraf mütemerrid durumda olduğunu, o tarihten itibaren de inşaatta tek bir çivi bile çakılmadığını, davacı taraf, sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini, inşaatı da bitirmediği gibi, 02.05.2016 tarihinde İstanbul ...İcra Müdürlüğünün 2.../... Esas sayılı dosyaları ile 4 ayrı takip yaptığını, usulsüz ve kanuna aykırı yöntemlerle, müvekkiline hiçbir tebligat yapmadan, bir takım gayrı kanuni uygulamalarla, tebligat yapılmış gibi göstererek takipleri kesinleştirildiğini, İstanbul ...Kampüsü içinde resmi kuruma ait yerde fiili haciz uygulama aşamasına kadar işi abarttığını, bütün bu haksız uygulamalar yargıdan döndüğünü, yapılan şikayet sonucunda İstanbul... İcra Hukuk Mahkemesinin 13.07.2016 tarih ve...esas sayılı dosyasından verilen kararlar müvekkili şirket aleyhine yapılan takibin durdurulmasını, ödeme emrinin tebliğlerinin usulsüz olması nedeniyle iptalini, usulsüz tebligatla kesinleştirilen takiple ilgili olarak müvekkili şirkete yapılan ödeme emrinin iptalini, yapılan hacizlerin fekkine, talimat haciz zaptı ile haczedilen ve icra kasasına alınan tüm kıymetli evrakları üzerindeki haczin fekki ile müvekkili şirkete iadesine karar verildiğini, davacı taraf bu haksız ve usulsüz dosyalardan yaptığı ve mahkeme kararı ile iptal edildiğini, fiili hacizle ilgili bilgi ve belgeleri dahi davasına dayanak yapacak kadar kötüniyetli bir yaklaşım içinde olduğunu, belirtilen icra dosyalarındaki usulsüzlük ve resmi belgelerde sahtecilik suçları ile ilgili yaptığımız şikayet halen...Cumhuriyet Başsavcılığının...Soruşturma Nolu sayılı dosyasında devam ettiğini, konu ile ilgili kamu davası açılması kuvvetle muhtemel olduğunu, davacı tarafın dayanak olarak ileri sürdüğü Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesinin...Değişik İş dosyasından alınan tespit raporunu dayanak yapması da kabul edilemeyeceğini, Bakırköy ...Sulh Hukuk Mahkemesinin... Değişik İş dosyasından alınan tespit raporunda bilirkişi, taleplerin dışına çıktığını, davacı tarafın, nasıl ve nereden öğrendiği belli olmayan bu değişik iş dosyasına verdiği beyan dilekçesinin bilirkişi tarafından tamamen usul ve yasaya aykırı şekilde dikkate alarak hazırladığı bilirkişi raporuna tarafımızdan 19.10.2016 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, ek rapor alınması talep edildiğini, Sulh Hukuk Mahkemesince bu talep esasa münhasır talep olarak değerlendirilerek reddedildiğini, söz konusu dosya celp edildiğinde bütün bu hususlar açıkça görüleceğini, söz konusu tespit dosyasındaki tespit talepli dilekçesinde davalı yüklenicinin, 04.06.2014 tanzim ve 31.12.2014 bitim tarihli İnşaat Sözleşmesi hükümleri uyarınca bugüne kadar yaptığı imalatların tutarı, hakkedişlerin sözleşmeye uygun olup olmadığı ile inşaatın halen durmuş vaziyette olup olmadığını, ayrıca yüklenicinin sözleşme hükümlerine göre yaptığı iş tutarına göre ek bir alacağının olup olmadığı, ayrıca eksik bıraktığı işler dikkate alınarak, bu işlerin üst işveren tarafından yeniden ihalesi durumunda, mevcut piyasa fiyatları itibarı ile kaç liraya yaptırılabileceği, sözleşmeden doğan edimlerini süresi içinde yerine getirmeyen yüklenici karşı tarafın, sözleşmenin 10 uncu maddesi uyarınca sorumlu olduğu gecikme cezası tutarının ve ihtarname ve icra takiplerine konu yapılan teminat ve kesintilerin sözleşmeye uygunluğu hususunun raporla tespitinin talep edildiğini, bilirkişi, usule tamamen aykırı bir rapor düzenlediğini, taraflarınca itiraz ettiklerini, söz konusu tespit raporunda 12.08.2016 tarihinde, inşaatın durmuş vaziyette olduğu ve davacı yüklenicinin tek bir işçisinin dahi inşaat mahallinde bulunmadığı hem mahkeme ve hem de bilirkişi tarafından tespit edildiğini, inşaatın eksik kalan kısımları ile ilgili teknik durum da tespit edildiğini, 19.10.2016 tarihli itiraz dilekçelerinde bilirkişi raporu, talep dışı bazı tespitlerin yer aldığı, bu suretle yanlış ve eksik bir tespit raporu mahiyetinde olduğunu, dosyaya sunulan davaya konu inşaata ilişkin ihtarnameler, hatalı imalata ve eksik işlere ilişkin belgeler, kayıtlar, inşaatın terk edilmiş halini gösteren fotoğraflar, video kayıtları ve e-mail yazışmaları gerekse Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Değişik İş sayılı dosyasından alınan tespit bilirkişi raporu ile de inşaatın, 12.08.2016 tarihi itibarı ile bitirilmemiş ve inşaat mahallinde davacı tarafın hiçbir çalışanın bulunmadığı ve inşaatın uzunca bir süredir durmuş vaziyette olduğu tespit edildiğini, davacı tarafın, iddiadan öteye gitmeyen beyanlarının tümü somut gerçeklikten oldukça uzak olduğunu, yasal dayanağı da bulunmadığını, işin gecikmesinde müvekkiline ait kusurdan bahsedilemeyeceğini, herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığını, davacı taraf haksız ve hukuka aykırı şekilde usulsüz olarak yapılan takiplerle yetinmeyerek bunlara ek olarak 15.07.2016 tarihinde Kadıköy... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ikinci bir ihtarname göndererek, inşaatın 1 nolu davalı müvekkili...Yapı A.Ş'den kaynaklı sebeplerle yer tesliminin geç yapıldığını, yatırılan nakdi teminat bedelleri, şantiye giderleri ve hakkedişlerle beton ve demir fiyat farklarının ödenmediği, inşaatın durma noktasına geldiği bu nedenle inşaatın gecikmesinin uzun süredir ödeme alınamaması ve davalı müvekkilin kusurundan kaynakladığını ileri sürerek sözleşme gereğince yapılması gereken ödemelerin yapılmasını aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin kabulü ile inşaatın teslim alınması ve şantiyenin terk edileceği ihtarında bulunduğunu, ihtarnameye taraflarınca Kadıköy ...Noterliği'nin 25.07.2016 tarih ve ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevap verdiklerini, iddiaların tamamı reddettiklerini, davacı yüklenicinin, sözleşmeden doğan edimleri yerine getirmesine imkan kalmadığı inşaatın sözleşmede öngörülen süre içinde bitirilmemiş olması nedeniyle sözleşmesi sonlandırmak zorunda kaldıklarını, ihtarname de 26.07.2016 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiğini, davacı taraf, esasen, sözleşme konusu işle ilgili olarak zarar ettiğini ve işi yürütemeyeceğini belirterek işi 29.01.2016 tarihi itibarı ile tamamen durdurduğunu, daha sonra yapılan incelemelerde, hatalı imalatların ve eksik işlerin olduğu da ortaya çıktığını, bununla ilgili olarak açtıkların toplam 702.731,96 TL lık dava-karşı dava olarak İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, davacı, alacaklı olmak bir yana, bugüne kadar kendisine ödenen tutarlara bağlı olarak, gerek eksik ve gerekse hatalı imalatları nedeniyle karşı davalarında belirtilen tutar kadar borçlu durumda olduklarını, sözleşme, ticaret ve iş hukukunun temeli olduğunu, sözleşmenin taraflarının da onun koşullarına uyması da elzem olduğunu, davacının, kendi imzasını taşıyan sözleşme hükümlerine uymadığı halde alacak talebinde bulunması da kabul edilemeyeceğini, davacının gerek icra takipleri ile ilgili ve gerekse açtığı davalarda izlediği bu yaklaşım, halk arasındaki tabirle yavuz hırsız ev sahibini bastırır atasözünü anımsatan bir yaklaşım olduğunu, haksız, dayanaksız, usul ve yasaya aykırı olduğunu, hiçbir tespit, delil yada belgeye dayanmayan icra takibi de, işbu dava da, esasen haksız ve kötüniyetli işlemler olduğunu, davayı kabul etmediklerini, davanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında derdest olan dosya ile birleştirilmesini, davacının, herhangi bir tespite dayanmayan, haksız, belgesiz, dayanaksız alacak taleplerini içeren İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından yaptığı takiple ilgili, yaptıkları itirazın iptali yönündeki taleplerinin reddini, davacının haksız ve kötüniyetli icra takibi nedeniyle, İİK. hükümleri uyarınca takip miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar ve ilaveten %10 oranında kötüniyet tazminatın mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl dosya yönünden davanın taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle ödenmeyen edim bedellerinin tahsili ve hatalı, eksik imalat, fiyat farkı ek maliyet giderlerinin talep edildiği ve takas mahsup talebinin yer aldığı asıl dava ve karşı dava taleplerine ilişkin alacak davasıdır.
Mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 13.Asliye Ticaret mahkemesinin 2016/1193 Esas 2020/180 Karar sayılı dosyası yönünden davanın 01/06/2014 tarihli kaba inşaat işleri sözleşmesinden kaynaklı, eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itiraz üzerine İİK 67 maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Birleşen dosyada İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası istenilmiş, yapılan incelemesinde: 2.115.665,00 TL alacağın tahsili için takıp başlatıldığı, ... Ticaret A.Ş vekilince her türlü şikayet, dava ve başvuru hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline usule aykırı şekilde yapılan tebligat geçersiz olduğunu, yapılan takibe 01.07.2016 tarihinde talimat icrasınca yapılan haciz sırasında muttali olduklarını, takibe tüm ferileri ile birlikte itiraz ettiklerini bildirir dilekçe sundukları tespit edilmiştir.
Bilirkişiler tarafından sunulan 15.08.2018 tarihli raporda: "Davacı/k.davalı tarafından incelemeye sunulan 2014 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTT.ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı/k.davacı tarafından incelemeye sunulan 2014-2015-2016 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK.ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, İstanbul ...İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılan 4 farklı icra takibi ile davaya konu sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağı, demir ve beton fiyat farkından kaynaklanan cari hesap alacağı, demir ve beton fiyat farkından kaynaklanan asıl alacak, geçici kabul noksanları teminatı (%3) ve kesin teminat kesintisinden (%10) kaynaklanan asıl alacak ile 31.12.2014 tarihinden takip tarihine kadar şantiye için yapılan masraflar olmak üzere belirlenen alacak kalemlerinin davalı/k.davacı ...'tan tahsili talep edildiği, davalı/k.davacı şirketler arasındaki sınırların ihlal edildiğinin, davalı/k.davacı ...'ın ekonomik yönden bağımsız olduğunun söylenemeyeceğinin, davalı/k.davacı ...'ın davalı/k.davacı ...'ın yapı işlerine yönelik faaliyetlerini yürütmek amacıyla kurulduğunun anlaşıldığı, davalı/k.davacı şirketlerin faaliyetlerinin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduğunun, esasen aynı ticari işletme bünyesinde faaliyette bulunduklarının ve davalı/k.davacı şirketlerinin ticari faaliyetlerini birlikte sürdürdüklerinin değerlendirildiği, davalı/k.davacı şirketler arasında Organik Bağ bulunduğu, asıl dava ile davacı/k. davalı ...'İi in; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 408.276,47 TL cari hesap alacağının tahsil tarihine kadar işleyecek en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, karşı davanın ise davalı/k.davacı şirketlerin; hatalı ve eksik imalatlardan doğan toplam 702.732,96 TL alacağın sözleşmesinin sona erdiği tarih olan 26.07.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacı/k.davalıdan tahsili talebine dayanmakta olduğu, davacı/k.davalı ile davalı/k.davacı...Yapı arasında imzalanan 01.06.2014 tarihli ve 17.000.000,00 TL +KDV bedelli " ... A.Ş. ... Hastanesi Kaba İnşaat İşleri Sözleşmesi"32 maddeden ibaret olarak düzenlendiği, iş yeri teslim tutanağında davacı/k.davalı şirketin imza ve kaşesinin bulunmaması ve sözleşme ile sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde yer tesliminin yapılacağı" kararlaştırılmış olmasına karşın davalı/k.davacı şirketler tarafından bu edimlerine uygun davranılmadığı ve kararlaştırılan süre içerisinde usulüne uygun olarak yer tesliminin yapılmadığı tespit edilmiştir. Eş deyişle, iş yeri teslim tutanağında davacı/k.davalı şirketin imza ve kaşesinin bulunmaması, teslimin zamanında yapıldığı yönünde uyuşan irade beyanlarının bulunmadığı gösterdiğini, şu halde, yer tesliminin sözleşmede belirlenen vadede gerçekleştirilmediği, teslimde gecikmenin iş sahibinden kaynaklanıdğı durumların yüklenicinin temerrüdüne engel durumlar olduğu, bu şartlarda yüklenicinin temerrüdünden söz edilemeyeceği, doktrinde yüklenicinin temerrüde düşmekten kurtulduğu hallere verilen örneklerin başında, iş sahibinin yer teslimini gerekli şekilde yapmamış olmasının geldiği, bu hallerde iş sahibinden kaynaklanan sebeplerle yükleniciye ek süre verilmesi gerektiği ve temerrüdün oluşmadığı sonucuna varıldığı, Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin...D. İş sayılı tespit dosyası ile Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyasının teklif birim fiyatlı işin keşif bedelinin 17.000.000,00 TL +KDV olarak belirlendiğini, işin başlama tarihinin sözleşmenin imzalanmasını takip eden 5 İş günü içerisinde yer tesliminin yapılması ile belirleneceğini, süre sonunun ise 31.12.2014 olarak belirlendiğini, ancak işin temel kazısı sırasında oluşan aksaklıklar nedeni ile yerin bir bütün olarak tesliminin sağlanamadığı gibi, İnşaat alanın güvenliği açısından hafriyatın da çok parçalı ve kısım kısım yapılması neticesinde iş süresinin zımni olarak uzatıldığını tespit ettikleri, davaya konu sözleşmeye İstinaden toplam 13 adet hakediş yapıldığı ve taraflarca imzalanarak fatura edilip ödendiği, 14 nolu hakediş hazırlanmışsa da gecikme cezası ve fiyat farkları konusunda uzlaşma sağlanamadığından ödemesinin yapılmadığı, 13 adet hakediş ile toplam 1.308.199,46 TL kesin teminat kesintisi ile 392.459,83 TL geçici kabul kesintisinin yapıldığı ve bu kesintilerin kesin hesap aşamasında davacı/k.davalıya iade edilmesi gerekeceği, ayrıca her ne kadar davacı/k.davaolı tarafından 14 nolu hakedişten kaynaklanan 408.276,47 TL cari hesap alacağı talep olunmuşsa da heyetimizce kesin hesap hakedişi alacağı 805.638,45 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar karşı dava ile Hatalı İmalat olarak yapılan işler nedeniyle 139.884,62 TL ve Eksik Bırakılan İşler için de İnşaat imalat fiyat farkı olarak 562.847,34 TL olmak üzere toplam 702.731,96 TL ek maliyet ve maddi zarar talep edilmişse de hatalı imalata ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmekle Hatalı İmalat Yapılmamış olduğunun değerlendirildiği, buna karşın Eksik İmalat yapıldığının kabulü gerekeceği, ancak davadlı/k.davacı şirketlerin davaya konu sözleşme ile üstlendikleri edimleri sözleşme ile belirlenen koşullara uygun olarak yerine getirmedikleri gibi, davacı/k.davalı tarafından düzenlenen son hakedişin de ödenmemiş olması karşısında artık davacı/k.davalının edimini yerine getirmesini isteyemeyeceği, 01.06.2014 tarihinde imzalanan davaya konu sözleşme ile işin 31.12.2014 tarihinde bitirilmesinin kararlaştırıldığı, işin işveren'in kusuru nedeniyle gecikmiş olması karşısında fiyat farkının sözleşme ile belirlenen esaslara uygun olarak belirlenmesinin TMK m.2 ile belirlenen dürüst davranma kuralına aykırılık oluşturacağı, işin 31.12.2014 tarihinde tamamlanacağının kararlaştırılmış olması halinde bile 90 günlük sürelerle fiyatların yeniden düzenleneceği hususunda taraflarca mutabakata varıldığı, demir ve beton fiyatlarında yaşanan dalgalanma dikkate alındığında artık tarafların sözleşme ile belirlenen usule uygun olarak fiyat farkı talep etmelerinin hakkaniyete de aykırı olacağı, işin İşveren'den kaynaklanan sebeple gecikmiş olması karşısında piyasa rayicine uygun olarak düzenlenen fatura bedellerine uygun olarak belirlenecek fiyat farkının davalı/k.davacı şirketlerden talep edilebileceği, buna göre; sözleşme ile belirlenen birim fiyatlar ile demir beton ve kalıp için ödenen rayiç bedeller arasındaki farkın belirlendiği, 14 nolu hakediş itibariyle kalıp için talep edilebilecek reel fiyat farkının 498.244,32 TL, beton için talep edilebilecek reel fiyat farkının İse 887.233,44 TL ve demir için talep edilebilecek reel fiyat farkının 1.552.513,10 TL olduğu, böylece beton, kalıp ve demir için talep edilebilecek toplam reel fiyat farkının 2.937.990,86 TL olarak hesaplandığı, davalı/k.davacı şirketlerin davaya konu sözleşme ile üstlendikleri edimleri kusurları ile yerine getirmemiş olmaları nedeniyle, ek maliyetlerin doğması arasında uygun illiyet bağının varlığı değerlendirilmekle, iş bu 1.769.641,75 TL tutarındaki ek maliyetlere kusuru ile davalı/k.davacı şirketlerin sebebiyet verdikleri ve bu nedenle davalı/k.davacı şirketlerden talep edilebileceği, karşı dava ile talep olunan eksik imalat bedellerinin 14 nolu hakediş bedelinin ödenmemiş, hatalı imalatın somut delillerle ispat edilememiş olması nedenleriyle talep olunamayacakları hususlarında görüşü ile, sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan 21.06.2019 tarihli ek raporda: " Davalı yanın itirazları üzerine tekraren incelemeler yapılmış ve kök raporumuza aynen katılarak, 6100 sayılı HMK'nın md. 279/4 ve md. 266/c.2 ile 6754 sayılı yasanın 3/(3) ahkamı uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif münhasıran sayın Mahkemeye ait olmak koşulu ile aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır. Davacı/k.davoli tarafından incelemeye sunulan 2014 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı/k.davacı tarafından incelemeye sunulan 2014-2015-2016 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, İslanbul ... İcra Müdürlüğü nezdinde başlatıları 4 farklı icra takibi ile davaya konu sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağı, demir ve beton fiyat farkından kaynaklanan asıl alacak, geçici kabul noksanları teminatı (%3) ve kesin teminat kesintisinden (%10) kaynaklanan asıl alacak ile 31.12.2014 tarihinden takip tarihine kadar şantiye için yapılan masraflar olmak üzere belirlenen alacak kalemlerinin davalı/k.davacı Polart'tan tahsili talep edildiği, saklı kılmak kaydıyla 408.276,47 TL cari hesap alacağının tahsil tarihine kadar işleyecek en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettikleri, karşı dâvanın ise davalı/k.davacı şirketlerin; hatalı ve eksik imalatlardan doğan toplam; 702.731,96 TL alacağın sözleşmenin sona erdiği tarih olan 26.07.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacı/k.davalıdan tahsili talebine dayandırmakta olduğu, dava ile davacı/k.davalı...'in, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları davacı/k.davalı ile davoli/k.davacı...Yapı arasında İmzalanan 01.06.2014 tarihli ve 17.000.000,00 TL+ KDV bedeli ... Sağlık we Eğitim Hizmetleri A.Ş. ... Hastanesi Kaba İnşaat İşleri Sözleşmesi 32 maddeden ibaret olarak düzenlendiği, sözleşmenin türü, hukuki niteliği, varlığı ve geçerliği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Değişik İş sayılı tespit dosyası ile Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasının teklif birim fiyatlı işin keşif bedelinin 17.000.000,00 TL+KDV olarak belidendiğini, işin başlama tarihinin sözleşmenin imzalanmasını takip eden 5 İş günü içerisinde yer tesliminin yapılması belirleneceğini, süre sonunun ise 31.12.2014 olarak belirlendiğini, ancak işin temel kazısı sırasında oluşan aksaklıklar nedeni ile yerin bir bütün olarak tesliminin sağlanamadığı gibi, inşaat alanın güvenliği açısından hafriyatında çok parçalı ve kısım kısım yapılması neticesinde iş süresinin zimmi olarak uzatıldığının tespit edildiği, davaya konu sözleşmeye istinaden toplam 13 adet hakediş yapıldığı ve taraflarca imzalanarak fatura edilip ödendiği 14 nolu hakediş hazırlanmışsa da gecikme cezası ve fiyat farklar konusunda Uzlaşma sağlanamadığından ödemesinin yapılmadığı, 13 adet hakediş ile toplam 1.308.199,46 TL kesin teminat kesintisi ile 392.459,83 TL geçici kabul kesintisinin yapıldığı ve bu kesintilerin kesin hesap aşamasında davacı/k.davalıya iade edilmesi gerekeceği, ayrıca her ne kadar davacı/k.davalı tarafından 14 nolu hakedişten kaynaklanan 408.276,47 TL cari hesap alacağı talep olunmuşsa da heyetimizce kesin hesap hakedişi alacağı 805.638,45 TL olarak hesaplandığı, davalı (Karşı Davacı) Vekilinin Kök Raporda Organik Bağ Konusunda Yapılan Değerlendirmelere Karşı 13-14-15 Numaralı İtirazlarının Değerlendirilmesi İtiraz dilekçesinin 13. maddesinde, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin ...ve ...Esas Sayılı Dosyalarında devam eden usulsüz tebligatlara ilişkin 4 adet davanın göz ardı edildiği, ihtiyati haciz tutanaklcırının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu varsayımından hareket edildiğinin belirtilmesine rağmen 23. İcra Mahkemesine yapılan şikâyetlerin kabulü ile haciz tutanaklarının tamamının iptal edildiği, hacizlerin kaldırıldığını, ihtiyati haciz kararının infaz edildiği adresin İstanbul ...Kampüsü olduğu, İTO, Ticaret Sicili Müdürlüğünün resmi kayıtlarının hiçe sayılarak müvekkillerinin aynı adreste faaliyet gösterdiğinin ileri sürüldüğü, alternatifli rapor hazırlanması gerektiği, tebligatların kabulüne ilişkin 4 adet dava devam ederken ve bu işlemleri yapan görevlilerin İstanbul ...Asliye Ceza Mahkemesinde ... esas sayılı dosyada yargılanmakta iken yüklenicinin tüm usulsüz işlemlerinin hukuka uygun olduğunun beyan edildiğini ifade etmiştir. Bu noktada hukuki sorun davalılar arasında organik bağ bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Sorumluluğun genişletilmesi kuramlarından biri olan organik bağın kabul edilebilmesi için doktrinde belirli ölçütler belirlenmiştir. Bunlar ekonomik ve ticari bağımlılık, kader birliği, birlikte hareket olgusu veya benzer bir özelliğin varlığı olarak ifade edilmektedir. Organik bağın varlığı halinde de borçlu şirketin tüzel kişiliğinden ayn ve bağımsız bir kişinin (tüzel kişinin) sorumluluğuna gidilmektedir. Organik bağımlılığın, kader birlikteliğinin veya birlikte hareket olgusunun başka bir özdeşliğinin bulunması gerekir. Öncelikle belirlimek gerekir ki kök raporda yapılan değerlendirmede, yüklenicinin işlemlerinin hukuka uygun olduğu ifadesine yer verilmemiştir. Bu hususta değerlendirme ve nihai karar verme yetkisi Sayın Mahkemededir. Söz konusu haciz tutanaklarına ilişkin ilk derece mahkemesinin kararı bozma ile sonuçlânmış ve yargılaması devam etmektedir. Karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. Bu nedenle bu konudaki kararların kesinleşmemesi haciz tutanaklarındaki bilgiler de kök rapordaki değerlendirmemize esas alınmıştır. Ek raporda davalının talebi. doğrultusunda haciz tutanaklarının aksinin ispat edilince kadar geçerli olduğu ilkesi de alternatifli değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Haciz tutanaklarının geçerli olduğu varsayımı üzerinden yapılacak değerlendirmede kök rapordaki kanaatimiz Sayın Mahkemenin takdirindedir. Haciz tutanaklarının geçersiz olduğu varsayımı üzerinden yapılacak değerlendirmede eldeki bilgiler üzerine yapılan belirleme şu şekildedir: ...'ın Şube Operasyonlar. Daire Başkanlığı tarafından mahkemenin müzekkeresine verilen cevapta, ...A.Ş'nin Hicari şube kredili müşterisi olduğu, grup şirketlerinin ...ktisadi İşletmesi olduğu belirtilmiştir. Davalının da itiraz dilekçesinde belirttiği Üzere ihtiyati haciz karan, ... Kavacık Kampüsünde infaz edildiği belirlenmiştir. Somut olayda, sözleşmenin taraflar...ve ...YAPI'dır. Sözleşmenin taraflara ait bilgiler başlıklı m. 2 hükmünün 2.1. numaralı alt başlığında, ...'ın tebilgat adresinin bilgisinin verildiği 2.1 numaralı alt başlığında e posta adresi olarak ... .com.tr, yetkili kişi olarak da ...'a şirket müdürü olarak yer verilmiştir. ...ismi, davacı tarafından Sayın Mahkemeye sunulan delil dosyasında, ... AŞ'nin 10.12.2012 tarihli Kuruluş ana sözleşmesinde Mehmet Şahin ile birlikte kurucu olarak belirtilmektedir. ...aynı zamanda ilk yönetim kurulu üyesi ve münferit imza ile şirketi temsile yetkili kılınmıştır. 21.12.2012 tarihinde ana sözleşmede tadil yapılmış ve ana sözleşme düzeltme beyannamesinde...şirket unvanının...Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olarak değiştirilmiştir. 15.1.2016 tarihinde, ... ile ortak ... yönetim kurulu üyesi seçilmişlerdir. ... sosyal medya plaformunda yer alan iş bilgilerinde Ağustos 2015 tarihinden ... çalışanı (İnşaat koordinatörü) olduğu görülmektedir. Bu internet sitelerinden alınan bilgilerin delil olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususu mahkemenin takdirindedir. Davacı/k.davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ve aynı zamanda davalı/karşı davacı tarafından kök rapora verilen itiraz dilekçesinde bir eksiklik olarak anılan deliller arasında yer alan e-mail yazışmaları davacı/k.davalı ile davalı/k.davacı...arasında imzalanan sözleşme gereğince yapımına başlanan inşaata ilişkin tüm kararların ...personelince verildiğini göstermektedir. Bu kişilerden biri ...'dir (... .com.tr uzantılı e mall adresi kullanmaktadır). E-mailin altındaki kimlik bilgilerinde ...anteti yanında ... - İnşaat mühendisi yazmaktadır. Bu kişilerden bir diğeri ...'dur. Bu kişinin de bilgileri Teknik Koordinatör, İnşaat Mühendisi olarak geçmektedir. Yazışmalarda geçen bir diğer isim olan... da ... anteti yanında İnşaat Koordinatörü, İnşaat Mühendisi olarak yer almaktadır. Bununla birlikte davacı/karşı davalı tarafından sunulan ayrıntılı delil listesi ve ekleri başlıklı dosyanın son bölümünde (delil niteliğinin takdiri Sayın Mahkemede olmak üzere) davacı/karşı davalıya yollanan e mali çıktısı bulunmakta ve bu belgede ....@... .com.tr uzantılı adres ve yanında ...ç (finans) yazmaktadır. 25.11.2015 tarihi yer almaktadır. ...yönetlm kurulu üyesi ..., medipol.com.tr uzantılı adres kullanmaktadır. İTO kayıtlar ve SGK'dan gelen müzekkere cevaplar da davalı/k.davacı ...'ın ortağı...'un davdlı/k.davacı... bünyesinde çalışmaktayken davalı/k.davacı bünyesinde çalışmaya başladığını göstermektedir. Haciz tutanakları dışında (geçersiz sayılması olasılığında), yukarıda verileri bilgiler doğrultusunda sayın mahkemenin davalı/k.davacı şirketlerin faaliyetlerinin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduğu, esasen aynı ticari işletme bünyesinde faaliyette bulundukları, davalı/k.davacı şirketlerin bir kısım çalışan ve ortaklarının veya yöneticilerinin eş deyişle yönetim ve organizasyonunun özdeş olduğu ve bu nedenle ticari faaliyetlerini birlikte sürdürdükleri kanaatine varması halinde davalılar arasında organik bağ bulunduğu ve tüzel kişilik perdesinin (çapraz) kaldırılması ile birlikte sorumlu olabilecekleri, Sayın Mahkemenin aksi yönde kanaate varması halinde ise sorumluluğun yalnızca sözleşmede yer alan davalıya yöneliilebileceği sonucuna varılacaktır. Tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması organik bağ kavramı ile somut olayın özelliğine göre ortak noktalar taşıyan bir kuramdır. Bu kuram, grup şirketlere ait yavru ortaklıklar arasında sorumluluğun genişletilmesini ifade eder. Davalı/karşı davacının Medeni Hukuk Kürsüsü öğretim üyesi Prof. Dr. ...'ın Hukuki mütalaasının dikkate alınmasının usulsüzlük olduğu yolundaki 9 numaralı itirazının değerlendirilmesi anılan itirazın değerlendirilmesinde kısaca kök rapor ile hukuki mütalaanın karşılaştırılması bir zorunluluktur. Bu nedenle kök raporda (değerlendirme kısmında) hiçbir şekilde yer verilmemiş ve esas alınmamış olan bilimsel görüşe ek raporda yer verme zorunluluğu doğmuştur. Sayın Prof.Dr. ...'ın görüşünde özetle, iş sahibinin kusuru ile kendi hâkimiyet alanında doğan olaylar yüzünden inşaatın geciktiği, bu nedenle yüklenicinin yaptığı işin ve bu karşılığa girmeyen masraflarını talep hakkı doğduğu, iş sahibinin yükleniciden gecikme tazminatı isteyemeyeceği, ek masraflar nedeniyle tarafların edimleri arasındaki dengenin yüklenici aleyhine dürüstlük kuralına aykırı şekilde aşın ölçüde bozulduğu, bu nedenle sözleşmenin yeni duruma göre yüklenici lehine uyarlanması gerektiği, iş sahibinin temerrüdü karşısında yüklenicini seçimlik haklarını kullanabileceği, yüklenicinin fiyat farkını iş sahibinden talep edebileceği, iş sahibinin yükleniciden inşaatı tamamlanmasını isteyemeyeceği hususları belirtilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki kök raporumuzda hiçbir şekilde sözleşmenin uyarlanması hususuna değinilmemiş ve uyarlamanın şartlarının oluştuğu kanaatine varılmamıştır. (TBK m. 138). Bilimsel görüş konusunda takdir yetkisini kullanacak olan Sayın Mahkeme olduğu için atıf dahi yapılmamış, katılmamam gerekçelerimiz sıralanmamış yalnızca heyete atanan teknik uzman tarafından yapılan değerlendirmelere göre irdeleme yapılmıştır. Buna ek olarak bilimsel görüşte organik bağ ve tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması yolu ile sorumluluğun genişlemesi hususu ele alınmamıştır. Davalı/karşı davacının alternatifli değerlendirme yapılması gerektiği yönündeki itirazına uygun olarak ek raporda alternatifli değerlendirme yapılmış, ikinci aiternatifte haciz tutanaklar geçersizliği üzerinden inceleme yapılmıştır. Tarafımızdan yapılan değerlendirmenin hukuki gerekçesi, teknik heyet tarafından yapılan değerlendirme sonucunda İnşaattaki gecikmenin iş sahibinin hâkimiyet alanından kaynaklandığı verisi üzerinden temellendirilmiştir. Kök raporda, uyarlama değil iş sahibini temerrüdü (alacaklı temerrüdü) üzerinden sonuca gidilmiştir. Şöyle ki inşaatın zamanında tamamlanamamış olması iş sahibinin hâkimiyet alanından doğan sebeplerden kaynaklanıyor diğer bir ifadeyle iş sahibine yüklenebiliyorsa bu halde sözleşmede kararlaştırılan teslim vadesi bağlayıcılığını yitirir. Buna göre teslim süresinin uzamasının temel koşulu, inşaatın zamanında tamamlanamamasının, iş sahibine yüklenebilir olması engelin iş sahibinin hâkimiyet alanından doğmasıdır. Bu hususta uygulamada karşılaşılaı en yaygın örnek, İş sahibinin alacaklı temerrüdüne düşmesidir. Eser sözleşmesi bakımından alacaklı tememüdü, iş sahibinin, yüklenicinin ifasını teklif ettiği borca uygun edimi teslim almaktan haklı sebep olmaksızın kaçınması veya yüklenicinin edimi ifa edebilmesi için ile sahibinin vapması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan haklı bir sebep olmaksızın kaçınmasıdır. Yüklenicinin inşaata başlayabilmesi veya inşaatı yürütebilmesi için gereken hazırlık flillerinin iş sahibince zamanında yapılmaması / kötü yapılması veya yüklenicinin inşaatı yürütmesinin iş sahibi tarafından önlenmesi gibi haller inşaat sözleşmesinde alacaklı temerrüdünün örneğini oluşturur. İş sahibinin hazırlık fiillerinin yerine getirilmemesi, inşaata başlanabilmesi için gereken koşulların yanında aynı zamanda inşaatın yürütülebilmesi için gereken ve iş sahibince gerçekleştirilecek fiilleri de kapsar. Heyetimizin Sayın Teknik Üyeleri, ek raporda teknik değerlendirmelerinde değişiklik yapmamışlardır. Teknik değerlendirme kök raporda şu şekildedir: “Dolayısıyla tekniğine uygun ve sözleşme ile belirlenen koşularda bir yer tesliminden söz edilememektedir. Buna bağlı olarak sözleşmeye konu inşaatın gecikmesinde davalı/k.davacı şirketlerin %100 kusurlu oldukları buna karşın söz konusu gecikme için davacı/k.davalı şirkete herhangi bir kusur yüklenemeyeceği düşünülmektedir", “Tespit raporları da göstermektedir ki işin yapılmasında meydana gelen gecikme yüklenicinin kusurundan kaynaklanmadığı, 2. taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olduğu, 3. yüklenici'nin bu engeli kaldırmaya gücü yetmediği, 4. işverenin bu durumu zımnen kabul etmiş ve bütün safahatından haberdar olduğu kanaatine varılmaktadır. teknik heyet üyelerimiz tarafından yapılan değerlendirmede, işin sözleşmede kararlaştırılan vadede tamamlanamamasının iş sahibinden kaynaklandığı, sözleşmeye uygun bir yer tesliminin söz konusu olmadığı sonucuna varılmıştır. Yer tesliminin sözleşmeye uygun şekilde gerçekleştirilmediği hususu ile kastedilen yer tesliminin hiç yapılmaması değil gereği gibi yapılmamış olmasıdır. Şu halde eldeki teknik veriler Işığında işin zamanında tamamlanamadığı sabit olmakla birlikle gecikme iş sahibinden kaynaklandığı eş deyişle iş sahibinin yer teslimini gereği gibi yapmamasına dayandığı ve bu nedenle yüklenicinin eseri teşlim borcunda temerüdünün koşulları oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Bu. kapsamında eser sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen sözleşme olması dolayısıyla yüklenicinin 06.01.2016 tarihli ihtarnamesinde 14 no'lu hakediş bedeli olarak 30.11.2015 ve 2.166.944,53 TL fatura bedelinin 3 gün içinde ödenmesinin talep edilmesine rağmen ödenmemesi karşısında iş sahibinin temerrüde düştüğü sonucuna vanlmaktadır. Teknik heyet tarafından iş sahibi veya yüklenici açısından başka bir olasılık veya maddi vakıa tespiti yapılmadığı için alternatifli değerlendirme yapılamamaktadır. Davalı/karşı davacının, davacı/karşı davalıya yer teslimi yapılmadığı yönündeki değerlendirmeye yönelik 16-17-18-19 Numaralı itirazlarının değerlendirilmesi davalı/karşı davacı, raporda davacı/karşı davalıya yer tesliminin yapılmadığının ileri sürüldüğü, yer tesliminin 5 gün içerisinde yapılacağının öngörüldüğü, davacının inşaat suresince yer teslimi yapılmadığına itirazı olmadığını, eğer davacıya yer teslimi yapılmamış ise 13 adet hakediş karşılığında 13 milyon TL neye karşılık ödendiğini, eğer yer teslimi yapılmamışsa, davacının 2 yılı aşkın süre inşaatta ne yaptığını beyan etmiştir. Yer teslimine ilişkin değerlendirmelerimiz kök raporda şu şekildedir. “Yukarıda da belirtildiği gibi davacı/k.davalı ile davalı/k.davacı arasında 01.06.2014 tarihinde imzalanan davaya konu sözleşmenin 9.1. maddesi ile, “Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde yer tesliminin yapılarak işe başlanacağı, işveren'in işe başlama talimatı ve/veya yer teslim tutanağının imzalanması ile birlikte yüklenici'ye yer tesliminin yapılmış olacağı ve iş'in süresinin başlamış olacağı” belirlenmiştir. Yalnızca davalı/k.davacı ...'ın imza ve kaşesini içeren 07.07.2014 tarihli İş Yeri Teslim Tutanağı dosyaya ibraz edilmiştir. Davalı- k.davacı...tarafından 03.07.2014 tarihinde ... Başkanlığı ... Güvenlik İl Başkanlığı... Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne İş Yeri Açılışı konusuyla yazılan yazıda sözleşmeye Konu şantiyede davacı/k.davalı şirketin taşeron sıfatıyla 07.07.2014 tarihi itibariyle işçi çalıştırmaya başlayacağı bildirilmiştir. İş yeri teslim tutanağında davacı/k.davlı şirketin imza ve kaşesinin bulunmaması ve sözleşme ile sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde yer tesliminin yapılacağı kararlaştırılmış olmasına karşın davalı/k.davacı şirketler tarafından bu edimlerine uygun davranılmadığı ve kararlaştırılan süre içerisinde usulüne uygun olarak yer tesliminin yapılmadığı tespit edilmiştir. Eş deyişle, iş yeri teslim tutanağında davacı/k.davalı şirketin imza ve kaşesinin bulunmaması, teslimin zamanında yapıldığı yönünde uyuşan irade beyanlarının bulunmadığını göstermektedir. Takdir Sayın Mahkemenindir”. Davalı/karşı davacının 9 numaralı itirazlarına ilişkin yapıları değerlendirmede de belirtildiği üzere raporda yer tesliminin yapılmadığı hususundaki belirleme “hiç ifa etmeme anlamında hiç teslim yapılmamasını" değli aynı zamanda gereği gibi yapılmaması hususunu da barındırmaktadır. Bu başlık altında yapılan değerlendirme teknik heyetin işin yapılacağı yerin teslimi (gereği gibi teslim edilmemesi) hususundaki değerlendirmeler ile bağlantılıdır. Teknik heyet yer tesliminin gereği gibi yapılmadığı sonucuna varmıştır. Davali/k.davacı...tarafından 03.07.2014 tarihinde ... Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Başkanlığı... Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne İş Yeri Açılışı konusuyla yazılan yazıda sözleşmeye konu şantiyede davacı/k.davalı şirketin taşeron sıfatıyla 07.07.2014 tarihi itibariyle işçi çalıştırmaya başlayacağı bildirilmiştir. Ancak İş yeri teslim tutanağında davacı/k.davalı şirketin imza ve kaşesinin bulunmaması nedeniyle teslimin zamanında yapıldığı yönünde uyuşarı irade beyanlarının bulunduğu sonucuna varılamamaktadır. Başka ifadeyle bu yönde bir irade beyanını gösterir davacı/karşı davalı imzasının bulunmaması nedeniyle sözleşmeye uygun bir teslimi yapıldığı ve işin bu şekilde başladığı yönünde bir kanaatte varılamamaktadır. Yoksa işin hiç başlamadığı, hiç iş yapılamadığı veya yer tesliminin hiç yapılmadığı anlamı kastedilmemektedir. Nitekim mali incelemede açıkça davaya konu sözleşmeye istinaden toplam 13 adet hak edişin yapıldığı ve taraflarca imzalanarak fatura edilip ödendiği tespit edilmiştir. Teknik İncelemede ise davaya konu sözleşmenin 9.1. maddesi ile, Sözleşmenin imzaldındığı tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde yer tesliminin yapılarak işe başlayacağı, işveren'in işe başlama talimatı ve/veya yer teslim tutanağının imzalanması ile birlikte yüklenici'ye yer tesliminin yapılmış olacağı ve iş'in süresinin başlamış olacağı” belirlenmişse de işbu edim davalı/k.davacı şirketler tarafından yerine getirilemediği gibi sözleşmenin 23.2.3 maddesinde işveren, işin uygulanacağı binalara ait yüzeyleri inşoaf, beton ve çamur artıklarından temizleyerek yükleniciye teslim edecektir" şeklindeki kararlaştırılan edim de yerine getirilmemiştir. .... Dolayısıyla tekniğine uygun ve sözleşme ile belirleten koşullarda bir yer tesilminden söz edilememektedir" şeklinde görüş bildirilmiştir. Buna rağmen mali ve teknik incelemede de belirtildiği üzere yüklenici sahada çalışmış ve 13 adet hak ediş kendisine ödenmiştir. Bu görüşün aksini ispat taraflar arasında yerin tesilminin zamanında ve gereği gibi yapıldığı konusunda bir irade uyuşması ile ispatlanabilecektir. Dosya kapsamındaki yer teslim tutanağında ise bu yönde bir İrade Uyuşmasına imza eksikliği nedeniyle rastlanmamaktadır. 01.06.2014 tarihinde imzalanan davaya konu sözleşme ile işin 31.12.2014 tarihinde bitirilmesinin kararlaştırıldığı, işin iş sahibinden kaynaklanan sebeplerle geciktiği ve tamamlanamadığı, bu nedenle oluşan fiyat farkının sözleşmedeki esaslara uygun olarak belirlenmesinin sayın mahkemenin de uygun görmesi halinde MK m. 2 ile belirlenen dürüst davranma kuralına aykınlık oluşturabileceği, işin 31.12.2014 tarihinde tamamlanacağının kararlaştırılmış olması halinde bile 90 günlük; sürelere fiyatlamın yeniden düzenleneceği hususunda taraflarca mutabakata varıldığı, işin işveren'den kaynaklanan sebeple gecikmiş olması karşısında piyasa rayicine uygun olarak düzenlenen fatura bedellerine uygun olarak belirlenecek fiyat farkının davali/k.davacı şirketlerden talep edilebileceği, Buna göre; sözleşme ile belirlenen birim fiyatlar ile demir beton ve kalıp için ödenen rayiç bedeller arasındaki farkın belirlendiği, 14 nolu hakediş itibariyle kalıp için tdlep edilebilecek reel fiyat farkının 498.244,32 TL, beton için talep edilebilecek reel fiyat farkının ise 887.233,44 TL ve demir için talep edilebilecek reel fiyat farkının 1.552.513,10 TL olduğu, böylece beton, kalıp ve demir için talep edileblecek toplam reel fiyat farkının 2.937.990,86 TL olarak hesaplandığı, davalı/k.davacı şirketin davaya konu sözleşme ile üstlendiği edimleri kusurlar ile yerine getirmemiş olmaları nedeniyle, ek maliyetlerin doğması arasında sayın mahkeme tarafından uygun illiyet bağının varlığının kabul edildiği ihtimalde 1.769.661,75 TL tutarındaki ek maliyetin talep edilebileceği her ne kadar karşı dava ile Hatalı İmalat olarak yapılan İşler nedeniyle 139.884,62 TL ve eksik bırakılan işler içinde inşaat imalat fiyat farkı olarak 562.847,34 TL olmak üzere toplam 702.731,96 TL ek maliyet ve maddi zarar talep edilmişse de hatalı imalata ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmekle hatalı imalat yapılmamış olduğunun değerlendirildiği, buna karşın eksik imalat yapıldığının kabulü gerekeceği, ancak davalı/k.davacı şirketlerin davaya konu sözleşme ile üstlendikleri edimleri sözleşme ile bellrlenen koşullara uygun olarak yerine getirmedikleri gibi, davacı/k.davalı tarafından düzenlenen son hakedişin de ödenmemiş olması karşısında artık davacı/k.davalının edimini yerine getirmesini isteyemeyeceği, başka İfadeyle karşı dava İle talep olunan eksik imalat bedellerinin 14 nolu hakediş bedelinin ödenmemiş olması nedeniyle yüklenicinin bedel ödeninceye veya ödenmesi teklif edilinceye kadar yerine getirmeyebileceği (TBK m. 97), hatalı imalatın da somuf delillerle ispat edilememiş olması nedenleriyle talep olunamayacağı, sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan 09.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda: "Rapor içerisinde itirazlara gerekli cevapların verildiği ve diğer itirazlar boyutunda ise önceki raporlarımızda bir değişikliğin olmasına gerek bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır." şeklinde ek rapor sunulmuştur.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan 06.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda: "Davacı - k. Davalı Yüklenici ile davalı - k. Davacı... arasında "...A Ş, ...Hastanesi Kaba İnşaat İşleri Sözleşmesi imzalanmış olduğu. Sözleşme bedelinin 17.000.000,00 TL + KDV olup, iş bitiminin 31.12.2014 olarak belirlendiği, iş yeri tesliminin 01.07.2014 olduğu, ancak tutanakta davacı k. davalı şirketin imza ve kaşesinin bulunmadığı, bu durumda usulüne uygun bir yer tesliminden söz edilemeyeceği, hafriyat sahasının kademe kademe yükleniciye teslim edildiği, bu nedenle sürenin uzamış olduğu, öyle ki B blok son kısmının hafriyatının işin bitmesi gerekenden 9 ay sonra Eylül 2015 ayı sonuna doğru alınabildiği, bu durumda işin gecikmesinin sorumluluğunun davalı - k. Davacı işverende olduğu, davaya konu sözleşmeye istinaden toplam 13 adet hakediş yapıldığı ve taraflarca imzalanarak fatura edilip ödendiği, 13 numaralı hakediş ile yapılan imalatın 13.010,967,31 TL olarak belirlendiği, 13 adet hakediş ile toplam 1.308,199,46 TL kesin teminat kesintisi ile 392.459,83 TL geçici kabul kesintisinin yapıldığını, bu kesintilerin kesin hesap aşamasında davacı - k. davalıya iade edilmesi gerekeceği, asıl dosya no: 2016/1199 E. açısından: A. Asıl Dava Açısından; Taraflar arasında 14 nolu hakediş ile ilgili taslak bir çalışma yapılarak imzalanmış olduğunun anlaşıldığı, ancak bu çalışmanın dosyaya sunulmamış olduğu, ... D.lş sayılı tespit raporunda belirlenen metrajın kullanılması ile hazırlanan 14 numaralı kesin hakediş İle davacı - k. Davalının 13.712.514,60 TL tutarında imalat yaptığının belirlendiği, kesin hakediş olması nedeni ile teminat ve geçici kabul teminat kesintilerinin yapılmadığı, sonuçta davacı - k. Davalının 784.174,05 TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığı, davacı - k. Davalının dava dilekçesi İle 408,276,47 TL cari hesap alacağı talep etmiş olduğu, takdiri ve seçimlik hak mahkemeye ait olmak üzere, 1. Seçenek Olarak heyetlerinni teknik üyeleri tarafından asıl dava açısından yukarıda ayrıntılı yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile; Davacı/k. davali yüklenicinin alacağının 784,174,05 TL olarak hesaplandığı, mahkeme'nin davacı/karşı davalının alacaklı olduğunun kabulü halinde İse; 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari İşlemde temerrüt faizinin avans oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. TCMB verilerinden 05.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranının %10,50 olduğu görüldüğünden, davacı karşı davalının belirlenen 784.174,05 TL asık alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizi infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, 2. Seçenek Olarak; Davacı - k.davalının 13 adet ara hakkedişten kesilen toplam 1.308.199,46 TL kesin teminat kesintisi ile 392,459,83 TL geçici kabul kesintisini talep edebileceği, ancak bu kesintilerin İst. ...icra Müdürlüğünün 16.251 E sayılı dosyası ile takibine konu edildiği, dava dosyası kapsamından takibin sonucunun bilinemediği, davacı tarafın bu hususta beyanının alınıp alınmaması hususunun Sayın Mahkeme'nize ait olduğu belirtilerek; Şayet mahkemece bu iki miktarın da talep edebileceğine karar verilmesi halinde davacı - k. Davalının; 784.174,05 TL + 1.308.199,47 TL + 392.459,83 TL = 2.484.833,35 TL talep edebileceği, mahkeme'nin davacı/karşı davalının alacaklı olduğunun kabulü halinde ise; 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin 'avans' oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. TCMB verilerinden 05.12.2016 dava tarihi itibariyle avans faizi oranının %10,50 olduğu görüldüğünden, davacı karşı davalının belirlenen 2.484.833,35 TL asıl alacağına dava tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin İnfaz aşamasında hesaplanması gerektiği, Karşı Dava Açısından heyetlerinin teknik üyeleri tarafından karşı dava açısından yukarıda ayrıntılı yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile; Davalı - k. Davacının karşı dava kapsamında ayıplı imalat nedeni İle 46.065,- TL talep edebileceği, sürenin ulaması ve nihayetinde tasfiyesinde davalı - k. Davacının kusurlu olması nedeni ile işi başkasına yaptırmasından kaynaklı zarar ziyan talep edemeyeceği; 40 Hazır Beton Temini ve Kalıba Yerleştirilmesi işinden kaynaklı 4.674.905,30 TL beton işinden kaynaklı; 4.674.905,30 TL x % 1 oranda ve = 46.949,05 TL davalı karşı davacının davacı karşı davalıdan alacaklı olduğunun mütalaa edildiği, mahkeme'nin davacı/karşı davalının alacaklı olduğunun kabulü halinde ise 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin 'avans' oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. TCMB verilerinden 28.12.2016 karşı dava tarihi İtibariyle avans faizi oranının %10,50 olduğu görüldüğünden, davalı/karşı davacının belirlenen 46.749,05 TL asıl alacağına karşı dava tarihinden itibaren 9610,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, davalı karşı davacının hesaplanan 46.749,05 TL alacağının davacı karşı davalının alacağından takas/mahsup talep ettiği, davalı karlı davacının takas/mahsup talebinin takdirinin mahkeme'ye ait olduğu, birleşen dosya No 2016/1193 E. Açısından (İst. 13 ATM): heyetlerinin teknik üyeleri tarafından karşı dava açısından yukarıda ayrıntılı yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile; birleşen dosya kapsamında davacı yüklenicinin inşaat süresinin uzamasına dayalı olarak uğradığım iddia ettiği zarar nedeni İle 428345,00 TL talep edebileceğinin mütalaa edildiği, mahkemenin davacı/karşı davalının alacaktı olduğunun kabulü halinde ise; 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa İle değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin avans oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. TCMB verilerinden 10.05,2016 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının %10,50 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 428,345,00 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren %10,50 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, davalılar arasında organik bağ ve müteselsil kefillik açısından davalılardan...Yapı'nın 01.12.2016 tarihli Ticaret Sicil kayıtlarına göre; 25.12.2012 tarihinde ana sözleşmesinin tescil edildiği, sermayesinin 200.000,00 TL olduğu ve meslek grubunun "İnşaat Taahhüt" işleri olduğu, diğer davalı ...'ın 01.12.2016 Ticaret Sicil kayıtlarına göre; 28,07.2006 tarihinde ana sözleşmesinin tescil edildiği, sermayesinin 30.000.000,00 TL olduğu ve meslek grubunun Sağlık Hizmetleri olduğu, ticaret sicil özet kayıtları anlamında; davalılar arasında yönetim kurulu, eski yönetim kurulu ve yetkililer) arasında aynı ad ve soyadı olan kişiler görülemediği, davacı/karşı davalının her iki davalı arasında organik bağ olduğu beyan ve İddialarının ve davalılardan ... şirketinin müteselsil sorumlu olup olmadığı ve hukuki değerlendirme gerektirdiği Mahkemeye ait olduğu, davacının ve/veya davalının icra İnkar tazminatı/kötü niyet tazminatı talebinin takdirinin ise mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşılmakla birlikte bu hususların takdirinin delillerle doğrudan temas eden mahkemeye ait olduğu ve davalının savları mahkemece benimsenirse, iş bu davada dermeyan ettiği istem nazara alınarak hüküm kurulmasının ancak yargı makamının takdir sınırları içinde düşünülebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmakla birlikte; asli takdirin tamamen sayın yargı makamına aît olduğu tekrar zikredilmek suretiyle, nihai takdir, mezkûr veçhile, tamamen delillerle doğrudan temas eden mahkemeye, ait olmak kaydıyla, görüşümüzü tetkike arz ederiz” şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan 20.11.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda:“Heyetimiz teknik heyet üyeleri tarafından mali incelemeyi etkileyecek herhangi bir görüş ve hesap değişikliği bulunmadığından kök rapordaki mali inceleme ve değerlendirmeleri/ hesaplamaları değiştirecek v.s herhangi bir husus görülmemiştir. Davalı işverenin alacaklı temerrüdüne düşmüş olduğu, davacı yüklenicinin yapmış olduğu masrafları talep edebileceği, davalı şirketlerin mal kaçırmak amacıyla kötü niyetli davranışta bulunduğu kanaati oluşmadığı, bu hususların takdirinin delillerle doğrudan temas eden mahkemeye ait olduğu ve davalının savları mahkemece benimsenirse, iş bu davada dermeyan ettiği istem nazara alınarak hüküm kurulmasının ancak e yargı makamının takdir sınırları içinde düşünülebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmakla birlikte; asli takdirin tamamen yargı makamına ait olduğu tekrar zikredilmek suretiyle; Nihai takdir, mezkûr veçhile, tamamen delillerle doğrudan temas eden mahkemeye ait olmak kaydıyla, görüşlerini tetkike arz ederiz.” şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişiler ...,...,..,... ve ... tarafından hazırlanan bilirkişi kök raporunda: “Asıl dava (2016/1199 E) yönünden; davacı/karşı davalı E... Ltd. Şti.'ne ödemesi yapılmayan kesin teminat tutarı olan 1.308.199,46 TL ve geçici teminat tutarı olan 392.459,83 TL ve 14 nolu hakkediş tutarı olan 805.638,45 TL olmak üzere toplam 2.506.297,74 TL 'nin davacı /karşı davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalılar /karşı davacılar...Yapı San. ve Tic. A.Ş. ve ...A.Ş.'den talep edebileceği, Karşı dava(2016/1199 E) yönünden; davacı/karşı davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hatası nedeniyle C40 hazır beton temini ve kalıba yerleştirme işinden kaynaklı %1 nefaset kesinri bedeli olan =46.949,05 TL'nin davalılar /karşı davacılar...Yapı San. ve Tic. A.Ş. ve ...A.Ş tarafından, davacı /karşı davalı ...Ltd. Şti'den talep edebileceği, birleşen dava (2016/1193E İST.13.ATM) yönünden; davalı /karşı davacının neden olduğu gecikmeden dolayı kule vinç kirası ve operratör ücreti olarak 220.000 TL ve epoksi ankraj imalatı bedeli olarak da 46.065 TL olmak üzere toplam fiyat farkı olarak 266.065 TL 'nin davacı /karşı davalı ... Ltd. Şti tarafından davalılar /karşı davacılar...Yapı San. ve Tic. A.Ş. ve ...A.Ş'den talep edilebileceği, itirazın iptali davasının buna göre sonuçlandırılması gerektiği, Görüş ve Kanaatine varılmıştır.” şeklinde rapor sunmuşlardır.
Bilirkişiler..., ..., ..., ...ve ... tarafından hazırlanan 23.10.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda: “Asıl Dava (...E) Yönünden; Davacı /karşı davalı...Ltd. Şti. 'ne ödemesi yapılmayan kesin teminat tutarı olan 1.308.199,46 TL ve geçici teminat tutarı olan 392.459,83 TL ve 14 nolu hakkediş tutarı olan 805.638,45 TL olmak üzere toplam 2.506.297,74 TL 'nin Davacı /Karşı Davalı ... Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalılar /karşı davacılar...Yapı San. ve Tic. A.Ş. ve ...A.Ş.'den talep edebileceği, davacı /karşı davalının dava dilekçesinin sonuç bölümünde cari alacak olarak talep ettiği 408.276,47 TL ile sınırlı tutulup tutulmayacağı hususu mahkemenin takdirinde olduğu, karşı dava (...9E) yönünden; davacı /karşı davalı... ve Tic. Ltd. Şti.'nin hatası nedeniyle C40 hazır beton temini ve kalıba yerleştirme işinden kaynaklı %1 nefaset kesinti bedeli olan =46.949,05 TL'nin davalılar /karşı davacılar...Yapı San. ve Tic. A.Ş. ve ...A.Ş tarafından, davacı /karşı davalı ...Ltd. Şti'den talep edebileceği, birleşen dava (2016/1193E İST.13.ATM) Yönünden; davalı/karşı davacının neden olduğu gecikmeden dolayı kule vinç kirası ve operatör ücreti olarak 220.000,-TL ve epoksi ankraj imalatı bedeli olarak da 46.065,-TL olmak üzere toplam 266.065,-TL 'nin davacı /karşı Davalı...Ltd. Şti tarafından davalılar/karşı davacılar...Yapı San. ve Tic. A.Ş. ve ...A.Ş'den talep edilebileceği, itirazın iptali davasının buna göre sonuçlandırılması gerektiği, heyetleri tarafların temerrüt hususunu iddia edemeyecekleri görüş ve kanaatinde olmasına rağmen davalı /karşı davacıların sorumluluğunda işin gecikmesinden dolayı davacı /karşı davalının itiraza konu ettiği 2.115.565,00 TL icra takibine konu demir, kalıp malzemesi ve kayıp işçilik miktarları heyetimizce hesap ve tespit edilememesine rağmen Sayın Mahkemenin takibe konu miktarları uygun görmesi durumunda; 2016 yılı birim fiyatlarıyla; 40.000 -kgx27,90 TL/kg=1.116.000,-TL demir fiyatı bedeli, 8.000 m2 x37,-TL/m2 = 296.000 TL kalıp fiyatı bedeli, 5.200 -günx70 TL/gün = 364.000 TL işçilik bedeli olmak üzere TOPLAM: 1.776.000 TL 'nin ilave olarak Davacı /Karşı Davalı ...Ltd. Şti tarafından davalılar /karşı davacılar...Yapı San.ve Tic. A.Ş. ve ... Eğitim Hiz. A.Ş'den talep edilebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.” şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda:

Dava konusu somut ihtilafta, davacı-karşı davalı yüklenici ile davalı-karşı davacı iş sahibi arasında kaba inşaatı konu edinen bir inşaat sözleşmesi imzalanmış olduğu, davacı yüklenici, kendisine yer tesliminin geç yapıldığını ileri sürerek bundan dolayı uğramış olduğu zararın tazmin edilmesini talep etmiştir. Davalı iş sahibi, yer tesliminin yapıldığını ileri sürerek yüklenicinin teslimde temerrüde düştüğünü iddia etmiş ve uğramış olduğu zararların tazmin edilmesini talep etmiştir.
Davacı karşı davalı yüklenici ile davalı karşı davacı...Yapı arasında 01.06.2014 tarihli "... A.Ş. ... Hastanesi Kaba İnşaat İşleri Sözleşmesi” imzalanmış, sözleşmeye göre, sözleşme bedeli 17.000.000,00 TL + KDV olup, imzadan 5 gün sonra yer teslimi yapılacak ve 31.12.2014 tarihinde de iş bitirilerek teslim edilecektir.
Sözleşme 01.06.2014 tarihinde imzalandığından en geç 07.06.2014 tarihinde yer teslimi yapılması gerekmekte olup, Yer Teslimi Tutanağı tarihi 07.06.2014 dir, ancak bu tutanakta sadece davalı karşı davacı tarafın imzası bulunmaktadır.
Mahkememizce hükme esas alınan 06/05/2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere göre; Hafriyat İşveren'in sorumluluğundadır. Hafriyat yapılıp temizlik yapıldıktan sonra saha Yükleniciye teslim edilecektir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden hafriyatın parça parça yapıldığı, hafriyat sırasında B blok tarafındaki ... Camii tarafında toprak hareketi olduğu, bunun sonucu olarak ...duvarının hasar gördüğü, bu nedenle hafriyat işlerinin bir süre durdurulduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgilerden A blok kazının Kasım 2014 ayında (Sözleşmeye göre işin bitim tarihinden bir ay önce), B blok kazının 11.03.2015 tarihinde başlayarak 3 parça halinde yapıldığı, 2. Kısımda temel hafriyatının 22.08.2015 tarihinde yapıldığı, 3. Kısım hafriyatın da Eylül 2015 ayı sonu itibarı ile tamamlanabildiği anlaşılmaktadır. Hafriyat işleri davacı karşı davalı Yüklenicinin sorumluluğunda değildir. Hafriyatın kısım kısım yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Hafriyat alınıp sahada düzenleme yapıldıktan sonra inşaata başlanabileceğinden blok inşaatlarının da kısım kısım yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Hafriyatın Ekim 2015 ayı içinde tamamlandığına göre sözleşmeye göre işin 31.12.2014 tarihinde bitirilememesinin sorumlusunun İşveren olduğu sonucuna varılmaktadır. B blokta hafriyatı en son alınan kısmın inşaatı için Kasım -Aralık 2015 ve kısmen de Ocak 2016 ayı kalmaktadır. Ocak 2016 ayı sonu itibarı ile A blokun kaba inşaat İşleri bitirilmiş, B blokta da bodrum kat imalatları bitirilmiş, B blok zemin kat ve üstü katların inşaat işleri tamamlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle sözleşme konusu İşin 31.12.2014 tarihinde tamamlanamamasının sorumlusunun davalı karşı davacı İşveren olduğu sonucuna varılmış ve bu değerlendirme mahkememizce de yerinde görülmüştür.
Dosya içinde yer alan ... D. İş sayılı Tespit Dosyasına göre mahallinde yapılan inceleme sonucu kalıp, demir ve beton imalatları ile ilgili olarak yapılan ve yapılmayan İmalatlar aşağıdaki gibi belirlenmiştir. A Blokta imalatın tamamlarıdığı, B blokta ise kısmen bazi döşemelerin betonunun dökülmediği, uzunluğu fazla olan yerlerde derz yapılmayıp soğuk derz yapıldığı tespit edilmiştir. Döşeme katları 29,50 m, * 29,90 m dir. Kalıp İmalatı: Projeye göre toplam kalıp imalatı 99.855,32 m2, yapılan imalat 83.508,32 m2, yapılmayan imalat ise 16.347,00 m2 dir. Ortalama tamamlanma oranı: 83.508,32/99.855,32 < 483,63 dür. Demir İmalatı: Projeye göre toplam demir imalatı 4.500,13 ton, yapılan imalat 3,865,18 ton yapılmayan imalat ise 634,95 ton dur. Ortalama tamamlanma oranı: 3.865,18/4.500,13 - 485,89 dür. Beton İmalatı: Projeye göre toplam beton imalatı 39.089,29 m3, yapılan imalat 35.680,29 m3, yapılmayan imalat ise 3.403,00 m3 dür. Ortalama tamamlarıma oranı: 35.680,29/39.089,29 9491,28 dir.
Ocak 2016 ayında inşaat yapımına son verilerek yüklenicinin şantiyeyi terketmesinden sonra sözleşme konusu işle ilgili birtakım tespit, uzman görüş ve bilirkişi raporları alınmıştır.
Taraflar arasında 13 adet ara hakediş hazırlanmış olup bu hakedişler kesilen faturalar karşılığında ödenmiştir. Buna göre ilk 13 hakedişte Teminat kesintisi olarak 1.308.199,47 TL ve nakit teminat kesintisi olarak da 392.459,83 TL kesilmiş olup kesin hesap ile bu kesintilerin yükleniciye geri iadesi gerekmekte olduğu belirlenmiştir. SGK kesintisi olarak da 158.054,03 TL kesilmiştir.

Asıl dava kapsamında değerlendirme:
Asıl davada davacı taraf 14 numaralı kesin hakediş çerçevesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 408.276,47 TL cari hesap alacağını talep etmektedir.
Taraflar ayrı ayrı dosyaya 14 numaralı hakedişi sunmuşlardır.
Davacı kaşı davalı tarafından hazırlanan 14 numaralı kesin hakedişte, daha önce hakedişlere girmeyen “... ve Betonarme Kalıbı” imalatı 13.668,80 m2, demir imalatı da 420,80 ton olarak hakedişe eklendiği görülmüş olup, toplam imalat tutarı 14,895.266,90 TL olarak hesaplanmıştır. Kesintilerden sonra Yüklenici alacağı 1.903.142,58 TL olarak hesaplanmıştır.
Davalı tarafından sunulan 14 numaralı hakedişte ise; Konvansiyonel Betonarme Kalıp İmalatının yapılması imalatı 2.374,00 m2, Demir imalatı: -317,30 ton, C40 Hazır Beton: 5.344,06 m3, izolasyon ve iş güvenliği kesintisi 84.572,00 TL olarak gösterilmiştir.
Hükme esas alınan 06/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda, ...D. İŞ sayılı dosyasındaki hakediş metrajlarına uyulmasının uygun olacağı kanaati ile 14 numaralı hakediş yapılan hesaplama ile belirlenmiştir. Buna göre 14 numaralı kesin hakediş ile davacı karşı davalının 784.174,05 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak; davacı/karşı davacının esas davada dava dilekçisinde ise, 408.276,27 TL alacak talep etmiş olduğu gözetilerek taleple bağlılık kuralı gereği asıl dava yönünden bu miktar üzerinden hüküm kurulmuştur.
Karşı dava ile ilgili değerlendirme
Karşı dava ile bedeli hakkedişlerle ödenmiş olan toplam 13 adet hakkedişe konu işlerden hatalı imalat olarak yaptığı işler nedeniyle 139.884,62 TL ve eksik bıraktığı iler için ise inşaat imalat fiyat farkı olarak toplam: 562.847,34 TL ek maliyet gideri olmak üzere toplam 702.731,96 TL alacağın tespitini talep edilmiştir.
Hükme esas alınan 06/05/2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere göre; davalı karı davacı tarafın elamanları iddia olunan ayıplarla ilgili tutanak düzenlemişler ve kendileri imzalamışlardır. Bu tutanaklarda davacı karşı davalının imzası bulunmamaktadır. Tutanaklarda "segregasyon” denilen betonun iyi sıkıştırılmaması ve hazır beton suyunun hizli olarak dış ortama akarken çimento şerbetinin de sürüklemesine dayalı kusurlar olduğu görülmekte ise de bu kusurlu imalatın tespiti bilirkişilerce mümkün görülmemiştir. Yine raporda bu ayıplı imalattan davacı karşı davalı
sorumlu olduğu gibi, yükleniciyi ikaz etmemeleri nedeni ile ... Firması ile İşverenin de sorumluluğu olduğu belirlenmiştir. Bilirkişilerce bu ayıplı imalat nedeni ile davacı karşı davalının beton imalatından 0,1 oranında nefaset kesilmesinin uygun olacağı gerekçesi ile buna göre de kesilecek nefaset miktarı 0,01 x 4.674.905,30 TL = 46.749,05 TL olduğu hesaplanmıştır.
Davalı karşı davacı eksik bırakılan işlerin başka bir firmaya daha yüksek fiyatla yaptırdığını ifade ederek oluşan 562.847,34 TL zararın tespitini de talep etmiş ise de işin bu şekilde uzamasında davalı karşı davacının sorumluluğu bulunduğundan ve hakedişin ödenmemesi ve cezai şart konularındaki uyuşmazlıklar nedeni ile iş sonlandığından davalı karşı davacının oluştuğunu öne sürdüğü bu şekildeki zarardan davacı karşı davalı davalı yükleniciyi sorumlu olmayacaktır.
Karşı dava yönünden netice olarak davalı karşı davacının karşı dava kapsamında 46.749,05 TL talep edebileceği belirlenmiş olmakla karşı dava yönünden bu miktar dikkate alınmıştır.
Birleşen dosya kapsamında değerlendirme;
Davacı taraf, birleşen dosyaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı takip dosyası ile işin uzaması nedeni ile şantiye için yapılan masraflar olarak 2.115.665,00 TL talep etmiştir.
Amortisman Gideri; bu malzemeler davacıya ait olup bu malzemelerin kısmen zayi olması söz konusu olsa da bu malzemelerin bir makine teçhizat olmamaları nedeni ile amortismana tabii olmadığı, malzemelerin kullanımına bağlı olarak bir kısmının zayi olması/hasar görmesi mümkün olsa da bu malzemeler biten inşaat sonrasında bir sonraki inşaatlarda da kullanılabileceğinden amortisman hesaplanması yapılmamıştır.
İşçilik Giderleri: İşin süresinin uzamasının yevmiye sayısının da ona paralel olarak artması anlamına gelmeyeceğinden, yüklenicinin teklifini verirken yevmiye konusunda hatalı bir değerlendirme yaptığı, bu talebinin de uygun olmayacağı değerlendirilmiştir.
Kule Vinç ve Operatör Kirası: İşin uzaması nedeni ile davacı yüklenicinin planlanandan daha fazla süre kule vinç kiralaması ve operatör kullanması gerekmekte olup, işin başında bu konuda 180.000 TL olarak anlaşılmış, dosyaya sunulan faturalara göre vinç kirası ve operatör ücreti olarak 400.000 TL ödeme yapılmıştır. Sözleşme süresinin uzamasında davalı İşverenin kusurlu olması nedeni ile aradaki fark olan 220.000,00 TL'si talep edebileceği değerlendirilmşitir.
SGK Ödemeleri: fazla işçilik için davacının bir talebi olamayacağından SGK ödemeleri için de talebi olamayacaktır.
Yemek ve Kamp Giderleri: yevmiye artışının uygun bulunmaması nedeni ile davacının bu talebi olamayacaktır
Düz İşçi Çalıştırılması: Davacı tarafından sunulan 14 numaralı kesin hakedişte düz işçi sayısı 900 olarak kabul edilmiştir. Bu hakediş tarihi 31.12.2015 tir. Bu tarihe kadar yapılan bütün imalat verildiğinden bu talebinin de uygun olmayacağı değerlendirilmiştir.
İzolasyan kesintisi İadesi talebi: Davacı yerin 30 m altında betonarme inşaat işi yapmakta olup, bu şekilde yer altı imalatlarında su izolasyonu zorunludur. Yüklenicinin teklifini verirken bu durumu dikkate alması gerekmekte olup, tarafların İmzasını içeren 13 numaralı hakedişte izolasyon işi için yükleniciden 79.404,- TL kesilmiştir. Ancak bu hakediş tarafların kabulünde olduğundan geri iadenin uygun olamayacağı değerlendirilmiştir.
Harita Ekibi Kesintisi: 13 numaralı hakedişin icmal sayfasının 12. Maddesinde harita ekibi için 38.896,50 TL kesinti yapılmıştır. Bu hakediş taraflarca imza edilerek kabul edildiğinden bu şekilde bir geri ödemenin söz konusu olamayacağı kanısına varılmıştır.
Epoksi Ankraj imalatı talebi: Dosyaya sunuları 13 numaralı epoksi ankraj sayısı 1.633,50 adet alınmış ve birim fiyatı da 10 TL/adet olarak gösterilmiştir. Bu durumda hakedişe girmeyen epoksi ankraj sayısı 4.606,50 olmaktadır. Hakedişlerde bir ankraj bedeli 10 TL olarak alınmış ve taraflarca kabul edilmiştir. Bu durumda ödenmediği iddia edilen epoksi ankraj tutar 4.606,50 Adet x 10,00 TL/adet - 46.065,- TL olmaktadır.
Vade Farkı Talebi: Buna göre hakedişlerin sözleşmede belirlenen tarihlerden geç ödenmesi nedeni ile davacı karşı davalının talep edebileceği vade farkı tutarı 162.280,03 TL olarak hesap edilmiştir.
Hakedişe girmeyen imalatlar Tutarı: Davacı son yapılan hakedişe girmeyen, hakediş sonrası imalat bulunduğunu, bunların 40 ton demir ve 8.000 m2 kalıp olup tutarlarının 40 ton x 1.721,12 TL/ton * 8.000 m2 x 35,- TL/M2 > 280.000.-TL talep etmiş olup, bilirkişilerce bu imalatın tespiti mümkün görülmemiş, hesaplamada tespit raporundaki metraj esas alınmıştır.
Buna göre işin uzaması nedenli ile davacının Kule Vinç ve Operatör Kirası 220.000,00 TL, Epoksi Ankraj İmalatı 46.065.00 TL ve vade Farkı 162.280,03 TL olmak üzere 428.345,00 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Davaya konu alacak taleplerinde asıl dosyada davacının muhatabı...Yapı San. Tic. A.Ş. dir. Diğer davalı ...A.Ş. ye yönelik dava husumet nedeni ile usulden reddedilmiştir. zira davacı ile Medipolitan arasında esasen doğrudan hiçbir sözleşme ve ticari ilişki mevcut değildir.
Netice olarak yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca mahkememizce alınan farklı raporlar arasından dosya içeriğine un uygun olan ve hükme esas alınmaya elverişli bulunan 06/05/2022 tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde asıl dava yönünden davacının ...Şti'ne karşı açtığı davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davacının davalı...Şti'ne karşı açtığı davasının kabulü ile, (taleple bağlı kalınarak) 408.276,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı karşı davacı ...Şti'nin karşı davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 46.949,05 TL'nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, karşı dava yönünden fazla talebin reddine, birleşen İstanbul ... ATM'nin ... esas sayılı dosyası yönünden; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyasında 428.345,00 TL alacak yönünden yaptığı itirazın iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla talebin reddine, koşulları oluşmadığından tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmşitir.

A-Asıl dava yönünden

1-Davacının ...Şti'ne karşı açtığı davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine,

2-Davacının davalı...Şti'ne karşı açtığı davasının kabulü ile, (taleple bağlı kalınarak) 408.276,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davalı karşı davacı ...Şti'nin karşı davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,
a-46.949,05 TL'nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,

b-Karşı dava yönünden fazla talebin reddine,

B-Birleşen İstanbul 13 ATM'nin 2016/1193 esas sayılı dosyası yönünden;
Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,

1-Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyasında 428.345,00 TL alacak yönünden yaptığı itirazın iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına,

2-Fazla talebin reddine,

3-Koşulları oluşmadığından tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine,

4-Asıl dava yönünden:

a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 27.889,36 TL 'den harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.972,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.917,01 TL harcın davalı...Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden tahsili ile hazine adına irad kaydına,

b-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 6.972,35 TL peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.005,85 TL harcın davalı...Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,

c-Davacı tarafından yapılan tebligat ve müzekkere masrafları olmak üzere toplam 60.550,00 TL yargılama giderinin davalı...Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

d-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 65.324,24 TL vekalet ücretinin davalı...Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

e-Davalı ... Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 65.324,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Anonim Şirketine verilmesine,

5-Karşı dava yönünden:

a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.207,08 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 13,10 TL, 13,10 TL ve 12.000,00 TL karşı dava harçları olmak üzere toplam 12.026,20 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 8.819,11 TL harcın karar kesinleştiğinde davalı-karşı davacılara iadesine,

b-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 13,10 TL, 13,10 TL ve 12.000,00 TL karşı dava harçları olmak üzere toplam 12.026,20 TL yatırılan harçtan iadesine karar verilen 8.819,11 TL'lik kısım düşüldükten sonra kalan 3.207,09 TL'sinin davalı-karşı davacılara ödenmesine,

c-Davalılar-karşı davacılar tarafından yapılan 27.567,80 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 1.841,79 TL'sinin davacı-karşı davalı taraftan tahsili ile davalılar-karşı davacılara ödenmesine, bakiye giderin davalılar-karşı davacılar üzerinde bırakılmasına,

d-Davalılar-karşı davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalılar-karşı davacılara verilmesine,

e-Davacı-karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 104.367,44 TL vekalet ücretinin davalılar-karşı davacılardan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,

6-Birleşen İstanbul 13 ATM'nin 2016/1193 esas sayılı dosyası yönünden:

a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 29.260,25 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 25.551,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.708,30 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

b-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 25.551,95 TL peşin nispi harç ve 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 830.536,01 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

c-Davacı tarafından yapılan 148,80 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 30,13 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

d-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 68.535,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

e-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 254.224,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Asıl ve birleşen dosyalar yönünden karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/02/2026